1. YAZARLAR

  2. İsmet ÇİĞİT

  3. Hepimiz çocuğuz; Cumhuriyet çocuğu
İsmet ÇİĞİT

İsmet ÇİĞİT

Yazarın Tüm Yazıları >

Hepimiz çocuğuz; Cumhuriyet çocuğu

A+A-

Bugün, 23 Nisan.. Bugün,  Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni açtığı,  çöken imparatorluğun ve hilafetin yerine “Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir” dediği gündür. 
TBMM, bu ülkedeki her vatandaşın övünmesi, şefkatle koruması gereken kurumdur. TBMM Millettir. Atatürk, bir yandan uusal kurtuluş savaşını verirken, 23 Nisan 1920’de TBMM’yi açmış, bu büyük bayramı da çocuklara armağan etmiştir. Bu bayram, sadece Türk çocuklarının değil, dünya çocuklarının bayramıdır. 
Türkiye Cumhuriyeti ve vatandaşları için en büyük, en anlamlı milli bayram olan 23 Nisan’ı, terör olaylarının acıları nedeniyle bu yıl da resmi törenlerle kutlayamayacağız. Ama bugün hepimiz bu bayramı yüreğimizde, beynimizde hissedeceğiz. 
Hepimiz çocuğuz, hepimiz Cumhuriyet’iz bugün..  Önemli olan,  Atatürk’ün kurduğu TBMM’nin sonsuza kadar yaşatılmasıdır. İktidarlar gelir geçer,  devirler gelir geçer.. Cumhuriyet korunursa, demokrasi korunursa,  TBMM korunursa, gün gelir bugün sıkıntı gibi görünen her şey değişir.. Hiç birimizin, şartlar ne olursa olsun Cumhuriyet’e, Devlete, Meclis’e karşı kin ve öfke  hisleri besleme lüksü olamaz. 
Bugün, bu ülkeye sığınmış garip Suriyeli çocukların da bayramı. 
Bugün insafsız hayvanların cinsel tacizine uğramış çocukların da bayramı. 
Bugün yoksul çocukların, hasta çocukların, henüz anne karnındaki çocukların; dahası bu ülkeyi, bu vatanı seven, çağdaş medeniyetler seviyesine erişmesini yürekten isteyen hepimizin bayramı. 
Bugün neşe dolu olmalıyız. Yaşasın 23 Nisan diye haykırmalı, bu vatanı Atatürk’ün bize armağan ettiğini çocuklarımıza çok iyi anlatmalıyız.

ata.jpg

ATATÜRK- Cumhuriyeti, demokrasiyi, özgürlüğü bu ulusal armağan etti. Hepimiz “Mustafa Kemal’in askerleriyiz” 

