1. HABERLER

  2. SPOR

  3. İki maç kaderimizi tayin edecek
İki maç kaderimizi tayin edecek

İki maç kaderimizi tayin edecek

Son derece kritik bir maçtı. Olumsuz bir sonuç halinde Play-Off hedefinden epeyce uzaklaşacağımız gibi, alt sıralarla boğuşmak zorunda kalacaktık. Çok kolay geçeceğimiz maçı ciddiyetten biraz

A+A-

Son derece kritik bir maçtı. Olumsuz bir sonuç halinde Play-Off hedefinden epeyce uzaklaşacağımız gibi, alt sıralarla boğuşmak zorunda kalacaktık. Çok kolay geçeceğimiz maçı ciddiyetten biraz uzaklaşınca zora soktuk. Elbette ki önemli olan üç puandı, aldık ve yolumuza devam ediyoruz. Ancak bu maçtan çıkartmamız gereken dersler var. Yeniden aynı sıkıntıları yaşamak istemiyorsak dikkatli olacağız, skor ne olursa olsun rehavete kapılmayacağız.

VARIZ DİYORSAK KAZANACAĞIZ

Ligin sona ermesine 12 hafta var. Başka bir deyişle toplanacak 36 puan var geride. Play-Off hattıyla aramızdaki fark 4’e düştü. İlk 5 yolunda önümüzdeki iki maç son derece önemli. Zira direkt rakiplerimizle oynayacağız, her ikisi de 6’şar puan değerinde. Bu hafta üç puan önümüzdeki Adana Demir’e konuk olacağız, hemen üç gün sonra bizden 4 puan fazlası olan Eyüpspor’u ağırlayacağız. Play-Off yarışında varız, şu işi sonuna kadar kovalayacağız diyorsak, bu iki maçı kayıpsız, en kötü 4 puanla geçmeliyiz. Daha az puan durumu bizi ilk 5 yarışında geri bırakır ki, böyle bir ihtimali aklımızın köşesinden bile geçirmiyoruz.

Bir gerçek var ki, bu grubun en iyi kadrolarından birine sahibiz. Biz kendi oyunumuzu ortaya koyarsak, bu grupta yenemeyeceğimiz rakip yok. Ancak başka bir gerçek daha var ki, hiçbir maç oynanmadan kazanılmaz, futbolda rehavet asla olmaz. 88’nci dakikada 3-0 olan maçın nasıl 3-2’ye geldiğini gördük. Hiçbir rakibi küçük görmeyeceğiz, hiçbir maçı hafife almayacağız.

Şimdi ilk hedef Adana Demir maçı. Sezonun ilk galibiyeti aldığımız takımdı Adana Demirspor. İyi bir kadroları var, saha ve taraftar avantajları var. Zor bir maç bekliyor bizi. Ancak inançlı ve 3 puan için kararlıyız. Adana’dan mutlu döneceğimize inanıyoruz. Bir yola çıktık. Bu yol Play-Off yolu. Bu yoldan dönmek yok. Haydi Kocaelispor ileri.

Onur Türk, Cem Sinan, Ercan ve diğerleri

Dün köşemde maçla ilgili analiz yaparken, futbolcuların performansından söz etmemiştim. Futbolcularla ilgili değerlendirmeyi bugün yapalım. Sevgili Emir Çiğit’in de altını çizdiği gibi maçın tartışmasız kahramanı Onur Türk’tü. Üç golde de imzası vardı genç futbolcunun. Onur Türk ilk kez yeteneklerini bu kadar açık bir şekilde sergiledi ve maça damgasını vurdu. Özel meziyetleri olan bir futbolcu Onur Türk.  Ancak istikrarı yok. Bu eksikliğini kapatırsa, onu sahalarda kimse tutamaz. Tek başına maç alacak yetenekleri var. Türkiye’de onun meziyetinde fazla futbolcu yok. Onur Türk kendi yeteneklerinin farkında değil. Daha çok çalışmalı, teknik direktörünün sözünü dinlemeli. Bunu yaparsa hem kendisi, hem takımı kazanır. Onur Türk isterse Türk futbolunun yeni yıldızlarından biri olur. Genç futbolcu, Ofspor maçındaki performansını sürdürürse, sezon bitmeden birçok önemli takımın transfer listesine girer.

ALKIŞI HAK ETTİLER

Ofspor maçında alkışı hak eden ikinci isim Cem Sinan’dı. Hafta içi ciddi bir sakatlık geçirmişti tecrübeli futbolcu. Başkası olsa hiç zorlamaz, keyfine bakardı. Cem Sinan takımın ağabeylerinden biriydi. Takım ruhuna uygun hareket etmesi, örnek olması gerekiyordu. Gereğini yaptı. Acısını unuttu, sahaya çıkıp en iyi performansını ortaya koydu. Vallahi helal olsun. Ofspor maçını değerlendirirken Ercan için de ayrı bir paragraf açmak gerekiyor sanıyorum. Ercan bu sezon ikinci baharını yaşıyor. İlerlemiş yaşına rağmen hemen her maçta terinin son damlasına kadar mücadele ediyor, varını yoğunu ortaya koyuyor. Ercan aynı zamanda takımın jokeri. Hangi mevkide eksik varsa, sorun yaşanıyorsa Ercan Hızır gibi yetişiyor. Ofspor maçına savunmanın sağında başladı, Bilal sakatlanınca sola geçti, sona doğru Aydın çıkınca stoper oynadı. Bir maçta üç farklı mevkide görev yapmak, üçünde de iyi performans sergilemek her baba yiğidin harcı değildir. Ercan Ağaçe ayakta alkışlanmayı hak ediyor. Onunla ne kadar gurur duysak azdır.

