• BIST 106.843
  • Altın 142,689
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209
  • Kocaeli 28 °C

Hiç yeni otobüs görmedim

İsmet ÇİĞİT
Dün sabah, her zamanki gibi saat 07.15 itibariyle İzmit’te yollardaydım. Alikahya’dan D-100’ü kullanarak şehir merkezine geldim. Eski Garajlar’dan Hürriyet Caddesi’ne, buradan İstiklal Caddesi’ne girdim. Batı Trakya Börekçisi’nden iki tane mayasız poğaça alıp,  Cumhuriyet Caddesi’ne inerek  Cengiz Topel Caddesi-Perşembe Pazarı- Real arkası güzergahını kullanıp, gazeteye geldim..
Yaklaşık yarım saat, en az 5 kilometre-ki İzmit’in o saatlerde en kalabalık, en hareketli bölgesi-  araba ile caddelerdeydim. Dünden itibaren Büyükşehir Belediyesi’nin 250 yeni büyük otobüsü toplu taşıma hizmetine girecekti. Bir tane yeni otobüs görmedim. Yeşil minibüsler vızır vızır gidiyordu. Üstelik çoğu büyük oranda boştu. 
Bildiğim kadarıyla, dün sabah Büyükşehir Belediyesi’nin toplu taşımaya süreceği 250 büyük yeni otobüsün önemli bir kısmı-sanırım 90 kadarı- İzmit’te çalışacaktı. Ama ben bir tanesini bile ortalıkta görmedim. Tesadüf olabilir.  Ancak, yadırgadığımı belirtmek isterim.
*Bütün sistemi Büyükşehir işletemez
Büyükşehir Belediyesi toplu taşıma konusunda bir hamle yapmak istedi. Yeni satın alınan, modern, konforlu 250 büyük otobüsü Kocaeli’de seferlere koyacağını açıkladı. Ama minibüsçüler ayaklandı. “Bizim ekmeğimizi elimizden alıyorsunuz” dediler. Bu şehirde toplu taşıma sorunu olduğunu, halkın sıkıntı yaşadığını herkes biliyor. Ama minibüsçüler, kendi kazançlarından 5 kuruş gitsin istemiyorlar.
Günlerdir Büyükşehir Belediyesi ile, minibüsçüler arasında pazarlık yapılıyordu. Minibüsçüler, Büyükşehir otobüslerini kiralamak istediler. Olmadı. Bunun üzerine Büyükşehir Belediyesi’nin il genelinde çalışan bütün otobüsleri kiralaması gündeme gelmiş. Bu teklif prensipte kabul edilmiş.
Büyükşehir Belediyesi’nin, şehir içindeki bütün özel minibüsleri kiralaması modelinin hayata geçeceğini sanmıyorum. Dün de yazmıştım. Başkan Karaosmanoğlu, 2004 yılında göreve ilk başladığında toplu taşımayı tamamen özelleştirmek istiyordu. Şimdi 12 yıl sonra bu kentteki toplu taşımanın tamamının Büyükşehir sorumluluğuna geçmesi fikri nasıl hayata geçirilecek?.
Asıl konu şu; Büyükşehir minibüs başına kaç para kiralama bedeli ödeyecek.  Geçenlerde yazmıştım. İzmit şehir içinde çalışan minibüsçüler, günde ortalama  30 civarında 65 yaş üstü yolcuyu bedava taşımak zorunda kaldıklarından yakınıyor, bunun karşılığında devletin aylık 750 TL para ödemesini çok az buluyorlardı. Minibüsçüler, “Günde 30 tane 65 yaş üstü taşıyoruz. Bunun aylık bedeli en az 2 bin- 2.500 TL olmalı” diyorlar.
