1. YAZARLAR

  2. İsmet ÇİĞİT

  3. İl Genel Meclisi ve Özel İdare sistemine dönmek iyi olacak
İsmet ÇİĞİT

İsmet ÇİĞİT

Yazarın Tüm Yazıları >

İl Genel Meclisi ve Özel İdare sistemine dönmek iyi olacak

A+A-
Türkiye’nin Güneydoğu’sunda, açıkça bir ayaklanma var.. O bölgedeki belediyeler de açıkça bu ayaklanmanın içindeler. Son dönemlerde ortaya çıkan bu tablo, AK Parti iktidarını Büyükşehir Belediyeleri yasası konusunda yeni bir arayışa yöneltti. 
30 Mart 2014 seçimleri ile birlikte, Büyükşehir Belediyesi yasasında önemli değişiklikler yapılmıştı. 2009’da ilk olarak İstanbul ve Kocaeli’de il sınırlarından sorumlu Büyükşehir modelinin denemesi başladı. 2014 yılında ülke genelindeki 30 Büyükşehir Belediyesi aynı modele geçti. Kentlerdeki bütün yetki ve sorumluluk, Belediyelere verildi. Oysa Türkiye’deki yerel yönetim anlayışında,  yerel seçimlerle oluşturulan bir İl Genel Meclisi ve bu halkın seçtiği meclisin elinde bulunan Vali’nin de yetkili olduğu bir Özel İdare bütçesi vardı. Şehirlerin kırsal alanlarına, köylerine bu Özel İdare bütçesinden hizmet götürülüyordu. 
Daha önemlisi, İl Genel Meclislerinde şehirlerin köylerinde yaşayan insanların sorunları konuşuluyordu. Kabul ediyorum, özellikle son döneminde Kocaeli İl Genel Meclisi kaliteli bir yapıya sahip değildi. Meclis üyeleri arasında gereksiz polemikler sürekli yaşanıyordu. Ama yine de köylük alanların sorunları konuşuluyordu.
İl Genel Meclisi ve Özel İdare’nin kalkmasıyla birlikte, bence köylük alanlar mahzun bırakıldı. Büyükşehir Belediyeleri’ne altından kalkamayacakları bir yük yüklendi.
Şimdi, Güneydoğu’da ortaya çıkan tablo nedeniyle yerel yönetim modelinde değişikliğe gidilirken, yeniden Vali Başkanlığındaki İl Özel İdaresi sistemine dönüş planlanıyor. Bence bu geriye dönüş, sadece terör bölgesi için değil, bizim buralar için de gereklidir. 
Bugünkü sistemde, ilimizde ilçe belediye meclislerinde köylerin temsil edildiğini söyleyemeyiz. Hele Büyükşehir Belediye Meclisi’nde köyler hiç yok. Oysa il genel meclisinde tablo tamamen farklı olurdu. Kentin en uzak bölgesindeki köyün sorunu da il genel meclisine gelir, tartışılırdı. Büyükşehir Belediyeleri, yine köylere de hizmet götürmekle mükellef olsunlar. Ama il genel meclisi olmalı. Köylere hizmet götürecek bir Özel İdare bütçesi olmalı. Köylük alanların demokrasi ile buluştuğu siyasi kurum her zaman İl Genel Meclisi olmuştur. Üstelik, il genel meclislerinden zaman içinde çok kaliteli siyasetçiler yetişmiştir. İl Genel Meclislerine köylerden seçilerek gelip, daha sonra siyasette önemli yer tutan pekçok başarılı, genç insan örneği de verebiliriz. 

