1. HABERLER

  2. İNSAN HİKAYELERİ

  3. İğne iplikten kazandığı parayla dünyayı gezdi
İğne iplikten kazandığı parayla dünyayı gezdi

İğne iplikten kazandığı parayla dünyayı gezdi

Başta İzmit olmak üzere tüm Türkiye’de birçok kadının hayallerini süsleyen gelinlik ve elbiseleri ortaya çıkaran Ayşenur Bingöl, dikiş ve tasarımlarından kazandığı parayla dünyaya gezdi.

A+A-

Bu kentte yaşayan insanların hayatlarına bir şekilde dokunan insanlar var. Onlardan biri de Ayşenur Bingöl. Bingöl, bu kentte yaşayan birçok kadının rüyalarını süsleyen gelinliklerini yaptı. Hayat dolu biri.

“Genciz, güzeliz, gezeriz” diyen Bingöl, dünyanın birçok yerini gezdi, hayatında yaşaması gerekenleri ertelemedi.

70 yaşında olmasına rağmen hepimize taş çıkartan güzelliği ve enerjisi ile tanınması gereken biri.

Ayşenur Bingöl röportaj için beni evinde ağırladı. Arkadaşı Nurdan Baltacı ve kız kardeşi Öznur Erker ile birlikte sohbet ettik. 3 saat oturduk. Bu kenttin geçmişini onlardan dinledim. Anlattıkları sokaklar, iki katlı evler, konaklar artık yok. Ama anlattıkları sokakların 50-60 yıl önce farklı olduğunu hayal etmek bile çok güzel.

Ayşenur Bingöl, bu kentin renkli isimlerinden biri. Çünkü bugün çok az kadın hayallerinin peşinde koşuyor. Çalışıp, kazandığı ile dünyaya gezmeyi tercih etmiş. 38 yaşında evlenmiş ve evlendiği Nuri Bingöl’ü de bu gezilerine katmış. 70 yıllık yaşamına çok güzel şeyler sığdıran Bingöl, gezmeye devam edecek…

 

İKİ KATLI AHŞAP EVDE DOĞDU

Ayşenur Bingöl, 1949 yılında İzmit Baç mevkiinde doğdu. 2 katlı ahşap bir evde dünyaya geldiğini söyleyen Bingöl, “Doğduğum evi hayal meyal hatırlıyorum. Babam Bedri Biçer, Sanat Okulu öğretmeniydi. Harika bir babaydı. İzmit’te öğrencileri hala Baba Bedri derler. Öyle bir babanın kızı olmak benim için büyük şanstı. İlkokulda ilk olarak Ulugazi, Yeni Mahalle İlkokulu ve Sümer İlkokulu’nda okudum. 3 okul değiştirdim. Sora Kız Sanat Ortaokulu’nda mezun oldum” dedi.

 

genclik-yillari.jpg

GENÇLİK YILLARI- Ayşenur Bingöl’ün 1966 yılında çektirdiği bir fotoğraf. O yılların şanslı gençlerinden biri Bingöl.

 

KIZ ENSTİTÜSÜNDE OKUDU

Ayşenur Bingöl şöyle devam etti: “-Ortaokuldan mezun olduğum yıl devlet babamı Almanya’ya gönderdi. Babam Sanat Okulu öğretmeni olduğu için devlet plastikler üzerine eğitim alması için gönderdi. Almanya’ya gittiğimiz için ben bir yıl okula ara vermek zorunda kaldım. İzmit’e döndüğümüzde şimdiki Kız Meslek Lisesi o zaman ki İzmit Kız Enstitüsüne gittim. Okulumuz şuanki 50’nci Yıl Cumhuriyet Ortaokulu’nun yerindeydi. Eski bir kiliseydi. Okulumuzun üst tarafından duvarlarının üzerinde eski evler vardı. Merdivenlerden çıkılırdı okula. Çok güzeldi.

 

sarki-soylemeyi-de-seviyor.jpg

ŞARKI SÖYLEMEYİ DE SEVİYOR- Dikiş dikmeyi, gezmeyi sevdiği kadar şarkı söylemeyi de seven Ayşenur Bingöl, 1977 yılında katıldığı tanıdıklarının düğününde dönemin ünlü isimlerinden Şükran Akın ile sahnede şarkı söyledi.

