1. YAZARLAR

  2. İsmet ÇİĞİT

  3. Herkesi kucaklayan bir Fuar yapalım
İsmet ÇİĞİT

İsmet ÇİĞİT

Yazarın Tüm Yazıları >

Herkesi kucaklayan bir Fuar yapalım

A+A-

Yaz sezonu geliyor. Sıcak, yapış yapış yaz gecelerinde İzmit için nefes alınacak en güzel yer, Fuar alanı, Leyla Atakan Parkı’dır.

Bizim kuşağın çocukluğu, gençliği Fuar alanında geçti. 28 Haziran gelsin, Fuar açılsın diye dört gözle beklerdik. Her akşam olmasa bile, haftanın en az 3 gecesi Fuar’a giderdik.

Hisseli Harikalar Kampanyası’nı tahta iskemle üzerinde orada izledim.

Zeki Alasya-Metin Akpınar öncülüğündeki Devekuşu Kabare Tiyatrosu’nu orada izledim.

Ajda Pekkan’ı, İbrahim Tatlıses’i izledim. Ahmet Özhan’ı, Emel Sayın’ı, Muazzez Abacı’yı izledim.

Sanırım, bir türlü Zeki Müren ile Bülent Ersoy’u getirememişti Fuar.. Onlar açık havada toplanacak binlerce İzmitliden korkmuştu.

…………………….

Sanayi ile Fuar’da tanışmıştık. Seka oradaydı, Petkim, Paşabahçe, Tüpraş, İgsaş, aklınıza hangi fabrika gelirse oradaydı. Yeni otomobiller sergilenirdi.

Fuar gecelerine rahmetli Emrullah Usta’nın Şehir Lokantası’nda, kuğuların yüzdüğü göl kenarında pilav üstü döner yiyerek başlardık. Sonra Güneş Sahnesi’nde konser veya tiyatroya giderken sanayi kuruluşlarının stantlarını gezer, taze taze çekilen pişmaniyeden tadardık. Belki elimizde bir dondurma, ya da bir mısır koçanı ile konseri veya tiyatroyu izler, sonra Lunaparkta Marlboro’ya halka atardık. Ağzı minik cam tüplerin içine minik topları sokup, bir küçük tavşan veya bir büyük ayı kazanmaya çalışırdık.

Her sezon Lunaparkta dünyada yeni üretilmiş en modern oyuncaklarla tanışırdık…

Gece tamamlanıp, Fuar çıkışına hazırlanırken, bir bahçede birer bira içip, geceyi noktalar, çıkış kapısında ertesi günün yerel gazetesinden satın alırdık.

………………….

 

En az 10 yıl var.. Fuar’ın kapısından içeri girmedim. Çünkü yukarıda saydıklarımın hiç biri kalmamıştı. Son dönemlerin Fuar Müdürü sevgili Feyzi Utaş ile aram iyiydi. 6-7 yıl önce hemen her gün Sayın Utaş’tan Fuar’a ilgili günlük ziyaretçi sayısı raporunu alırken hemen her gün, “Sayın Müdür şu Fuar’a bir de Hadise’yi getir” diye yalvarırdım.

O dönemlerde pop müzik sanatçısı Hadise çok popülerdi. Sağ olsun Fuar Müdürü benim ısrarlarım üzerine fedakarlık yaptı, Hadise’yi Güneş Sahnesi’nde konsere getirdi. Bana da en önden yer ayırdılar. Hadise sahneye çıktı. Anadolu konserlerinde bile en açık giysilerini giyip çıkan Hadise’yi İzmit’te üzerine kara çarşaf giydirerek sahneye çıkarttılar.

Bir daha da Fuar’a girmedim.

…………………………..

Demiyorum ki, her köşesinde içki içilen, içki içmeyi bilmeyenlerin nara attığı, üzerlerinde silahla dolaşan mafyamatik tiplerin birbirini vurduğu bir Fuar olsun. Demiyorum ki, her gün kavga çıkan, cinayetlerin işlendiği, her köşede sarhoşların insanları rahatsız ettiği bir Fuar olsun..

