• BIST 90.383
  • Altın 144,263
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • Kocaeli 8 °C

İSRAİL İLE ANLAŞMA, RUSYA İLE YAKINLAŞMA

Alaattin KÖKSAL

VE ERDOĞAN ÜZERİNDEN SİYASET YAPANLAR (1)

          Ülkenin, milletin ve ümmetin milli ve manevi çıkarları söz konusu olduğunda muhalefet partilerinin ana görevi iktidara yardımcı olmaktır. Mecliste grubu bulanan, bulunmayan muhalefet partilerinin 2000 yılından bugüne kadar AK partisine, özelikle Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan’a karşı, birlikte yaptıkları muhalefet anlayışını milletimiz onaylamamıştır.

         Yapılan yerel ve genel seçimlerle, milletimiz muhalefet patilerini ihtar etmek suretiyle uyarma görevini yapmıştır.  Üzülerek ifade edelim ki,  muhalefet partileri milleti anlamaz bilmez yerine koyma gibi bir anlayışla, yıllardır sürdürdükleri muhalefet anlayışlarından vazgeçemiyorlar.

         Muhalefet partileri olarak, AK partisinin, maddi ve manevi olarak ülkeye yaptığı hizmetlerin hangisini eleştirebilirsiniz.  Yapılan köprüleri, oto yolları, hava limanları,   boğazın altında yaptıkları tüp geçitleri, hızlı treni, milli gelirin 10 bin dolara yükselişini, temel insan hak ve özgürlüklerinin genişletilmesini, terör konusunda yaptığı dikkatli çalışmalarını, savunma sanayisinde yaptığı milli ve yerli üretimleri mi.? Hiç birini eleştiremiyorsunuz ve eleştiremezsiniz çünkü bu hizmetleri milletimiz görüyor ve yaşıyor.

         İktidarın yapamadıklarını eleştirmenize gelince, biraz insaflı olun,   yapamadıklarını niçin yapamadığını araştırarak konuşursanız sözleriniz toplum indinde itibarlı olur. Bilmeden veya bildiğiniz halde basit siyasi getirileriniz ve menfaatleriniz 

uğruna,  AK partisini yıpratmak uygun bir davranış değildir. Milletimiz bu şekilde davranan muhalefet partilerine geçit vermediği gibi, destek verdiği bazı yardım kuruluşlarına karşı da ünlem işareti koyuyor.   

         Yüce Allah (CC) Saff suresinin 2. 3. ayetleriyle bizleri şu şekilde uyarıyor: “ Ey iman edenler! Yapamayacağınız şeyi niçin söylüyorsunuz? Yapamayacağınız şeyi söylemeniz, Allah’ın yanında çok nefreti gerektirir.”

         Meseleyi doğru anlamak ve anlatmak için konumuza şöyle bir açıklık getirmek istiyorum. Sayın Tayyip Erdoğan Türkiye cumhuriyetinin başkomutanı sıfatını taşıyan, millet tarafından seçilmiş ilk Cumhurbaşkanımızdır.  Millet ve devlet adına böyle bir sıfatı taşıyan insanı, basit siyasi getiriler uğruna fütursuzca eleştirmek, hakaretlerde bulunmak, yabancı ülke temsilcilerine şikâyet etmek hiç kimsenin hakkı değildir.

         Ülkenin ve milletin yararına yapılan hizmetler ve anlaşmalar takdir edilerek tasdik edilmelidir. Ülkenin ve milletin milli menfaatlerine olmadığını düşündüğümüz anlaşma ve hizmetleri ciddi bir şekilde araştırıldıktan sonra ilgili kişiler, sayın cumhurbaşkanını ve hükümet yetkililerini, millet adına uyarmak ve eleştirmek en doğal haklarıdır. Tutarlı, belgeli ve gerekçeli eleştirilere hiç kimsenin itiraz etme hakkı da yoktur.

         Devletler, ülkesinin ve milletinin milli menfaatlerini düşünerek anlaşmalar ve sözleşmeler imzalarlar. Hür ve bağımsız olan, hiçbir devlet kendi menfaatine uygun olmayan hiç bir anlaşmayı imzalamazlar.

         Devletin görevlendirdiği diplomatlar dış politika yetkilileri, devlet adına görevlerini yerine getirirlerken, uluslararası ilişkilerde karşılıklı menfaatleri dengelemeye çalışarak, bölgenin istikrarına, dünyanın huzur ve barışına katkı sağlamak için, diploması güçlerini kullanarak,  mutabık kaldıkları konular üzerinde anlaşma yapma yetkileri vardır. Yapılan anlaşmaların sebep sonuçlarını görmeden, bodoslama alarak yapılan eleştiriler, ülkenin ve ümmetin milli çıkarlarına uygun değildir.

         Devletin dış politika yetkilileri, devletlerarasında yaptıkları anlaşmalara imza atarlarken temel prensip olarak kişinin değil, umumun menfaati düşünerek hareket ederler. Devletin dış politikasını eleştirenler, yapılanların ön ve arka planını bilmeden, artısını eksisini düşünmeden yaptıkları eleştiriler, devletin diplomasisine birlik ve beraberliğine zarar verir. 