 

ÇOCUKLUK HAYALİ

Kız Sanat Ortaokulu ve Kız Enstitüsünde terzilik okudum. Çocukluğumdan bu yana terzi olacağımı söylüyordum. 5-6 yaşında annemin makinesi ile oynuyordum. Oradan başladı merakım. Dikişi gerçekten severek yaptım. Kız enstitüsünden mezun olduktan sonra sınıf arkadaşım Fatma Patır’ın ablası Gülsüm Bilgisu’ya yaptığım bluz ile başladım. Yaptığım bluz çok beğenildi ve Gülsüm’ün elbiselerini dikmeye başladım. Evde yapıyordum dikişi.

 

mirkelamin-esinin-gelinligini-de-dikti.jpg

MİRKELAM’IN EŞİNİN GELİNİĞİNİ DE DİKTİ- Ünlü şarkıcı Mirkelam’ın Kocaeli Üniversitesi’nde okuduğunda tanıştığı ve evlendiği eski eşi Arzu Hanım’ın da gelinliğini Ayşenur Bingöl dikti.

 

ÖNEMLİ İSİMLERE ELBİSE DİKTİ

İzmit’e kalburüstü kişilerinin elbiselerini, çocuklarının, gelinlerinin, kızlarının gelinliklerini diktim. Bunların arasında Köseoğlu, Soydan, Karakadılar aileleri, Kocaeli valilerinin eşleri, Deniz Kuvvetleri Komutanı Özden Örnek’in eşi Sevil Örnek, eski Kocaeli Valisi Erdal Ata’nın eşi Nazan Ata’nın, eski Türkiye güzeli Asuman Tuğberk’in aralarında bulunduğu kişilerin elbiselerini diktim. Bunlar hatırladıklarım. Ama askeri erkan ve diğer valilerimizin eşlerinin elbiselerini diktim.

 

futbolcularin-eslerinin-elinliklerini-de-dikti.jpg

FUTBOLCULARIN EŞLERİNİN ELBİSELERİNİ DE DİKTİ- Ayşenur Bingöl ünlü isimler arasında yer alan Fenerbahçeli Bülent Uygun’un eşi Gamze Uygun’a da elbise dikti.

 

1985’DE İŞYERİNİ AÇTI

Uzun yıllar evde dikiş diktim. 1985 yılında İnönü Caddesi’nde Oğuz Sineması’nın karşısında Özel Apartmanı’nda işyeri açtım. Yıllarca orada dikiş yaptım ve birçok kişiyi yanımda yetiştirdim. Yaş ilerledikçe sabır kalmıyor, stres yapıyorsun. Artık çok tanıdığım ve hatır kıramadığım kişilerin dikişlerini yapıyorum. O da ayda anca bir tane oluyor. Çok fazla dikiş almıyorum. Artık zamanımın çoğunu gezmeye ayırıyorum.

 

yillar-sonra-evlendiler.jpg

YILLAR SONRA EVLENDİLER- Dikiş dikerek kazandığı para ile dünyayı gezen Ayşenur Bingöl, arkadaşının önerisi ile tanıştığı Nuri Bingöl ile evlendi.

 

6 YIL SONRA TANIŞMAYI KABUL ETTİ

Eşimle 1987 yılında tanıştık. Benim çok yakın arkadaşım olan Nesrin Yavuz, eşi Veysi Yavuz’un yakın arkadaşı olan avukat Nuri Bingöl ile tanışmamı istedi. Nesrin, ‘Veysi’nin çok iyi bir arkadaşı var. İstersen bir tanış’ dedi. Ben ‘boş ver’ dedim ve ilk söylediğinde tanıma isteğini kabul etmedim. 3 yıl sonra tekrar söyledi, yine umursamadım. Tam 6 yıl geçtikten sonra tekrar söyleyince tamam dedim. 6 yıl sonra tanışmayı kabul ettim yani. Demek nasip olmuş dönüp dolaşmış yine bana gelmişti.

 

dostlarla.jpg

DOSTLARLA- Avukat Nuri Bingöl ile yaptığı evlilikte çok güzel dostluklarının olduğunu belirtti. Eski Baro Başkanı Bora Uluç, Fahri Örengül ve Avukat Hüseyin Acurman ve eşleri ile KYÖD’de bir Baro Balosu’nda birlikte çektirdikleri bir fotoğraf.

 

ÇOK GÜZEL BİR EVLİLİĞİM OLDU

Evlenmeden önce dikiş dikiyor ve geziyordum. Özgür bir insandım. Babamın bizim bu kadar özgür bireyler olmamızda çok büyük katkısı vardı. Asla bizi sıkmıyordu. Babam çok iyi bir insandı ve biz onu hiç üzmedik. Babam ölmeden önce biz 4 kardeşe “Hepinize teşekkür ederim. Beni hiç üzmediniz” dedi. Böyle özgür yaşayan ben 7 Mart’a gelip dükkanımda benimle tanışan Nuri Bingöl ile evlendim. Tanıştıktan 6 ay sonra evlenme teklif etti. 1 yıl içinde evlendik. Çok güzel ve sorunsuz bir evliliğimiz oldu.”