Ama her köşesi Molla tipli sakallı, cüppeli tiplerle dolu bir Fuar da olmasın. Her köşesi, FETÖ’cülerin Amerika’daki çete elebaşının kitaplarını pazarladığı bir Fuar da olmasın… Bir genç kızla bir genç erkek Fuar’da el ele tutuşup dolaşıyorsa, Zabıta bunları ayırmasın.

15 Haziran’da yeni Fuar dönemi başlayacakmış.. İki tane aydın, genç Başkanımız var. Fatma Hanım, Tahir Bey’e gitsin. Otursunlar, konuşsunlar.

Her akşam AK Partililerin de, CHP’lilerin de gelip dolaştığı, kardeşçe selamlaştığı, sohbet ettiği, birlikte konserde şarkı söyleyip, birlikte tiyatro sanatçılarını ayakta alkışladığı bir Fuarımız olsun.

Sadece her fırsatta iktidarı alkışlayan sanatçılar değil, uygun fiyatlarda anlaşma olursa, “Her şey güzel olacak” diye mesaj atan sanatçılar da Güneş Sahnesi’ne gelebilsin. Eskisi gibi, 1970’lerdeki 80’lerdeki gibi bir Fuarımız olsun. Sivri sineksiz olsun, temiz olsun.. Hepimize, bu kentte yaşayan herkese hitap eden bir Fuarımız olsun…

Aman çok dikkat

aman çok sakin

Bugün heyecanlıyız. Bugün içimiz kıpır kıpır. Bu gece yastığa başımızı koyduğumuz zaman, Kocaelispor’umuzun 2’nci Lige bir adım daha yaklaştığını bilmenin huzuru ve sevinci ile içimiz dolu olsun diye bekliyoruz.

3-4 gün önce kendi evinde 1-0 yendiğimiz Çorumlu dostlarımızı, bu gece İzmit’te ağırlıyoruz. Elbette öndeyiz, avantajlıyız. Ama bu maçlar çok tehlikeli maçlardır.

Tribünlerde de çok dikkatli olmalıyız. Saha içinde de çok sakin ve dikkatli olmalıyız.

Elemeli maçlarda ilk maçın sonucu ne olursa olsun, ikinci maçların riski vardır. Bunu hiç unutmadan 90 dakikayı tamamlamalıyız.

Tribünler baştan sona tam destek vermeli. Sahadaki futbolcularımız ilk maçta olduğu gibi, sahaya hem yüreklerini, hem beyinlerini, hem ciğerlerini koymalı.

Hayırlısı ile şu maçı geçelim.

Sonra hep birlikte finale gideriz.

Fırınlarda pide tartışması

Halk Ekmek tesisi olan illerde 1 TL’ye Ramazan Pidesi satılıyor. Bizim burada 300 gram pide 2.50 TL, 500 gram pide 5 TL. Bu resmi fiyat… Ama pek çok fırıncı, 300 gram pideyi yapıyor, üzerine biraz yumurta sürüp, 3 tane susam atıyor: 6 TL diyorlar.

Tamam, İzmit’te pide güzel, kaliteli. Sıcak sıcak elinize aldığınızda tereyağını, Kars kaşarını içine koyup, yumulmamak için kendinizi zor tutuyorsunuz.

Ama kazıklanıyoruz. Haksız kazanç var. Kimsenin sesi çıkmıyor. Nerede küçük aileler için 2.50 TL’lik pide. Her yıl Ramazan ayında şehrimiz bu kazığı yemeye mecbur mu? Biliyorum, fırıncılar yine bana çok kızacak. Ama ortada haksızlık var. Haksız kazanç var. Kim bu gidişata dur diyecek?

DUVAR YAZISI

Bu akşam çok heyecanlıyız;

bu akşam Çorum’u geçip,

gelecek sezon 2’nci

Lig’de boy göstereceğiz.

Bu yazı toplam 1951 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.
5 Yorum