• BIST 83.067
  • Altın 147,029
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • Kocaeli 3 °C

İSRAİL İLE ANLAŞMA, RUSYA İLE YAKINLAŞMA VE

Alaattin KÖKSAL

ERDOĞAN ÜZERİNDEN SİYASET YAPANLAR (3)

         15 Temmuz 2016 tarihinde yapılan darbe girişimi nedeniyle ister istemez yazımızın üçüncü bölümünü tehir ederek, darbe girişimiyle alakalı iki makale yazma zarureti doğduğundan, İsrail ile anlaşma Rusya ile yakınlaşma yazı dizimizin üçüncü bölümünü iki hafta gecikmeyle okuyucularımıza takdim etmiş oluyoruz.

 “Sayın Cumhurbaşkanımız R. Tayyip Erdoğan’ın siyasi fikir, düşüncesine, manevi inanç ve azmine, maddi kalkınma ve kararlılığına, milli ve yerli duruşuna göre vaziyet alarak, siyaset yapanları hasbi ve hesabı olarak iki kısma ayırabiliriz.

           Sayın Tayyip Erdoğan’ın üzerinden hesabi olarak siyaset yapanların genel anlayışlarına bakacak olursak; şöyle bir anlayışla karşı karşıya kalmaktayız. Dış şer güçlerin ve onlarla iş birliği yapan kimi insanlar, Sayın Tayyip Erdoğan’ı hedeflerine alarak, inanılmaz algı operasyonlarıyla milleti ve diğer siyasi partileri etkilemeye çalıştılar.

Kimi sol, liberal, milliyetçi, milli görüş zihniyetli partilerle ve insanlarla birlikte hareket eden bir kısım medya, cemaat, tarikat, sivil toplum örgütleri, değişik zamanlarda bu uydurma algı operasyonların tesirinde kalarak, Sayın T. Erdoğan’a karşı amansız bir muhalefete giriştiler ve özetle kamuoyunu şu şekilde yönlendirmeye çalışıyorlardı kendini bilmez yabancılar

“Erdoğan’dan kurtulmalıyız, tehlikeli olmaya başlamıştır.” Yerli olduğunu düşündüğümüz Cumhuriyet Gazetesi de şu manşeti atabiliyor. “Tehlikeli şahıs Erdoğan”  iyilerini tenzih ederek söylüyorum, bazı siyasetçiler “Sayın T. Erdoğan ülkeyi geriyor, yönetim kabiliyeti eksiktir. Başkanlık sistemine geçit yok. Ekonomi anlatıldığı gibi değil, şişirilmiş bir balon gibi patlamaya hazırdır. Erdoğan, milletin kendine verdiği iktidar gücünü kullanamıyor, yapılması gereken bazı yasal düzenlemeleri yapmaktan ya çekiniyor veya yapmak istemiyor. Erdoğan diktatörlüğe özeniyor. Dış politikada sıfır sorun dedikleri halde, bütün dünya ülkeleriyle sorunlu hale getirildik.” diyorlardı.

Yapılan bu algı operasyonlarıyla, bilerek veya bilmeyerek 15-Temmuz-2016 darbe girişimine alet oldular. Bütün yapılanlarla rağmen, hatadan dönmek fazilet anlayışıyla, darbe girişimine karşı duran herkesi takdir etmekle beraber, bundan böyle daha dikkatli olmak,  milli ve yerli düşünen herkesin üzerinde düşen çok önemli bir görevdir. Ülkemiz üzerinde ve İslam coğrafyasında hain emelleri olan şer güçler, Sayın Erdoğan’ı kendi menfaatleri için tehlikeli görmelerini anlayabiliriz. Lakin yerli bildiğimiz insanların, şahsi ikbal ve menfaatleri, kin ve kaprisleri için, Sayın Erdoğan’ı tehlikeli şahıs diyerek, hedef gösterilmesi, hiçbir mazeretle izah edilemez.

Sayın Erdoğan’ın iktidarları döneminde yaptıklarını ve hedeflediklerini görmeyen veya görmek istemeyen, Rus savaş uçağının düşürülerek, Rusya ile ilişkilerin bozulmasına neden olan çok bilinmeyenli denklemi çözmek için, kimi milli ve milliyetçi kesimlerin akıllarını başlarına almaları için 15-Temmuz-2016 tarihinde yapılan darbe girişimini mi bekliyorlardı. Bu kesimlerin kimin değirmenine su taşıdıklarını fark edemeyecek kadar ferasetleri kapanmış mıydı?

 Sayın Erdoğan’ın ve partisinin geleceği üzerinden hesap yapanların, siyasi anlayışlarının ne kadar tutarsız ve çürük olduğunu anlamak için, ikinci bir beyne ihtiyaç yoktur. Sadece kafalarını kumdan çıkarıp etraflarında ve dünyada ne olup bittiğine Müslümanca bakmaları yeterli olacaktır. Hasbi olarak siyaset yapanları şu şekilde tasnif edebiliriz.

Geçmişi unutmadan geleceğe yatırım yapanlar, dünyevilikleri elinde tutup kalplerine koymayanlar, siyasi yönetimin hata ve kusurlarını güzel bir üslupla anlatarak siyasi yönetime destek veren cemaat, tarikat, vakıf, dernek, sivil ve resmi kuruluşlar olarak ele alabiliriz. Söz buraya gelmişken 15 Temmuz 2016 darbe girişimine karşı açıkça pozisyon alan cübbeli namıyla Ahmet Ünlü Hoca Efendi olmuştur. Mensuplarını sahaya indirmiştir kendisi de Lalegül televizyon ekranlarından milleti uyandırmaya çalışmıştır.