Farkında mısınız? Tören alanımız yok 
Şu sıralar İzmit hayli karışık.. Tramvay yolu inşaatı yapılıyor. Bugün çok önemli bir Ulusal Bayram. Ama  resmi tören yapılmayacak. Bu nedenle belki pek çoğumuz fark etmeyecek.. 
Ama farkında olmalısınız. İzmit’in tören alanı yok. Son yıllarda milli bayramlarda resmi geçit törenlerinin düzenlendiği Rafet Karacan Bulvarı’nın Doğu Kışla önünden geçen bölümü kazılmış durumda. Milli bayramlarda protokolün Atatürk’e saygısını sunarak bayramı başlattığı eski Valilik Bahçesi’ndeki anıt ortada yok.
İl protokolü ve vatandaşlar, Kültür Tepesi bölgesindeki Atatürk Anıtı önünde toplanacaklar. Bence İzmit’in tören alanının o anıt olması çok daha iyi. Ama şu da bir gerçek. İzmit’in terör alanı bulunmuyor.
23 Nisan’ı geçtik.. 19 Mayıs var. Hadi gençlik bayramı, statta kutlanacak. 
30 Ağustos’ta askeri geçit töreni nerede yapılacak?..
29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nı nerede kutlayacağız?.. Yeniden İnönü Caddesi mi kapatılacak?. Yoksa, bizim çocukluğumuzdaki gibi  D-100 karayolunun Orduevi önündeki bölümünde mi  törenler düzenlenecek?
Rafet Karacan bulvarında tramvay yolu inşaatı bittikten sonra da her halde raylar üzerinden tanklar, askeri birlikler geçerek bayram kutlaması yapamayız. İzmit için en kısa zamanda yeni bir tören alanının yapılması, görkemli bir Atatürk anıtı yapılması, resmi bayramlarda  geçiş töreni için yeni bir yer bulunması gerekiyor. Milli bayramlarını bayram gibi kutlamayan uluslar kimliklerini, kişiliklerini kaybederler. Bu şehrin biran önce bir tören alanına ihtiyacı bulunuyor. 
Cumhuriyet Tarihi’nin En büyük skandalıydı 
Türkiye, Cumhuriyetin kuruluşundan bu yana zaman zaman çok sıkıntılı, çok karmaşık dönemlerden geçmiştir. Ama Cumhuriyet Tarihimizin bence en büyük skandalı “Ergenekon Çetesi” davası olmuştur. 
27 Haziran 2007 tarihinde İstanbul Ümraniye’de bir gecekondu, ihbar üzerine aranıyor. 27 adet el bombası bulunuyor. Ergenekon Çetesi Davası adı verilen, “Hükümeti devirmek için komplo kurulduğu” iddiasına dayanan dava, işte bu olayla başladı. 
Yaşlı, ölüm döşeğindeki bir insan, Prof.Dr.Türkan Saylan, evi sabaha karşı basılarak gözaltına alındı. Genelkurmay Başkanı, “Terör örgütünün lideri” olarak damgalandı. 275 sanık hakkında dava açıldı. Vicdanları zedeleyen bir yargı sürecinin sonunda insanlar çok ağır hapis cezalarına çarptırıldı.
O dönemde,  dönemin iktidar yetkilileri de bu operasyonu destekliyordu. Ergenekon Davasını yürüten savcılar, krallar gibi gerine gerine dolaşıyordu. Masum insanlar seslerini duyuramıyordu. Hatta öyle bir algı oluşturuldu ki, “Ergenekon davası doğrudur. Demokratik yolla iktidara gelmiş siyaseti devirmek için komplo kurulmuştur” gibi bir hava yaratıldı. 
Öldü insanlar. Hapiste öldü.  Çok çileler çekildi. Şimdi, Yargıtay bütün bunların büyük bir komplo olduğunu, Ergenekon Davası ile yargının katledildiğini açıkladı. O davanın savcıları kayıp. Sürgüne kaçtılar. Ergenekon Çetesi’nin olmadığı, ama bu iddiaları ortaya atan bir çetenin varlığı kanıtlandı. 
Bu olay,  tarihimizdeki en büyük skandal, en büyük yaradır. Devletin, yargının, güvenlik güçlerinin içine nasıl böylesine büyük bir çete yerleşir de, nasıl böylesine bir komplo kurulabilir?.. Askeri darbelerden bu millet nasıl çekmiş, nasıl ibret dersleri almışsa, Ergenekon Davası özelinde, devletin içine sızabilecek “Paralel Çeteler” konusunda da ulusça çok ağır bir ders almış bulunuyoruz. Allah, ülkemize, Cumhuriyetimize, bir daha böyle sınavlardan geçmek zorunluluğunu göstermesin. 

Eskişehir’de efendi olalım; Yolda radarlara dikkat 

Küçük oğlum, iki yıl Eskişehir’de okudu. Bu nedenle,  2013-2014 yılları arasında  birkaç kez Eskişehir’e gidip gelmişliğim var..
Yarın Kocaelispor’umuz, Eskişehir Atatürk Stadında çok önemli bir maça çıkacak. Binlerce taraftarı da kuşkusuz Eskişehir’e akın edecek. Biz de bugün akşam saatlerinde yola çıkıp, geceyi Eskişehir’de geçirip, yarın Atatürk Stadında o tarihi maça tanıklık etmeyi planlıyoruz.
Eskişehir yolunu iyi bildiğim için yazıyorum. Bizim buralarda araçların hızını ölçen radar uygulamalarına pek rastlamazsınız. Sarı damperli hafriyat kamyonları bile,  deli gibi hızla, üstelik makas atarak bizim buralarda dolaşabilirler.
Uzun süredir arabasıyla Eskişehir’e gitmeyenler şaşıracaklar. Otoban gibi yol.. İnsanı hıza da teşvik ediyor. Ama yol üzerinde bazen 3-4 f1arklı noktada trafik ekipleri radar uygulaması yapıyorlar. Öyle trafik polisi sizi durdurup, ceza kesmiyor. 15-20 gün sonra evinize ceza makbuzu geliyor, şok oluyorsunuz. 
Yolun boşluğuna, genişliğine kapılıp, hız yapmayın. Ağır radar cezaları ile karşılaşabilirsiniz. Yol çok güzel. Çok rahat.. Hız yapmasanız bile 2-2.5 saatte Eskişehir’e ulaşacaksınız. Yol boyunca hiç kırmızı ışıklı kavşak görmeyeceksiniz. Bilecik bölgesinde yeni tünellerden geçerken gurur duyacaksınız. Tren yolundaki viyadükler göğsünüzü kabartacak. Eskişehir’e gitmek için yarın sabah yola çıkacak Kocaelispor taraftarlarına İsmail’in Yeri’nde kahvaltı tavsiye ederim. Otoyoldan çıkıp,   Eskişehir-Antalya yoluna girdikten sonra 20-25 km. ileride. Çok mükemmel serpme kahvaltı veriyorlar.
……….
Sevgili dostlar, değerli Kocaelisporlular.. Bu akşam binlerce Kocaelispor taraftarı olarak Eskişehir’deyiz. Yarın öğlen saatlerinden itibaren Eskişehir Yeşil-Siyah olacak. Buna eminim. Lütfen, hepimiz efendi olalım. Gidince göreceksiniz. Eskişehir, bizim şehrimize oranla çok daha mükemmel, sakin ve medeni bir şehir. Üniversite şehri. Müthiş bir gençlik var.. Eskişehir’deki Barlar Sokağı’nı görünce, Porsuk kenarında yapılanları görünce şaşıracaksınız. Avrupa şehri gibi bir şehir. Tramvayı göreceksiniz. 
Lütfen, bu gece ve yarın Eskişehir’de hiç birimiz taşkınlık yapmayalım, kendimizi dağıtmayalım. Efendi olalım. Yol boyunca konaklama tesislerinde hır-gür çıkartmayalım. Yarın Atatürk Stadında Kocaelispor’un yıllar sonra bir üst lige çıkışını hep birlikte coşku içinde kutlayalım. Efendi gibi gidip, efendi gibi dönelim. Eskişehir’in takımı düşüyor. Eskişehir’deki futbolseverler üzgün, yaralı. Onların küme düşme acısına saygı duyalım. Kendi takımızı destekleyip, inşallah kazanacağımız şampiyonlukla  coşalım. Ama konuk olacağımız kentte kimseleri rahatsız etmeyelim. Eskişehir halkını, Kocaelispor’a karşı kışkırtmayalım. 
Kocaelispor’un peşinden Eskişehir’e gitmeye hazırlanan herkese iyi yolculuklar diliyorum. Pazar gecesi evlerimize şampiyon takım taraftarı olmanın gururu ile dönmeyi Allah nasip etsin diliyorum.

