1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. Hiçbir şeyi kaçırmadınız
Hiçbir şeyi kaçırmadınız

Hiçbir şeyi kaçırmadınız

Uzun bayram tatili 26 Ağustos Cuma günü başladı. Dün, yani 5 Eylül Pazartesi günü bitti. Bu uzun tatili fırsat bilip Ege'ye, Akdeniz'e gidip yazın son günlerinin tadını çıkartanlar vardı. Yurt dışında

A+A-

Uzun bayram tatili 26 Ağustos Cuma günü başladı. Dün, yani 5 Eylül Pazartesi günü bitti. Bu uzun tatili fırsat bilip Ege'ye, Akdeniz'e gidip yazın son günlerinin tadını çıkartanlar vardı. Yurt dışında tatil yapanlar vardı. Memleketlerine, Türkiye'nin dört bir yanındaki dostlarına gidenler vardı.

Tatile gidip de dönenlerden duydum. Çok sıkıntılar çekilmiş. Yollar kalabalık, oteller, tatil köyleri tıklım tıklım doluymuş. Tatile dinlenmek için gidenler, hem çok para harcamış, hem yorulup dönmüş.

Uzun tatil boyunca, bu sütunlar boş kaldı. Ben yazmadım. Ama hep İzmit'teydim. Gürültüsüzdü, sakindi. Trafik derdi yoktu. Otopark sorunu hiç olmadı. Tatilin ilk günlerinde değerli hekim Şefik Postalcıoğlu'nun ani kaybını üzüntüyle öğrendik. Başka da kaygı verici bir olay, sıkıntı yaratan bir konu olmadı.

Kısacası şehir bıraktığınız yerden devam ediyor. Benim sütun da öyle.

Kuş pislikleri çok kötü kokuyor

İzmit'in ciddi sıkıntılarından biri, şehir merkezindeki çınarlara yerleşen kuşlar. Bu çınar ağaçlarında ben bildim bileli çok sayıda karga vardı. Onlar da ciddi sıkıntı yaratırdı. Ama kargalar günün belli saatlerinde toplaşır, gürültü yapar, dışkı salardı. Son yıllarda çınar ağaçlarında sayısı giderek artan sığırcık kuşları ise öyle değil. Gün boyu faaliyet hâlindeler. Üstelik sığırcık dışkısı inanılmaz pis bir koku yayıyor…

Henüz havalar da sıcak, yerde bir süre kalınca sığırcık dışkısının yaydığı koku daha da ağırlaşıyor…

Hemen her gece görüyorum. Ekipler tazyikli su ile bu pislikleri temizlemeye çalışıyor. Ama sonuç alınamıyor. Yenicuma Camii ile Leyla Atakan Caddesi arasında kalan bölgede sıkıntı her geçen gün artıyor…

Bu kuşları zehirleyelim, yok edelim diyecek hâlimiz yok. Onlar da doğanın dengesi. Ama bu kuş pisliği konusunu şehrin önemli bir sorunu olarak tespit etmek gerekiyor. Pislikleri temizlemek için deterjan kullanılabilir, özel bir kimyasal madde arayışlarına girilebilir. Kuş sayısının da artık daha fazla artmaması, tek bir bölgeye değil de kent geneline yayılması için önlemler geliştirilebilir…

Başkan'ın önerisi mutlaka tartışılmalı

Balık av yasağı bayram tatili içinde sona erdi. Türkiye tatile çıkarken, balıkçılar bayramın ikinci günü gecesinden itibaren denize açılıp, zor koşullarda çalışmaya başladılar.

Bu günlerde Büyükşehir Belediye Başkanı Karaosmanoğlu'dan önemli bir projenin çağrısı yapıldı. Başkan “Eskihisar ile Hersek'i birleştiren bir çizgi çekip bu çizginin doğusunda yani İzmit Körfezi'nin tamamında profesyonel balık avını yasaklayalım” dedi.

Halen Körfez’de Tütünçiftlik ile Gölcük arasında çekilen bir hattın doğusunda büyük teknelerle profesyonel balık avı yasak. Bu uygulamanın bile faydası görüldü. Bizim ilimizin balıkçıları zaten İzmit Körfezi'nde avlanmıyorlar. Ama balık sezonunun ilerleyen dönemlerinde bazı büyük teknelerin geceleri trolle Körfez'in dibini taradıkları biliniyor.

Başkan Karaosmanoğlu'nun önerisi bu açıdan önemli. Başkan “İzmit Körfezi'nde balık avını sadece amatörlere bırakabiliriz. Birkaç yıl içinde Körfez yeniden akvaryum hâline gelebilir” diyor.

Çok doğru, mantıklı bir öneri… İzmit Körfezi'nde profesyonel balıkçılık engellenirse, sandalla denize açılan, sahilden kamışla olta atan amatörler evlerine götürecek kadar balık yakalayacaktır. Eminim birkaç yıl içinde Körfez'de lüfer dahil, değerli pek çok balık yeniden çoğalacaktır. İzmit Körfezi'nin bu hâliyle profesyonel balıkçılar için zaten önemli bir ekonomik değeri yok. Hiç değilse amatör balıkçılık özendirilir ve geliştirilirse, bundan çok fazla insan yararlanabilir.

Oturan Baykal'dan, dolaşan Kılıçdaroğlu'na

CHP, Deniz Baykal'ın genel başkanlığında yıllarca “Ana muhalefet” partisi olarak Meclis'te ve Türkiye siyasetinde önemli yer tuttu. Ancak Baykal döneminde CHP, Ankara'da oturan, halkın ayağına hiç gitmeyen bir parti görünümündeydi. Baykal, haftada bir kez TBMM'de partisinin grup toplantısında kürsüye çıkıp uzun bir konuşma yapar ya da Meclis'teki önemli oturumlarda iktidarı eleştirip, ülkeye televizyondan seslenirdi. Yeni Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu öyle değil. Üşenmiyor, korkmuyor... Kılıçdaroğlu uzun bayram tatilinde kalktı Somali'ye gitti. Sonra Türkiye'nin terörle boğuşan bölgesindeki sınır karakollarını ziyaret etti. Aktütün'de askerle birlikte yemek yedi. Onlarla bayramlaştı, konuştu.

Ana Muhalefet liderinin yurtiçi gezileri, temasları Başbakan'ın temasları kadar basında geniş yer tutmuyor. Ama basına ve kamuoyuna yansıyan kadarı bile yeterli. Artık halk, ayağına üşenmeyen, gezen, dolaşan, Ankara'da oturup, ahkam kesmek yerine her yere gidip, olayları yerinde takip eden bir CHP Genel Başkanı görüyor. Kılıçdaroğlu'nun bu performansı orta ve uzun vadede CHP'ye siyaseten önemli katkı sağlayacaktır.

Bu haber toplam 995 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.