*İzmit bu takıma sahip çıkmalı
Spor açısından son derece geriye giden, hiçbir spor branşında ulusal liglerde temsilcisi bulunmayan kentimiz bu sezon BAL’da çok başarılı olan Kocaelispor ile, futbolda biraz hareketlendi. Ama bu şehrin eskiden olduğu gibi basketbolda, voleybolda da temsil edilmesi gerekiyor.
Bu sezon İzmit Belediyesi kadınlar basketbolda iyi bir takım kurdu. Çok büyük olmayan, mütevazi bir bütçe ile kadınlar basketbolda Bölgesel Amatör Lige giren İzmit Belediyesi Kadın Basketbol Takımı,  ligin ilk yarısındaki 8 maçının 7’sini kazandı. Kaybettiği tek maçı bir sayı farkla kaybetti. İzmit Belediye Kadın Basketbol Takımı, bulunduğu grupta aynı Kocaelispor gibi ligin ilk yarısını lider bitirdi. Önüne gelen rakibini eze eze yanıyor. 8 maçta rakip potalara 669 sayı attı, sadece 381 sayı yedi.
Kadınlar basketbolunda Türkiye’ye öncü olan kent bizim kentimizdir. Kağıtspor ve Brisaspor kadın basketbol takımları, bir dönem Türkiye’ye damga vurmuşlardı. Sonra kapandılar, yok oldular. Şimdi İzmit Belediye takımı en alttan başlayarak yeniden kentimizi bu branşta ulusal lige taşımanın mücadelesini veriyor. Önümüzdeki yıl 2 nci Lig, sonraki yıl 1 nci Lig ve ardından Süper Lig hayal değil. İzmit Belediye Başkanı Nevzat Doğan da bu konuyla yakından ilgili ve iddialı. Başkan Doğan, kadın basketbolu gibi, erkek basketbolunda da İzmit Belediye takımını mümkün olan en kısa zamanda ulusal liglere taşımanın iddiası içinde.
Kentin de sahip çıkması lazım. İstemesi lazım.. Ligin 2 nci yarısında İzmitli sporseverlerin amatör bölgesel ligde lider olan İzmit Belediye kadın basketbol takımına daha fazla destek vermesini bekliyorum.

