1. HABERLER

  2. POLİTİKA

  3. 'Herkes ayağını denk alsın, artık Türkiye...'
'Herkes ayağını denk alsın, artık Türkiye...'

'Herkes ayağını denk alsın, artık Türkiye...'

Bir TV kanalının canlı yayınında soruları yanıtlayan Başbakan Ahmet Davutoğlu, dört gündür sınır içinde ve dışında yapılan operasyonlara ilişkin açıklama yapıp, "Üç örgüte eş zamanlı operasyon başlattık. Birini vurup diğerini vurmazsanız, bunlara pri

A+A-
İşte Davutoğlu'nun açıklamasından satır başları:
ÜÇ ÖRGÜTE EŞ ZAMANLI OPERASYON YAPTIK ÇÜNKÜ...
DEAŞ, PKK ve DHKP-C ayrı birer Terör örgütü gibi görünüyor. Ama baktığınız zaman her üçü de toplumun belli kesimlerini teröre sevkederek, istismar etmeye çalışıyor. Görünüşte hedefleri ayrı gibi görünüyor. Ama 7 Haziran sonrasında hepsinin hedefi Türkiye'yi kaosa sürüklemek. Bu tabloyu gördüğümüzde biz gereğini yapmazsak sonraki nesillere hesap veremeyiz. Biz de ne yaptık? Bu üç örgüte eş zamanlı operasyon başlattık. Bu üç terör örgütü eş zamanlı olarak durdurulmazsa, birine yaptığınız şey diğerleri tarafından istismar edilir. Birini vurup diğerini vurmazsanız, bunlara prim verirsiniz.
Son eylemleri neticesinde DEAŞ'a yönelik caydırıcı gücümüzü göstermemiz ve onları cezalandırmamız bizim görevimizdi. DEAŞ bu eylemleri yaparken PKK da bu kaostan kendine prim çıkarmaya çalıştı. Adıyaman'da bir polisimizi şehit ettiler. Ceylanpınar özellikle önemli. Ne olursa olsun o iki polisimiz oradaki halkın güvenliği için canını ortaya koyuyordu. Bana ilk haber geldiğinde iyice tetkik ettirilmesini istedim. Önce PKK kaynaklı web sayfaları olayı sahiplendi. Ardından MİT Müsteşarımız bana PKK yöneticilerinin konuyla ilgili irtibatlarını sundu. Ve ondan sonra bu eylemin PKK'da alınan kararla yapıldığına emin olduk.
HERKES AYAĞINI DENK ALSIN
Bizim yaptığımız operasyonlar halkın, demokrasinin, meşruiyetin sesidir. Şimdi sesimiz çıktı, Kandil'i bombalarken de çıktı, DEAŞ pozisyonlarını bombalarken de, İstanbul'da, Türkiye'nin her yerinde her üç örgüte dönük olarak da DHKP-C de dahil yaptığımız operasyonlarda da çıktı. Artık Türkiye bir hafta önceki Türkiye değildir. Herkes ayağını denk almalı. Eğer birileri Türkiye'nin bir kaosa gireceğini hesaplıyorsa, hiç heveslenmesinler. Telefonla yaptığımız bilgilendirmelerdeki tavırları için iki muhalefet liderine de teşekkür ediyorum. HDP neden 4'lü deklarasyonu istemedi. Onlar PKK'dan korkarlar. PKK'nın onayı olmadan bir şey yapamazlar.
Ne kadar zarar verdik biliyoruz. Sürpriz, şok ve çok etkin bir operasyon yaptık. Mükemmel operasyonlar yapıldı. Bu bir hafta çok önemliydi. Çarşamba günkü Türkiye'nin psikolojisiyle bugünkü Türkiye'nin psikolojisi çok farklı. Devlet yek vücut olmuştur.
Bize haber geliyor, Adana'da sakallı diye DEAŞ'lı olduğu gerekçesiyle insan öldürüyorlar. Onu cezalandırma yetkisi onlarda değil, devlette. Bu ancak adalet tarafından sağlanır.

BAHÇELİ'NİN 'HDP' ÇAĞRISI
İşin bir siyasi yönü var, bir de hukuki yönü var. Ben siyasi olarak, partilerin kapatılmasına ilkesel olarak karşıyım. Hukuki yönüne bakıldığında ise teröre destek gibi bir çerçeve de var. Seçimlerden yeni çıktık, temsili yüksek bir Meclis var. Siyasi olarak bunun bir çözüm olabileceği kanaatinde değilim.  Hukuki olarak ise bizim yetkimiz dışında bir husustur. 80 milletvekiline sahip bir parti olarak HDP artık Türkiye'yi hedef alan bir terör örgütünün sözcülüğünü bırakmalı. Silahı değil, siyaseti savunmalı. 'Ben sözleyince bırakacaklar mı' diyor. Sen söyle. Senin söylediğinin bir hükmü yoksa neden İmralı'ya gitmek istiyorsun. İlkesel olarak biz partilerin, kurumların değil, kim suça, teröre, şiddete bulaşmışsa, onların cezalandırılmasını isateriz.
HDP'NİN İMRALI ZİYARETİ TALEBİ
İmralı bir ara heyeti istemediğini de söylemişti. Biz Milli Birlik ve Kardeşlik Projesi'ni başlattık. Demokratikleşme ve terörün bitirilmesini amaçladık. Bu iş bir ayakla yürümez. Biz demokratiklşeme konusunda adımları attık ama silahlar konusunda adım atılmadı. HDP'nin TBMM'de savunamayacağı bir fikir olamaz. Her şeyi Meclis çatısı altında konuşabilirler. O zaman neden silah? 2013 Nevruz'unda 'Silahın devri kapanmıştır' diye açıklama yapıldı. Ama halen biz aynı noktadayız. Bir adım atılmadı.
PARALEL YAPI (MİT TIR'LARI İDDİASI)
Çok çarpıcı bir tablo var. Bir taraftan bu terör örgütleri bu faaliyetleri yaparken, paralel yapıya dikkat çekmek lazım. Bizi MİT TIR'ları IŞİD'e silah götürüyor diye karalamaya çalıştılar. Peki 4 gündür Türkiye IŞİD'e karşı operasyon yapıyor, buna ne diyeceksiniz? Şimdi de Türkiye'yi riske attığımızı söylüyorlar. Operasyonlarda sivil kayıp olduğunu hep birlikte iddia ediyorlar. Bu operasyonlarda sivil kayıp olmamıştır. Sivilin Kandil'de ne işi var? Kürt medyası susturuluyor diye yine paralel yapı propoganda yapıyor. Türkiye'de Kürt medyası diye bir şey yok, medya var. Teröre destek veren yayınlar var.
Bu haber toplam 264 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.