1. YAZARLAR

  2. Alaettin KÖKSAL

  3. İNSANLARIN KORONAVİRÜSÜYLE SAVAŞI
Alaettin KÖKSAL

Alaettin KÖKSAL

Yazarın Tüm Yazıları >

İNSANLARIN KORONAVİRÜSÜYLE SAVAŞI

A+A-

 Bugünkü makalemizde rahmetli Şevket Kazanla yaşadığım siyasi hatıralarımı yazmayı düşünürken, karşımıza insanlığa savaş açan koronavirüs çıkınca,  ister/istemez bu mikropla alakalı düşüncelerimi yazmaya karar verdim.  Nasip olursa, rahmetli Şevket Kazan’la alakalı hatıralarımızı başka bir zamanda yazmaya çalışacağım. Bu vesileyle merhum Şevket Kazan’a Yüce Allah’tan rahmet dileyerek, koronavirüsle alakalı düşüncelerimi yazmaya başlayalım.

İnsanoğlu saldırılara açık, emanetlerle yüklü bir varlıktır. Kur’an, sünnet, iman, inanç, ibadet, beden, sıhhat, mal, can, akıl, ilim, kalp, çevre, eş, çocuk, nesil, tarih, kültür gibi değerlerin her biri insan için bir emanettir. Bu emanetleri,  her türlü tehlikelerden korumak, insan olmanın şuuruna erenlerin görevidir.

 Hz. Âdemle (A.S) başlayan insanlık tarihi,  birçok musibetlerle karşı karşıya kalmıştır.  Tarih boyunca insanların birbirleriyle yaptıkları dini ve ekonomik savaşların yanında,  gözle görülmeyen, ırk, din, bölge ayırımı yapmadan, insanlara saldıran,  veba, sıtma, verem, tifo, tifüs, kolera, ebola, korona gibi ve benzeri bulaşıcı mikroplarla savaşmışlardır. Bu savaşların neticesinde milyonlarca insan ölmüştür, bundan sonrada değişik sebeplerle ölümler devam edecektir. Kulun görevi, şer üretenlere karşı tedbirli olmaktır.  

İnsanların birbirlerine karşı yaptıkları ekonomik ve dini savaşları, en aza indirmek veya sonlandırmak için, herkes hakkına razı olmalı,“ Sizin dininiz size, benim dinim de banadır” (Kafirun 6) ayetine uyarak hareket etmelidirler. Zalimlerin saldırılarına engel olabilmek için,  müslümanların caydırıcı askeri ve ekonomik güce sahip olmalıdırlar.  Hiçbir ayırım yapmadan, tüm insanlığa savaş ilan eden zararlı mikropları yenmek için, insanlık âlemi birlikte hareket etmeli, İslam dininin emrettiği ahlaki ve temizlik kurallarına riayet etmelidirler.

 Kul hayır ve şerre sebeptir. Yaratan, yaşatan ve şifa veren sadece Yüce Allah’tır.  İnsanların taleplerini dilerse yaratır, dilemezse yaratmaz. Yüce Allah’ın izni olmadan hiçbir mikrop hareket edemez, üretilemez ve insanlara galip gelemez.  Galip olan sadece Yüce Allah’tır (CC).  Yüce Allah (CC) nefsinize(kendinize) zulmetmeyiniz buyuruyor “ Biz onlara zulmetmedik. Asıl onlar kendilerine zulmettiler.(Hud 101)  “ Kim bir kötülük eder veya günah işleyerek kendisine zulmeder, sonra Allah’tan af dilerse Allah’ı bağışlayıcı ve merhametli bulur. (Nisa 110)

Tedbirden sorumlu olan kul, takdirden sorumlu değildir. Tedbir zalimlerin saldırılarına ve mikropların verdiği rahatsızlıklara karşı alınan önlemdir. Herhangi bir hastalığa şifa olan tedbirlerimizi, ilahlaştırmaktan sakınmalıyız.  Şu’ara suresinin 80. Ayetinde buyrulan, “ Hastalandığım zaman bana şifayı Allah verir” ayetini unutmamalıyız. Peygamberimiz Hz. Muhammed (S.A.V.) şöyle buyurmaktadır. “ Ey insanlar! Tedavi olunuz. Çünkü Yüce Allah şifasını vermediği hiçbir hastalık yaratmamıştır.” ( Ebu Davut)   şu hususu da ifade edelim ki, ölüm hastalık değil, takdirdir. “ Her nefis ölümü tadacaktır.” (Ankebut 57) “Her ümmet için takdir edilen bir ecel var. Vakitleri gelince bir an dahi geri kalamazlar, öne de geçemezler.” (Araf 34) 

