• BIST 90.118
  • Altın 146,473
  • Dolar 3,6280
  • Euro 3,9373
  • Kocaeli 13 °C

İSLAM’I DOĞRU ANLAMAK VE YAŞAMAK (1)

Mehmet SÖNMEZOĞLU
İnsanları yaratan ve belirli bir süre için dünyaya gönderen Yüce Allah, onlara peygamberleri vasıtasıyla huzur ve mutluluğun yolunu gösterecek, doğru ile yanlışı, iyi ile kötüyü ayırt etmelerine yarayacak hayat rehberi olarak her devirde kutlu elçileri aracılığıyla sayfalar ve kitaplar göndermiştir. İlâhî dinlerin son halkası ise, Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.s.) ile göndermiş olduğu İslam dini ve kitabımız da Kur’an'dır.
Kelime manası barış, huzur, mutluluk, esenlik ve güvenlik olan İslam, en kısa ve özlü ifadesiyle; Allah’a teslim olmak, boyun eğmek ve itaat etmek demektir. İslam tevhid dinidir, yani İslam’da yalnız Allah’a teslim olmak ve yalnız O’na kulluk etmek esastır. İslam’ın hedefi, insanlara yüce Allah’ın hoşnutluğunu elde etmenin, dünya ve ahiret mutluluğunu elde etmenin yollarını göstermektir. 
Gerçekten de İslam, getirdiği esaslarla insanlığa huzur bahşetmiş ve insanlığın dünyevî-uhrevî, maddî-manevî tüm ihtiyaçlarına cevap vermiştir. Evrensel bir din olan İslam, her devirdeki insanların bütün ihtiyaçlarına cevap veren, her türlü problemlerine çözümler sunan prensipler ortaya koymuş, getirdiği esaslar ile insanlığa huzur bahşetmiştir.
İslam, insanların dünyada barış, güven ve huzur içinde yaşamaları, ahirette de ebedî kurtuluşa ermeleri için Yüce Allah’ın insanlığa sunduğu son kurtuluş reçetesidir.   “Şüphesiz Allah katında din İslam’dır” (Âl-i İmrân, 3/19) ve “Kim İslam’dan başka bir din ararsa, (bilsin ki o din) ondan kabul edilmeyecek ve o ahirette hüsrana uğrayanlardan olacaktır” (Âl-i Îmrân, 3/85) ayetleri bu gerçeğin açık delilleridir. 
Maalesef geçmişte olduğu gibi günümüzde de İslam ve onun Peygamberi hakkında kasıtlı, kötü maksatlı, yalan yanlış bilgi ve haberler ortaya konularak insanların İslam’dan uzaklaşması, hatta İslam’a ve Müslümanlara karşı düşmanlık duygularının oluşması hedeflenmektedir. 
Bu durumda bütün Müslümanlara büyük bir sorumluluk düşmektedir. İlk önce bizler dinimizi en doğru bir şekilde öğrenmek, anlamak ve en güzel şekilde yaşamak zorundayız. “Ben Müslümanım” diyen herkes bu sözün kendisine bir takım vazifeler yüklediğinin şuurunda olmalıdır.
Müslüman kimliğiyle tanınan, Müslüman olduğu başkalarınca bilinen bir kimse, İslam’ın özüyle bağdaşmayan, bir Müslümana asla yakışmayan söz ve davranışlardan sakınmalıdır. Bu tür tutum ve davranışlar İslam’ın doğru anlaşılmasının önünde büyük bir engel teşkil etmektedir. Çünkü pek çok insan İslam’ı, Hz. Peygamber’i kaynağından öğrenmek, tanımak yerine çevresinde gördüğü Müslümanların davranışlarına bakarak değerlendirmektedir. 
İslam hakkında doğru bilgi almak isteyen kimse, doğru ve güvenilir kaynaklardan ve ehil kimselerden istifade etmeli; art niyetli olarak ortaya atılan taraflı, önyargılı haber ve bilgilere, ehil olmayan kimselerce yazılıp söylenen yanlış ve eksik bilgilere itibar etmemelidir. Bizzat İslam’ın temel kaynağı olan Kur’an’a ve sahih hadislere müracaat etmelidir.
Tarihî tecrübeler bize gösteriyor ki, inancını, dinini kaybeden yahut yozlaştıran toplumlar kültürünü de kimliğini oluşturan bütün değerleri de kaybediyor ve zamanla tarih sahnesinden silinip gidiyorlar. İnancını, dinini koruyan, millî ve manevî değerlerine sahip çıkan milletler ise güçlü ve huzurlu bir toplum olarak varlıklarını devam ettiriyorlar.
İnsanın yaratılış amacına uygun bir hayat sürebilmesi ve bunu belirli bir düzen ve disiplin içinde gerçekleştirebilmesi için kendisine yol gösteren kurallara, kendisine örneklik ve rehberlik edecek bir kılavuza ihtiyacı vardır. İşte insanlara yol gösteren bu kurallar bütününün kapsamına genelde bütün ilâhî dinler girmekle beraber yegâne din, en son ve en mükemmel olması hasebiyle kendine has hükümleri bulunan İslam dinidir. İnsanlığın son kurtuluş rehberi Kur’an-ı Kerim, örnek, önder ve kılavuzu ise Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.s.)’dir. İlâhî dinlerin en mükemmel şekline Allah Teâlâ’nın Hz. Muhammed (s.a.s.) ile gönderdiği İslam ile ulaşılmıştır. 
Yüce Allah son elçisi Hz. Muhammed (s.a.s.) vasıtasıyla göndermiş olduğu İslam dini,  kıyamete kadar gelecek olan ve dünyanın farklı coğrafyalarında yaşayan her ırk, dil ve kültürden insanların ihtiyaçlarını karşılayabilecek en mükemmel hükümleri ve prensipleri ihtiva etmektedir. Nitekim Cenâb-ı Hak, Kur’an-ı Kerim’de “Bugün sizin için dininizi kemale erdirdim. Size nimetimi tamamladım ve sizin için din olarak İslam’ı seçtim” (Mâide, 5/3) buyrularak dinin tamamlandığı ve kemale erdiği bildirilmiş, Allah’ın mükemmel kıldığı dine uyulmasının önemi vurgulanmıştır. 
(Devam edecek)
 
Bu yazı toplam 427 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKAN MARKALARIMIZ
  • TUANA EVLERİ 2. ETAP'TA YÜZDE 5 İNDİRİM
  • ROMATEM Kocaeli Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi
  • Özgür Kocaeli mobil uygulamamız yayında
1/20
Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Özgür Kocaeli | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0262 331 11 11 Faks : 0262 321 21 37