• BIST 83.243
  • Altın 149,216
  • Dolar 3,8261
  • Euro 4,1052
  • Kocaeli 3 °C

Hülagü Hocam çok dolmuş

İsmet ÇİĞİT
KOÜ Rektörü Prof.Dr.Sadettin Hülagü ile dostluğumuz yıllar öncesine dayanır. Özellikle rahmetli büyüğümüz Cevat Çetin’in hastalığı sırasında çok iyiliğini gördük. Özel bir insandır. Kendi alanında sadece Türkiye’nin değil, dünyanın en önemli uzmanlarından biridir. 
Siyasete bakışı, “Milliyetçi Muhafazakar” çizgidedir. Yaptığı işte o denli başarılı, o denli özel bir insandır ki, siyasete bulaşmaya hiç ihtiyaç duymamıştır. 2014 yılının son baharında KOÜ rektörlüğü için seçim dönemine girildiğinde,  o dönemdeki rektör Prof.Dr.Sezer Komsuoğlu’nun 2 dönemlik(8 yıl) süresi dolduğundan, yeni bir Rektör  bulunması gerekiyordu. O dönemlerde Başbakan olan Recep Tayyip Erdoğan’ın sindirim sistemi ile ilgili rahatsızlığı sırasında da devlet  o alandaki en iyi hekim olan Prof.Dr.Sadettin Hülagü’yü buldu. Hülagü Hocam, Erdoğan’ın tedavisini üstlendi. Ameliyatlarına girdi. Aslında kendisine yeni muyenehane açmıştı. Rektör adayı olmak aklının ucundan bile geçmiyordu. Ama artık aile dostu haline gelen, bizzat evini ziyaret eden günümüzün Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, KOÜ’nün Rektörlüğüne aday olmasını istedi. 
Önceki gün Rektör Prof.Dr.Hülagü ile, yaklaşık 2 saat sohbet imkanı bulduk. Rektörlük seçimi öncesinde de kendisiyle uzun bir röportaj yapmıştım. Geçen günkü görüşmemizde anlattı. Recep Tayyip Erdoğan Prof.Hülagü’ye “Rektör adayı ol” dediği zaman, şunu da söylemiş:
“-Sen aday ol. İsmin önüme gelsin. Seçimde 10 oy alsan bile, seni Rektör atayacağım.” 
Cumhurbaşkanı’nın bu sözü, seçim döneminde Hülagü Hoca’nın sorumluluğunu arttırmıştı. Bana şöyle dedi:
“-Cumhurbaşkanına sonsuz saygım ve sevgim var. Dilediğim zaman ulaşabiliyorum. Ama o dönemde de kendisine açıkça söyledim. Kocaeli Üniversitesi farklı bir üniversite. Ben düşük oy alırsam, Rektörlük görevini kabul etmem. Zaten o durumda rektörlük yapamam dedim.” 
Nitekim Prof.Dr.Sadettin Hülagü, 2014 yılı sonbaharında okul içinde yapılan seçimden uzak ara birinci çıktı. Rektör atanmasına kimsenin söyleyecek sözü kalmamıştı. Üstelik, seçim sürecinde çok yıpratıldı.  Kimileri “Paralelci” dedi. Hiç kimse hekimliğine, insanlığına laf söyleyemiyordu ama, siyaseten hakkında çok çeşitli ve yalan söylentiler çıkartıldı. Buna rağmen, Prof.Hülagü seçimi uzak ara birinci bitirdi, Cumhurbaşkanı tarafından atandı, 1 Aralık 2014 tarihi itibariyle, yani neredeyse bir yıl önce KOÜ Rektörlüğü görevine başladı. 
8 yıl merhum Baki Komsuoğlu, 8 yıl Sezer Komsuoğlu dönemi yaşanmış, KOÜ 16 yıl aynı ekip tarafından yönetilmişti. Sadettin Hoca, görevde olduğu 1 yıl 1 aylık süre içinde neredeyse hiç konuşmadı. Yerel basında KOÜ Rektörüne özel ve kişisel hırsı bulunan kimileri tarafından çok acımasızca suçlandı, yine sesini çıkartmadı.
