1. HABERLER

  2. İNSAN HİKAYELERİ

  3. İnsanlar mutlu ben mutlu
İnsanlar mutlu ben mutlu

İnsanlar mutlu ben mutlu

Kız Meslek Lisesi’nden mezun olduktan sonra 2008 yılına kadar evinde daha sonra açtığı dükkanda gelin çiçeği süsü yapan Reyhan Şenşutman, hayatını sadece bir cümle ile özetliyor: İnsanlar mutlu ben mutlu

A+A-

Örnek bir kadın

Reyhan Şenşutman, bu kentte uzun yıllardır yaşayan birçok kişinin tanıdığı bir sima. 1970’li yıllarda başlayarak bugüne kadar bu kentte birçok gelinin gelin çiçeğini yaptı. Gelinlerin hayallerindeki çiçekleri ve süslemeleri yapan Şenşutman, farklı biri. “İnsanlar mutlu ben mutlu” diye tanımlıyor hayatını.

12 yıl önceye kadar evde gelin çiçekleri hazırlayan Şenşutman, kendi dükkanını açarak hala gelinlerin hayallerini süsleyen el çiçekleri, masa, araç süslemeleri gibi tüm süslemeleri yapıyor. Annesi ile birlikte yaşamını sürdüren, hayatındaki tüm kararları o alıyor. Kadınların tek başına, üreterek bu hayatta başarılı olabileceğini gösteren iyi bir örnek Reyhan Şenşutman. 60 yaşına kadar Türkiye’de birçok yeri gezen Şenşutman, bundan sonra kazandığı ile dünyayı da gezmeyi kendine hedefleyen bir kadın aynı zamanda.

 

4-yasinda.jpg

4 YAŞINDA: Reyhan Şenşutman 4 yaşında olduğunda babasının kendisini ve kız kardeşi Seyhan’ı Acısu Parkı’na gezmeye götürdüğü bir gün fotoğraf çekimi de yaptığını söyledi. Babası ile bu hatırasının kendisi için büyük bir öneme sahip olduğunun da altını çizdi.

 

3 İLKOKUL’DA OKUDU

İzmit’in yerlileri ve eski yerleşen ailelerinin birçoğunun çocuklarının ve hatta çocuklarının gelin çiçeklerini yapan Reyhan Şenşutman, 1959 yılında İzmit’e doğdu. Yukarıpazar’da doğduğunu söyleyen Şenşutman, “Yukarıpazar’da doğdum. Önce İstiklal İlkokulu’ndan sonra Akçakoca İlkokulu’na gittim. 5’inci sınıfa geçtiğimde Ankara’ya anneannemle gittim ve orada bitirdim ilkokulu. İlkokulu bitirince İzmit’e geri döndüm İzmit Ortaokulu’na gittim. Kız Meslek Lisesi’nde ise El Sanatları bölümünü bitirdim.

 

tabi-ki-okuldan-kacma-ekibi.jpg

TABİ Kİ OKULDAN KAÇMA EKİBİ: Kız Meslek Lisesinde okuduğu yıllar. Reyhan Şenşutman 4 kız arkadaşı ile birlikte tüm lise çağlarındaki gençler gibi onlarda okuldan kaçıyordu. Saliha Kandaz, Emine Alpan, Münhan Caner, Perihan Özdemir ile birlikte yaşadığı o güzel günleri özlediğini söyleyen Şenşutman, “Güzel zamanlarda yaşadık” dedi.

 

ANNEM İSTEDİ

Annem 1940 İzmit doğumlu. Annemin babası Yavuz Pastanesinin kurucusuydu. Babam ise Şenköşe şekerlemenin sahibiydi. İş yeri şu anda Söğüt Pastanesi’nin bulunduğu yerdeydi. Kentteki birçok kişiye göre hali vakti yerinde bir ailenin çocuğuyduk. Kız kardeşim Seyhan İzmit Lisesi’ne ben de Kız Meslek Lisesine gittim. Annem bana dedi ‘sakın dikişi seçme el sanatlarını seç’ dedi. Ben de el sanatlarını seçtim. Okul bitirdikten sonra okulun sipariş atölyesinde 4 yıl çalıştım.

 

ogretmenlerinden-cok-sey-ogrendi.jpg

ÖĞRETMENLERİNDEN ÇOK ŞEY ÖĞRENDİ: Kız Meslek Lisesi’nde okuduğu yıllarda meslek derslerini aldığı öğretmenlerden çok şey öğrendiğini söyleyen Reyhan Şenşutman, branş öğretmeni Necla Biçici ve kız arkadaşı Saliha Karasu ile birlikte atölyede ders başındayken...

