• BIST 107.206
  • Altın 143,247
  • Dolar 3,5533
  • Euro 4,1312
  • Kocaeli 21 °C

Herkes Pensilvanya’ya biz Baltimore’a gitmiştik

İsmet ÇİĞİT
Türkiye çok fazla konuşmuyor.. Ama ABD ve Avrupa’nın gündeminde  son günlerde en önemli konulardan biri, ABD’nin Baltimore kentinde yaşanan halk ayaklanması.. Ülke ve kent gündeminin bir hayli yoğun olduğu bir dönemde, bir yerel gazetenin başmakalesinde Baltimore ayaklanması ne alaka diye sorabilirsiniz. Ama bu olay, 2012 yılının mart ayında bir tam gün geçirdiğim Baltimore ile ilgili anılarımı canlandırınca, duygularımı yazmadan yapamadım. 
…………..
Neredeyse bütün ayrıntılarını, bütün anıları yazmıştım. Çok da ilgi görmüştü. 2012 yılı baharında Kocaeli Büyükşehir Belediyesi ve İzmitli bir grup işadamı heyeti içinde, davetli olarak ABD’ye bir haftalık geziye katılmıştım. Yıllar önce bir yüzsüzlük yapmış, Başkan Karaosmanoğlu ile bir sohbette, “ABD’yi görmeyi, New York Caddelerinde dolaşmayı çok istiyorum” diye söz etmiştim. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, ABD’nin Maryland eyaleti ile “kardeşlik” ilişkisi kurmuş. İzmit’ten bir heyet görüşmeler için Maryland’e davet edilmiş.  Başkan Karaosmanoğlu, benim bu konudaki talebimi hatırlayınca, “İsmet’i de götürelim” demiş. Benim açımdan hayatımın en önemli anılarından biri olmuştu. ABD’ye uçan heyette, Başkan Karaosmanoğlu, iki milletvekilimiz Zeki Aygün ve İlyas Şeker,  Büyükşehir Genel Sekreteri Ersin Yazıcı, o dönem Genel sekreter Yardımcısı olan Tahir Büyükakın,   Büyükşehir’den bazı yöneticiler, İzmitli bir kısmını tanıdığım işadamları vardı. Ben, kardeşimiz Maryland’in eyalet yönetimi tarafından davetli olduğumuzu sanıyordum. Meğer bütün bu kardeşlik işlerini, bizim seyahat programımızı şimdilerde adı “Paralel yapı”ya çıkan Hizmet Grubu organize etmiş. Bunu, THY uçağı ile Washington DC’ye inip, pasaport kontrolünden çıktıktan sonra, havaalanı otoparkında bizi karşılayan süper lüks minibüslerle gelenleri tanıyınca anlamıştım. 
………..
Baltimore kentinde yaşanan son olayları, bizim ülkemizde bazı televizyonlar ve gazeteler, “Baltimore eyaleti” diye verdiler. Oysa Baltimore Kocaeli’nin kardeş şehri olan Maryland eyaletinin iki büyük şehrinden biri. Biz, Annapolis şehrinde kalmıştık. Aslında Baltimore kenti, bütün dünyada ve ABD’de, bağlı bulunduğu Maryland eyaletinden çok daha popüler. Bir haftalık gezimizin sanıyorum üçüncü günüydü. İlk iki gün Maryland parlamentosunu izlemiş, çöp fabrikası tesislerini falan gezmiştik. Hep resmi temaslar vardı. Daralmıştım. Bizi ABD’de ağırlayan “Hizmet” ekibinin üst düzey elemanları hiç yanımızdan ayrılmıyor, ama ne istesek yerine getiriyorlardı. Maryland; başkent Washington DC’ye, ABD’nin en önemli şehri New York’a ve Pensilvanya’ya çok yakın bir konumda.İkinci günün akşamı otelde  odalarımıza çekilmeden önce ertesi günün programının,. Pansilvanya’da Gülen’i ziyaret olduğu açıklanmıştı. Aslında daha sonra çok pişman oldum.  Ama ilk iki günün ağır bürokratik programlarından sıkılmış, hazır ABD’ye gelmişken biraz kendi kafama göre takılmak konusundaki arzum iyice kabarmış olduğundan, “Ben Pansilvaya’ya gelmem. Yarın kendi başıma takılacağım” demiştim. O dönemler, bugünkü gibi değil. Şimdilerde Gülen’e yakın olan, bağlılığını ifade edenler “paralelci” diye damgalanıp cezaevlerine konuluyor ya, çok değil 2012’de durum tam tersiydi. Gülen’i ziyaret eden, elini öpen için bu iktidar döneminde artık dokunulmazlık kazanmış duruma geliyordunuz. 20 küsur kişilik grupta, ben pürüzlük yaptım. Başkan Karaosmanoğlu da biraz rahatsızdı, “Otelde dinleneceğim” demişti. Milletvekilleri Aygün ve Şeker dahil, grubun büyük bölümü ertesi sabah yine süper lüks, siyah camlı minibüslerle otelden alınıp, sanırım 1 saat mesafedeki  Pansilvaya’ya, o ünlü  malikaneye gittiler. Annapolis’teki otelin önünde ben yalnız kaldığımı sanıyordum. Meğer, Büyükşehir ekibi içinde bu geziye katılan Ömer Polat ile Veysel Özkaraaslan da bahane bulmuş, Gülen’i ziyarete giden ekibe katılmamışlar. Veysel’in, ABD’de eğitim gören ve bize gerçekten bu gezide refakat eden oğlu, arabasıyla otele geldi. Ben, Ömer Polat, Veysel Özkaraaslan kafilenin büyük bölümünü Pansilvanya’ya uğurladıktan sonra kendi başımıza kaldık. Eyaletin bizim konakladığımız Annapolis’ten çok daha büyük ve popüler kenti olan Baltimore’a gitmeye karar verdik. 
