• BIST 88.258
  • Altın 145,729
  • Dolar 3,5936
  • Euro 3,8018
  • Kocaeli 4 °C

İnsanın her yaşta öğrenmesi gereken şeyler mutlaka var 

İnsanın her yaşta öğrenmesi gereken şeyler mutlaka var 
Pek çok kişi gibi,  uğursuz olduğuna inandığım 2016 bitip, 2017’ye girdiğimizde sanki sihirli bir değnek hayatımıza dokunacak, her şey çok iyi olacak gibi bir umuda kapılmıştım.

Hatta ciddi ciddi, yılbaşı gecesi piyangodan önemli bir ikramiyenin bana çıkacağına bile inanıyordum. 

2016 nihayet bitti. Ama yeni yıl da hem ülkem, hem ailem için pek iyi başlamadı. 
Yılbaşı gecesi çok sevdiğim, çok yakın aile dostlarımla birlikte Balaban Cevizlik Sitesi’nde Dursun Usta’nın işlettiği sosyal tesisteydim. Yeni yıla neşeli, umutlu girmeyi umuyorduk. Gece saat 22.30 gibi telefonum çaldı. Arayan büyük oğlum Can; “Baba heyecanlanma, sakin ol” diye söze başladı. Sonra devam etti:

“Amcam evde rahatsızlanmış. Biz telefonlara cevap vermeyince eve gittik, hasta bulduk. Ambulansla hastaneye gidiyoruz. Haberin olsun”

Tabii, hemen toparlandık. Can dostum Soner Boz  “Sen araba kullanma abi” dedi. Beni ve eşimi,  Kocaeli Devlet Hastanesi’ne yetiştirdi. Biz hastaneye ulaştığımızda kardeşim Nahit’i, sedye üzerinde tomografi çekiminden getiriyorlardı. 

Kardeşim Nahit Çiğit, benden çok farklı bir adamdır. Ben pek ortalarda gözükmeyen, çok fazla insan tanımayan, kapalı devre yaşayan bir adamım. Kardeşim tam tersidir. 3 yıl önce şirketi satınca, kardeşim hemen kendisini emekliye ayırmıştı. Kafasına göre döşediği evinde tek başına yaşardı. Ama çok sayıdaki yakın arkadaşı ile sürekli temas halinde, sosyal medyada sürekli dolaşan bir adamdır. Devlet Hastanesi Acil Servisi’ne akın akın Nahit’in arkadaşları gelmeye başladı. Tomografiye ilk bakan da,  aile dostumuz, Nahit’in de yakın arkadaşı, Seka Devlet Hastanesi’nin Beyin Cerrahisi Uzmanı Dr.Mehmet Korkmaz oldu. 

Dr.Korkmaz tomografiyi okuyup, hastanın genel durumuna baktıktan sonra bana, “Abi bu iş burayı biraz aşar. Biz Nahit’i yukarıya Üniversite’ye götürelim” dedi. Yılbaşı gecesi, Nahit’i ambulansla Devlet Hastanesi’nden Tıp Fakültesi Hastanesi’ne ambulansla götürdük. Ben ve ailem, 2017 yılına Tıp Fakültesi Hastanesi’nin acili ile Nöroloji servisi arasındaki bir yerlerde girdik. Yılbaşı gecesi, sabaha kadar hastanedeydim. Hiç uyumadım. 1 Ocak Pazar günü, yine herkesten önce, sabah hava tam aydınlanmadan gazetedeydim. Ertesi gün, aynı gruba ait BÜYÜK KOCAELİ Gazetesi’nin ilk sayısı çıkacak.  Yılbaşı sabahı, gazete binasında toplu bir kahvaltı organizasyonu yapılmış. ÖZGÜR KOCAELİ ve BÜYÜK KOCAELİ ekibi birlikte kahvaltıda. 

En yaşlıları benim. Sabah kahvaltıda ertesi gün yeni bir gazete çıkartacak olan genç ekibe kısa bir nutuk çektim: 
“Çocuklar çok önemli bir işe soyundunuz. İşiniz çok zor. Bakın ben ilk çocuğumun doğumunda (21 Haziran 1988) eşimin yanında değildim. Oğlumu doğduktan yaklaşık 10 saat sonra görebildim. Çünkü sanayi sitesindeki binada gazete yapıyordum. Dün gece sabaha kadar hastalanan kardeşimin yanında hastanedeydim. Ama bu sabah yine buradayım. Beni bu kentte İsmet Çiğit yapan, yazdığım yazılar falan değildir. Bu işteki disiplinimdir. İşime gösterdiğim saygı, işime verdiğim değerdir. Kendinizi böyle bir hayata hazırlarsanız başarılı olabilirsiniz.”

Bu, yeni yılda genç meslektaşlarıma ilk nasihatim oldu. Kardeşim Nahit’in hastalığında da, geçen bu bir haftalık dönemde kendimle ilgili pek çok ders çıkartmaya çalıştım. Bunları paylaşmak istiyorum:

Birinci ders; insanlar belli bir yaştan sonra kesinlikle yalnız yaşamamalı. Bir aile kurmalı. Nahit, yeğenleri yılbaşı gecesi diye kutlamak için aramasa,  şüphelenip evine gitmeseler bu gün çok daha kritik durumda olabilirdi.
İkinci önemli ders şudur: Bir insanın çok yakını hastalanmışsa, o insanın da ruh hali değişiyor. Ben artık, bir dostumun yakınının hastalandığını duyarsam, bir kere telefonda arar, üzüntümü ve geçmiş olsun dileklerimi iletirim. Günde 3-4 kez arayıp, “Nahit nasıl?” diye soranlar var. Elbette sevdiklerinden, merak ettiklerinden arıyorlar. Ama hasta yakınının da ilgilenmesi, düşünmesi gereken pek çok konu var. 