 

ŞİMDİ KIZLARINA BUKET YAPIYOR

Sipariş atölyesinde çalışırken aynı zamanda İzmitlilere gelin çiçekleri yapıyordum. O zaman gelinlik çiçek buketi yaptığım gelinlerin kızlarının gelin çiçeklerini yapıyorum. Bizim zamanımızda tüm çiçekler el ile yapılırdı ve uzun sürerdi. Kumaşları önce kolalıyor, boyuyor ve şekillendiriyorduk. Büyük bir emek ve zaman gerektiriyordu. Şimdi hazır çiçeklerden çiçek buketi yapıyoruz. Tabu burada da parçaları bir araya getirmek, birbirine uymasını sağlamak önemli. Tam bitek ayarı işler yapıyorum.

 

nerede-o-eski-mahalle-kulturu.jpg

NEREDE O ESKİ MAHALLE KÜLTÜRÜ: Reyhan Şenşutman’ın fotoğraf albümünden çıkan bir fotoğraf nerede o eski mahalle kültürü dedirten cinsten. Çukurbağ Mahallesi Yusuf Şen Sokak’ta yaşayan Necmi ve İlhan Özdemir, daha sonra Necmi Özdemir ile evlenen Nimet Özdemir, Mücella Külahçıoglu ve Necla Küllahcıoğlu, Yasemin Balık, soy isimlerini hatırlayamadığı Hasan, Adem ve Hülya arkadaşları ile birlikte çok güzel anılar biriktirdiğini söyleyen Şenşutman, o günleri özlüyor tabi.

 

BENİ TERCİH ETMELERİNE ŞAŞIRMIŞTIM

Okuldan mezun olduktan sonra ilk iş yaptığım kişi Rıdvan Alyörük’ün gelini oldu. Gelinin el buketini yaptım. Okuldan yeni mezun olmuştum ve beni tercih etmelerine çok şaşırmıştım. Bu kenttin tanınmış birçok ailesinin çocuklarının gelin çiçek buketini ellerimle yaptım. Sonra 12 yıl önce Reyhan Dizayn dükkanı açtım. Şimdi kendi dükkanımda çalışıyorum. İzmit’e ilk ben bebek süslemelerini yaptım. Şimdi bebek süslemesinden, gelinin arabasına kadar tüm süslemeleri butik olarak yapıyorum.

 

annem-daha-cok-genc.jpg

ANNEM DAHA GENÇ: Annesi Rüveyda Şenşutman’ın yaşına rağmen hala çok genç bir kadın olduğunu söyleyen Reyhan Şenşutman, annesinin yurt dışı gezilerine hala gittiğini söyledi. Annesinin arkadaşları Emine Ayken, Zafer hanım, Aytan hanım ve öğretmeni Nilgün hanımın ziyaretinde çektirdikleri hatıra fotoğrafını bizimle paylaştı.

 

İŞİMİ SEVEREK YAPIYORUM

Şimdi gelin buketi, söz ve nişan çiçek ve çikolatası, loğusa tacı, yeni doğan bebek hediyeleri, yeni doğan bebek odası, kına hediyelikleri, hediyelik kutu süslemeleri, gelin arabası süslemesi gibi işlerin tamamını yapıyorum. Tabi istenirse özel dekorasyon işleri de yapıyorum. İşimi çok severek yapıyorum. İnsanlar mutlu olunca bende mutlu oluyorum. Bu hayattaki hikayemin sloganı insanlar mutlu ben mutlu.

 

karadeniz-turuna-cikti.jpg

KARADENİZ TURUNA ÇIKTI: Gül Güner, Serpil Yılmaz, Saniye Gemici, Ayşen Cengiz, Mesut Cengiz, Necla ve Alperen Ekşioğlu, Letafet Sertçetin, Sabahattin Sertçetin, Şengül Ödenoğlu’nun aralarında bulunduğu grup ile Karadeniz Turuna çıktıklarını söyleyen Reyhan Şenşutman, Karadeniz’in mutlaka gezilmesi gereken bir yer olduğunu söylüyor.

