• BIST 82.130
  • Altın 147,965
  • Dolar 3,7924
  • Euro 4,0583
  • Kocaeli 9 °C

İSRAİL İLE ANLAŞMA, RUSYA İLE YAKINLAŞMA VE ERDOĞAN ÜZERİNDEN SİYASET Y

Alaattin KÖKSAL

15 Temmuz 2016 tarihli darbe girişiminden ders alan hasbiler, işlerini çok sıkı tutarak tedbiri elden bırakmamalıdırlar. Hesabilerde akıllarını başlarına almak suretiyle, şer güçlerin ipiyle kuyuya inmekten vazgeçmelidirler. Herkes şunu çok iyi bilmelidir ki,  şer güçler Müslümanları dost kabul etmezler. Materyalist olduklarından insanlara karşı vefalı olmazlar. Kullandıkları insanların süreleri bitti mi hiç tereddüt etmeden eşya gibi bir kenara atmaktan utanmazlar.            
Birlik ve beraberliğe en fazla ihtiyaç duyduğumuz şu dönemde, hasbi ve hesabi ayırımı yapmadan zalimlere karşı tek vücut olmalıyız. Geçmişte yaşanan olumsuz olayları tarihin sayfalarına bırakarak temel insan hak ve özgürlüklerine milli ve manevi değerlerimizle barışarak devlet millet kaynaşmasına azami gayret göstermeliyiz. Şer güçler, batıl dinlerine sımsıkı sarılırken, İslam dünyası son üç asırdır dini değerlerinden planlı bir şekilde uzaklaşmaktadır. Ülkemiz ve İslam coğrafyası üzerinde hain emelleri olan zalimler ve içteki hainler,  Müslümanları dinlerinden soğutmak için her türlü alçaklığı ve ahlaksızlığı yapmaktadırlar.
           İnandığı gibi yaşamak isteyen insanlarımızı, temel insan hak ve özgürlüklerinden mahrum bıraktılar. Baskı ve dayatmalarla öğrenim haklarını ellerinden aldılar. Kamu içi ve dışı gibi ayırımlar yapılarak, inandığı gibi yaşamak isteyen insanların,  kamu alanından hizmet almaya çalışırlarken horlandılar dışlandılar. Kamu alanından hizmet verme istekleri reddedildi. Bu uğurda anlatılması zor bedeller ödendi.
Yaşanılan bu acı olayların temel sebebi, gerçek İslam anlayışından uzaklaştırıp, zalimlere boyun eğen, zenginliklerinin sömürülmesine ses çıkarmayan ılımlı bir Müslüman haline getirmektir.  Ülkemiz ve İslam dünyasının üzerinde oynanan oyunların tamamı İslam ümmetinin uyanmaması ve İslam medeniyetinin yeniden hayatta hâkim olmaması için yapıldığını bilerek hareket etmeliyiz.
         Kendilerini hasbi olarak nitelendirdiğimiz insanların bir kısmı için şunları söylemekte fayda vardır. Geçmişte yaşadıkları acı olayları unuturcasına çocuklarıyla birlikte dünyeviliklerin arkasından koşmaları hayra alamet değildir. Hasbi insanlar, geçmişte yaşadıkları acı olaylara karşı gösterdikleri direnç ve sabrın karşılığında Yüce Rabbimizin lütfuyla elde ettikleri bu güzel nimetlerin bedelsiz elde edilmediğini çocuklarına anlatmalıdırlar. 
         Hasbi insanlarımız; Ülkenin ve milletin milli ve manevi menfaatleri uğrunda kimlerin ne gibi bedeller ödediklerini, hali hazırda kimlerin ne gibi bedeller ödemekte olduğunu, akli selimle hasbi bir şekilde genç nesillerimize anlatarak, Yüce Allah’a şükretmeyi öğretmelidirler. Şükreden bir nesil, azimli kararlı olacağından ülkesinin kalkınmasını,  milletin refahını çok da ha ileri seviyelere çıkarmanın heyecanını taşıyacaklardır. İktidarın İsrail ile anlaşma Rusya ile yakınlaşma siyasetini ve diğer politikalarını eleştirenler, meselenin artısını, eksisini düşünmeden, basit bir siyasi getiri uğruna yaptıkları eleştirilerin, faydadan çok zarar verdiğini düşünmelidirler.
“Türkiye’nin düne kadar kıblesi Amerika iken şimdi kıblesini Rusya’ya çevirmek istiyor. Dün Amerika’nın kölesiydik. Şimdi Rusya’nın kölesi olmaya niyetlendik. 15-Temmuz-2016 tarihli darbe girişiminin arka planında Türkiye’nin yön değiştirmesini istemeyen NATO’nun projesidir. Bu darbe girişimi projesini çok sinsi bir şekilde solcuları ve onlarla iş birliği yapan Fetullahçiları kullanarak Türk hükümetine darbe girişiminde bulunuldu. Amerika, Türkiye’nin yön değiştirmesini yanında bırakmaz, Rusya ile anlaşarak, Türkiye’nin maddi ve manevi kazanımlarına engel olabilir. Ekonomik kriz çıkarabilir, milleti yeniden kuyruklar dönemine çevirebilir. Bütün bunlarla birlikte ülkemizi ve İslam dünyasını parçalamak için büyük bir darbe yapabilir” 
İyi niyetle de olsa, bu şekilde bir eleştiriyi kamuoyu ile paylaşmaya çalışanlar, bilerek veya bilmeyerek, Amerika’nın siyasi emellerine yardımcı olduklarını anlayamayacak kadar basiretsiz ve şuursuz olamazlar.
         Ellerini taşın altına koymayan, kendilerini solcu, sağcı, milliyetçi ve milli görüşçü olarak ifade edenler, meseleyi sadece kendi dar zaviyelerinden bakarak iktidarı bilgisizce ve şuursuzca eleştirmekten vazgeçmelidirler. Bu zihniyetlerin mensubu beylere tavsiyem öncelikle İslam coğrafyası üzerinde oynanan olayları doğru tahlil ederek ümmet bilinciyle hareket etmelidirler. Her şart altında Hakkı üstün tutma iddiasında olanlar, İlahi ferman gereği emredildikleri gibi dosdoğru hareket etmelidirler. Gıybetten, dedikodudan, iftiradan ve yalan konuşmaktan uzak durmalıdırlar. Nefis tarafından işgal edilmiş kalpler ve beyinler, bilerek veya bilmeyerek şer güçlere hizmet ettiğini düşünmelidirler. 
15-Temmuz-2016 darbe girişiminin neticelerini doğru okuyamayan, okumak istemeyen, saptırmaya çalışanlar hangi günün dostları olduklarını merak ediyorum.  Ülkemizin yeniden kuyruklara dönmemesi, siyasi ve ekonomik krizlerle karşı karşıya kalmaması için dengeli bir şekilde siyaset yapan Sayın Erdoğan’a ve hükümete bu zor zamanda destek vermek için meydanlara inmeyenler neyi hangi zamanı bekliyorlar.  Saltanatlarının bozulmaması için rüzgâra göre hareket eden sözde âlim, aydın ve yazarlara böyle bir tavrı yakıştıramıyorum. “Bu işler sokaklara inmekle olmaz” diyenlerin ileri sürdükleri herhangi bir fikirleri yoktur. Fikirleri olmadığı için yazarlarken konuşurlarken meselenin özünü konuşamazlar, hakikati saptırmaya ve sulandırmaya çalışırlar. 
 Yaptıkları konuşmalarla milleti iki dere arasında bırakma, kapı aralığında sıkıştırma konusunda mahir ve cesur olan sözde din bilginleri, vatanın muhafazası maddi ve manevi kazanımların yok olmaması için meydana inemeyecek kadar korkak ve istismarcıdırlar.   Bu tipler,  şahsi ikbal ve saltanatlarını düşündüklerinden ülkenin kalkınması, milletin sıkıntıya düşmesi umurlarında olmaz.
15-Temmuz-2016 darbe girişimi bir nevi turnosal görevini yapmıştır. Görevini yerine getiren âlimleri tenzih ederek söylüyorum,  darbe gerçekleşmeyince sözünü ettiğim sözde din bilginleri kendilerini savunma histerisine (duygusal taşkınlık, sinirlenme, kişilik değişimi) tutulduklarını gördüğüm de onlar adına utandım. 
 