 

bu-makine-ile-basladi.jpg

BU MAKİNE İLE BAŞLADI- Çocukluğunda merak sardığı dikiş işine annesinin dikiş makinesi ile başlayan Ayşenur Bingöl, dikişe başladığı makineyi hala evinin başköşesinde koruyor.

 

Mutlu mutlu geziyorum

Mutlu bir çocukluk, gençlik, evlilik geçirdiğini söyleyen Ayşenur Bingöl, Türkiye’nin dört bir yanını, Avrupa’nın tamamını ve birçok ülkeyi dikiş yaparak kazandığı parayla gezdi. Bingöl, daha fazla gezmek için şans oyunları da oynuyor.

 

GEZMEDİĞİ YER YOK

Dikiş dikerek kazandığı parayla dünyayı gezen Ayşenur Bingöl, bugüne kadar Mısır, Hindistan, Amerika, Küba, Meksika, Honduras, İran, İngiltere, İskoçya, İspanya, Avrupa’nın tamamı, Fas Kasablanka, Gürcistan’ı gezdiğini söyleyen Bingöl, “Avrupa’yı eşim Nuri Bingöl ile birlikte gezdik. Türkiye’nin her yerini de gezdim. Ben Kocaeli Sroptomist Kulübü’nün 2 yıla kadar hep delegesiydim. Kulübün görevlendirmesi üzerine diğer illerdeki toplantılara katılırdım. Gittiğim tüm illerde kendi olanaklarımla mutlaka gezdim. Umre’ye de gittim tabi.

 

ÇIKARSA O PARAYLA GEZECEĞİM

Gezdiğimiz yerlerden bebek ve ünlü markaların parfümlerini, melek bibloları alıyorum. Takı alıyorum. Kıyafet ya da başka bir şey almıyorum. Zaten yakın zamana kadar elbiselerimi hep kendim diktim. Allah sağlık verirse gezmeye devam edeceğim. Gitmediğim yerlere gitmeyi istiyorum. Gezmek için milli piyango, şans topu, sayısal loto, on numara gibi şans oyunlarını oynuyorum. Şu ana kadar çıkmadı ama çıkarsa o parayla gezeceğim. (gülüyor)

 

hic-ayrilmiyorlar.jpg

HİÇ AYRILMIYORLAR- Ayşenur Bingöl kız kardeşi Öznur Eker ve okul arkadaşı dikiş öğretmeni Nurdan Baltacı ile hiç ayrılmıyor. Hatta onlar aynı zamanda gezi arkadaşları. Birlikte dünyayı geziyorlar.

 

dostluklari-bitmedi.jpg

DOSTLUKLARI BİTMEDİ- Aralarında sınıf arkadaşlarının da bulunduğu arkadaşları ile hala görüşüyor ve zaman zaman gezi programları da yapıyor. Ekipteki isimler şöyle; Nurdan Baltacı, Emel Bayramoğlu, Letafet Sertçetin, merhum Fatma Patır, Firdevs Kahyaoğlu, Gülden Çıdan ve kız kardeşi Nur Acun.

 

70 yaşındayım, daha ne yapayım?

Dikişlerinin tercih edilmesinin nedenini teknik ve pratiği birleştirmesinden kaynaklandığını söyleyen Bingöl, “Bugüne kadar dikiş yaptım, gezdim. Şimdi kurslara gidiyorum. Nakış yapıyorum, korolarda solistlik yapıyorum. 70 yaşında daha ne yapayım?” diyor.

 

SENİN GUSTON VAR DERDİ

Diktiği elbiselerin ya da gelinliklerinin hep insanların birbirinden görerek yayıldığını söyleyen Ayşenur Bingöl, iyi dikiş için teknik ve pratiğin önemli olduğunu söyledi. Dikiş tekniklerini ortaokulda gördüğünü ve lisede de branş olarak seçtiğini söyleyen Bingöl şunları dile getirdi: “-Dikişin iyi olması için teknik ve pratiğin birleşmesi gerekiyor. Ben diktikçe ustalaştım. Okulda benim hocam ‘herkes güzel diker ama senin guston var’ derdi. Bir düğünde gelin sahneye çıktığında hemen bu Ayşenur’un gelinliği denirdi.