 

ARTIK SIRA YURTDIŞINDA

Yaptığım işlerle para kazandım ve gezdim. Neredeyse Türkiye’nin her yerini gezdim diyebilirim. Bir tek GAP turum kaldı onu da yapacağım. Yurt dışı gezilerine de bu yıl başlayacağım. Batum ve Kıbrıs’a gittim. Ama çok yurt dışı denecek yerler değiller. Batum’a gittik orada İzmitlilerle karşılaştık. Gezmeyi çok seviyorum. Benim için yeni yerler görmek çok eğlenceli ve önemli.

 

yegenin-nikah-masasini-da-susledi.jpg

YEĞENİN NİKAH MASASINI SÜSLEDİ: Mesleğinin güzelliklerini elbette ailesi ve sevdikleri ile de paylaşıyor Reyhan Şenşutman. Kız kardeşi Seyhan Kaya’nın kızı Ceren ve Akif Yıldırım’ın nikah masasının süs çiçeklerini de yaptı. O çiçekler uzun süre o masada kaldı ve birçok çift o çiçeği kullandı.

 

GEÇMİŞİ ÖZLÜYORUM

Eskiden evde iş yapmama rağmen çok iyi para kazanıyordum. Şimdi sadece ben değil tüm esnaf kendimizi geçindirecek şekilde çalışıyoruz. İzmit eskiden daha iyiydi. Herkes birbirine yardımcı oluyordu. Şimdi herkes önüne bakıyor. Hayat gayesi tabi. Herkes destekle mutlu. Mutlaka insanlar artık psikolojik destek alıyor. Bizler yeni bir şeyden mutlu olmuyoruz. Geçmişi özlüyorum. Çünkü bizler o zaman gerçekten mutluyduk. Şimdi gidip bir ortamda oturduğumuzda bile sıkılıyoruz.

 

EVLENMEK İÇİN ÇABA GÖSTERMEDİM

Evlenmek kısmet olmadı. Benim için her şey kısmettir. Evlilik benim kısmetimde olmadı sanırım. Bir de evlenmek için gerçekten özel bir çaba da harcamadım. Çocukluğumdan bu yana tüm imkanlara sahip biri oldum. 3 kardeşiz. Kız kardeşim Seyhan Şenşutman lise çağlarında Lassa’da voleybolcuydu. Sonra Zeki Kaya ile evlendi ve voleybolu bıraktı. Erkek kardeşim Gökhan Şenşutman da evli. İki kardeşimin çok sevdiğim çocukları var” dedi.

 

Çocukluğum diye açtı telefonu

İlkokul 5’inci sınıfta Ankara’da arkadaşı olan Rezzan ile yıllar sonra bir tesadüf sonucu görüşmeye başladığını söyleyen Şenşutman, “Çocukluğum diye açtı telefonu bana. Çok etkilendim. Hala görüşüyoruz” dedi.

 

ÇOK GÜZEL BİR YILDI

İlkokul 5’inci sınıfta anneannesinin dayılarını üniversitesi okutmak için Ankara’ya taşınması üzerine kendisinin ve kız kardeşinin de anneanneleri ile birlikte gittiğini söyleyen Reyhan Şenşutman, yıllar sonra yaşadığı tesadüfü anlattı. Ankara’da Yukarı Ayrancı İlkokulu’nda okuduğunu belirten Şenşutman, “Ankara’da çok güzel bir yıl yaşadım. Çok güzel arkadaşlıkların oldu. Turizm Sitesi diye bir sitede oturuyorduk. Rezzan, Meral ve Derya isminde çok samımı arkadaşlarım oldu.

 

DONDURMA LÜKSTÜ

Bizim çocukluğumuzda dondurma çok lüks bir şeydi. Anneannem bize para verir biz gidip alırdık. 1972 yılıydı bu anlattıklarım. İlkokuldayken öğle saatinde bizim uyku saatimiz vardı. Anneannem bu konuda kuralcıydı. Kız kardeşim Seyhan uyumamak için balkondan saçına taktığı tacını aşağı atar ve ‘tacım düştü onu almaya gidiyorum’ der ve dışarı çıkardı. Gidiş o gidiş tabi. Ben de uyumaz balkonda dondurma almaya gitme saatinin gelmesini beklerdim.

 

GECE 23.00’TE ARADI

Çok güzel yıllardı. Sonra arkadaşlarımızla çok keyifle oynardık. Orada edindiğim arkadaşlarımla bir daha görüşemedim. Geçtiğimiz yıl dayımın kızları Bodrum’a tatile gidiyor. Babamın dayısının kızı Rezzan ve benim arkadaşım olan Rezzan’da orada karşılaşıyorlar. Sohbet sırasında benim adım da geçiyor. Rezzan beni gece 23.00’te aradı. Telefonu açtım karşımda bana “Çocukluğum” diye seslenen biri. Çok mutlu oldum. Hala görüşmeye devam ediyoruz” dedi.