Ama önceki gün anladım ki, Hülagü Hoca çok dolmuş. İçini bana boşalttı. 

*BİR YILDA 100 MİLYON TL KATKI 
Prof.Dr.Hülagü ile gerçekten çok samimi bir sohbet yaptık. Hala Cumhurbaşkanı Erdoğan ile sürekli görüşüyor. Geçen akşam evinde televizyonda  “Ertuğrul” dizisini izlerken telefonu çalmış. Karşısında Cumhurbaşkanı, “Hoca Üniversitenin hesabına 60 milyon TL yattı” demiş. Rektör, “Ertesi sabah gider gitmez hesaplara baktım. Gerçekten 60 milyon TL hesaba yatmış. Tıp Fakültesinin borçları vardı. Bunları kapatıyoruz. İlaçlarımızı alıyoruz. Bu Cumhurbaşkanımızın tek katkısı değil.  5-6 ay önce de 25 milyon TL gelmişti. Şimdi son olarak yeni poliklinik binası için 15 milyon TL geldi. Bir yılda 100 milyon TL KOÜ’ye sıcak para girdi. Bu Cumhurbaşkanımızın sayesindedir.” 
KOÜ’ye gelen son 15 milyon TL ile, mevcut Tıp Fakültesi Hastanesi binasının yanındaki alanda 5 katlı bina inşa edilecek. Hülagü Hoca bu yeni binayı anlatırken bile heyecanlanıyor:
“-Mükemmel bir bina yapacağız. Yer altında otoparkı olacak. Hasta otoparktan sedye ile asansöre konup, polikliniğe çıkacak. Poliklinik bölümlerinde hastalara hizmet verilen bölümlerde bütün sıkıntılar ortadan kalkacak. Tıp Fakültesi çok daha güzel hizmet verecek”
Bu arada KOÜ Umuttepe Yerleşkesi bölgesindeki trafik sorunu için de çözümler getiriliyor. Hoca, Büyükşehir Belediyesi’nin bölgede bir yaya köprüsü yapacağını, minibüs duraklarının mevcut yerden kalkacağını, yerleşke çıkış ve girişinin yeniden düzenleneceğini, yolların genişletileceğini anlattı.

*HER KONUDA İLERİ GİDİYORUZ
Rektör Prof.Dr. Sadettin Hülagü bana gelirken Üniversite ile ilgili bütün grafiklerin de son durumunu hazırlatmış. Önüme kalın bir dosya koydu. Akademik kariyerle ilgili bütün değerlendirmelerin grafiğinin geçen yıla göre yükseldiğini gösterdi. KOÜ’nün son bir yıldaki bütün harcamaları ile ilgili tabloları önüme koydu. Bütün göstergeler, geçen yıldan ve önceki yıllardan işlerin çok daha iyi yürüdüğünü gösteriyor. Sadettin hoca gelinen noktayı da yeterli görmüyor, çok daha iyi olacağını da söylüyor. KOÜ’de yeni kadrolar açılmış. Bu kadrolara kimsenin torpille gelemeyeceğini belirtti. Personel için yükselme sınavı açtırmış. Ankara Üniversitesi’nde yapılacak bu sınavın sonuçlarına göre terfi edecek, daha üst görevlere getirilecek personel belirlenecek. “KOÜ’de benim dönemimde kimse torpille bir yere gelemeyecek. Hak edenler gelecek” dedi.
Hakkında pekçok şey yazılıp çiziliyor. Rektör, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yakın, çok yakın bir insan. Muhafazakar yapısı var. Ama işini yaparken torpilin geçmeyeceğini anlattı. Örnek olarak şunu söyledi:
“-Benim için bir insan bu vatanı, bu milleti sevsin, bölücü olmasın yeter. Irkına, inancına, siyasi görüşüne bakmam. Bir hocamız var. Solcudur. Ama yönetmeliğimize göre,  lojman alma hakkına sahip. İmzaladım, lojman tahsis ettirdim. Benim için PKK’lı hocaya lojman verdi diye manşet attılar. Bunlara üzülüyorum.” 

