1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. Herkes yürüsün, bağırsın; gazetecilere ceza yazılsın!
Herkes yürüsün, bağırsın; gazetecilere ceza yazılsın!

Herkes yürüsün, bağırsın; gazetecilere ceza yazılsın!

İlimizde yerel basında görevli genç gazetecilerden 12’sine, 5 Nisan günü tutuklu meslektaşları Nedim Şener ile Ahmet Şık’a destek amacıyla düzenledikleri basın açıklamasını, gösteri yürüyüş

A+A-

İlimizde yerel basında görevli genç gazetecilerden 12’sine, 5 Nisan günü tutuklu meslektaşları Nedim Şener ile Ahmet Şık’a destek amacıyla düzenledikleri basın açıklamasını, gösteri yürüyüşlerine kapalı güzergahta yaptıkları gerekçesiyle Kabahatler Kanunu kapsamında 154’er TL para cezası kesildi. Gazetecilere demokratik haklarını kullandıkları bir eylem yüzünden para cezası kesilmesi, yerel ve ulusal basında geniş yer buldu ve eleştirildi. Tepkiler üzerine Kocaeli Valisi Ercan Topaca devreye girerek, gazetecilere kesilen para cezalarının iptal edileceğini söyledi.

Kocaeli Valisi Ercan Topaca’nın olaydan haberdar olmadığını ve duyunca çok üzüldüğünü belirten açıklamasının halisane olduğuna inanmayı çok isterim. Ancak, Vali’den habersiz bir ceza tahakkukunu hiç mantıklı bulmuyorum. Eğer bu olay, yerel ve ulusal basında geniş biçimde yer almasaydı, o cezalar gazetecilerden çatır çatır tahsil edilecekti.

Gazetecilerin yasak bölgede eylem yapıyormuş da bu nedenle ceza kesilmiş gösterilmesi de doğru bir yaklaşım değildir. Zira, gazeteciler, özellikle de yerel basın, bu kentin gerçek sahipleridir. Vilayet bahçesine bitişik parka, cesur gazeteci, kalleşçe öldürülen şehit gazeteci Uğur Mumcu’nun adı verilmiş, heykeli dikilmiştir. Gazeteciler elbette gidip Uğur Mumcu’nun manevi hatırası önünde toplanacaktır. Madem öyle, 24 Ocak’ta, Uğur Mumcu’nun katledilişinin yıldönümünde biz o parka gidip anma töreni de yapamayacağız.

Tuhaf şeyler oluyor…

Bu kentte;

Memur sendikaları, işçi sendikaları dilediği yerde, dilediği gibi yürüyüş yapıyor. Hatta başına eşarp geçirerek türban yasağını protesto eden devlet okulunun müdürünün başkanı olduğu memur sendikası, Vali Bey’in penceresi önünde pankart açtı. Ceza yok.

Kentin en merkezi yeri olan Sabri Yalım Parkında Allahın her günü gösteri yapılıyor. Oradaki tek bir gösteride dahi devlet alkışlanmıyor. Sağcısı da solcusu da, dincisi de dinsizi de devlete megafonlarla küfrediyor. Devletin polisi uzaktan seyrediyor. Ben bunları yazıyorum diye bir de dava ediliyor, mahkemelerde sürünüyorum.

Yüce Devletimiz Valilik çevresini yürüyüşe yasaklarken, halkın en yoğun olarak kullandığı, özgürce kullanması gerektiği en merkezi güzergahı gösteri ve yürüyüşlere serbest bırakması ne kadar doğrudur. Yürüyüş Yolu’nda burnunuza çekiç oraklı ya da karaçarşaflı ya da Kürdistan haritalı bir broşür sokuşturulmadan yürüyün bakalım, yürüyebiliyor musunuz?

İzmitlilerin, halkın, ailelerin, çoluk çocuğun kullandığı böylesine yoğun bir güzergahta insanlar taciz altındayken, gazeteciler Uğur Mumcu Parkında bir bildiri okuyamıyorsa, yazıklar olsun.

Olayın bir başka vahameti daha var.

Polis gazetecileri tek tek fişlemiş, adreslerini tespit edip, tebligat için karakola davet etmiş.

Oradaki gazetecilerin tümünün “Ben görev için, haber yapmak için oradaydım” deme hakları da vardır. Orada olmak, kabahat işlemek midir, görev başında olmak mıdır, bunu ancak bağımsız mahkeme ayırır.

Gazetecileri her fırsatta, üç beş kişilik basın açıklamalarına çağıran derneklerin, sendikaların, Halkın Ekmeği, Halkın Reçeli türünden haybeden solcuların, sözde demokratların, türbana özgürlük diye yırtınan sahte mazlumların bu cezalara karşı çıkmamaları da çok ilginç ve düşündürücüdür.

Gazeteciler dövülsün sövülsün; gazeteciler öldürülsün; gazeteciler ceza alsın; ama herkes seyretsin. Sonra kendi başlarına bir şey geldiğinde kendilerine gazete sayfalarında az yer verildi diye gazeteciler satılık, korkak, liboş olsun öyle mi?

Gazetecilere verilen cezanın iptal edilmesi bir şeyi değiştirmez.

Bu bir hükümdür.

Nasıl ki, mahkemede ceza alırsınız, ama cezanız ertelenirse, yine sabıkanızda yer alır, aynen öyle.

Gazeteciler Ergenekon cezası almıştır. Meslektaşlarım daha beter musibetlere karşı da hazırlıklı olmalıdır.

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.