1. HABERLER

  2. PERDE ARKASI

  3. İktidarın Vicdanı Emeklinin Cüzdanı
İktidarın Vicdanı Emeklinin Cüzdanı

İktidarın Vicdanı Emeklinin Cüzdanı

Geçen yüzyılın, filozofik fikirleriyle tanınmış düşünürlerinden biri Charles Taylor, dilimize “Modern Toplumsal Tahayyüller” adıyla tercüme edilen eserinde Jean Jacques Rousseau'dan hareketl

A+A-

Geçen yüzyılın, filozofik fikirleriyle tanınmış düşünürlerinden biri Charles Taylor, dilimize “Modern Toplumsal Tahayyüller” adıyla tercüme edilen eserinde Jean Jacques Rousseau'dan hareketle “Fazilet mücadelesi, içimizin derinliklerine gömülmüş ve neredeyse susmuş bir sesi yeniden yakalama çabasıdır.” der.

Geçtiğimiz yıllarda bir Yargıtay başkanı “Vicdanla cüzdan arasına sıkıştık” diyerek, “ruhumuzda en mahrem ve en elzem değer” olan “vicdan”ı, bir iç hesaplaşmasının “mizan”ı gibi, takdim etmişti.

Arthur Miller...

Amerikalı yazar.

20.yüzyılın en önemli kalemlerinden biri.

Miller'in kahramanları, karmaşık bir toplumsal doku içinde, kendi vicdanlarıyla yaşayabilmek için bireysel suç ve sorumluluklarıyla uzlaşmaya çalışırlar. Geçtiğimiz yüzyıl neresinden bakılırsa bakılsın uyum telkin edenlere inat, isyankar bir yüzyıldı.

“Başkaldırıyorum, demek ki varız” demişti Albert Camus; bu yüzyılın bir başkaldırılar çağı olduğunun ve olacağının bilgeliğiyle. Bu yüzyılda tepkiselliğiyle, felsefeden müziğe, siyasetten edebiyata,şiirden savaşa, resimden modaya, tiyatrodan çevreye, turizmden sinemaya, hayatın her alanında seslendirilen, ses getiren ve istemleriyle dünyayı etkileyen tüm olaylarla bu olayın öncüleri, kahramanları ve temsilcilerinin kilitlendiği tek değer “vicdan”dır.

Konuya bu prizmadan bakınca, geçmişte muktedirken her türlü emek ve çabasını, ülkemizin geleceği için harcayan ve büyük çoğunluğu açlık veya yoksulluk sınırında medar-ı maişet motorunu çevirmeye çalışan, hayatının son demlerinde ele-güne muhtaç hale getirilen “emekliler”in hal-i pür melali, dramatize bir sosyolojik realite olarak karşımıza çıkmaktadır.

İktidar, emeklilere karşı vicdani bir sorumluluk içinde değildir!..

Örneğin, Hükümet sözcüleri 5510 Sayılı Sosyal Sigortalar Yasası çıkarılırken “reform” yaptıklarını söylemişler, “Bundan böyle herkesin T. C. Kimlik Numarası ile ayrım olmaksızın istediği hastaneye gidebileceklerini söylemişlerdi. Ancak burada bir husus emeklilerden gizlenmiş “cebinizde paranız varsa gidebileceksiniz” denmemiştir. Şimdi emekliler ödeme listesinin dışına çıkarılmıştır. Kronik hastalığı olan emekliler raporla ilaç alabiliyorlarken, şimdi ceplerinden ödemek zorunda bırakılmışlardır.

Ayrıca, “İntibak Yasası” çıkarılmadığı için, emeklilerin yüzde 75'i, insani standartların dışına itilmişlerdir. Hayata dair ümit, özlem ve beklentileri kalmamıştır.

Ayrıca, emekli kademeleri arasındaki ücret makası, sürekli olarak alt emekli gurubunun aleyhine açılmaktadır.

AKP'liler, “cüzdan” eksenli kadrolarının, biraz da “vicdan” doğrultusunda bir iç muhasebeye yönelmesini sağlamak zorundadırlar.

Eğer “emekliler”e karşı insani bir görev duygusunu hala ruhlarında yaşatıyorlarsa !

Çünkü emekliye hizmette bir “fazilet mücadelesi”dir.

Bu haber toplam 712 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.