1. YAZARLAR

  2. İlksen ÇAĞLAYAN

  3. Haydi Şimdi Başla 
İlksen ÇAĞLAYAN

İlksen ÇAĞLAYAN

Yazarın Tüm Yazıları >

Haydi Şimdi Başla 

A+A-

Ertelediğimiz onca şey var ki aslında şu hayatta. Yapılacak işler, aranacak kişiler, görülecek yerler, bitirilecek ödevler vs vs... Hepsinin gerçekleşmesi işin biraz isteğe, biraz çabaya, biraz kuvvete, biraz da fırsata ihtiyacımız var sayılır. Yapmıyoruz, boş veriyoruz ve çoğunlukla dediğim gibi başka bir zaman o işe başlamak üzere erteliyoruz. Kilo vermek, diyet yapmak istiyorum ama illa ki Pazartesi olsun, arkadaşımı aramak istiyorum ama illa ki o önce beni arasın ben sonrasında onu ararım gibi türlü türlü bahanelerle hep bir sonraya atıyoruz isteklerimizi. Halbuki şu andan daha önemli, daha kıymetli zaman mı var? Şu andan daha gerçek ve geçerli bir an mı var? Tabi ki hayır. Biz kendimizi erteleye erteleye ve bizim yerimize isteklerimizi yapacak bir başkası da olmadığından bir bakmışız aslında hiç bir şey yapamamış, elde edememişiz, sonra da boş yere üzmüşüz kendimizi, endişelenmişiz. Belki bilmediğimizden, belki önemsemediğinizden, belki fırsat vermediğimizden birçok şeye… Ertelemek bir çözüm değil, aslında sorunun ya ta kendisi, ya da bizi duraksatan koca bir engeldir aslında. Ayağımıza dolanan sorunları daha da büyüten bir sorun, bizi biraz daha endişelendiren bir problemdir. Ne olurdu ki şu anın kıymetini bilsek ve ona göre, onun bizden istediği şekilde ertelemeden, şu anda isteklerimizi yapmaya koyulsak? Ne olurdu ki bir şeyleri yapmak için şu andan daha kıymetli bir an olduğunu hatırlasak? “Bugünün işini yarına bırakma” diye boşuna mı demişler oysa? Hiç sanmıyorum... 

“Dikkat; her şeyde, zevklerde bile vazgeçilmez, hayatta yarına bırakmanın, bizi daha çok başarıya götürdüğü olaylar gördün mü?” Epictetos

Hint Felsefesinin 4 Kuralı

İlk kural:
"Karşına çıkan kişiler her kimse, doğru kişilerdir. Bunun anlamı şudur, hayatımızda kimse tesadüfen karşımıza çıkmaz. Karşımıza çıkan, etrafımızda olan herkesin bir nedeni vardır, ya bizi bir yere götürürler ya da bize bir şey öğretirler."

İkinci kural:
"Yaşanmış olan her ne ise, sadece yaşanabilecek olandır. Hiç bir şey, hem de hiç bir şey yaşadığımız şeyi değiştiremezdi. Yaşadığımız içindeki en önemsiz saydığımız ayrıntıyı bile de. "Söyle yapsaydım, böyle olacaktı" gibi bir cümle yoktur. Hayır, ne yasandıysa, yaşanması gereken, yaşanabilecek olandır, dersimizi alalım ve ilerleyelim diye. Her ne kadar zihnimiz ve egomuz bunu kabul etmek istemese de, hayatımızda karşılaştığımız her olay mükemmeldir."

Üçüncü kural:
"İçinde başlangıç yapılan her an, doğru andır. Her şey doğru anda baslar, ne erken ne geç. Hayatımızda yeni bir şeyler olmasına hazırsak, o da başlamaya hazırdır."

Dördüncü kural:
"Bitmiş olan bir şey bitmiştir. Bu kadar basittir. "Hayatımızda bir şey sona ererse, bu bizim gelişimimize hizmet eder. Bu yüzden serbest bırakmak, gitmesine izin vermek ve elde etmiş olduğun bu tecrübeyle ileriye doğru bakmak daha iyidir."

Kendine iyi bak. Tüm kalbinle sev. Sonuna kadar hayatın tadını çıkar. Hayatındaki her gün bir hediyedir, kıymetini bil!

Bu yazı toplam 1683 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.