*Çözüm ulaşım zammı değil 
Önümüzdeki günlerde en çok tartışacağımız konulardan biri şehir içi ulaşım zammı konusu olacaktır. Minibüsçüler Odası şehir içindeki toplu taşıma ücretlerinde yeni bir zam için resmen başvurdu. Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Koordinasyon Merkezi (UKOME) 14 Ocak’taki toplantısında bu zam talebini değerlendirecek.
İlimizde toplu taşıma başlı başına bir sorun. Vatandaş memnun değil.. Minibüsçü esnafı mağdur, çok ağır bir iş yapıyor, para kazanamıyor. Geçenlerde bu camianın çok içinde olan bir dostumdan dinlemiştim. Şehir içinde çalışan bir minibüs, bundan 10-15 yıl önce adeta bir servet değerindeydi. Pekçok kişi, arsasını satıp, şehiriçi minibüs plakası almıştı. Çünkü bu plaka çok değerliydi. Şimdi  şehiriçi minibüsleri neredeyse para etmiyor. Çünkü kazanamıyorlar.
Bir sistem düşünün ki, hem o sistemin hizmet verdiği kitle; hem o sektörde iş yapan, ticaret yapan kitle memnun değil. İki taraf da mağdur.. 
Şehir içinde halen 2.10 TL olan  yolcu ücretini 2.25 TL’ye çıkartsanız ne olacak?.. Minibüsçüye faydası yok. Her gün en az iki kez bu araçlara binmek zorunda kalan insanlara da yeni bir yük..
Son yıllarda şehir içi minibüsleri Kent Kart sistemine geçtiler. Bu sisteme geçişle birlikte, minibüsçü kayıt altına girdi. Eskiden minibüs sahibinin tek kayıp kaçağı, şoför ya da muavinin yaptığı makul ölçülerdeki “Ördek”lerdi. Şimdi kayıt var. Vergi var, KDV var.. Üstelik Kent Kart sistemine geçişle birlikte, özellikle bizim şehrimizde bedavacı yolcu sayısı çok yükseldi. 
Bütün dünyada petrol fiyatları düşüyor. Uçak biletleri ucuzluyor. Bizim şehrimizde minibüsçü feryat ediyor, tek çare olarak yolcu ücretlerinin arttırılmasını istiyor.
Oysa, toplu taşıma sistemini bu kentte tepeden tırnağa yeniden ele almalıyız. Halen uygulanan sistemde; Derince Çenedağ Mahallesi’nden minibüse binip Sopalı’ya gitmek de (yaklaşık 20 Kilometre) 2.10 TL;  Fevziye Camii önünden minibüse binip, Yenicuma önünde (1.5 kilometre) inmek de 2.10 TL. Bu çok büyük bir yanlıştır, saçmalıktır. Önce bu sorunun çözülmesi lazım. Üstelik Kent Kart sisteminde hazırlanacak basit bir bilgisayar programı ile bu sorun çözülebilir. Kısa mesafeye düşük ücret, uzun mesafeye yüksek ücret sistemi mutlaka kurulmalıdır.
Kentimiz minibüsçüleri çok fazla sayıda bedavacı yolcu taşımak yükünden kurtarılmalıdır. Toplu taşıma araçları kamunun malı değildir. Özel işletmelerdir. Hiç kimsenin bu insanlara “Sen yolcuyu bedava taşı, ben bundan siyasi rant alayım” deme hakkı yoktur. 
Oturulsun, hepsi konuşulsun. Her şeyden önce şehir içinde tek ücret modelinden, uzun mesafeye yüksek, kısa mesafeye düşük ücret modeline geçilsin. Şehiriçi minibüslerinin daha düzenli, daha sistemli çalışması; araçların daha temiz, daha bakımlı olması sağlansın.
14 Ocak’ta UKOME toplantısında şehiriçi ücretine zam onaylanırsa, kent genelinde bütün taşıma ücretleri değişecek. Bu kentte binlerce insan her gün bir ilçeden şehir merkezine geliyor ya da şehir merkezinden başka ilçelere gidiyor. Günde iki kez toplu taşım araçlarını kullanmak zorunda olan insanlar için, ulaşım masrafı önemli bir giderdir. Her yıl başında toplu taşıma ücretini biraz daha yükseltmekle bu sıkıntının köküne inilmesi mümkün değil. Büyükşehir’in bu konuyu çok ciddi biçimde ele alması lazım. 
*TV8’deki salon futbol turnuvası
Şu sıralar Türkiye’de futbol tatilde. Futbolseverler, İngiltere, İspanya ligi maçlarıyla avunmaya çalışıyor. Bu arada, TV8’de bir salon futbol turnuvası başladı.
Acun Ilıcalı, TV8’i çok farklı bir televizyon kanalı haline getirdi. Farklı programlar, yarışmalar yapılıyor. Hiç haber bülteni yok. Siyasi tartışmalar yok. Bu sayede TV8 en çok izlenen kanal haline geldi.
Futbolda devre arası tatiline rastlatılan salon turnuvasında, F.Bahçe-G.Saray-Beşiktaş-Trabzon’un eski ünlü futbolcularından oluşan salon takımları mücadele ediyor. Maçlar, Sakarya’da bu tür organizasyonlar için yapılmış salonda oynanıyor. Eski, çok ünlü, çok yetenekli futbolcuları izleme şansını elde ediyorsunuz. 
Ben bu turnuvada ister istemez Trabzonsporlu’yum. Çünkü Bordo-Mavili takamın kadrosunda, sevgili dostum, arkadaşım eski Trabzonspor ve Kocaelisporlu Soner Boz da yer alıyor. Maçlar son derece zevkli. Futbolseverlere izlemelerini tavsiye ederim.
*Sonbaharda ağaçlar budanmalı
Eskiden yapılırdı. Yaz bitip de, hava sonbahara döndüğünde, Belediye ekipleri, uzmanlar eşliğinde şehre dağılır, özellikle İzmit şehir merkezindeki asırlık çınar ağaçlarında büyük çaplı budama yapılırdı. Budanan dallar, ilkbaharda çok daha gür, sağlam biçimde çıkarken, yemyeşil taze yapraklarını açardı. 
Bu yıl hatırlamıyorum.  Belki iki yıldan beri, İzmit’teki ağaçlarda, çınarlarda budama yapılmadı.  Yaşlı ağaçların dalları zayıf, cılız kaldı. Geçtiğimiz günlerdeki kuvvetli kar yağışında da pekçok ağacın dalı, kar yükünü taşıyamayıp, kırıldı. Aslında ağaç dallarının kırılıp düşmesi, ciddi hayati riskler yarattı. Şükür, dallar kırılırken, altında kimseler yoktu da kimsenin canı yanmadı.
Ama bu işi aksatmamak gerektiği de ortaya çıktı. Zamanı geldiğinde, uzman gözetiminde yaşlı ağaçların zayıf dallarını mutlaka budamak gerekiyor. Aksi halde bir kuvvetli kar, bir şiddetli rüzgar bu şehirde başımıza çok dertler açabilir..
*Herkes önünden sorumlu olmalı 
Kuvvetli kar ve buzlu günlerden geçtik. İzmit’te pekçok kişi, kar ve buzla kaplı kaldırımlarda, yürüyüş yolunda,  üst geçit merdivenlerinde kayıp düştü, hastanelik oldu.
Her düşen ve düşenlerin yakınları, Belediyeye kızdı. Kuşkusuz, İzmit gibi bir şehirde, Belediye ekipleri, Yürüyüş Yolunu, köprülerin merdivenlerini temizlemeliydi.  Ama dükkan önleri, ev önleri, ara sokaklar, kaldırımlar da vatandaşın sorumluluğundadır.
Avrupa Birliği’ne girmeye hazırlanıyoruz. Bu nedenle pekçok kuralımız değişiyor. Avrupa Birliği ülkelerinde yasa ile belirlenmemiş ama insanların yaşam biçimi haline getirdiği sorumlulukları vardır. Böyle kar, buz olduğu zamanlar, insanlar kendi dükkanlarının, evlerinin önünün temizliğinden sorumlu olur. Siz  dükkanının önündeki karı-buzu temizleyen, iki kürek sallayan bir tek kişi gördünüz mü?. Ben görmedim. Böyle zor günlerde, yerel yönetimlerin olduğu kadar, insanların, şehirlerde yaşayanların da sorumlulukları vardır. 
Bundan sonra da kar-buz olacak. Hepimiz evimizin, işyerimizin önünden iki kürek kar atsak, kaldırımın buzla kaplanmasını önlesek, şehir içindeki kayarak düşme kazalarını çok büyük oranda azaltabiliriz. Tabii belediye ekiplerinin de Yürüyüş Yolu gibi, üst geçit merdivenleri gibi  umumi yerleri  sürekli temizlemesi de şarttır. 