*ÖĞRENCİLERLE TOPLANTI 
Rektör Prof.Dr.Sadettin Hülagü, KOÜ’de kendi döneminde herşeyin demokratik yaklaşımla çözülmesini istiyor. Yeni bir tartışma başlamıştı. KOÜ, gelecek eğitim yılından itibaren bütünleme sınavlarını kaldırıp, yaz okulu kurmayı kararlaştırmıştı. Öğrenciler itiraz ettiler. Prof.Hülagü bu konudaki gerçekleri de tablolar ile önüme koydu. Yaz Okulu’nda en pahalı bölüm Mühendislik Fakültesi. Burada yaz okuluna gitmek zorunda kalan bir öğrencinin ödeyeceği dönemlik para 90 TL. Özel okullarda bu fiyatın çok yüksek olduğunu söyledi. “Yaz okulu, kent için, Üniversite için, bölge esnafı için çok faydalı bir proje. Ama hocalar da öğrenciler de istemiyor. Ben kendi başıma karar vermem. Herkesi dinleyecek, son kararı öyle vereceğim” dedi. Dün KOÜ’deki bütün fakülte ve yüksekokulların öğrenci temsilcileri ile kahvaltıda buluşup, bu konuya son kararını verecekti.

*“BENİM YOĞUN BAKIM YATAĞIM YOK”
Rektörden Tıp Fakültesi ile ilgili yeni müjdeler de aldım. Örneğin, Yoğun Bakım’a 6 yeni yatak ilave ediliyor. KOÜ Tıp Fakültesinde kanser hastalarının tedavisinde gerekli olan Radyoloji cihazı özel sektör tarafından işletiliyormuş. Günde 80 kadar hastaya hizmet veriliyormuş. Son buluşmasında Cumhurbaşkanı’na Radyoloji cihazı sıkıntısını aktarmış. Rektör şunları söyledi:
“-Ertesi gün Sağlık Bakanlığından aradılar. 3 milyon Dolar değerinde, yepyeni bir Radyoloji cihazı bizim için alınmış. Yakında monte edilecek. Özel sektör sınırlı sürede cihazını çalıştırıyor, günde 80 kadar hasta yararlanabiliyordu. Biz kendi cihazımızı 24 saat kullanacağız. Radyoloji cihazından yararlanan  hasta sayısı artacak”
Rektör Prof.Hülagü, yoğun bakım yatağı konusundaki bir anısını da şöyle anlattı:
“-Yoğun bakım yatağı konusu ilimizin genel bir sorunu. Eskiden Rektörün boş tuttuğu, kontenjan olarak ayırdığı yatak varmış. Ben,  ihtiyaç sahibi herkesin yoğun bakıma alınması talimatını verdim. Benim yatak kontenjanım yok. Biri yaralanmış, yoğun bakım yatağı ihtiyacı olmuşsa, nasıl bir yatağı boş tutabilirim?. Bir üst düzey siyasi yetkili aradı. Bir yakını için yoğun bakım yatağı istedi. Bütün yatakların dolu olduğunu söyledim. Yapacak bir şeyim yoktu. Muhatabım, (Hocam ben eskiden Rektör’den ne zaman yoğun bakım yatağı istesem hemen bulurdum. Şimdi neden böyle) diye sordu. Ben de artık böyle olduğunu söyledim. Bana küstü, konuşmuyor. “
KOÜ’nün çok değerli bir Rektörü var. Hala, hastalarına da bizzat giriyor, geceleri geç saatlere kadar mesleğini yapıyor.  Birinci 4 yıllık dönemin sonunda yeniden üniversite kabul ederse, ikinci 4 yılı da Rektör olarak geçirmek istiyor. Sonrası zaten yok. Prof.Dr.Hülagü’nün “KOÜ Rektörü” sıfatına ihtiyacı yok. O kendi alanında çok önemli bir hekim. Ama KOÜ’nün Prof.Dr.Hülagü’ye ihtiyacı var. Bu dönemde Cumhurbaşkanına bu kadar yakın bir Rektörün bulunması, KOÜ ve ilimiz için de bir şanstır diye düşünüyorum.