        Yapılan hiçbir anlaşma kötü niyetle ve iş olsun diye yapılmaz. Dış politikada iç siyaseten farklı ve hızlı bir şekilde değişen bir yapıya sahiptir. Zaman içinde gelişen ve değişen şartlara göre tarihi tecrübelerine unutmadan yeni ve etkileyici pozisyonlara karşı hazırlıklı olan dinamik bir yapıdır. Rakibin ne zaman nasıl pozisyon alacağının hesaplarını yapmak suretiyle, alınan pozisyonlara karşı pozisyon alma sanatıdır. Rakibin pozisyona göre pozisyon almayı beceremeyenler, tabir caizse kalelerini koruyamadıklarından gol yemeye müsait olurlar.

          İsrail ile yapılan anlaşmayı, Rusya ile yakınlaşmayı benimseyenler ve eleştirenler, yapılan anlaşmaları tarihi süzgeçten geçirmeden, fayda ve zararlarını birlikte hesap etmeden “Kazan- Kazan” anlayışıyla, karşılıklı olarak zararların milimize edildiğini düşünmeden uluorta eleştiri yapmaktan sakınmalıdırlar. 

         Filistin halkı aç, susuz, elektriksiz evsiz, hastanesiz, okulsuz yaşarken, çocukları, gençleri acımasız bir şekilde öldürülürken,  kolları ve bacakları kırılırken, namusları kirletilirken, birileri rahat koltuklarına kurularak sırf Erdoğan’a muhalefet olsun diye İsrail ile yapılan anlaşmayı “ BU ANLAŞMA İHANETTİR”  ifadesi, bilinçsizce söylenen laf kalabalığından başka hiçbir anlam içermez. 

          Muhalefet partilerinden bazıları, Sayın Erdoğan’ın “ One minute!” çıkışıyla, Suriye’nin kuzeyinde uçuşa yasak güvenli bir bölge kurulmasının teklifiyle, kimlerin planlarını bozmak istediğini anlayamayanlar, Erdoğan’a yaptıkları haksız eleştirilerle milleti üzdüklerini, şer güçleri sevindirdiklerini anlayamıyorlar. 

         Gazze’ye yardım götüren Marmara gemisine yapılan saldırı için “İsrail makamlarından izin alınmalıydı” diyenler, Hava sahamızı ihlal eden Rus askeri uçağının düşürülmesinin yanlış olduğunu söyleyenler, bugün tam tersine İsrail, Rusya, Mısır ve diğer ülkelerle yeniden ilişkilerimizi düzenlenmesine tepki vermelerini milletimiz ibretle seyrediyor.

       İşlerine geldiği gibi konuşarak, İktidar partisini eleştiren muhalefet partilerine soruyorum;  Milli bir duruşla,  İsrail ve Rusya ile olan ilişkilerini askıya alan iktidar partisini,  en ağır bir şekilde eleştirdiğiniz halde,  bugün milli menfaatlerimiz gereği iyi niyet çerçevesinde İsrail ile yapılan anlaşmayı, Rusya ile yakınlaşmayı sağlayan iktidar partisini eleştirmenizi hangi cümlelerinizle izah edeceksiniz.  Bu tavrınıza 

tükürdüğünüzü yalamak denir. Siyasetçi, çok düşünen, ne konuştuğunu bilen,  gelişen ve değişen olayları aralıksız takip eden, sabırla ve teenni ile hareket eden insandır.

         Samimiyetle soruyorum siz iktidar olsaydınız ne yapacaktınız? İsrail’e, Rusya’ya harp mı ilan edecektiniz.  İsrail ile anlaşma yapmayı reddederek, Filistin halkını ve Marmara yardım gemisinin on şehidini İsrail’in ihanetine mi terk edecektiniz. Nasılsa iktidar değiliz,  dilin kemiği olmadığına göre, istediğimiz gibi iktidarı eleştirebiliriz anlayışından uzak durmalısınız. Mesele Türkiye’nin milli çıkarları olunca gerisi teferruattır anlayışıyla hareket etmelisiniz.

                  Muhalefetin görevi, kanayan yaraya şifa olacak, olumlu fikirlerle iktidara yardımcı olmaktır. Yüreğinizde, beyninizde yapılması gereken olumlu fikirleriniz varsa,  onları söylemelisiniz. Yapılanları beğenmeyerek, eleştirmek doğru bir davranış değildir. Böyle bir muhalefeti dağ başındaki ninem de yapar. Biliniz ki, “Lafla peynir gemisi yürümez”

         Bu konuya Yüce Allah (CC) izin ederse haftaya Çarşamba günü devam edeceğiz. Bu vesileyle, Ramazan ayında oruç tutan, mazeretinden dolayı oruç tutamayan, oruçlulara saygı duyan tüm müslümanların Ramazan Bayramını tebrik ederim.

Bu yazı toplam 975 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 2
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÖNE ÇIKAN MARKALARIMIZ
    • TUANA EVLERİ 2. ETAP'TA YÜZDE 5 İNDİRİM
    • ROMATEM Kocaeli Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi
    • Özgür Kocaeli mobil uygulamamız yayında
    1/20
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Özgür Kocaeli | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0262 331 11 11 Faks : 0262 321 21 37