 

TERZİLER YETİŞTİRDİM

Benim İstanbul’dan çok müşterim oldu. İstanbul’da aynı kalite dikiş yapan olsa da daha pahalı olduğu için insanlar bana geliyordu. Benim elbise diktiğim kişinin üzerinde o elbiseyi gören başka biri de gelip diktiriyordu. Böyle müşterilerim çoğalıyordu. Dükkanımda yetiştirdiğim Feyza Ejderoğlu ve Yelda Teker kızlarım var. Yelda Teker hala evde dikmiyor. Feyza Ejderoğlu’nun kendi işyeri var. Onlara zaman zaman elbise diktiriyorum. Tabi yanımda yetişen başka terzilerde oldu.

 

KIYMETİNİ BİLMELİYİZ

Şimdi kurslara gidiyorum. Nakış yapıyorum, koroda solistlik yaptım. Geziyorum, 70 yaşındayım dana ne yapayım? Enerjimi tüketmeye çalışıyorum. 60 yaşa kadar her şey güzel, 60-65 yaş fena değil. 65-70 yaş arası artık zor oluyor. Kendimi oyalıyorum. Sabah kalktığım zaman karşımda ayna var. 10 boyun hareketi, omuz hareketleri yapıyorum. Aynada yüzümü iyi görmezsem kendine gel diyorum. Allah sana sıhhatli uyanmayı nasip etti. Bunun kıymetini bil diyorum.”

 

Birçok aksilik yaşadı

Sacide Soydan’a yaptığı eteğin çalışan tarafından ütülenirken yakıldığını söyleyen Ayşenur Bingöl, “O kumaşı tekrar bulmak için İstanbul Sultan Hamam’da aramadığım yer kalmadı. Kumaşı bulmadım. Ama Sacide Hanım’a durumu anlatınca hiç dert etmedi ve bluzunu eteğin üzerine çıkartarak giydi” dedi.

 

GELİNLİĞE ÇAY DÖKTÜ

İş yerinde yaptığı işlerde tabi bazı kazalar da yaşayan Ayşenur Bingöl, yaşadığı kazaların anılarını da anlattı. Bingöl, “İş yerimdeyim. 5-6 kişi çalışıyoruz. Gelinlik bitmiş. Elinde çay tepsi ile gelen çalışma arkadaşımız Sema, başka bir çalışanımız Ayten’e çarptı. Tepsideki çaylar kat kat diktiğimiz gelinliğe döküldü. Neyse ki alt katlarına döküldü. Yeniden tafta alıp yaptık.

 

PİLELİLERİNİ KESTİ

Başka bir zamanda çok güzel bir gelinlik dikiyorum. Pilelilerini boy almak için iğneledim. Kardeşim Öznur da gelip iğnelediğim pilelileri dikilecek sanıp tek tek dikip makineden geçirmiş ve pilelileri kesmiş. Çok üzüldüm. Yeniden malzemeleri alıp gelinlik diktim. Kazandığım paranın tamamını yeni gelinlik malzemesi almak için kullandım. Bir de Sacide Soydan’ın gelinine gelinliğini, Sacide Hanım’ın da elbiselerini diktik. Çalışan arkadaş bitmiş eteğin kemer kısmını ütülerken yakmış. O eteği gördüğümde ağladım. Aynı kumaşı bulmak için İstanbul Sultan Hamam’da gezmediğim yer kalmadı. Kumaş yok. Özel dokunmuş bir kumaştı. Sacide Hanım, ‘Neden bu kadar dert ettiniz. Zamanında söyleseydiniz. Bluzu üstüne çıkarırım sorun olmaz’ dedi. Tüm parasını vererek gitti. Görmüş geçirmiş olmak bambaşka bir şey” diye konuştu.

 

Annem müthiş becerikliydi

Annesinin ender kadınlardan biri olduğunu söyleyen Ayşenur Bingöl, “Annem ilkokulu bitirememiş bir insandı. İnsan olarak, ev hanımı olarak müthiş bir kadındı. Elinden gelmeyen şey yoktu. Çok yetenekli, çok pratik bir kadındı. Müthiş becerikliydi. Eli çok lezzetliydi. Çok süslü ve kokoş bir kadındı. İki kız kardeş hiç benzemeyiz ama küçük kız kardeşimiz aynı annem. Annem vefat ettiğinde Körfez Mahallesi’ndeki günlerine ben gittim. Annemin arkadaşları, “Ayşe senin annen buraya bir gelirdi en güzel şeylerini giyer, takar takıştırırdı. Sen hiç mi bir şey almadın” derlerdi. Hayatta hiçbir şeye üşenmeyen pratik, ile çabuk bir kadındı” dedi.

Etiketler :
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.