Şimdi, minibüslerin komple kiralanması gündemde. İl genelinde 2 binden fazla minibüs var. Her birine ayda kaç para örenecek?.. 5 bin mi?. 10 bin mi?.. Büyükşehir “Zarar ediyorum” diye Deniz ulaşımından çekildi. Kocaeli gibi nüfusu 2 milyona dayanmış bir kentte, yüzlerce hattaki toplu taşımayı nasıl yönetecek. Kooperatifler öyle böyle bir alt yapı oluşturmuşlardı. Araçlarını takip ediyor, gerekli yerlere yönlendirebiliyorlar. Bütün bunları, il genelinde Büyükşehir nasıl yapacak?.. Yaparsa, ayda kaç para  minibüslere kira olarak ödenecek?.. Bunun altından nasıl kalkılacak?.
Bu nedenle Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin il genelindeki bütün özel minibüsleri kiralayıp, il genelinde toplu taşıma sistemini yönetmesinin mantıklı olmayacağını düşünüyorum. Bu konuda anlaşma kolay sağlanamaz. Diyelim ki anlaşma sağlandı, bir ayın sonunda yeni ve daha büyük kavgalar çıkacaktır. Toplu taşıma sistemini düzeltip, halkın en önemli sorununu ortadan kaldırmaya, hiç değilse hafifletmeye çalışırken şehrin başına yeni çoraplar örülmesinden korkuyorum.
*CHP, toplanıp konuşabiliyormuş
Cengiz Sarıbay, il başkanı olduktan sonra ilk önemli başarısını gösterdi. Parti içindeki “Ağabeylik” kimliği ile, Sarıbay’ın aslında önemli avantajları var. Kuşkusuz 25 Aralık’taki il kongresinde yaşananlar, seçilmiş il başkanı olurken Cengiz Ağabey’in parti içindeki prestijini biraz törpülemişti.
Ancak geçen pazar günü sabahı yapılan toplantı, CHP’de çok uzun bir aradan sonra ilk oldu.
Doğrusu, bir pazar günü sabahı CHP örgüt yöneticisi 200’den fazla davetlinin Otel Asya’ya gelip, kahvaltıya katılmasını beklemiyordum. Büyük bölümü gelmişler. Bu toplantı, parti içinde herkesin eteklerindeki taşları döktüğü, karşılıklı birbiri ile hesaplaşıp rahatladığı bir toplantı olmadı. Ama CHP örgütlerinin bir disiplin içinde, bir pazar günü sabahı toplanması, birlikte kahvaltı yapması, ilçe örgütlerinin geçmiş seçim sonuçlarını yorumlayıp, önümüzdeki döneme yönelik çalışma programlarını açıklaması önemliydi.  CHP’nin pazar günkü çalıştayı bu açıdan amacına ulaşmıştır. Partiye yeni bir hareket, moral getireceği de kabul edilebilir.
Daha yapılması gereken çok şey var. Herkesin içini dökeceği, parti içinde herkesin birbirinin gözünün içine bakarak hesap sorabileceği “Danışma Meclisi” toplantısı yapılmalıdır. Partinin bugün örgütler dışında olan bütün önemli isimleri, eski yöneticileri bir araya toplanmalıdır. Çıksın Erenkaya, Sirmen, Güneş konuşsun. İl Başkanı, ilçe başkanları, bundan sonrasında izlenecek çalışma programlarını ortaya koysun. Mevcut üç milletvekili de bu toplantıya gelsin. Kendilerine yönelik eleştirileri dinlesinler, yanıt versinler. Gerekirse kavga etsinler. İçlerinde hiçbir şey kalmayacak şekilde birbirlerine her şeyi söylesinler. Hepsi, CHP sayesinde bu kentte bir yere gelmiş, milletvekilliği, belediye başkanlığı yapmış insanlar. Bir daha hiçbir koşulda partilerine ihanet etmeyeceklerine dair yemin etsinler. 
İlimizde CHP’nin son 15 yılın gerçekleriyle, parti içindeki ihanetler, parti içindeki entrikalar, karşılıklı yapılmış büyük hatalarla yüzleşmesi gerekiyor. Örgüt yöneticilerini bir pazar günü sabah kahvaltısında bir araya getirmek de güzel ama, asıl bunu yapmak, biran önce yapmak lazım. 