METİN EROL FARKI

Maçın kahramanlarından biri de kalecimiz Metin Erol’du. İlk yarının son dakikalarına doğru iki kritik pozisyonda mutlak gollere izin vermedi. Devre arasına 1-1 girebilir, ikinci yarıda sıkıntı yaşayabilirdik. Metin önce karşı karşıya pozisyonda rakibine gol izni vermedi, ikincisinde kafa vuruşunda köşeden topu çıkardı. Başka bir kaleci o kurtarışları yapamazdı. Metin Erol takımın için ne kadar önemli olduğunu bir kez daha gösterdi. Metin Erol’u kutluyoruz. Elbette kaleci antrenörü Metin Gencer’e de alkışımızı gönderelim. Sezonun ilk haftalarında Metin Erol hatalı goller yiyince doğal olarak faturayı antrenörü Metin Gencer’e kesmiştik. Bugün gelinen noktada, Metin Erol’un başarılı performansını yorumlarken, antrenörü Metin Gencer’e da hakkını teslim etmeliyiz.

Gökhan Meral sol kanatta  rüzgar gibi esti. Aydın Yıldırım her zamanki gibi canla başla çalıştı, yüreğini ortaya koydu. Onur Alkan, penaltı pozisyonundaki müthiş ara pasıyla klasını konuşturdu. Yunus İlgen ön liberoda dinamo gibi çalıştı. Serdar ile Ali ikilisi forvette ellerinden gelini yaptı. Sonradan oyuna girenler de katkılarını verdi. Bütün takım alkışı hak etti.

Bir şikayet konusu ve gerçekler

Dün sabah İl Hakem Kurulu Başkanı Yusuf Say aradı. Bir şey sormak istediğini söyledi. Meraklandım. Sevgili Say, “Nusretiye-Karamürselspor maçıyla ilgili köşende bir yazı yazmıştın. Maçta yaşananları dile getirmiştin. Bilgileri kimden aldığını öğrenmek istiyorum. Çok önemli” dedi. Hayırdır hocam diye sorunca Say devam etti: “ Bu bilgileri size verenin tertip komitesindeki temsilcimiz İlker Bilginer olduğu yolunda şikayetler var. Bu nedenle işin doğrusunu sizden öğrenmek istedim”

BİLGİYİ CELAL GÜREŞEN’DEN ALDIM

Yusuf Say’a telefonda söyledim, buraya da yazıyorum. Maçın oynandığı günün ertesinde olayı köşemde değerlendirmek istedim. Neler yaşandığıyla ilgili önce bilgi almam gerekiyordu. Serviste arkadaşlara sordum, maçın saha komiserinin Celal Güreşen olduğunu söylediler. Celal’i cepten arayıp olayların nasıl geliştiğini, neler olduğunu sordum. O da bana şöyle şöyle oldu diye anlattı. Ben de ertesi gün bunları köşemde yazdım. Bilgileri bana veren saha komiseri Celal Güreşen’dir. Tertip komitesinin hakem temsilcisi İlker Bilginer ile ne bu olayda, ne da başka konularda bugüne kadar hiçbir telefon görüşmem olmamıştır. Bilgiyi bana verenin İlker Bilginer olduğu kanaatine nasıl varıldığını, bunun neye dayandırıldığını merak ediyorum. Sonra, ben Celal Güreşen’e raporunda ne yazdın bana bilgi verir misin şeklinde bir soru sormadım. Maçla ilgili bir yazı yazacağım, bir yanlışlık yapmayayım. Neler olduğunu bana aktarabilir misin diye sordum. Celal Güreşen de iyi niyetle gördüklerini bana söyledi.

BALTAYI TAŞA VURDULAR

Ortada bir suç veya suçlu olduğunu sanmıyorum. Zaten benim bilgiyi saha komiserinden aldığımı bilseler bu konu hiç gündeme bile gelmez, ortada bir şikayet olmazdı.   Bu işin altında başka bir iş olduğunu düşünüyorum. Malum, ASKF, hakem kurumuna cephe almış. Ne olursa hakemlerden biliyorlar. Köşemde maçtaki yaşananları yazınca, hemen akıllarına hakemler geldi. Bilginin bana hakem kurumundan geldiğini sandılar. Tertip Komitesi’nin hakem temsilcisi İlker Bilginer’i hedef seçtiler. Oysa gerçek farklıydı. İlker Bilginer’in, hakem kurumunun olayla uzaktan yakından ilgisi yoktu. ASKF baltayı taşa vurmuştu. Şimdi yapacakları tek şey var. Haksız yere kuşkulandıkları, şikayetçi oldukları kurumdan ve İlker Bilginer’den özür dilemek.

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.