1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. İhmaller yada yanlış tercihler
İhmaller yada yanlış tercihler

İhmaller yada yanlış tercihler

Tercihlerin ve ihmallerin bedellerinin ödendiği bir dünyada yaşıyoruz. İlâhî İrade zamanı insanlar arasında döndürüyor; bir dönem birileri zirveleri tutarken bir başka devirde başkaları

A+A-

Tercihlerin ve ihmallerin bedellerinin ödendiği bir dünyada yaşıyoruz. İlâhî İrade zamanı insanlar arasında döndürüyor; bir dönem birileri zirveleri tutarken bir başka devirde başkaları tutuyor zirveleri. Ve bu devr-i daimde hiçbir ihmal yada tercih karşılıksız kalmıyor günümüzde de görüldüğü gibi. Hiç beklenmedik bir anda zalim, intikam kılıcı oluyor şak’lıyor ferd ve milletlerin üzerinde.  Anlamakta zorlansak da, sebepler zulmediyor görünürken kader adalet ediyor. Aynen asırlar önce olduğu gibi. Nasıl mı?

Asırlar önceydi.  İnsanlığın iftihar tablosu,insanlığın dünya ve ahret saadeti adına bir avuç arkadaşı ile başlatır mücadeleyi. Bir var oluş yada yok oluş mücadelesidir her yeni gün.   Yine böyle bir günde bir avuç adanmış, insanlığın dünya ve ahretine kastetmiş zalimlerle karşı karşıyadır Uhud’un eteğinde.  Herkes yer alması gereken yerde yer almış,yapması gerekeni yapar aksatmadan. Her şey iyi gidiyordur insanlık adına. Tozun toprağın arasından bir medeniyetin müjdesi görülmeye başlanmıştır ki, birden bir şeyler olur, tozun dumanın arasından amansız ve iflah etmez bir fitne zuhur eder. O ana kadar görevini hakkıyla ve harfiyen yapanların bazıları,iş tamam zannıyla yerlerini terk eder. Nefis devreye girmiştir ve dünyevî arzular öne çıkmıştır.  İhmaller ve tercihler bedel ödetmeye başlamıştır. Baştan iyi giden işler tersine dönmüştür. Ve tam bu sırada hayatbahş bir ses; “Bana gelin ey insanlar, bana gelin!.  Nereye gidiyorsunuz? ” diye yankılanır uhud’un eteğinde. Ve her şey başa döner,var olma yada yok olma mücadelesi bir avuç adanmışın ideali istikametinde neticelenir. Neticelenir,çünkü sebep sonuç ilişkisinde doğru sebepler girmiştir yeniden devreye.

Bugün de benzeri sahneler yaşanmakta dünya üzerinde.  Doğru ve hak sebepler doğru neticeyi verirken, ihmaller,tercihler ve yanlış sebepler ağır bedel ödetmekte insanlığa.  Kardeşane tesanüdün yerini tahripkâr ihtilaflar,iftiraklar ve yanlış tercihler alınca,zalim intikam kılıcı olup şaklıyor insanların üzerinde. Bu bazen ferdler üzerinde oluyor bazen de milletler üzerinde. Tabi zalim de bu zulmünün hesabını ödüyor sonra yada ödeyeceği hesap gününe gidiyor istemese de. Gidiyor gitmesine de, acılar,dünya ve ahret adına yıkımlar da devam ediyor. İnsanlık tercihlerini yeniden ve bir defa daha gözden geçirip,doğru ve hak esbaba tevessüle kadar da devam edecek.  Uhud’un eteğindeki can pazarında o bir avuç adanmışın duyduğu ve kendine geldiği o sesi bugün de duyabiliriz,duymalı,duymaya hazır olmalıyız. Duyamıyorsak da,duyanlara kulak vermeli. Çünkü o sesin ifade ettiği hakikatlerle sağlanacak dünya ve ahret saadeti.  O sesin vazettiği hakikatler dindirecek mazlumun iniltisini,O sesin vazettiği hakikatler dindirecek acıları. Ve O sesin getirdiği hakikatler yeşertecek ümitleri.  Bugün de yankılanmalı o hayatbahş sesin hakikatleri kulaklarda. Ve harfiyen yerine getirilmeli önce kuvvetli bir inanmışlıkla. Dinleyin.  Lütfen dikkatle ve işitmek isteyerek dinleyelim,duyacağız o hayatbahş sesi.  Bize de “Bana gelin ey insanlar,bana gelin! Nereye gidiyorsunuz? ” diyor O ses asırlardır. Ya O sesi duyacak, gereğini yapacak ve huzur toplumu haline geleceğiz, yada!

İşte onu telaffuz dahi etmek istemiyorum. Çünkü zalimin intikam kılıcı olup sırtlarına indiği toplumları görüyoruz.  Cenab-ı Hakk hepimizi,ama özellikle de başımızdakileri O sesi duyanlardan, duyup gereğini yapanlardan etsin.

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.