1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. İdeolojiler değişirken
İdeolojiler değişirken

İdeolojiler değişirken

Dünya, hızla değişiyor. İdeolojiler de öyle. Bu evrensel değişimin ahengine ayak uyduramayan ideolojiler, siyasiler, şirketler, bürokratlar, kendilerini hayatın ardiyesinde buluyorlar. Bilgi

A+A-

Dünya, hızla değişiyor. İdeolojiler de öyle.

Bu evrensel değişimin ahengine ayak uyduramayan ideolojiler, siyasiler, şirketler, bürokratlar, kendilerini hayatın ardiyesinde buluyorlar.

Bilgi çağı ile el sıkışıyoruz. Bu teknolojik değişim 1946’da bilgisayarın bulunuşuyla start aldı. 1980’li yıllarda bilgisayarların aygınlaşmasını hızlandıran fiber optik kablo geldi. Bir ton bakır telin yapılabileceğini, üç kilo fiber optik kablo yapabilmekte.

Bu süreç, sosyolojik bir derinlik yaratıyor. “İletişim devrimi” fizikteki bu dönüşümle doğa üstündeki insanoğlunu yeni bilgilerle tanıştırıyor. Hayat, yeniden şekilleniyor. Robotların imali, bilgisayarların ve teknolojinin, emeğin yerine istihdam edilmesi, bilgisayarların insan aklının, insan zekasının, beyninin çalışması halinde çok uzun sürecek bir işlemi çok hızlandırması, yeni bir dünyanın altyapısını oluşturuyor. İdeolojilerin tahayyül ve tasavvur süreçlerini donduruyor. Özetle, kısa süre sonra, ideolojiler çürüyor, çözülüyor.

Örneğin, teknolojideki değişim ve ekonomiye yansıyan dönüşüm süreci, geliştirilen robotlarla veya butonlarla, kol gücüne gereksinimi gittikçe azaltıyor. Bilgisayarlar, tüketicinin her türlü talebinin fabrikalarda sıfır maliyetle üretim sürecine aktarılmasına neden oluyor.

Peki, bu müthiş gelişme, “emek” ekseni üzerine monte edilmiş ideolojilerin dünyasında müthiş bir rüzgar estirmeyecek mi?

“İletişim devrimi” bilgiye anında ulaşabilme avantajını yarattı.

En önemlisi, insanlar arasında bilgiye erişmedeki adaletsizlikleri ortadan kaldırdı. Bilginin tüm insanlık aleminin kullanabileceği bir “anonim mal” haline getirdi. Üstelik ücretsiz bir haline gelmesi, bilgi üretimine de ivme kattı. İnsanoğlu, tarihle start alan bilgileri katlayacağı, dönüştüreceği, değiştireceği, büyüteceği ve doğa üstündeki tanıma kapasitesini olağanüstü artıracağı bir yeni dönemi kendine “ufuk çizgisi” olarak tayin etti.

Bu üretim biçimi kentler ve uluslar bazında insanların dillerine, dinlerine, mezheplerine bağlı olarak değil, artık uluslar üstü bir arenada gerçekleşiyor. Şırnak’taki bir genç, Şikago’daki bir bankanın sekretaryasındaki genç kızla, birbirlerini hiç tanımadan iletişim kurabiliyor.

Örneğin, ülkemizde icra-i faaliyet eyleyen bir internet sitesi, insanları sanal ortamda tanıştırıp sonra buluşturup evlendirebiliyor. Bu sitenin 65 bin üyesinin olması manidar değil mi?

Yani insanlar, bireyselleşiyor. Eski yapılar, eski anlayışlar, hızla değişiyor ve dönüşüyor. İdeolojik kurgular çöküyor.

İnsanlar dünyayı daha yakından tanıdıkça, yaşam standartlarında kıyaslamalar yapıyorlar.

Fransız sosyolog Alain Touranie “Yeni dünya, internet, insan hakları, ekoloji, kadınlar üzerinden şekillenecek. Demokrasi, en aşağıdakilerden gelecek” diyor. (Mısır, Tunus örnekleri, meselâ).

Gidişat o yönde değil mi?

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.