• BIST 74.462
  • Altın 132,735
  • Dolar 3,5172
  • Euro 3,7848
  • Kocaeli -1 °C

HER  KONUDA  SON  NOKTADAYIZ..

Sevcan TAMER

Artık  söyleyecek  söz,  yazacak  kelime  bulmakta  zorlanıyorum.. Attığım  her  adımın  beni  nereye  götürebileceği  korkusu  ve  endişesi  için de   sokağa  çıkıyorum.. İleri  derecede  bir  paranoyakmışçasına  çocuklarımın   işlerinden  veya  okullarından  sağ  salim  evlerine  dönmeleri  için   dualar  okuyor,   telefonlarla  ard  arda  arıyorum..  Eşimde  dahil  hepsine “ aman  yavrum,  okulda,  arabada,  mağazada,  sokakta  kim  ne  derse  desin  sakın  celallenip  karşı  gelmeyin.. Kavga  dövüşe  karışmayın.. Baktınız  hır  çıkacak  derhal  oradan  uzaklaşın”  gibi  sözlerle  nasihatler  ediyorum.. Yani  doğru  olan “ Yavrum  kimseye  hakkını  yedirtme,  yalanın  dolanın  karşısında  dikil  ve  sesini  yükselterek  doğruyu   o  puslu  beyinlere  haykırarak  öğret”  gibi   olması  gereken  sözlerle  hayata  hazırlayamıyorum.. Evet,  maalesef  cesaret,  dürüstlük,  hak  hukuk  savunma   geçmişte  kaldı.. Cesur  yüreklerse  tarihin  derinliklerinde  kayboldu  gitti..
  Şimdi,  yalan  dolan,  insan  satma,  karalama,  şahsi  çıkarlar  için  el  etek  öpme  bir  yana,  hiç  bir  ahlaki  değerimizde  kalmadı..Kadın  denen  o  kutsal  varlığa  bırakın  öldüresiye  dayak  atmayı,  namus  ve  şerefine  hiç  acımada  iftira  atmayı  veya  ölümüne  sebep  olacak  dedikodular  çıkartmayı  meslek  edindiler..Dürüst  çalışan  veya  yaşayan  diğerlerineyse  enayi  gözüyle  baktılar..
Çünkü  etrafımız  kızdığı  an  yumruğu  sallayan asabi  manyaklar  ve  gördüğü  her  canlıya  cinsel  istek  duyan  hastalıklı  sapıklarla  doldu.. Ne  yapmalı,  nasıl  korunmalı  bilemiyorum.. Adeta  her  konuda   son  noktadayız.. İşte  gördük  hep  beraber.. En  son  örneği  sevgili  Müge  Anlının  stüdyosunda  yaşandı.. O  insan  kılığındaki  canavarın  yaptığı  tüm  iğrençlikler  gözler  önüne  serildi..  Ne  yaptı  hastalıklı  ruh..  Minicik  bir  yavruya  cinsel  dürtülerinin  şaha  kalkması  sonucu  insanlık  dışı  kötülüğü  yaptı  ve  ardından  öldürdü.. Sonra  akıl  edip  torbaya  koyarak  çöpe  attı.. Tekrar  korku  içinde  yavrunun  cansız  bedenini   koyduğu    torbayı   daha  önce  bıraktığı  yerden  aldı.. Sonra  götürüp  uzakta  bir  bağa  gömerek    aklınca  yok  etti   ve  derin  bir  “ohh”  çekip  evine  döndü..  Daha  sonra  Müge  anlının  ve  arkadaşlarının  keskin  soruları  karşısında  her  ne  kadar  itiraz  etse de,   işin  iyiye  gitmediğini  anladı.. Hastalıklı  ruhu  korkularla  sıkışıca  itiraf  ederek “ Ben  hastayım,  beni  hastaneye  yatırın..Polise  vermeyim,  hastayım  ben  polis  beni  döver”   sözleriyle  abuk  sabuk  konuşarak   af  diledi.. Yani  uyanık,  özür  dileyerek  sözde  hastalık  ayağına  hastanede    yan  gelip  yatma  fikrine de  sahipti.. Bak  senn..  