1. YAZARLAR

  2. Fatih Uraz

  3. HİÇ KİMSE O ADALELER BAYANA AİT DİYEMEZ
Fatih Uraz

Fatih Uraz

Yazarın Tüm Yazıları >

HİÇ KİMSE O ADALELER BAYANA AİT DİYEMEZ

A+A-

Kimi zaman bir fotoğraf karesi onlarca sayfa yazıdan, saatler süren konuşmadan daha etkilidir, aynen şimdi olduğu gibi.

Akıl ve vicdan penceresinden bakıldığında resimde görülen muhteşem kasların bir bayana ait olduğunu söylemek kolay değil! Kaldıki terminatörü andıran vücudun erkeğe ait olması bile tartışmaya açık zira öylesi gösterişli baldırların, heybetli pazuların olağan şartlar altında ortaya çıkması çok ama çok zordur!

Soğuk Savaşın hüküm sürdüğü yıllarda sporun cazibesinden azami ölçüde faydalanma arzusu devlet eliyle doping olgusunu yaratmıştı. Rejimlerin güçlü propagandaya duyduğu ihtiyaçsa yetenekli sporculara bilim ve teknolojinin sınırsız desteğini sunacaktı. Ve unutulmasın ki bu yardımlar isteğe bağlı değildi, sporcuların “hayır, istemiyorum!” diyebilme  şansı yoktu! Gerek can kaygısından gerek sportif başarının getireceği refahtan ötürü.

Madalya kolleksiyonculuğu yapmak güzelsede yasaklı maddelerin yan etkileriyle “sakal traşı olan kadınlar, iflas eden organlar, erken ölümler” gibi istenmeyen durumlar ortaya çıkmadı değil! Lâkin kimin haddineydi yüksek sesle şikayet!

Neylersiniz sıkı denetim ve son derece gelişmiş laboratuvarlar devreye girdikçe deyim yerindeyse “hırsızlık engellenemesede çalınan malın satışına set çekilecekti!”

Bu yüzden şimdilerde yüksek sesle “2005’den önce kırılan rekorlar geçerli sayılmasın” diye haykıran insanlara şaşılmamalı!

Düşünsenize 30-40 sene önce tesis edilen bazı dünya rekorlarının bırakın kırılmasını, yanına  yaklaşan dahi çıkmıyor. Marita Koch’un 1985’de 47.60 koştuğu 400 metre; Jarmila Kratochvilova’nın 1983’de 1.53.28 koştuğu 800 metre gibi!

Oysa 1928 Olimpiyatları bayanlar 800 metre finali her yönüyle ilginçliklere sahne olmuş ve değişik sonuçlar doğurmuştu. 22 atletin 6’sı yarışı terkederken, 4’ü hastanelik olmuştu ve   Almanya’ya olimpiyat tarihinin bayanlar ilk altın madalyasını 2.16.08 ile kazandıran Lina Radke aylarca kendine gelememişti.

İlk kez bir açılışta güvercinlerin uçurulduğu, olimpiyat meşalesinin yakıldığı Amsterdam’da ortaya çıkan vahim tablo yüzünden 800 metre yarışı bayanlar üzerinde fiziki ve ruhi çöküntüye yol açtı sanılarak 1960 Roma’ya kadar yasaklanacaktı.

Tartıda 55 kilo çeken Radke, talihe bakın takvimler 1945'i gösterirken madalyasını kaybedecekti.  Yok yok; kimse elinden almayacak, gerçekten kaybedecekti ve olimpiyat komitesi yenisini ancak 11 yıl sonra kendisine takdim edecekti.

Söylemesi ayıp aktif sporculuk dönemlerimizde tüm arkadaşlarımızdan daha fazla çalıştığımız gibi oldukça da kuvvetliydik. Amma velakin Kratochvilova gibi muhteşem adalelere sahip tek bir futbolcu dahi görmedi gözlerimiz. O vücudun çalışarak olacağına kimse ikna edemez bizi!

vvv34-001.jpg

Bu yazı toplam 716 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.