• BIST 106.843
  • Altın 142,669
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209
  • Kocaeli 19 °C

İSLAM COĞRAFYASINDAKİ KERBELAİ GÖRÜNTÜLER!

M.Zeki CANŞİ

 Haram aylardan yani en ihtiramlı aylardan Muharrem ayının hicri 10 Ekim 680 tarihinde, Hz. Hüseyin Efendimiz ile birlikte onlarca arkadaşı hunharca şehid edilmelerinin üzerinden yüzyıllar geçmesine rağmen her yıl bu zamanda hatırlanmakta ve o tarihte yaşanan o vahşet, sanki yeni yaşanmış gibi gözlerimizin önüne gelmesi bir utanç vesikası olarak tarihe not düşmüştür... 
    İçinde yaşadığımız bu asırda, neredeyse her ay İslam coğrafyasında Kerbelai görüntüler ekranlarda karşımıza çıkıyor. Kandan beslenen vampir ruhlu insanlar ile ırki taassubun girdabına kendilerini kaptırmış insanların bu hastalıklı ruh hallerini inançlarına baskın hale getirecek derecede bir gözü dönmüşlüğe bürünmesi ayrı bir utanç vesikası olarak karşımızda duruyor.     
Yaşadığımız hayat, peygamberimiz Hz. Muhammed’in Kur’ani Kerim ile birlikte bize tebliğ ettiği hayat ile hiçbir alakası yoktur. Devletimiz, partimiz, derneğimiz, vakfımız, cemaatimiz, mezhebimiz ve meşrebimiz dinimiz olmuş. Hiçbir eleştiriye tahammülümüz kalmamış. Eleştirileri düşmanlık olarak algılıyor ve İlahi ahkamdan soyutlayıp ona göre hüküm veriyoruz. 
    Ahlaktan yoksun Makyavelist bir düşüncenin ürünü olan “çıkar” kavramı, hak ve adalet duygularını iğdiş ederek değerler hiyerarşisini alt üst etmiş ve insanlar, insani değerden yoksun, çıkar odaklı birer kapitalist nefer olma yolunda hızlı adımlarla ilerliyor. Ne yazıktır ki, bu illetli ruh haline de en çok günümüz Müslümanları müptela oluyorlar. 
    İçinde bulunduğumuz durum öyle acıklı bir durumdur ki, Allah için Hakkı haykıracak, iki Müslümanın arasında bir sorun olduğunda “Allah için adaletle Hakkı ayakta tutan şahitlerden olabilecek” barış elçilerini bile yukarıda zikretmeye çalıştığım saiklerle boğmaya çalışacak bir güruhun belirleyici ve sürükleyici olması Kerbelai manzaraların doğmasına sebebiyet veriyor.  
    Ayrı ayrı dünya görüşlerin oluşu Allah’ın öğretilerindendir. Allah şayet isteseydi, tüm insanlık alemini aynı düşüncede pekâlâ yaratabilirdi. Muhakeme ve sağlıklı mukayese edebilme ve eleştirel akla çağrıda bulunabilmesi için kendi varlığını inkâr eden insanları bile yaşatan ve onları in’am ve ihsan eden Allah’ımız iken, onun yeryüzündeki halifesi konumundaki biz insanlara ne oluyor ki, bizden olmayana karşı tahammülsüzlük çukurunda debelenip duruyoruz.  
    Kişiselleştirmeden, tefekkür, tedebbür, tezekkür ve taakkul dünyamızı interaktif hale getirecek fonksiyonel akıl sahibi insanlar olarak, güvercinlerin, balıkların ve bıldırcınların yanında; yılanların, akreplerin ve çiyanların var olup evrende özgürce hayatiyetlerini idame ettirmeleri İlahi nizamın bir gereği olduğunu unutarak, bizden olmayanı “yok etme” cihetine gidersek, İlahi nizama ve hududullaha tecavüz etmiş oluruz ki, bu da bizim helak sebebimiz olur. 
    Yeryüzünde bozgunculuk çıkaranları, öldürmek ve idam etmek dahil olmak üzere, en ağır bir şekilde cezalandırmak ilahi emrin bir gereğidir. Bunda kimsenin itirazı olamaz. Lakin, kendi dünya görüşüne kutsiyet atfederken; muhalifini merdut ilan ederek onu toplumdan tecrit etme yöntemine baş vurursak işte bu, İlahi nizamı kabul etmemek olur ki, tek tipleştirmeyi meşrulaştırma çabasına girer. O da Allah’ın nizamına terstir. 
    Gelin, Kur’an’ın hükümlerini kendi yaşam tarzımıza uyarlamak yerine, yaşam tarzımızı Kur’an’ın hükümlerine uyarlayalım.   
                              
 

Bu yazı toplam 950 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKAN MARKALARIMIZ
  • TUANA EVLERİ 3. ETAP
  • TUANA EVLERİ 2. ETAP'TA YÜZDE 5 İNDİRİM
  • ROMATEM Kocaeli Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi
  • Özgür Kocaeli mobil uygulamamız yayında
1/20
Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Özgür Kocaeli | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0262 331 11 11 Faks : 0262 321 21 37