  Meydanı boş bulduklarında mangalda kül bırakmayacak şekilde afralı tafralı konuştukları halde, küçük bir zorluk karşısında süt dökmüş kedi gibi sinen sözde âlimlere, âlim diyemeyiz. Âlim; Kur’an ve sünnete göre hareket eden, Yüce Allah’a kayıtsız şartsız teslim olan, helal ve haram hudutlarına riayet eden, Yüce Allah’tan başkasına boyun eğmeyen, hak ve hakikati her şart altında usulünce söylemeye çalışan, dünyeviliklere boyun eğmeyen sadece Yüce Allah’a hesap vereceğini düşünen tevekkül sahibi insandır. 
 Ülkemiz de yapılmak istenen bu korkunç bir darbe girişimi karşısında meydanlara inmeyen, milletin yanında yer almayan korkak din bezirgânlarına bundan böyle âlim gözüyle bakmamalıyız. Meydanı boş bulmuşçasına,  milletin kafasını karıştırıp çözüm üretmeyen bu korkaları, iyi niyetle dinleyenler, bundan böyle bu kişilerin mekânlarına gitmemeli, kitaplarını okunmamalı destek vermemeli ve sohbetlerine katılmamalıdırlar.  
 15-Haziran2016 tarihli darbe girişimiyle şer güçlerin ve içteki beyinsizlerin maskesi düşmüştür. Darbe girişimine karşı 81 vilayetimize parti ayırımı yapmadan 23 gün meydanlarda vatan nöbeti tutan milletimizin birlik beraberliğine taçlandırmak siyasi parti liderlerinin katılacağı İstanbul Yenikapı mitinginden verilen birlik mesajıyla yeniden kenetlenmiş tuğla taşları gibi olmalıyız.
 Ülkenin ve ümmetin milli menfaatleri için, Sayın Cumhurbaşkanımız Tayyip Erdoğan’ın 09-Ağustos-2016 tarihinde Rusya devlet başkanı Putin ile yapacağı görüşmesinin siyasi getirilerini saptırmadan yanında dik durmalıyız. Körü körüne Amerikancılık, Rusyacılık, Avrupacılık, İsrailcilik, Çincilik ayırımları yapmadan, ülkenin ve ümmetin milli menfaatleri yönünde dengeli, akıllı, ferasetli ve şuurlu bir siyasi duruşla, 80 milyon hep birlikte Müslüman Türkiyeli olduğumuzu dost ve düşmana ilan etmeliyiz. 

                                                               
 

Bu yazı toplam 1198 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 1
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Özgür Kocaeli | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0262 331 11 11 Faks : 0262 321 21 37