*Bahar için hazırlanmak lazım
Zor ve ağır bir kış geçiriyoruz. Bölgemiz aslında çok alışık olmadığı kadar yoğun kar yağışı ve sert buzlanma ile karşı karşıya kaldı. Haklarını yememek lazım. Hem Büyükşehir Belediyesi, hem ilçe belediyeleri, bu karlı-buzlu günlerde iyi sınav verdiler.
Meteoroloji başarılıydı. Günler öncesinden, neredeyse saati saatine nereye ne kadar kar yağacağını, ne zaman kar kesilip de don olacağını ilgili makamlara duyurdular. Belediyelerin hazırlıklı olması, ilimizde hayatın çok fazla aksamasını önledi. Elbette yine kapanan, tuzlanamayan, kayan caddeler, sokaklar vardı. Ama Umuttepe ve Kartepe zirve yolları başta olmak üzere, ilimizdeki ana arterler bu zor günlerde açık tutuldu.
Bu kış, bölgemizin birkaç kez daha yoğun karla karşı karşıya kalacağı öngörülüyor. Kar birkaç gün yerde kalınca, hele hele kuvvetli don olunca, yolların zeminleri de bir hayli yıpranıyor. Bahar aylarına ulaştığımızda, hem şehir merkezlerindeki caddelerin, sokakların; hem ilimizdeki pekçok köy yolunun çukurlarla dolduğunu, çok bozulduğunu göreceğiz. Bizim ilimizdeki belediyeler, geçen yaz aylarını tam anlamıyla yatarak geçirmişlerdi. Zaten siyasi ortam gergindi, belediyeler seçimlerle ilgilenmek zorunda kaldılar. Bir yandan alt yapı çalışmaları, bir yandan tramvay yolu çalışmaları devam edecek. Bir de bu kar-buz nedeniyle bozulan yollar var. Malum, eskiden Özel İdare vardı, Köy Hizmetleri vardı. En azından köy yollarının sorumluluğu Büyükşehir’de değildi. Şimdi hepsi hem büyükşehir, hem ilçe belediyelerinin sorumluluğundadır. 
Şimdiden planlamalara başlamak lazım. Yaz aylarında uyduruk, kalitesiz, baştan savma şölenler, festivaller için para harcamak yerine, bu kentte çok geniş kapsamlı bir onarıma girişmek lazım. Köy yolları, şehir merkezlerindeki ana caddeler, sokaklar, hepsinin önümüzdeki dönemde elden geçirilmesi, büyük bölümünün yeni baştan asfaltlanması lazım. Hazırlıklar ve planlama şimdiden başlamazsa, önümüzdeki yaz mevsimi de boşa geçip gider ki, bizim şehrimizin böyle bir durumu hak ettiğini kimse söyleyemez.
Bu yazı toplam 473 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.