*İyi konuştun da Kemal Abi
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu Salı günü, partisinin Meclis grup toplantısında konuştu. 
Salonda  son seçimlerde kendi eliyle seçip (en azından bizim ilimizden gidenler öyle) oraya getirdiği milletvekilleri,  kendisini destekleyen örgütlerden gelen amigo partililer.. 
Kılıçdaroğlu, kendisi açısından dikensiz gül bahçesinde esti, üfürdü. Cumhurbaşkanına, hükümete, MHP ve HDP’e gider yaptı. Özgürlükten, demokrasiden, insan haklarından bahsetti. Türkiye’nin sorunlarını anlattı, iktidarı suçladı. 
Söylediklerinin büyük bölümüne katılmamak mümkün değil. Ama Kılıçdaroğlu’nun başında bulunduğu CHP için ne demeli. Bizim önümüzde daha geçen pazar günü yapılmış bir il kongresi var. Neresinden baksanız, rezalet bir kongre. İlçelerden seçilmiş delegelerin yarısı katılmamış. Tek listeli seçime gidilmiş,  çarşaf liste yöntemine izin verilmemiş. 4 tane kocaman ilçe, kongre sonunda kurultayda temsil edilmemiş. Partideki tek seçicilerin sözünü dinlemeyen herkes kenara itilmiş. İl başkanı,  toplam delegenin yaklaşık yarısının oyu ile seçilmiş. Partideki tek seçiciler, tüzükteki “Yüzde 30 kadın kotasını” uygularken bile hata yapmışlar. Kılıçdaroğlu’nun çok değer verdiği, çok önemsediği milletvekili, kendisinden önce CHP’de milletvekilliği yapmış herkesi dışlamış, suçlamış. 
Burada parti, iki büyük seçimde  ön seçim yapılmadığı, il kongresinde asgari demokrasi kulları uygulanmadığı, partideki tek seçicilerin gıcık kaptığı ilçeler tamamen dışlandığı için yerle bir olmuş.. 
Kılıçdaroğlu, Ankara’da Meclis grubunda, kendi seçtiği şakşakçı partililer önünde hükümeti eleştiriyor. Kim dinler, kim inanır.
*Erenkaya hırsından ağlıyordu 
Geçen pazar günü yapılan CHP il kongresinin ardından, geride kalan 3 günlük süre içinde kaç CHP’liyle ne kadar konuştuğumu size anlatamam. Adeta ağlama duvarına döndüm. Her fırsatta bu sütunlarda çok açık biçimde Hurşit Güneş’e, Yalçın Kuşkan’a güvendiğimi belirtiyorum ya, özellikle CHP’deki son il kongresinden rahatsız olan, şikayetçi olan muhalifler de beni adeta ağlama duvarı yaptılar.
Son olarak önceki gün Hikmet Erenkaya aradı. Öylesine dolmuş, öylesine hırslanmış ki, sesi sık sık düğümlendi. Belli, hırsından telefonun öbür ucunda ağlıyordu. Hikmet Erenkaya’nın benim de eleştirdiğim çeşitli yanlışları, tuhaf tavırları vardır. Ama iyi siyasetçidir. Bu kente, CHP’ye hizmetleri olmuştur. Üstelik, kim ne derse desin, bu kentte CHP örgütü içinde önemli yeri vardır. 
Erenkaya en çok kongrenin sonlarında Haydar Akar’ın kendisinden önceki milletvekillerini eleştiren sözlerine bozulmuş. Dedi ki;
“-İsmet, orada Akar’ın suçladığı tek insan ben değildim. Sefa Sirmen, Hurşit Güneş, bütün eski milletvekilleri suçlandı. Hiç biri sesini çıkartmadı. Sefa Bey, birkaç ay önce hakkında her şeyi söylediği Haydar Akar ile şimdi birlikte siyaseti içine sindiriyor. Ben bu partide en çok buna üzülüyorum.”
