1. HABERLER

  2. SPOR

  3. İbrahim Üzülmez böyle gönderilmeyi hak etmedi
İbrahim Üzülmez böyle gönderilmeyi hak etmedi

İbrahim Üzülmez böyle gönderilmeyi hak etmedi

1992 yılıydı. Özgür Kocaeli ile Görkemspor Mağazası birlikte çok güzel bir projeyi hayata geçirerek, amatör kümenin elit futbolcularından oluşan Amatör Karma’yı oluşturduk. Amacımız ilimizi

A+A-

1992 yılıydı. Özgür Kocaeli ile Görkemspor Mağazası birlikte çok güzel bir projeyi hayata geçirerek,  amatör kümenin elit futbolcularından oluşan Amatör Karma’yı oluşturduk. Amacımız ilimizin yeteneklerini vitrine çıkartmak, Türk futboluna kazandırmaktı. Futbolcu seçimlerini işin uzmanı olarak gördüğümüz Kayhan Çubuklu ile Uğur Uludağ’a bıraktık. İl içinde ve dışında hazırlık maçları bağlantıları kurduk. Gönen doğumlu olan Mustafa Çulcu’nun araya girmesiyle O dönem 3. Lig’de oynanan Gönenspor’dan davet aldık. Gönen’e gidip Gönenspor ile maç oynadık. Gönensporlu yönetici ve teknik adamlar, Amatör Karmamızdaki yeteneklere hayran kaldılar ve maç biter bitmez 7-8’tanesine transfer teklifinde bulundular. İçlerinde İbrahim Üzülmez de vardı. İlimiz amatör kümesinde Köy Hizmetlerispor’da futbola başlayan İbrahim Üzülmez’in profesyonellik yolu işte böyle açılmıştı. Sonrasını sanıyorum herkes çok iyi biliyor.

İbrahim ile her zaman gurur duydum

İbrahim Üzülmez’in futbolcu olmasında, en azından önünün açılmasında az bucuk katkım olduğunu düşünüyorum. Onu  yakından takip ettim, her başarısıyla ayrı bir mutluluk ve gurur yaşadım. Ta başından onun Kocaelispor’a hizmet etmesi için büyük çabalarımız oldu. O da bunu çok istiyordu. Ancak o dönemin yönetimleri, teknik adamları İbrahim’in yüzüne bile bakmadılar. Hiç unutmuyorum. Bir transfer dönemi Kocaelispor ile görüştürmek istemiştik. Gazeteye geldi, saatlerce kulüpten haber bekledik. Arayan soran olmadı. Kocaelispor ne büyük bir yeteneği kaçırdığını sonradan anladı. Ancak ağlamanın faydası yoktu, iş işten geçmişti.  İbrahim geçmişini unutan, kendisine yapılan iyilikleri yok sayan bir kişilikte değildir. İzmit’e geldiğinde ziyaret eder, arada telefon edip hal hatır sorar. Ben de ne zaman istesem, ona ulaşırım. İbrahim, İstanbul’da büyük paralar kazandı ama tüm yatırımlarını memleketi olan Kocaeli’ne yaptı. Bu ilin vergi rekortmenleri arasına katıldı. İki sezon önce Beşiktaş’ta kadro dışı kaldığında Kocaelispor’a gelmeyi çok istemişti. Bizzat ben konuşmuştum. Birileri tepki gösterdi, ne işi var İbrahim’in Kocaelispor’da dedi. İbrahim üzüldü, kırıldı. Birliktelik gerçekleşmedi.

Yaptıağı yanlıştı elbette ama..

Malum, önceki akşam Türkiye şok bir haberle sarsıldı. Beşiktaş Kulübü, İbrahim Üzülmez’in sözleşmesini tek taraflı feshettiğini duyurdu. Gazetelere yansıyan habere göre, Ankaragücü maçı bitiminde İbrahim Üzülmez, daha önce de sorun yaşadığı İbrahim Toraman’a yumruk atmış. Bu olay üzerine de Beşiktaş yönetimi İbrahim’in sözleşmesini tek taraflı feshetmiş. Başka bir deyişle Beşiktaş, İbrahim’i kapının önüne koymuş.  Haberi duyduğumda çok üzüldüm. İbrahim Üzülmez’in Beşiktaş’tan ayrılışı böyle olmamalıydı diye düşündüm. Öyle ya, o Beşiktaş’ın son 10 yılına damgasını vurmuş, efsane olmuş isimlerden biriydi. Görkemli bir jübileyle Beşiktaş’a ve Türk futboluna veda etmeliydi. Böyle kapının önüne koyulması çok ağrıma gitti. İbrahim Üzülmez’in yaptığı elbette doğru değil ancak böyle gönderilmeyi de hak etmemişti.