Ne  güzel  memleket.. Her  şeytanlığa  aklın  süper,  ama  minicik  yavruya  o  kötülüğü   yaparken   hastasın.. Ya ,  gel de  endişeli  olma.. Bu  sapıkların  çocuk, yaşlı,  genç  gibi  bir  ayrım  yapmadıklarını da  zaman  zaman  duyuyoruz.. Sevgili  okurlar ülkemizde   bu  olaylar  ne  ilk  ne de  son  olacak  biliyoruz.. Daha  önceki   senelerde de  kız  ve  erkek  çocuğu  ayırt  etmeksizin   onlarcası  yaşanmadı mı.? Yine  hastalık  mazereti  ortaya  sürülerek  o  sapıkları  aramıza  salıvermediler mi.? Eeeee  bu  sonuncusuna  çok mu  şaşırdık  yani.. Sanki  böylesi  ahlak  sömürüsü  hiç  duyulmamış,  hiç  yaşanmamış  gibi  televizyonun  başına  kilitlendi  insanlar..
Evet,   dört  yaşında  bir  küçük  kız  çocuğu  bir  sapığın  kurbanı  olmuştu  ve  ülkece  çok  üzüntü  duyuldu.. Bence   olayın  tek  tesellisi,   bu  korku  ve  utancın  bir  kez  daha  gündeme  bomba  gibi  düşmesiydi.. Hele de  canlı  bir  TV  programında   yaşanması  olayın  oldukça  ses  getirmesini  sağladı.. Bu  gün  başarılı  programcı  Müge  Anlı  olayı  baştan  sona  bir  kez  daha  ele  aldı..  Dosyaları  tekrar  bir  bir  masaya  yatırdı.. Ve  bu  arada  sanki  ilk  oluyormuş  gibi,  o  ilin  siyasileri  telefonla  bağlanıp  olayın  üzerine   yorumlarını  yaptılar..Komiğime  gitti  desem  yalan  olmaz..Kimisi  konuşmayı  uzattı da  uzattı.. Bana  bu  korkunç  olayın  üzerinden  bile  bulundukları  siyasi  kimlik  adına  pirim  yapıyorlarmış  gibi  geldi..
Neyse  onlar  konuşa  dursunlar  bu  arada  ailelere  çok  büyük  görev  düşüyor..Kendi  yavrularına  kendileri  sahip  çıkma  zorunluluğu  olduğunu  asla  unutmamalarıdır..İş  işten  geçtikten  sonra  ister  as,  ister  kes  ne  olacak  yani.. Çocuklarınızı  gözünüzün  önünden  ayırmayın  lütfen.. Hayat  şartları  zor  biliyorum.. Her  an  yanında  olamaya bilirsiniz.. O  zaman  çocuklarınızı  eğitiniz.. Onlara  bir  yabancıya  karşı  nasıl  davranmaları  gerektiğini  öğretiniz..Devlet  yetkilileri de  ilk  önce  eğitimi  ele  almalıdırlar  diye  düşünüyorum..Bakınız  bir  düşünür  ne  güzel  bir  söz  söylemiş..”Bizi  yok  edecek  tek  şey  “CAHALET” tir..Cahilde  eksik  olan  akıl  değil (o  kurnazdır)  Eksik  olan  “AHLAKTIR”..
  Gerçekten  çok   düşündürücü  bir  görüş.. Demek ki  kendimizi de  ailemizi de   akıl  çerçevesinde  korumalıyız.. Elimizden  geldiğince  sokaklara  bırakmamalıyız.. Eğer  çözümsüz  bir  mazeretimiz  varsa,  üzerine  basa  basa  tekrar  ediyorum.. Dört  yaşında  bile  olsa  kız  veya  erkek  çocuklarımıza  dışarıdaki  insanlara  karşı  kendilerini  nasıl  sakınmaları,  nasıl  korumaları   gerektiğini  öğretmeliyiz.. Maalesef ki  şu  anda  başka da  bir  seçeneğimiz  yoktur..     

Bu yazı toplam 1252 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 7
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÖNE ÇIKANLAR
    • Heyecan verici bir proje
    • Zaman Geçiyor, Büyüyoruz
    • Özgür Kocaeli mobil uygulamamız yayında
    1/20
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Özgür Kocaeli | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0262 331 11 11 Faks : 0262 321 21 37