Erenkaya, il kongresinde bazı ilçe başkanlarının kurultay delegesi yapılmamasını da sert dille eleştiriyor. “İl başkanı, çarşaf liste oylamasında kendileri ile aynı yönde oy kullanmayan bir kadın delegeyi kurultay delegeliğinden çizdiğini söylüyor. Böyle parti olur mu?” diye isyan etti.
Erenkaya’nın parti yöneticilerine bir de önerisi var. Şöyle konuştu:
“-Benim artık CHP’de hiçbir görev talebim yok. Bu partide her kademede görev yaptım. Kendim için bir şey istemiyorum. Ama bu şehre yazık, ülkeye yazık. CHP’nin bu hallere düşmemesi lazım. AKP ayda bir danışma meclisi toplantıları düzenliyor. Ben ayda biri, senede biri geçtim. Beş yılda bir yapalım.  Oturalım 15-20 kişi, kapıları kapatalım. 1989-2004 dönemini; 2004-2011 dönemini; 2011-2015 dönemini tartışalım. Kendi kabahatlerimizi de ortaya koyalım. Her şeyi konuşalım. Kocaeli’de CHP ile AKP’nin arası artık kapatılamayacak şekilde açıldı. Hepimizin suçu var. Oturup bunları konuşalım. Bundan sonra partiyi nasıl kucaklarız, bunu tartışalım. “
Ne dersiniz, CHP’nin yeni il başkanı Sayın Sarıbay bu kadar hadiseden sonra bir Danışma Kurulu toplantısı yapar mı?
*Okulların temeli Nisanda atılacakmış 
Geçen gün bu sütunlada aylar önce yıkılan İzmit Yenimahalle’deki eski C Tipi Cezaevi’nden boşalan 18 dönümlük alanda Nuh Çimento’nun yaptıracağı yeni eğitim kompleksi inşaatının neden başlamadığını, ne zaman başlayacağını sormuştum.
Geçen ağustos ayının başında Kocaeli Valiliği ile Nuh Çimento arasında bu arazide yapılacak okullarla ilgili protokol imzalanmıştı. Nuh Çimento’nun ilimizde yaptırdığı 7 büyük okul projesi var. Onlar söz verdilerle mutlaka yaparlar. Bundan kuşkum yok. Ama bizim ilimizde işler çok yavaş gidiyor, unutuluyor, ben işin bu tarafındayım. 
Söz konusu yazım üzerine açıklama geldi. Halen zemin etüt çalışmaları ve proje çalışmaları devam ediyormuş. Buradaki 18 dönümlük alanda iki büyük lise binası, ikisinin ortak kullanacağı bir spor salonu inşa edilecek. Okullar bitince, İzmit Kız Meslek Lisesi, İzmit Lisesi ve Gazi Lisesi buraya taşınacak. Yaklaşık 15 milyon TL’lik bir iş.
Yetkililer “Okulların temeli önümüzdeki nisan ayında atılacak” diyorlar. Nisan ayında temel atılacak, bu okullar 2016-2017 ders yılına, yani önümüzdeki eylül ayına yetişecekmiş. O arazide Nuh Çimento’nun en mükemmel okulları inşa edeceğinden hiç kuşkum yok. Ama varsa kendisine güvenen bahse girelim. O inşaatlar nisan ayında başlarsa, eylülde yeni ders yılının açılışına yetişmez. Hatta önümüzdeki ders yılının ikinci yarısına bile yetişmez. Zaten cezaevini yıkmakta yıllarca geciktik. Yıkmadan önce projeleri hazırlamış olsak da, hemen yıktıktan sonra okulların inşaatına başlasak fena mı olurdu?
Bu yazı toplam 629 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Özgür Kocaeli | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0262 331 11 11 Faks : 0262 321 21 37