        Hasbi olan kuruluşlar, kendi mesleklerini en güzel bir şekilde yaparak, ülkenin kalkınmasına, milletin manevi değerlerine en büyük katkıyı vermek için olumlu gördükleri bir siyasi partiye destek vererek hasbiliklerini yerine getirirler. Ülkenin kalkınmasına en büyük katkıyı hasbi kuruluşlar yaparlar.  Vatanına, devletine, dinine, bayrağına milletine bağlı şer güçlerin hain planlarına alet olmayan, devletin resmi ve sivil kuruluşlarında görev alacak ehliyetli liyakatli insanlar yetiştirmek suretiyle katkı sağlarlar.

         Ufak tefek hataları olsa da, iyi niyetle ve hasbi bir şekilde siyasi faaliyetlerine devam eden iktidar partisine, hasbi olarak destek vermek yerine, zamansız bir şekilde beğenmedim, beceremiyorlar, nasihatlerimize itibar etmiyorlar Bizleri dinlemiyorlar, bizim söylediğimiz insanları milletvekili, belediye başkanı seçmiyorlar. Devlet yönetiminde teklif ettiğimiz insanları vali, kaymakam, emniyet müdürü, genel müdür, müsteşar, hâkim ve savcılık gibi benzeri makamlara getirmiyorlar.

         Bu gibi talep ve istekler,  nefse dayalı hırs, kin, haset ve kıskançlıkların tesiriyle dile getiriliyorsa bu taleplerin hiçbiri hasbilikle bağdaşmaz.   Hasbi bir şekilde çalışarak ülkeye ve millette hizmet etmeye çalışan siyasi partiler, sivil toplum örgütleri, sivil ve resmi kuruluşlar, iş dünyası, medya kurumları, cemaatler, tarikatlar, vakıflar, sendikalar, derneklerin hepsi, genel siyaset nehrini besleyen temiz ırmaklar gibidir.

         Tüm bu ırmaklar genel siyaset nehrinde buluşmalıdır. Berrak olan siyaset nehrinden beslenen milletimiz hür iradesiyle iktidara taşıdığı parti de, siyaset nehrinin üzerine yelken açarak, hiçbir ayırım yapmadan herkesin hakkını adaletli bir şekilde vererek tüm bir milleti huzur, barış, esenlik okyanusuna taşımalıdır. Siyaset nehrini besleyen ırmaklar hasbilik berraklığıyla değil de, hesabilik kirliliği ile hareket ederlerse,  Siyaset nehrini kirletmiş olurlar. Kirletilen siyaset ülkeye huzur ve istikrar getiremez. Uzun yıllardır hasbi bir şekilde yapılan çalışmaların neticesinde milletimiz AK Parti’yi iktidara taşımıştır.

         Vatana ve millete hizmet etmek gayesiyle iktidar olmak isteyen siyasi partiler, şu hususu çok iyi bilmelidirler. İktidar olmanın yolu; hesabilikten değil, hasbilikten geçtiğini bilmeli ve ona göre hareket etmelidirler. Kim ki hasbiliği unutur, hesabiliğe yönelirse iktidar olma gücünü de kaybetmiş olur.

Yüce Allah (CC)  bizleri şöyle uyarmaktadır; “ Hepiniz birlikte Allah’ın ipine sımsıkı tutunun, birbirinizden ayrılmayın ve Allah’ın üzerinizdeki nimeti düşünün.” ( Ali İmran 103)  “ Allah’a ve peygamberine itaatten ayrılmayın ve birbirinizle çekişmeyin, sonra içinize korku düşer ve kuvvetiniz elden gider. Sabırlı olun, çünkü Allah sabredenlerle beraberdir.” (Enfal 46)

         Milletçe sütten ağzımız yandı yoğurdu üfleyerek yemeye mecbur kaldık.  Ülkenin ve milletin selameti için iyi niyetli olan herkes elini taşın altına koymalıdır. Ülkemizde faaliyet gösteren tüm cemaatler, tarikatlar vakıflar denetlenmelidir. STK’ların, medya mensuplarının, tarikat ve cemaatlerin sivil ve resmi bürokratların görevi, siyasi partileri tehdit etmek şer güçlerle ve içteki işbirlikçilerle ittifak kurup meşru olan hükümeti devirmek değildir.

         Devletin milli istihbarat teşkilatları çok dikkatli hareket etmelidir. Milletin hür iradesine saygı göstermeyen hesabilerin, ne zaman, ne şekilde, nasıl patlayacaklarını, kimlerle beraber hangi maksatla hareket edeceklerini önceden kestirmek zorundadırlar. Su uyur düşman uyumaz misali,  ülkemiz üzerinde hain emelleri olan düşmanın ne zaman hangi örgütü, cemaati, tarikatı ne şekilde nasıl kullanacağının hesabını yaparak meşru tedbirlerini almalıdırlar.

 Yüce Allah (CC) nasip ederse yazımızın dördüncü bölümü haftaya çarşamba günü yayına girecektir.  

Bu yazı toplam 968 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 2
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Özgür Kocaeli | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0262 331 11 11 Faks : 0262 321 21 37