…………
Bugünlerde 25 yaşındaki Freddie Gray isimli siyahi bir gencin polis tarafından gözaltına alındıktan sonra kötü muamele sonucu öldüğü iddiasıyla çok karışık olan Baltimore’da bir tam gün geçirdik. Annapolis ile Baltimore arası, İzmit-Karamürsel kadar. Sabah erken saatlerde Baltimore sahilindeydik. Bir liman şehri.  Nüfusu 650 bin civarında. Nüfusun tamamına yakın bölümü siyahi.. Biz şehre indiğimizde daha dükkanlar açılmamıştı. Ömer Polat, Veysel Özkaraaslan ve ben..  Veysel’in oğlu, bizi şehre bıraktıktan sonra okuluna dönmüş, akşam gelip almak üzere yanımızdan ayrılmıştı. 
Baltimore, ABD’de film endüstrisinin en cazip kentlerinden biri. Caz müziği şehri. ABD’de siyahların özgürlük ayaklanmasındaki önemli merkezlerden biri. Şehrin sahilinde olağanüstü bir deniz ve balık müzesi, dev akvaryum var. Ziyaret için giriş ücreti kişi başına 200 Dolar civarındaydı. Ben pahalı diye itiraz ettim, müzeye girmedik. Adım adım şehri dolaştık. Bir elektronik markete girdik. Sokak kafelerinde oturduk. Vakit öğleni geçti, acıktık. Şehrin ara sokaklarına daldık. Bir Türk lokantası, kebapçı gördük. Girdik;  Türkiye’de kolay kolay bulamadığım lezzette lahmacun ve kebabı Baltimore’da yemiştim. Lokantanın sahibi, Baltimore’da çok sayıda Türk kökenlinin bulunduğunu anlatmıştı. Baltimore’daki Türk kebapçıda, yeni Rakı bile bulmuştum. Veysel’le Ömer ayran, ben rakı ile kebabı yedim. 
Bu güzel ve siyah ABD şehrinde akşama kadar sokaklarda dolaştık. Pek çok kişi ile sohbet ettik. Bu kadar sakin, sessiz, herkesin işinde gücünde olduğu bir şehir az görmüşümdür. Şimdilerde, bir siyahi genç, polisin elindeyken öldü diye Baltimore’un  karıştığını, yangınlar çıktığını  televizyonlarda izleyince, gün boyu doluştuğum cadde ve sokaklarında sakinliğine şaşırdığım Baltimore’da  polisle siyahi halkın birbirine girişini gördükçe içim sızlıyor.. 
Ama dünya, böyle bir dünya.. Bizim dışımızdaki dünyada, demokrasi, insan hakları, hukuk gibi kavramlar çok önemli. İnsanlar, devletin hukuk dışına çıktığını, devletin vatandaşına şiddet uyguladığını düşündüğünde çileden çıkabiliyor, otoriteye başkaldırabiliyorlar. Böyle olunca, polis kendine çeki düzen veriyor. Hukuk, bütün kurumları ile harekete geçebiliyor. O Baltimore’da böylesi olayların yaşanabileceği hiç aklımdan geçmezdi. Demek ki, olabiliyor… 
Bu yazı toplam 926 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 2
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÖNE ÇIKAN MARKALARIMIZ
    • TUANA EVLERİ 3. ETAP
    • TUANA EVLERİ 2. ETAP'TA YÜZDE 5 İNDİRİM
    • ROMATEM Kocaeli Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi
    • Özgür Kocaeli mobil uygulamamız yayında
    1/20
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Özgür Kocaeli | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0262 331 11 11 Faks : 0262 321 21 37