Osman Gazi Köprüsü 
Şahsen ben, gurur duyuyorum. İzmit Körfezi’nin iki yakası birleştirildi. Köprünün adının İzmit Körfezi Köprüsü olmasını isterdim. Son zamanlarda bu köprü için önerilen Evliya Çelebi Köprüsü ismi de şık olurdu. Osmanlı’nın kurucusu Osman Gazi’nin adı uygun bulunmuş. Bursa ve çevresi, Osmanlı’nın doğduğu topraklar. Bu nedenle Osman Gazi Köprüsü adını da uygun buluyorum.
Önceki gün Cumhurbaşkanı, Başbakan ve Ulaştırma Bakanı, Türkiye’nin gururu olan bu muhteşem köprüde son tabliyenin vidalarını sıktılar. Önümüzdeki ayın sonlarında, Osman Gazi Köprüsü araç geçişlerine açılacak. İlk büyük faydasını, önümüzdeki Ramazan Bayramı tatili döneminde hissedeceğiz. 
Köprünün geçiş ücreti 35 Dolar + KDV olarak açıklandı. Yani bu köprüden geçiş için 105-110 TL arasında para ödenecek. Bu bedelin çok olduğunu söyleyenler var. Bence değil. Normal. Düşünün ki bütün bir İzmit Körfezi’ni dolaşmaktan kurtuluyor, Gebze’den Altınova’ya geçiyorsunuz. 
Bu köprü ile birlikte, İstanbul-İzmir otoyolunun Altınova-Gemlik arasında tamamlanan bölümü de açılmış oldu. İşte şimdi, Güney Marmara Otoyolu’nun önemi çok daha artıyor. Güney Marmara Otoyolu,  ilimizin güneyinden, Başiskele-Gölcük-Karamürsel sırtlarından geçip, Osman Gazi Köprüsü’ne ulaşımı sağlayacak. Buradan da İzmir otoyoluna geçilebilecek. 
Ne yazık ki, Güney Marmara Otoyolu ile ilgili gelişmeler çok yavaş gidiyor. Hala güzergahı bile açıklanamadı. Cuma günü Altınova’daki köprü törenine giden arkadaşlara tembih ettim: ”Ulaştırma  Bakanı’na ulaşabilirseniz,  Güney Marmara Otoyolu projesini sorun” dedim. Altınova’daki törende yerel basını tören alanına yaklaştırmamışlar. Bu tören için oraya giden ilimiz yöneticilerinin de hiç birinin aklına geldiğini, bu konuyu sorduğunu sanmıyorum. Ama bu iş önemli. Güney Marmara Otoyolu, en az Osman Gazi Köprüsü kadar önemli. Bu projenin peşinde olmalıyız. Takipçisi olmalıyız. Biran önce hayata geçmesini sağlamalıyız. 
Bizim için, Kocaelililer için, Osman Gazi Köprüsü,  Güney Marmara Otoyolu yapılıp, bittiğinde bir anlam ifade edecek. Bu kenti yönetenlerin hala bunun farkında olamamasını da çok yadırgıyorum. 

Bu yazı toplam 1324 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.