• BIST 106.843
  • Altın 142,669
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209
  • Kocaeli 24 °C

İki temel formül var

İsmet ÇİĞİT
7 Haziran seçimlerinin sonuçlarını herkes yavaş yavaş içine sindirmeye başladı. Sonuçların başka türlü yorumlanması mümkün değil. Türk halkı, AKP’ye yeniden tek başına hükümeti yönetmesi için yetki vermedi. Tek adam olmayı çok isteyen Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın taleplerini de reddetti. Ama seçmen, AKP’yi silip atmadı. 
Bu tablodan Türkiye’nin güçlenerek çıkacağına inananlardanım. Ülkenin önünde çok iyi değerlendirilmesi gereken ve çok uzun olmayan bir süre var.
Büyük olasılıkla YSK 20 Haziran’da resmi sonuçları açıklayacak. 5 gün sonra, yani 25 Haziran günü yeni TBMM toplanacak. Meclis, en yaşlı üye sıfatıyla Deniz Baykal(77) başkanlığında açılacak. İlk iş Meclis Başkanı ve Başkanlık Divanı seçilecek. Zaten Meclis Başkanı seçiminde, hemen ardından koalisyonu kimlerin kuracağı belli olacak. Belki de Meclis Başkanlığı için bir isim üzerinde anlaşma sağlanacak ve koalisyonun çatısı belli olacak. 
Yeni TBMM’nin toplanıp, Başkanı’nı seçmesinin ardından anayasaya göre 80 gün süre var. Bu süre içinde yeni bir hükümet kurulup, güvenoyu alamazsa, Cumhurbaşkanı’nın erken seçim kararı alma yetkisi var. Her şey bu şekilde gelişirse, erken seçim için Türkiye’nin önündeki en erken tarih 22 Kasım Pazar gününe rastlıyor. 7 Haziran seçimleriyle oluşan yeni TBMM’nin 4 yıllık normal süresini tamamlayabileceğine ihtimal vermiyorum. Ama önümüzdeki sürecin boş geçirileceğini ve en erken tarih olan 22 Kasım’da ülkenin seçime gideceğini de hiç sanmıyorum. 
Koalisyon için iki büyük formül var. Biri, AKP’li formül... AKP, kendisi dışındaki üç partiden herhangi birinin desteği ile hükümet kurabilir. Diğeri, AKP’siz formül… CHP önderliğinde, MHP ve HDP’nin içinde yer alarak ya da dışarıdan destekleyerek kuracağı bir hükümet. 
Ben, AKP’li hükümet formülünün daha ağır basacağına inanıyorum. Zaten öyle olması da daha doğal… AKP seçimden uzak ara birinci çıkmıştır. AKP’nin artık paylaşmayı öğrenmesi gerekiyor. Davutoğlu Başbakanlığında, karşılıklı tavizler verilerek programı hazırlanmış bir hükümet en uygun formüldür. İş dünyası, Avrupa bu konuda AKP-CHP ortaklığını tercih ediyor ve anlaşılan o ki Doğan medyası üzerinden de bu formülü pompalıyor. AKP tek başına iktidar olma gücünü yitirdi ama hem uluslararası çevreler, hem Türk iş dünyası, 12 yıldan beri ülkeyi yöneten partinin birden bire dışarıda kalmasını da pek fazla göze alamıyor.
AKP bu hükümeti CHP ile kurabilir. AKP bu hükümeti MHP veya HDP ile de kurabilir. Hepsi geçerlidir, hepsi demokrasiye ve seçmen taleplerine uygundur. Bu süreçte en kötü formül, 258 milletvekilliği kazanan AKP’nin 18 milletvekili transfer ederek tek başına iktidarı denemesidir ki, bu ülkeye zarar vermenin ötesinde AKP’yi de bitirir. 
……….
AKP’li bu formülün dışında, AKP’yi dışarıda bırakan tek formül, üç muhalefet partisinin birleşmesidir. Bunlardan biri- en doğrusu HDP’dir- hükümet dışında yer alarak destekler.  AKP tamamen muhalefete düşer, diğer 3 parti ülkeyi yönetme sorumluluğunu üstlenir. CHP sözcülerinin açıklamalarından, CHP’nin bu formüle çoktan razı olduğunu anlıyoruz. Kemal Kılıçdaroğlu, Başbakan olmayı, hemen Ramazan Bayramı’nda emeklilere ikramiye vermeyi çok istiyor gözükmektedir. HDP mutlaka hükümette yer almak konusunda çok fazla ısrar etmeden, CHP-MHP hükümetini dışarıdan desteklemeye hazır gözüküyor. Buradaki sorun, MHP’nin tavrında. Onlar, HDP destekli bir hükümet olmak, HDP ile işbirliği yapıyor gözükmek istemiyorlar. 