 

Dert ben değil, sigara içmekti

Okul yıllarında her genç gibi onların da kaçamakları ve gizledikleri vardı. Şenşutman, arkadaşlarının rahat sigara içmek için her Çarşamba günü sırf evlerinin asansöründe sigara içmek için kendisini evden aldıklarını söyledi.

 

ÇİKOLATA DÖRDE BÖLÜNÜRDÜ

Okul yıllarında ve mahallede arkadaşları ile biriktirdiği anılarını da bizimle paylaşan Reyhan Şenşutman, “1975 yılında Özden Kasap’ın köşesindeki binaya taşınmıştık. Bina asansörlüydü. Çarşamba günleri arkadaşlarım beni almaya gelirdi. Asıl beni almaya değil asansörde sigara içmek için geliyorlardı. En büyük zevkleriydi. Pazartesi günleri edebiyat derslerimiz vardı. Saliha ile birlikte derse geç kalırdık. Arkadaşım Saliha’nın şimdiki eşi o zaman sevgiliyisiydi. Her geldiğinde kare çikolatalar getirirdi.

 

HER MAYIS’TA OKULDAN KAÇARDIK

Biz derse geç kaldığımızda arkadaşlarımız hemen anlardı. Saliha Kemal ile buluştu derlerdi. Biz buluşmadan geldiğimizde getirilen çikolatayı hemen dörde böler, Emine ve Münhan’a verirdik. Kız Meslek Lisesi’nde okuduğumuz süre soyunca her mayıs ayında vapurla karşıya geçmek için okuldan kaçardık. Bu bizim çok keyif aldığımız bir eğlenceydi. Bizim zamanımızda çok keyif aldığımız bu durum şimdi normal bir şey.

 

HİÇ YARAMAZ DEĞİLDİM

Benim annemin doğduğu ev Özden Kasap’ın arkasındaydı. Anneannem orada oturduğu için biz sık sık oraya giderdik. Necla diye komşumuzun kızı vardı. Anneannemlere dönmeden bir kuruyemiş vardı yol üstünde. Eskiden kuruyemiş tepsilerde kuruyemiş dükkanlarının önüne konulurdu. Tam oradan geçerken Necla beni itti. Kendimi leblebilerin olduğu tepsinin içinde buldum. Tabi eve şikayet geldi. Küçükken yaramaz değildim ama eğlenirken bazen istemeden zarar verebiliyorduk” dedi.

 

Bir daha ev ziyareti yapamadım

Düşkün ve Yaşlıları Koruma Derneğinde bir süre görev yapan Şenşutman, dernek başkanı Sevcar Tamer ile Sarımeşe’de yaptıkları ev ziyaretinde gördüğü manzara karşısında bir daha ev ziyaretlerine gidemediğini söyledi.

 

HAYIR İŞLERİ YAPTI

Hayır işlerinde de bir süre çalışan Reyhan Şenşutman, Düşkün ve Yaşlıları Koruma Derneği Başkanı Sevcan Tamer ile gittikleri bir evde yaşadığı olayı anlattı. Bu olaydan sonda bir daha yardım verdikleri evlere gitmeyi istemediğini söyleyen Şenşutman, “Sevcan abla ile Sarımeşe’de bir eve gittik. Evde anne temizliğe giderek çocuklarını geçindirmeye çalışıyordu. İçeri girdik içerde sadece bir soba yanıyor. Bir kenarda da üstü üste konulmuş yataklar vardı.

 

PASLI DOLAPTA SADECE SALÇA VARDI

Biz oradayken 3 çocuk okuldan geldi. Okuldan gelen çocukların ablası önlerine çay ve kuru ekmek koydu. Gidip mutfakta bulunan dolabın içine baktık, paslı bir dolabın içinde sadece bir kavanoz salça vardı. Çok etkilenmiştim. Bir daha ev ziyaretlerine katılamadım. Hala böyle büyük sıkıntılar yaşayan aileler var. Bazen hangi birine yardım edeceğimizi şaşırıyoruz. Ben hala yardım derneklerine mümkün olduğu kadar destek veriyorum” dedi.

Etiketler :
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.