Kocaelispor’un kapıları sonuna kadar açık

İbrahim Üzülmez’in Beşiktaş defteri kapandı artık. Sevgili İbrahim bundan sonrası için ne düşünür, ne yapar bilmiyorum. Yaşı ileri olsa da, kendisine çok iyi bakan bir sporcu. İsterse, en az iki yıl daha oynar diye düşünüyorum. Keşke transfer iznimiz olsa da Kocaelispor’a gelse. Bunu sevgili Rafet Kırgız da çok ister. Elbette ki asıl beklentimiz, arzumuz sevgili İbrahim’in, faal futbolculuktan sonra Kocaelispor’a hizmet etmesidir. Yatırımlarını bu ile yaptığına göre, yaşantısını burada sürdürecek diye tahmin ediyorum. Çok sevdiği Kocaelispor’a gerek maddi konuda, gerekse bilgi birikimi anlamında katkısını verecektir. Kocaelispor’un kapıları ona sonuna kadar açıktır.  Sevgili İbrahim’in üzüntüsünü paylaşıyorum. Her zaman yanında olduğumu bilmesini istiyorum.

“1 dakika geç kaldınız, maçı oynatmıyorum”

Önceki gün öğlen saatlerinde 42 Evler Körfezspor’un emektar antrenörü sevgili İsmail Şişman ziyarete geldi. İsmail ağabeyle tanışıklığımız çok eskilere dayanır. Birbirimizi sever-sayarız. Son dönemde bazı hataları, yanlışları olsa da İsmail Şişman’ın varlığını önemsiyorum. O olmasaydı 42 Evler Körfezspor şimdiye kadar kapanırdı. İşinden arta kalan zamanını spor kulübü için harcıyor İsmail Şişman. Mahalle gençliği spor yapsın, kötü alışkanlık edinmesin diye çaba gösteriyor. Maddi-manevi her türlü fedakarlığı yapıyor. Neyse konumuza gelelim. Sevgili Şişman dertli ve tepkiliydi. Son zamanlarda ne zaman ziyarete gelse mutlaka bir şikayeti oluyordu. Bu kez sorun ne diye sordum sevgili Şişman’a. Anlatmaya başladı, merakla dinledim.

“1 dakika geciktiniz dedi,  maçı oynatmadı”

“Cumartesi günü U-16 Ligi’nde Kullar Yıldız ile maçımız vardı. Kullar Stadı’nda saat 14. 00’deydi maç. Takımı toparlayıp stada götürdüm. 13. 15 gibi Kullar Stadı’ndaydık. Kulübümüzde sahaya giriş kartı olan iki kişi var. Biri bende, biri de yönetici arkadaşımızda. Ben cezalı olduğum için giriş kartım geçerli değil. Sahaya giriş kartı olan diğer yönetici yanımızda değildi. Maçın hakemi saha giriş kartı olmadan maçı oynatamayacağını söyledi. Haklıydı. Bir şey diyemedik. Toparlanıp tam dönüşe geçecektik ki, giriş kartı olan yöneticimiz telefonla aradı, maça gelmek üzere yola çıktığını söyledi. Saat 13. 45 dolayıydı. Yeniden hakemin yanına gidip, durumu bildirdim. Hakem bana “Maç 14. 00’de ama 15 dakika beklerim” dedi. Teşekkür ettim. Merakla beklediğimiz yönetici arkadaşımız geldi. Saate baktım tam 14. 13’ü gösteriyordu. Hakemin bize verdiği saate iki dakika vardı. Hemen kartı hakem soyunma odasına götürdüm. Futbolcularımız heyecanla maçın başlamasını bekliyordu. Ancak hakem odasında hiç beklemediğim bir cevapla karşılaştım. Hakem bana “Kusura bakma, verdiğim saati 1 dakika geçtiniz. Maçı oynatamam” dedi. Şaşırdım. Yalvardım yakardım ama hakem kardeşim nuh dedi peygamber demedi. Hakemin verdiği saate göre iki dakika önce kartı getirmiş olmamıza rağmen, bir dakika geciktik diye maçımız oynanmadı. Amacımız çocuklara spor yaptırmak. Ancak bir hakem çıkıyor; 1 dakika geciktik diye maçı oynatmıyor. Yazık, günah değil mi? Çok üzgünüm, bir o kadar da öfkeliyim”

İl hakem kurulu’ndan açıklama bekliyorum

İl Hakem Kurulu’nun atama listesine baktım, maçın hakemi Ahmet Göçmen gözüküyor. Buradan sevgili Ahmet Göçmen’e ve dolayısıyla İl Hakem Kurulu’na bir çağrı yapmak istiyorum. Olayla ilgili tek tarafı dinleyip yorum yapmam sağlıklı olmaz. Suçlanan taraf, konunun diğer muhatabı hakem cephesini de dinlemek isterim. Körfezspor antrenörünün anlattıkları ortada. Hakemin 1 dakikalık gecikme yüzünden maçı oynatmadığını iddia ediyor. Bu gerçek mi yoksa farklı bir durum mu söz konusu. Hakem kardeşimizden veya İl Hakem Kurulu’ndan bir açıklama bekliyorum. Oradan gelecek yanıta göre bu olayla ilgili sağlıklı bir yorum yapmamız mümkün olabilecek. Son olarak şunu söylemek isterim. Birkaç dakikalık bir gecikme yüzünden maçın oynatılmaması kabul edilebilir bir durum değildir.

Bu haber toplam 1622 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.