1. YAZARLAR

  2. İsmet ÇİĞİT

  3. Her güzel şeyin sonu vardır, ben artık ayrılıyorum
İsmet ÇİĞİT

İsmet ÇİĞİT

Yazarın Tüm Yazıları >

Her güzel şeyin sonu vardır, ben artık ayrılıyorum

A+A-

Bu yazı, ömrümü verdiğim ÖZGÜR KOCAELİ Gazetesindeki son yazı.. Kurucusu olduğum, ömrümü verdiğim gazeteden bugün itibariyle ayrılıyorum.

Aslında pazar gecesi televizyonun karşısına elimde kağıt kalemle oturmuş, İmamoğlu-Yıldırım açık oturumu ile ilgili notlar tutmuştum. Bugün bu sütunlarda buna ilişkin bir yazı planlıyordum.

Dün sabah, daha yazıya başlamadan, gazetenin sahibi Recep Haldız geldi. Recep Haldız, bana karşı her zaman nazik, her zaman bir kardeş kadar saygılı olmuştur.

“Abi” dedi. “Akşam ailece oturduk, enine boyuna konuştuk. Sen olduğun sürece ben bu gazeteye müdahale edemiyorum. Artık seninle yolları ayırmak istiyorum.”

Emin olun, üzerimden tonlarca yük kalktı.

Bu gazeteyi 1991 yılının eylül ayında yeniden kurduk. Sıfır sermaye ile sadece kendi emeğimizi, birikimimizi ortaya koyarak yola çıktık. Büyük iş başardık. Ama AKP döneminin gazeteciliğine ayak uyduramadık. 2013 yılının eylül ayında, Haldız Grup’a sattık. Dün de yazdım. Aslında benim de Nazif Çanakçılı, Hazım Özbay, Nahit Çiğit gibi satışın gerçekleştiği gün bu gazeteden ayrılmam gerekiyordu. Özellikle Macit Haldız, “Sen gazetenin başında kalırsan alırım” dedi. Bırakamadım…

Aradan geçen 5 yılı aşkın süre içinde birkaç kez daha ayrılma noktasına geldim. İlki, İlker Akşit’in yazısına benden habersiz müdahale edildiğinde oldu. Daha sonra Tuna Çanakçılı, Zeki Artan’ın işten çıkartılması aşamasında benzer tepkiyi koydum…

Açık söylemek gerekirse, ben kenarda beş kuruş parası, birikimi olmayan, arabası bile bulunmayan bir adamım. Kazandığım parayı harcarım. İki oğlum var. Artık evlenme aşamasındalar. Paraya ihtiyacım var. Bu gazeteden öyle büyük para kazanmıyorum ama yaşamı sürdürebilmem için bu parayı kazanmam gerekiyordu. Kenarda 100 bin lira param olsa, çoktan kendim işi bırakırdım.

Olmadı, yapamadım, bugünlere geldim.

Özellikle iki yıl önce geçirdiğim kalp ameliyatından sonra da gazete yönetimini, genel yayın müdürlüğü görevimi tamamen boşladım. Sadece kendi yazılarımı yazdım, görüşmelerimi yaptım, gazeteyi yapan arkadaşlara ihtiyaç duyar da sorarlarsa fikirlerimi söyledim.

Macit Haldız’la her zaman abi-kardeş gibi olduk. Recep Haldız, bazen çok sinirlenmesine rağmen, bana karşı bir gün bile saygıda kusur etmedi.

Ama açık söyleyeyim -ki zaman zaman bunu sizlerle de paylaşmıştım- özellikle seçim dönemlerinde istediğim gazeteleri yapamadım. Gazetenin AKP’nin yayın organı haline dönüşmesini bütün çabama rağmen engelleyemedim.

Benim yazılarıma, bir tek gün, bir satırına bile müdahale edilmedi. Ancak siyasi görüşlerimiz çok farklı, dünya görüşlerimiz çok farklıydı. Kimi zaman gazetenin sahibi olan gruba zarar verdiğimi de hissettiğim oldu.

Bugüne kadar bu gazetede görev yaparken, pek çok yeni teklif geldi. Hiç birini tartışmadım. Bir bakıma, bu gazetede benimle birlikte olan arkadaşlarım için de zorluklara katlanarak burada çalışmaya devam ettim.

Dün sabah itibariyle, hiç tartışmadan, hiç pazarlık bile etmeden görevden alındığımı öğrendim ve inanın içimde bir rahatlık hissettim. Haldız ailesiyle helalleşerek, hiçbir hak talip etmeden ayrılıyorum.

Aslında sağlık olarak da çok fazla çalışacak durumda değilim. Ama hayatımı sürdürebilmek için çalışmaya mecburum. Herhalde bu kentte açık ve açıkta kalmam. Teklif gelirse değerlendireceğim. Yeni bir gazete çıkartma projesi var. Aslında bu işin “Patronu başka, genel yayın müdürü başka” kişilerle yürümeyeceğini çok iyi anlamış bulunuyorum. Bir gün yeniden, bir yerlerde bu kent için yazı yazmaya başlarsam, bütün standartları, ilkeleri baştan çok sıkı şekilde konuşup, pazarlık edeceğim.

Biz ÖZGÜR KOCAELİ’yi Haldız ailesine sattığımızda hala günlük 6 binler seviyesinde tirajımız vardı. ÖZGÜR KOCAELİ çok yıprandı. Artık o seviyeler hayal oldu. Ama hala bu kentte bir numara, bu kentte saygın, okunan, güvenilen tek gazete durumunda. “ÖZGÜR KOCAELİ ancak İsmet Çiğit’le yürür” kanaatinin doğru olmadığına inanıyorum. Ben zaten uzun süredir gazetenin yayın politikasına, haberlerine hiç karışmıyordum. Bu gazete, sağda solda konuşulduğu gibi zarar eden bir gazete de değildir. Ücretsiz yayınlanan reklamların parası gazetenin kasasına girmiş olsa, bu gazete aslında kardadır.

Gönül huzuruyla, kimseye kırgın olmadan, hakkımda konuşan, dedikodu yapanlar da dahil herkese hakkımı helal ederek bildiğim ve hayatım boyunca yaptığım bu işe bugün itibariyle veda ediyorum.

Bana güvenen, inanan, hep destekleyen bütün okurlarıma, dostlarıma, kent büyüklerine de saygılarımı, sevgilerimi sunuyorum. Herkese hakkımı helal ediyorum.

Tekrar belirtiyorum.. Yaşamımı sürdürmek için paraya ihtiyacım olmasa, kesinlikle artık çalışmazdım. Ama görünen o ki, ben ölene kadar çalışmaya mahkum bir adamım. Bu nedenle gelebilecek teklifleri değerlendirmek zorundayım.

Aslında bu konuda sayfalar dolusu yazılar yazabilirim. Ama böyle bir değişimi çok uzun süreden beri istiyor ve bekliyordum. Bu nedenle duygusal olmayacağım. Ben artık bu işte bir profesyonelim.

Gözüm arkada kalmadan, ÖZGÜR KOCAELİ gazetesine hayatım boyunca bağlı, sadık bir okur olarak kalacağımı da beyan ederek hepinize saygılar, sevgiler sunuyorum.

Yıllardır bir kitap yazma projem vardı. Eski enerjim yok, becerebilir miyim bilmiyorum.

Son söz, hakkınızı helal edin. Belki bir gün bir yerlerde yeniden yolumuz kesişir.

Bu yazı toplam 16049 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.
27 Yorum