Bir de bu tür hastalıklarda ziyaret için çok ısrarlı olunmamalı. Adam yatıyor. Üstü başı açık. Her yerinden hortumlar sarkıyor. Dört beş kişilik grup gelip küçücük odaya giriyor. “Ah kardeşim Nahit, vah kardeşim Nahit.” Herkes, yakınının benzer hastalığını, sonra nasıl iyileştiğini falan anlatıyor. Hastanın başında gereksiz bir ton muhabbet.  Bizim toplumumuzda hasta ziyareti çok fazla önemseniyor. Ama bunun bir kararı olmalı.
………..
Bu süreçte çıkarttığım çok önemli bir ders daha var. Sağ olsunlar herkes aradı; Sayın Bakan, Sayın Vali, Büyükşehir Belediye Başkanı, milletvekilleri, aklınıza kim geliyorsa. Kardeşinizin, ailenizin bu kadar seviliyor olmasını anlamak elbette çok güzel. İnsana güven veriyor. Ama cep telefonundan birisi arıyor.  “İsmetçim, Nahit’i duydum. Çok üzüldüm. Şimdi nasıl, iyileşecek mi? O’nun için dua ediyorum” falan diyor. Benim cep telefonum uyduruk telefon. Hafızasında taş çatlasın 20-25 numara kayıtlıdır. Onlar da ailem, çok yakın arkadaşlarım, iş arkadaşlarım falandır. Telefonun ekranında bir numara. Arayan kim ben tanımıyorum. Karşındaki adam o kadar heyecanlı ve samimi ki- belli kendisini de çok önemli görüyor-mutlaka İsmet Çiğit’in telefon hafızasında benim adım vardır diye düşünüyor- anlatmaya başlıyor. Kimsin abi, ben seni tanıyamadım. Pek çok kişiyi, sesinden, üslubundan tanıdım. Emin olun, pek çok kişiyi de hiç tanımadan-ama bunu da çaktırmadan- konuştum. Artık birini cepten ararsam, telefon açılır açılmaz önce kendimi tanıtıyorum. 
……….
Değerli dostlar, kardeşimin hastalığı nedeniyle gösterdiğiniz yakın ilgiye ailem adına çok teşekkür ediyorum. Bu süreçte sosyal medyada da abuk sabuk abartılı haberler çıktı. Ben bir de evde yaşlı annemle uğraşıyor, Nahit ile ilgili en yumuşak, en olumlu haberleri vermeye çalışıyorum. Abuk sabuk adamlar sanki üzerlerine vazife gibi “Nahit Çiğit felç oldu” şeklinde başlıklar attılar. İlgilenen herkese sonsuz teşekkürler. KOÜ Rektörü  değerli dost Prof.Dr.Sadettin Hülagü’ye, kardeşimin tedavisini üstlenen çok değerli hocamız Prof.Dr.Faik Budak’a özel teşekkür ederim. Umuyorum ki, Nahit iyileşecek. Yine o heybetli haliyle herkese gider yapacak, racon kesecek. Hem ailesi, hem bütün sevenleri o günü bekliyor. 

Ama ben artık 2017’den de çok fazla umutlu değilim. İnsan yaşadıkça her şeyi görüyor, yaşıyor. Anladım ki, hala bu yaşta öğrenmemiz gereken, öğrendikçe kendimizde de uygulamamız gereken çok şeyler var. Bütün okurlarımı saygılar sunuyor, sağlık, mutluluk ve başarılar diliyorum. 

Bu haber toplam 696 defa okunmuştur
  • Yorumlar 1
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Diğer Haberler
  • İl Genel Meclisi kapandı; köyler sahipsiz kaldı23 Şubat 2017 Perşembe 00:00
  • Leyla Atakan girişi kapanırsa İzmit trafiği ne hale gelecek?22 Şubat 2017 Çarşamba 00:01
  • Kentsel Dönüşümde çok geç kaldık21 Şubat 2017 Salı 09:01
  • Kimse ile kavga etmeden iyi gazete yapabilmek20 Şubat 2017 Pazartesi 09:43
  • Belediyelerden çok şikayet var19 Şubat 2017 Pazar 23:08
  • Yeni poliklinik binası bir ihtiyaç19 Şubat 2017 Pazar 00:03
  • Kültür Tepesi, 28 Haziran’da açılacak17 Şubat 2017 Cuma 00:02
  • Önce Sen Sev17 Şubat 2017 Cuma 00:00
  • AK Parti İl Başkanı Ceyhan: "Hedef: 65, Yakışan: 70"16 Şubat 2017 Perşembe 00:29
  • Sirmen: “Geceleri ağladım”15 Şubat 2017 Çarşamba 00:01
  • ÖNE ÇIKANLAR
    • Vali Güzeloğlu’nun Türkiye’ye model olacak istihdam projesi
    • Doğru ile Yanlış
    • Özgür Kocaeli mobil uygulamamız yayında
    1/20
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Özgür Kocaeli | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0262 331 11 11 Faks : 0262 321 21 37