1. YAZARLAR

  2. Mustafa OKÇU

  3. İnsanlığın çaresizliği ve yeni düzen ihtiyacı
Mustafa OKÇU

Mustafa OKÇU

Yazarın Tüm Yazıları >

İnsanlığın çaresizliği ve yeni düzen ihtiyacı

A+A-

Koronavirüs, insanlara diz çöktürdü. Ekonomik, teknolojik, sosyal, siyasal vb. bütün birikimlerini alaya aldı. Ülkeleri kendi içlerine kapadı. Yetmedi, evlerine hapsetti. Üretimlerini, tüketimlerini, alışkanlıklarını, duyarlılıklarını, kişisel korunma korkusuna indirgedi. Kesin tedavisi ve aşısının üretilebileceği biliniyor ancak halen bilinmezliğini sürdürebiliyor. İlerlemesini kontrol edebilen ülkeler, oluşan bağışıklığı da aşan yeni bir virüsle karşılaşabilme endişesini aşamıyor. Paranın, gücün, insanlığın ulaştığı bütün standartların çaresiz kaldığı dönemi yaşıyoruz. Sanki insanlığa açıkça meydan okuyor. Beni siz ürettiniz diyor. Kendinizi, kendi ülkelerinizi, kendi sorunlarınızı, kendi ihtiyaç ve beklentilerinizi merkeze alan alışkanlıklarınız üretti demeye getiriyor. Çaresizliğimizle, sefaletimizle, bütün değerlerimiz ve birikimlerimizle yüzleşmeyi dayatıyor. İnsanı merkeze alan, daha iyi ortak yaşama, daha iyi bir geleceğe birlikte karar veren, uygulayan yeni bir sistem ihtiyacını ortaya koyuyor. Koronavirüs öncesi ve sonrası diye başlattığımız tartışmaların fantezi olarak kalmamasını, alışkanlıklarımızı aşıp kendimizi yeniden üretmemizi zorunlu hale getiriyor.

YÖNETİM SİSTEMLERİNİN OLUŞUMU VE GELİŞİMİ

İlkel yaşamdan, toplumsal yaşama büyük, bedeller ödenerek, acılar yaşanarak, imkansızlıklar aşılarak ulaşıldı. Toplumsal yaşamın en güçlü,  etkin ve yaygın yönetimi, tanrının yer yüzündeki mutlak temsilcileri sayılan İmparatorluklardı. İnsanlığın tarım toplumu yönetim ihtiyacını karşılayan imparatorluklar, dünyaya sahip olmak inancıyla, her şeye, herkesi mutlak egemenliği altına almak için mücadele verdi. İngiltere’ de ekonomik, teknolojik alanda, Fransa’ da siyaset alanında yaşanan devrimler, ortaya çıkan icatlar, keşifler, reformlar, hayatın sürdürülmesinde etkili ve belirleyici hale geldi. Modern toplum düzenini, sanayi toplumu sistemini bu değişim ve dönüşüm ihtiyacı ortaya çıkardı. Halkın iradesini ve yapabilirliğini temel alan, kuvvetler ayrılığı ekseninde, demokratik kural, kurul ve kurumlarla sürülebilen, sorunların çözümüne, ihtiyaç ve beklentilerin karşılanmasına özgülenen modern toplum düzeni ülkelerin özgünlüğüne göre şekillendi. İngiltere, ABD, Fransa modern demokratik sistemin ilk örnekleriydi.

MODERN TOPLUM DÜZENİ

Modern toplum düzeni yönetim sistemlerini inşa eden ilk ülkeler dünyayı, ihtiyaçlarına göre etkinlik alanı olarak paylaştı. Sanayi toplum düzenine 70 – 100 yıl gecikmeyle ulaşan, Almanya, İtalya, Japonya gibi ikinci grup sanayi ülkeleri, paylaşımdan yeterince yararlanamadıkları için itiraz ettiler ve birinci dünya savaşı çıktı. Modern toplum düzenine 150 – 200 yıl gecikmeyle eklemlenmeye çalışan ülkeler ise üçüncü grubu oluşturdu ve kendilerine en uygun konumda yer almaya çalıştılar. Birinci dünya savaşında, Osmanlı İmparatorluğuyla birlikte üç büyük imparatorluk yok oldu. Yok olan İmparatorluğun içerisinden, imkansızlıklara rağmen kurucularının vizyonu, kararlılığı, halkın mücadeleleriyle Türkiye Cumhuriyeti inşa edilebildi. Birinci dünya savaşında, büyük yıkımlar yaşanmasına, milyonlarca insanın yok olmasına rağmen barışın sürdürülebilirliğini sağlayacak dünya sistemi kurulamadı. Dünya dengesini sağlayacak Milletler Cemiyeti bu ihtiyacı karşılayamadı. Dünya hızla ikinci dünya savaşına sürüklendi ve kısa süre sonra ikinci dünya savaşı çıktı. Yıkım ve kayıplar daha fazla oldu. İkinci dünya savaşı sonrasında, dünya dengelerinin sürdürülebilirliğini sağlayacak Birleşmiş Milletler sistemi kuruldu ve üçüncü dünya savaşına sürüklenmeyi önleyebildi. BM’ de veto yetkisine sahip, dünyanın en güçlü ülkeleri arasında yer alan, sınıf egemenliği anlayışıyla otoriter yönetime sahip Rusya ve Çin gibi ülkelerin yeni bir dünya savaşına sürüklenmeden çözülmelerinin sağlanması bunun en önemli göstergesidir.

BİLGİ TOPLUMU İHTİYAÇLARI

Dünya savaşını engelleyebilen Birleşmiş Milletler sistemi, bölgesel ve ülkeler arası çatışma, gerilim, baskı ve etkilemelerde yetersiz kalsa da genel geçerli dünya çatışmasızlığının sürdürülebilirliğini sağlayabilmişti. İletişim devriminin, bilişim teknolojilerinin belirleyici hale gelmesiyle ortaya çıkan “ bilgi toplumu “ nun ihtiyaçları yeterince karşılanamaz hale geldi. Sanayi toplumu düzeninin sürdürülebilirliğini sağlayan kural, kurul ve kurumlarına yapılan eklemeler, zorlamalar, bilgi toplumunun ortaya çıkardığı sorunların çözülmesine, oluşan ihtiyaç ve beklentilerin karşılanmasına yetmiyor. Her alanda yaşanan ve hızlanan uluslararası etkileşim ve iletişim, yeni karar süreçlerini, uygulanabilir yöntemleri zorunlu hale getiriyor. Bölgesel, ülkeler arası mücadeleler nedeniyle yaşanan çatışmalar, ölümler, mağdurluklar, mülteciler, gerilimler, belirsizlikler, modern toplum düzenine sahip gelişmiş ülkeleri sorunların çözümünü paylaşmaya yöneltemiyor. Ancak insanlığın ortak gelişimi ve etkileşimiyle ortaya çıkan ve çıkabilecek olan sorunlar bütün dünyayı etkisi altına alabiliyor. Böyle bir dönemde insanlığın ortak sorunu haline gelen koronavirüs, dayanışmayı, etkileşimi, ortak korunma mücadelesini, ortak çözümleri zorunlu hale getiriyor.

 

Bu yazı toplam 1304 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.