 Haramlar, batakhaneler, pavyonlar, barlar, kumarhaneler, meyhaneler insana zarar veren mekânlardır. Camiler, kışlalar, okullar, medreseler, hayır vakıfları dini kolaylaştıran insana fayda veren yerlerdir. Hz. Peygamberimiz (sav)“ Bir yerde Taun ( bulaşıcı hastalık) varsa o beldeye girmeyiniz. Bulunduğunuz yerde zuhur edecek olursa oradan çıkmayınız” buyurmaktadır. (Buharı) 

Müslümanlar, itikadı ve ameli olarak dosdoğru bir istikamet üzere olup, maddi ve manevi ilimlere önem vermelidir. Maddi ilimler müslümanların elinde olursa rahmete,  istikameti bozuk olanların elinde olursa zulmete vesile olurlar.   Koronavirüs nedeniyle, toplu olarak kılınan cuma namazının geçici olarak şu nedenlerden dolayı kılınamayacağını, ilan eden, Diyanet ileri bakanlığımızın uyarılarına tüm müslümanlar dikkat etmelidir. (Bulaşıcı hastalık, camiye gidemeyecek kadar kör, kötürüm ve hasta, hava ve yol şartları uygun değilse, cuma namazına gittiği takdirde malı, canı veya namusunun tehlikeye düşeceği endişesi oluşursa,) bu tehlikelerin ortadan kalkıncaya kadar geçici olarak, cuma namazını kılmamak caiz olur.

Koronavirüs insanlara zarar veren çanlı bir mikrop olarak tüm insanlığı tehdit ettiğinden, dünya devletlerinin ve devletimizin yetkilileri, insanların toplu olarak eğlendikleri ve ibadet ettikleri yerleri geçici bir süreyle kapatmışlardır. Özetleyerek yazmaya çalıştığım tedbirleri ve naklettiğimiz ayet ve hadisler derin bir tefekkürle düşündüğümüzde Yüce Allah’a nasıl bir tevekkülle teslim olacağımızı kolaylıkla anlamış oluruz. Yüce Allah (CC)  Fetih suresinin 4. Ayetinde şöyle buyuruyor; “…. Öyle ya, göklerin ve yerin orduları Allah’ındır.  Allah her şeyi bilendir, hikmet sahibidir.

 Ekonomiden siyasette, sosyal yaşantımızdan sağlığımıza kadar,  büyük zararlar veren koronavirüsle ve diğer virüslerle savaşmak, aklı başında olan her bir insanın görevidir. Gözle görülmeyen virüslerle,  gözle görülen ve hissedilen, çevreye ve tarım alanlarına zarar veren haşerelerle, çekirgelerle, şiddetli rüzgâr, yağmur, sel, fırtına, kasırga,  kuraklık, kıtlık gibi afetlerle savaşarak galip gelmek kolay değildir.  Görünen görünmeyen tüm bu varlıklar, Yüce Allah’ın ordularıdır. Bütün dünya insanları bir araya gelse, tüm silahlarını kullansalar, Yüce Allah’ın izni olmadan hiçbir ordusunu mağlup edemezler.

İnsan için dünya imtihan salonudur. Bu salondan başarıyla geçmek için, Yüce Allah’ın emrettiği şekilde yaşayarak,  kalbimizi, beynimizi ve bedenimizi her türlü haramlardan,  batıl fikir ve düşüncelerden temiz tutmaya dikkat ederek, meşru olan her türlü ahlaki tedbirlerimizi alarak, Yüce Allah’ın takdirine teslim olmalıyız. Makalemizi Enfal suresinin 25. Ayetiyle tamamlayalım. “ Bir de öyle bir fitneden sakının ki, o içinizden yalnız zulmedenlere dokunmakla kalmaz, biliniz ki Allah’ın cezası şiddetlidir.”

                                                                                              

                                                                                              Alaettin KÖKSAL

 

 

 

 

Bu yazı toplam 1297 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.
2 Yorum