*Dört büyüklerden biri Diyarbakır’a gidecek 
Ziraat Türkiye Kupası maçları bu sezon çok zevkli geçiyor. Alt liglerden küçük takımlar, Süper Lig takımlarına kafa tutuyorlar. Bu sezon Ziraat Türkiye Kupası’nın flaş takımı ise, hiç kuşkusuz Amedspor oldu.
Amedspor, Diyarbakır Büyükşehir Belediyespor takımının yeni ismi. İlk turları kolay geçtiler. 4’lü grupta çok başarılı oldular. Son 16 turunda Bursaspor ile eşleştiler. Aslında Diyarbakır ile Bursa arasında geçmiş yıllarda yaşanmış çok tatsız olaylar vardı. Bu maçın gergin geçeceği biliniyordu. Pazar günü evde,  Amedspor-Bursa maçını izledim. Kupa maçları açık kanaldan yayınlanıyor.
Bursaspor Süper Ligin en güçlü takımlarından biri. Üstelik ligde iddiasını kaybetti. Kupa’da önemli favorilerden biri gösteriliyordu ve hiç kuşkusuz 3 ncü Lig temsilcisi Amedspor önünde de favoriydi. Ama Diyarbakır temsilcisi müthiş top oynadı. 2-0 öne geçti.  4-5 yapabilirdi. Maçı 2-1 kazanıp, Kupa’da çeyrek finale, son 8’e kaldı.
Çeyrek final maçları gitti-geldili oynanacak. Kuralar önümüzdeki günlerde çekilecek. Bu yazı yazılırken Beşiktaş, G.Saray, F.Bahçe turu geçip, son 8’e kalmıştı. Büyük olasılıkla dün akşam Trabzon’un da turu geçmesi bekleniyordu. 
Kupa’da çeyrek final kuraları çekilirken, 8 takım ikiye ayrılacak. Güçlü olan 4 takımla, daha az güçlü gözüken 4 takım bölünecekler. Yani, kura sonunda bir güçlü takım ile, bir daha az güçlü takım eşleşecek. Bu durumda, çok büyük olasılıkla futbolumuzun 4 büyük takımından biri, Amedspor ile maç yapmak üzere, bir bölümünde sokağa çıkma yasağı ve terörün devam ettiği Diyarbakır’a gidecekler. Şu sıralar Diyarbakır için en büyük moral, Amedspor’un 3 ncü Ligden gelip, Kupa’da çeyrek finale yükselmesi. Umalım ki, Diyarbakır’da oynanacak çeyrek final maçı dostluk ve barış için yeni bir adım olsun. Türkiye, Diyarbakır’dan güzel görüntüler izleme fırsatını da bulsun..
Olacak iş değil ya; düşünsenize Amedspor çeyrek finalde de rakibini eliyor. Türk futbolu, belki de Türkiye’de artık herkesin çok istediği toplumsal barışın sağlanmasında önemli bir rol üstlenmiş olmaz mı?
*Tarihe geçen rekor: 9’da 9
Yıllar sonra yeniden, Kocaelisporlu olmanın hazzını, onurunu yaşıyoruz. Üst üste alt kümelere düştük. Yıllarca, çıktığımız maçlarda rakiplerden bol bol gol yedik, aciz kaldık, ezildik. 
Bu günlerin geri geleceğini elbette biliyor, zaten bu umutla yaşıyorduk. Kocaelispor bu sezon BAL 12 nci Grupta önüne geleni deviriyor, uzak ara şampiyonluğa gidiyor. 
