1. YAZARLAR

  2. Mustafa OKÇU

  3. HDP VE YEREL SEÇİMLER
Mustafa OKÇU

Mustafa OKÇU

Yazarın Tüm Yazıları >

HDP VE YEREL SEÇİMLER

A+A-

Türkiye siyasetinin en karakteristik özelliği “dava” lar üzerinden sürdürülüyor olmasıdır. Her özgün duyarlılık, kendi aidiyetiyle ilgili değişim, gelişim, etki, kazamın alanı belirlemiş durumdadır. Kendi farklılığını belirlediği bu alan üzerindeki mücadelelerle sürdürmeye çalışmaktadır. Bu yaklaşım insanlığın, çatışmasızlık, değişim, gelişim, birlikte yaşama mücadelelerini yansıtan “Siyasi düşünce tarihi” yle de örtüşmektedir. İnsanlığın siyasi düşünce tarihi, mutlak güçlere karşı verilen mücadeleler tarihidir. Demokrasi bu nedenlerle, mükemmelliğe taşınamamış olmasına rağmen, çatışmaları, gerilimi, kamplaşmayı önleyen, değişimi, gelişimi, özgürlüğü, eşitliği sağlayan, evrensel demokratik kural, kurul ve kurumlarla sürdürülebilen en temel yaklaşımdır. Türkiye siyaseti bu nedenlerle, çözülemediği için bedeller ödenen sorunlar üzerinden değerlendirilmelidir. Türkiye siyasetinin baskın çoğunluğunu yansıtan, İktidar partisi ve ana muhalefet partisinin, HDP’yi demokratik dönüşüm dönemi Türkiye’ sinin ihtiyaçlarının karşılanmasına taşıyıp, taşıyamaması bu nedenlerle önem kazanmaktadır. 

İKTİDAR PARTİSİNİN KAPSAYICILIĞI
 İktidar partisi, vesayet sisteminin çözülmesini sağlayabilen siyaseti temsil edebildiği dönemde, “Kürt sorununu” sistem sorunu olarak değerlendirebilmiş, yanlışlarına, eksiklerine rağmen çözüm süreci kapsamında, tartışılabilir, çözülmesi mümkün hale getirilebilir konuma taşımıştı. Ne çözüm süreci döneminde, ne de sonrasında, Kürt sorununun, Türkiye’nin demokratik dönüşüm sorunu kapsamında değerlendirilip, demokratik dönüştürücü siyaset içerisinde yer almasının sağlanamaması, HDP siyasetini bu günkü bulunduğu duruma taşımıştır.

DEMOKRATİK DÖNÜŞÜM DÖNEMİ VE HDP
 HDP’nin ana akım siyasetleri aşan bir kapsayıcılıkla,  demokratik dönüşüm dönemi Türkiye’sinin siyasetini temsil etmesi imkanı bulunmamaktadır. HDP siyasetinin, merkez sağ siyasetle, etkileşimi/iletişimi, çözüm sürecinin sürdürülebilirliği ve Kürtlerin göreceli kazanımlarıyla sınırlı düzeyde kalmıştı. İktidar partisi, HDP’yi demokratik temsili konuma taşımak kapsamında değil, dönemsel kolaylaştırıcı siyasi araç olarak değerlendirebilmiştir. Bu durum, “ çözüm sürecinde”,  Kürt sorununun, terör sorunundan yeterince ayrıştırılamaması, HDP’nin PKK’nın etkisinden kurtarılamaması, demokratik dönüştürücü Türkiye siyaseti içerisine taşınamamasıyla sürdürülemez hale geldi. Bu nedenlerle HDP, demokratik dönüşüm dönemi Türkiye’ sinin dinamiklerini sahiplenememiş, içerisinde yer alamamış, farklılığını, zenginliğini ortaya çıkan ihtiyaçların karşılanmasına katamamış, Türkiye’nin demokratik dönüşüm döneminin temsilciliği içerisinde kendisine yer bulamamıştır.

HDP’NİN DEMOKRATİK DÖNÜŞÜMDEKİ YERİ
Kürtlerin, hayata tutunma mücadelesinde, kendilerini en verimli gerçekleştirme çabalarında sergiledikleri dinamizmi, demokratik dönüştürücü siyasete katabilmeleri, Türkiye siyasetinin en önemli sorunlarından birisidir.   Ne ana akım siyasi partiler, ne de HDP, belirleyici kadro siyaseti alışkanlıklarını aşamadıkları, kendilerini yeniden üretemedikleri için bu önemli sorun aşılamamaktadır. HDP’nin merkez sol siyaset içerisinde değerlendirilmeye daha yakın olan, birikimi, duyarlılığı önemlidir. HDP’nin, CHP ile ilişkisi, bir birlerini yetirince anlayamama/kabullenememe, ne tam vazgeçebilme, ne de daha kabul edilebilir duruma taşıyabilme konumundadır.  Bunun temel sebebi CHP siyasetinin demokratik dönüşüm dönemi Türkiye’ sini sahiplenememesi, demokratik dönüştürücü siyaseti temsil edebilecek kurumsal yapılanmayı başaramamasındandır. 

CHP’NİN DEMOKRATİK DÖNÜŞTÜRÜCÜ İŞLEVİ
CHP, Türkiye’nin en temel sorununu, “Vesayet sisteminin çözülmesini”  kabullenip, demokratik dönüştürücü siyaseti temsil edebilecek kurumsal sürdürülebilirliğe ulaşabilseydi, vesayet sisteminin çözülmesi mücadelesinde, “Çözüm süreci” döneminde, vesayet sisteminin yerine inşa edilecek Demokratik Hukuk Devletinin tamamlanmasında belirleyici işlevini yerine getirebilirdi. Böylelikle, yaşanan yanlışların, hataların, eksiklerin azaltılmasını sağlanabilir, HDP siyasetini Türkiye’nin demokratik dönüşümüne katabilir,  alternatiflik biriktirerek, iktidara ulaşabilirdi.   

HDP’NİN YEREL ADAYLARI
HDP’nin, demokratik dönüşüm dönemi dinamiklerinin içerisine katılımı ve katkısı sağlanamadığı için yerel yönetim alanındaki çabalarının, birikimlerinin, duyarlılıklarının, temsillerinin, daha kapsayıcı, daha demokratik, daha eşitlikçi, daha çoğulcu yaklaşımlarla değerlendirilebilmesi önem kazanmaktadır.  İktidar partisi, vesayet sisteminin çözülmesini sağlayabilen, ayrıca“ çözüm süreci “ yaklaşımlarıyla Kürt sorunlarının, tartışabilmesini, önemli açılımlara ulaşmasını başarabilen siyaset olarak, muhafazakar demokrat Kürt’lerin temsilcisi konumunu sahiplenmektedir. Ana muhalefet partisi ise iktidar partisinin baskın kabul edilebilirliğe ulaşan görünümünü aşacak siyaseti temsil edemediği için belirsiz, örtülü yaklaşımlarla, kendi adayları üzerinden anlamlandırılabilecek yaklaşımlarla etkileşim sağlamaya çalışmaktadır.

Bu yazı toplam 758 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.