Eninde sonunda, Anayasa’nın tanıdığı süre içinde Türkiye 63’üncü hükümetini kuracaktır. 
7 Haziran’da ortaya çıkacak formüle göre en doğru olan Davutoğlu Başbakanlığında bir hükümetin kurulmasıdır. AKP’nin de birden bire bütün iktidar gücünü kaybetmemek adına bu formülü zorlayacağını tahmin ediyorum. 
MHP de AKP ile CHP’nin koalisyon kurmasını, kendilerinin ana muhalefet olarak kalmasını çok istiyor. MHP’nin aklında, böyle bir hükümetin çok uzun süreli olmayacağı ve ağır ekonomik koşullar nedeniyle yıpranıp, olası erken seçimde kendilerinin güç kazanacağı düşüncesi okunuyor. 
……….
Seçim öncesi söylenenler orada kalır. Siyaset öncelikle uzlaşma sanatıdır. Sonuçta vatandaş 550 milletvekilini seçmiş, partilerin hiç birine tek başına hükümet olacak 276 sandalyeyi vermemiştir. Türkiye üst üste seçimlerden de bıktı. Bir toparlanma sürecini yaşaması,  ekonomisini dış dünya ile ilişkilerini derleyip, toplaması, halkın moralini yükseltecek, halkın bölünmüşlüğünü, korkularını üzerinden atmasını sağlayacak adımların atılması gerekiyor.  AKP-CHP koalisyonu, iki siyasi partinin de birbirine çok zıt fikirlerden taviz vermeleri halinde Türkiye’yi normalleştirebilir. Bunun gerçekleşebilmesi için öncelikle Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kendisini Anayasal sınırlar içine çekmesi, her şeye müdahil olmaması gerekiyor. 
AKP’li formüller uygulanmaz, AKP dışındaki üç partinin desteğini alan bir hükümet kurulursa, böyle bir hükümetin ilk işi, geçmişteki yolsuzluk iddiaları ile ilgili Yüce Divan müessesesini çalıştırmak, zamanının büyük bölümünü geçmişi kaşıyarak geçirmek olacaktır. Elbette hiçbir şey yapanın yanında kalmamalı, hesap sorulmalıdır. Ama Türkiye’nin bu aşamada hem kaybedecek vakti kalmamıştır, hem de açıkçası vatandaş, AKP’yi çok fazla ezmemiş, hala yüzde 40’ın üzerinde oyla birinci parti konumunda bırakmıştır. 
Çözüm sürecini devam ettirecek, ekonomiyi toparlayacak, dar gelirlilere refahı yayacak,  çalışan kesimlerin menfaatlerini kollayacak, taşeron işçileri rahatlatacak bir formülün mutlaka bulunacağına inanıyorum. 
Bu süreçte her vatandaş gelişmeleri, siyasi partilerin ve liderlerin tavırlarını çok dikkatle izlemeli, en geç 2 yıl sonra yapılacak bir seçim için şimdiden kendini hazırlamalıdır. Ama yine bu süreçte kimsenin kaygı duymasına, panik olmasına da gerek bulunmadığını düşünüyorum. 7 Haziran’da Türkiye için çıkabilecek en iyi, en doğru, en hayırlı sonuç çıkmıştır. Siyasetçiler de aklı başında ve bu ülkeyi seven insanlar. Mutlaka halkın bu tercihinin gereğini yapacaklardır. 
Bu yazı toplam 327 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 1
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÖNE ÇIKAN MARKALARIMIZ
    • TUANA EVLERİ 3. ETAP
    • TUANA EVLERİ 2. ETAP'TA YÜZDE 5 İNDİRİM
    • ROMATEM Kocaeli Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi
    • Özgür Kocaeli mobil uygulamamız yayında
    1/20
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Özgür Kocaeli | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0262 331 11 11 Faks : 0262 321 21 37