1966’da kurulan Kocaelispor, bu yıl 50 nci yaşını kutluyor. Yeşil-Siyahlı takım, 50 yıllık tarihinin “Üst üste maç kazanma” rekorunu da bu sezon kurdu. 50 nci yıl Kocaelispor tarihinde, “Üst üste 9 maçın kazanıldığı” unutulmaz bir sezon olarak yerini alacak. Kocaelispor geçen pazar günü de İstanbul’da Çengelköy’ü 3-0 yendi,  artık gruptan 1 nci olarak Play-Off’a çıkmayı neredeyse garantiledi. Fikstür gereği takımımız bu hafta dinlenecek. Ama zaten arkadan gelenlerden korkumuz yok. 14 ncü hafta sonu itibariyle, en yakın rakibimizden 13 puan ilerideyiz. Üst üste lig maçı kazanma rekorumuz şimdilik 9’da 9 ama; bu rekorun önümüzdeki haftalarda daha da ilerleyeceğine inanıyoruz. Takımın gücünü bilenler, Kocaelispor’un sezon sonuna kadar bütün maçlarını kazanmasını ve eşi benzeri olmayan bir rekora ulaşmasını bekliyorlar.
Biliyorsunuz, Türk futbolu tepeden tırnağa batık. Şimdi Kocaelispor yeniden 3 ncü Lige yükselmeye yaklaşmışken, “Hele takım 3 ncü Lige çıksın, borçları yüzünden puanları nasıl silinecek görürsünüz” diye el ovuşturanlar var. Eski borçlar yüzünden puanımız silinecekse, keşki şimdi silseler. Nasıl olsa 13 puan öndeyiz. UEFA mı silecek, Türkiye Futbol Federasyonu mu silecek. Silsinler bu sezon bizim 10 -12 puanımızı ödeyelim borçlarımızı. Nasıl olsa bu sezon biz şampiyonluğu artık garantiledik sayılır.. Gelecek sezon da 3 ncü Ligde yeniden yarışa başlarken borcumuz falan kalmamış olsun.
Kocaelispor’a alternatif olarak kurulan ve 2 yıl içinde Süper Lige çıkacağı umut edilen Birlikspor’a gelince. Geçen hafta da teklediler. Allah yollarını açık etsin ama, görülen gerçek var. Birlikspor’dan “Cacık” olmaz. Hele devran dönsün, bu ülkede, bu kentte bir hesap sorma dönemi başlasın; Birlikspor tarihi de öyle yazılacak ki, ağzınız açık kalacak.
*Bakan da şikayet ederse 
Konu yine ekmek zammı. Malum, Türkiye’de ekmek zammının fitili ilimizde yakıldı. 250 Gramlık ekmek, 1 TL’den 1.25 TL’ye çıkartıldı. Daha sonra İstanbul’da, başka bazı illerde de ekmek fiyatına zam geldi. 
Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik, geçen gün milletin gözünün içine baka baka konuşuyor:
“Bir ekmeğin maliyeti 48 kuruş Buğday fiyatı artmamış. Un fiyatı artmamış. Yüzde 33 oranında zammın hiçbir gerekçesi yok” diyor. 
Bakan, ekmek zammının haksız olduğunu açık açık söylüyor, “Ama biz müdahale edemeyiz” diyor.
İyi de vatandaşın hakkını kim savunucak. Bir ülkede halkın en temel gıda maddesi olan ekmeğe haksız zam yapılıyorsa, maliyeti 48 kuruş olan ekmek 1.25 TL’den satılıyorsa, halkın haklarını kim savunup, koruyacak. 
Bakan Çelik, et fiyatlarındaki hızlı yükselişin de haksız ve dayanaksız olduğunu söylüyor. “İstemiyoruz ama, gerekirse, et ithal edeceğiz” diyor. 
Ekmeğe haksız zam yapılıyor. Et fiyatları haksız biçimde yükseltiliyor. Vatandaş bağırıyor, Bakan bağırıyor.  İyi de bu ülkede vatandaşa yapılan haksızlıkları kim  engelleyecek?. Vatandaşı kim koruyup, kollayacak?
Bu yazı toplam 613 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 2
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÖNE ÇIKAN MARKALARIMIZ
    • TUANA EVLERİ 3. ETAP
    • TUANA EVLERİ 2. ETAP'TA YÜZDE 5 İNDİRİM
    • ROMATEM Kocaeli Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi
    • Özgür Kocaeli mobil uygulamamız yayında
    1/20
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Özgür Kocaeli | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0262 331 11 11 Faks : 0262 321 21 37