1. HABERLER

  2. PERDE ARKASI

  3. İktidarın çelişkileri
İktidarın çelişkileri

İktidarın çelişkileri

Sayın Başbakan sorunlara pragmatik çökümler üretmekte pek usta da, bunu bilimsel birikim gerekli konularda kullanması yanlış. Örneğin, devlet ve laiklik kavramlarını tanımlaması adeta hepsine tüy dikti

A+A-

Sayın Başbakan sorunlara pragmatik çökümler üretmekte pek usta da, bunu bilimsel birikim gerekli konularda kullanması yanlış.

Örneğin, devlet ve laiklik kavramlarını tanımlaması adeta hepsine tüy diktirir nitelikte.

Nitekim, bu mantığı kullanarak laikliği Mısır’lılara öğretip öğütlemeye kalkışması, anında tepkiyle karşılanmasına neden oldu.

Aynı ülkede bir hak olarak yaşamakta olan etnik ve dinsel grupların, birbirlerinin inançlarına saygılı olmaları, vazgeçilmez bir insan hakkı olması nedeniyle ahlaki yaklaşımların yanında devlet düzeninin de o biçimde oluşturulmasını gerektirir.

Dine siyasal işlev yükleyip sonrasında, devleti bir inancın kurum ve kuralları ile donatarak ve bu kuralları toplumun bütününe uygulayamazsınız.

Toplumsal yaşam, yalnız dinsel vecibeleri yerine getirmekten ibaret değildir. Aynı ülkede ve hatta dünyada din ötesi ortak yaşam sorunları vardır. Bu sorunlar, devlet bütünlüğü içersinde olsun, uluslar arası ilişkilerde olsun, din dışı ve ortak akıl tarafından üretilen objektif kurallarla çözümlenir.

Toplumlar, dinsel  naslardan soyutlanmış bilim tarafından eğitilir. Aksi halde hangi dinin uygulanacağı sorunu ortaya çıkar.

Çoğunluğun inançları ile donatılarak oluşturulmuş düzende, devletin her inanca eşit mesafede olması olası mıdır?

Bir ülkede çoğunlukta  olan bir inancı temel alarak devlet nizamını o şekilde kurar ve fiili durum yaratırsanız, devletin her inanca eşit mesafede kalması içi boş bir iddiadan ibaret olmaz mı?

Mısırlı müslüman kardeşin (ki ilk seçimde iktidar olacağı kesin) Sayın Erdoğan’ın öğüdüne verdiği cevap her şeyi özetlemiyor mu?

PKK yasa dışı bir terör örgütü. Silahlanıp devlete karşı üstü örtülü savaş veriyor ve binlerce insanın ölümünden sorumlu.

Günün birinde akılları başına gelip silahları ile birlikte teslim olmak istemeleri halinde devletten istemleri olabilir.

Ölüm cezasının kaldırılması gibi, pişman olmaktan yararlanmak gibi. Buna karşı devlet “Teslim olmanızı kabul etmiyorum, sizi dağda kıstırıp öldüreceğim” der mi?

Bunların hepsini devlet tarafından yerine getirilmedi mi?

Bunların hepi devletle iletişim kurularak sağlanır kuşkusuz.

Ama dağa çıkma gerekçesi, dağdan inmenin koşulu sayılırsa işler değişir. Bu koşulların müzakeresi, “terörle bir yere varılmaz” ilkesini temelinden yıkar. Ve üstelik yol yapmaz mı?

Peki, hepsi olası idi de, neysi o afra ve tafralar?

Neydi o alçaklık, şerefsizlik ithamları?

Başbakan aşırı zorlama ile belki mazur görülebilir ama ya yalaka basın!

Başbakanın muhalefet için kullandığı sıfatlar bunlara mı yoksa muhalefete mi yakışıyor?

Bu haber toplam 934 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.