1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. Her yere yetişen Başbakan
Her yere yetişen Başbakan

Her yere yetişen Başbakan

Geçen Pazar günü İstanbul Veliefendi Hipodromunda Türk atçılığı için önemli koşulardan biri olan Başbakanlık Kupası yarışı vardı. Yarış, saat 16. 00'da başlayacaktı. Yarışa on dakika kala, hipodromunun

A+A-

Geçen Pazar günü İstanbul Veliefendi Hipodromunda Türk atçılığı için önemli koşulardan biri olan Başbakanlık Kupası yarışı vardı. Yarış, saat 16. 00'da başlayacaktı. Yarışa on dakika kala, hipodromunun girişinde Başbakan'ın makam arabası gözüktü. Recep Tayyip Erdoğan,  yarışı izleyip, kazanana kupasını vermek için gelmişti. Üstelik yanında torunu Ahmet Akif de vardı.

Recep Tayyip Erdoğan, muhafazakar bir siyasi fikrin lideri. At yarışı izlemek için hipodroma gelen onbinlerce insan kumar alışkanlığı da olan bir kesim. Türkiye Jokey Kulübü'nün at sahibi, at yetiştiricisi olan üyelerinin önemli bir kısmı yine Erdoğan'ın çizgisinin dışında “Sosyetik” olarak adlandırabileceğimiz hanımlardan ve beylerden oluşuyor.

Ama Başbakan adına düzenlenen kupayı sahibine vermek üzere hipodroma gelmişti, onların arasındaydı. Bu, atçılık için de büyük bir onurdu.

Erdoğan yarışı dikkatle izledi. Başbakanlık koşusunu, aslında pek çok bahisçinin kuponunu yatıran, hiç beklenmedik bir at kazandı. Böylesi durumlarda, kuponların yatmasının hıncıyla, Veliefendi'de insanlar tepki gösterir, protesto ederler. Ama Başbakan'a saygı nedeniyle, çıt çıkmadı. Başbakan kazanan atın sahibine kupayı verdi. Kazanan atın jokeyinin Kasımpaşalı olduğunu öğrenince, daha bir keyiflendi, takıldı.

Aynı Başbakan, saat 16. 30 sıralarında hipodromdan çıkıp, Trabzon'a uçtu. Trabzon'da Avrupa Gençlik Olimpiyatlarının açılışına katıldı.

“Altında özel uçak var, ne olacak” diyerek hafife alamazsınız. Günlerden Pazar. Zaten her günü, her dakikası dolu dolu geçen bir Başbakan. Hava bunaltıcı sıcak. Bir bakıyorsunuz İstanbul Veliefendi'de, bir bakıyorsunuz Trabzon Avni Aker'de.

İcraatlarını, fikirlerini beğenirsiniz ya da beğenmezsiniz. Bu farklı bir olay. Ancak Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın çalışkanlığını, enerjisini gerçekten takdir etmek ve alkışlamak gerekiyor.

Yeni otoyol biran önce yapılmalı

1980'li yılların ortalarında, Turgut Özal'ın Başbakan olduğu dönemde,  TEM Otoyolunun İzmit-İstanbul arasındaki bölümünde bir türlü bitirilemeyen Hereke mevkii için çalışmalar yoğunlaştırılmıştı.

Hereke'de her gün dinamit patlatılır, kayalık dağlar parçalanırdı. Hem demiryolu hem de o zamanki adıyla E-5 kapandığı için İzmit'ten İstanbul'a ulaşım kapanır, insanlar yolda saatlerce beklerdi. Hereke'deki bölüm tamamlandı, İzmit-Gebze arasında otoyol hizmete açıldı. Üç dört yıl sonra Gebze-İstanbul arası da tamamlandı. İlk zamanlar paralı yolda seyahat ederken kolay kolay araba göremezdiniz. Hatta pek çoğumuz, “Yazık, bu kadar para harcandı. Türkiye için bu yol lüks” derdik.

Şimdilerde TEM otoyolu yetmiyor. AKP döneminde Bolu Tüneli de açıldı. İstanbul-Ankara arasında dünya standartlarında otoyolumuz var. Ama yetmiyor. Özellikle İstanbul-İzmit arası tam anlamıyla işkence oldu. Bir de bu mevsimde otoyol üzerinde onarım, bakım çalışmaları yapılıyor. Otoyol tıkandı diye D-100'e çıksanız, orası da ayrı bir felaket. İzmit-İstanbul arasındaki yol, artık Türkiye'nin bu bölgedeki yükünü taşıyamıyor. İstanbul ile Akyazı arasında Kuzey Marmara Otoyolu planlandı. Güzergah belli oldu. Bu işi mutlaka hızlandırmak üç dört yıl içinde faal hâle getirmek gerekiyor…

Bakalım bu kez kaç yıl dayanacak

Sabancı Kültür Sitesi, yanlış hatırlamıyorsam, 1980'li yıllarda hizmete açıldı. D-100 karayolu kenarında, İzmit sahilinde yapılan bu güzel ve büyük bina, o yıllarda sadece Halkevi binası ile birkaç sinema salonu bulunan İzmit için yeni ve çok önemli bir tesis olmuştu.

Sabancı Holding, Kültür Merkezi'ni yaptı, adını koydu. İşletmesi hep devlete aitti. Kültür ve Turizm Müdürlüğü tarafından işletildi. Gün geldi, okul gösterileri, gün geldi siyasi parti kongreleri, gün geldi konserler, tiyatrolar, büyük toplantılar hep bu salonda yapıldı.

Sefa Sirmen döneminde Süleyman Demirel Kültür Merkezi yapılınca, Sabancı Kültür Sitesi'nin pabucu biraz dama atıldı. Ama önemini hiçbir zaman kaybetmedi.

Sabancı Kültür Sitesi yapıldığından bu yana “Soğutma, havalandırma, ısıtma” sorunu hiç çözülemedi. Çok sık etkinlik düzenlenen bu salonda koltukların yıpranmasını, üç-beş yılda bir değiştirilmesini anlarım.

Ama bu sitenin soğutma-ısıtma sistemi neredeyse iki yılda bir yenilendi. Çatısını onarmak gereği duyuldu... Buna rağmen, Sabancı Kültür Sitesi kışın soğuk hava deposu, yazın sauna gibi oldu.

Kültür ve Turizm Müdürlüğü şimdi yine 110 bin TL harcayıp, Sabancı Kültür Merkezi'nin soğutma ve ısıtma sistemlerini tepeden tırnağa yeniliyormuş. Yazık günah. Bu kaçıncı? Bir kere yaparsın, yazın klimalar, kışın kaloriferler çalışır. Umuyorum, bu kez 110 bin lira harcanıp, yeni bir ısıtma-soğutma sistemi kurulduğunda, hiç değilse 10 yıl hiç devre dışı kalmadan çalışır.

Bu haber toplam 2557 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.