1. YAZARLAR

  2. Mustafa OKÇU

  3. İktidar partisi yeniden değişebilir mi?
Mustafa OKÇU

Mustafa OKÇU

Yazarın Tüm Yazıları >

İktidar partisi yeniden değişebilir mi?

A+A-
İktidar partisinin oluşumunu sağlayan etkenler oluşan ve engellenemez hale gelen halkın ihtiyaçlarıyla örtüşmekteydi. İktidar partisini kuranlar bu gerçeklikler kapsamında kendilerini değiştirerek iktidar oldular. İktidar partisinin kuruluşunda dikkati çeken, uygulanabilirliği konusunda şüphe uyandıran en önemli kurallarından birisi, milletvekilliğinin üç dönemle sınırlandırılmasıydı. Merkezin ve liderin güçlü olduğu, yukarıdan aşağıya yönetilen siyaset pratiği alışkanlıklarına sahip Türkiye’ de bunun başarılıp başarılamayacağı bilinmiyordu. Bu kuralla, dinamizmin ve demokratikleşmenin sürdürülebilmesi, ulaşılan gücün mutlaklaştırılmasının önlenmesi taahhüt edilmekteydi. İktidar partisi üçüncü dönemin sonuna doğru milletvekilliği süresinin sınırlamasını, lidere bağlı merkezin etkinliğini sürdürmek için kullanmaya başladı. Böylelikle, “hakim siyaset” haline ulaşan kabul görmüşlüğün sürdürülmesi öngörülüyor olabilirdi.  Liderin ve merkezin uygun bulduğu milletvekilleri siyasi etkinliğin sürdürüleceği yerlerde, diğerleri ise etkisiz yerlerde değerlendirilmeye başlandı. Bu yaklaşımla seçimlerin kazanılması ulaşılan oy’ un korunması sağlansa bile, gücü kullanmanın avantajı, alternatifsizliğin oluşturduğu kabullenme düzeyi aşılamadı. Uygulanan pratikler, partili bireylerin gelişiminin ve kendisini en verimli gerçekleştirme eğiliminin kontrol altında tutulması yönünde gelişti. 
Parti içi dengeler kapsamında yaşanan işleyişler, partinin doğal demokratikleşme eğilimlerinin güçlenip, gelişmesini olumsuz etkiledi. Parti içi seçimlerdeki yansımalarda görüldüğü gibi, parti dinamizmi etkilendi, statik, kendisini tekrar eden görünümler yoğunlaşmaya başladı. İktidar partisine oy veren seçmenin yarısının üye konumuna geldiği, partinin, liderin ve merkezin siyaset mühendisliği kurgusuna göre şekillendiği anlayış, Türkiye siyaset pratiğinde bu yoğunlukta olmasa bile alışılmış ve bilinen bir durumdur. Bu konuda bilinen ve kabul edilen gerçeklik, kendiliğinden işleyen demokratik mekanizmalara kavuşturulamayan siyasi organizasyonların yönetilemezliğe sürüklendikleridir. Demokrasinin bilinen ve kabul edilen sistem olarak, çatışmaları önlemesi, değişimi, gelişimi sağlaması, çözüm üretmesi, demokrasinin temel özelliklerine uyulmasıyla sağlanabilmektedir. İktidar partisinin kendi anlayışını mutlaklaştırmaya yönelen yaklaşımlarının en önemli sebebi parti içinde ve dışında alternatifinin olmamasıdır. Türkiye’ de kendiliğinden işleyen demokratik mekanizmalarla yönetilen siyasi alternatiflik boşluğu her geçen gün daha çok hissedilmektedir. İktidar partisinin değişen ihtiyaçları karşılanmaya yoğunlaşmaktan ve  kendiliğinden işleyen demokratik mekanizmalarla yönetilmek için kendisini aşarak yeniden değişmekten başka seçeneği bulunmamaktadır. Muhalefetin iktidar alternatifliği ise, yoğunlaşmaya başlayan demokrasi boşluğunu doldurabilmesiyle orantılı olacaktır.   
Bu yazı toplam 236 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.