1. HABERLER

  2. PERDE ARKASI

  3. İsrail ile savaş, blöf mü?
İsrail ile savaş, blöf mü?

İsrail ile savaş, blöf mü?

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, dün Mısır’a gitti. Muhtemelen Gazze’ye de geçecek… Türkiye’nin Ortadoğu’daki en güçlü devlet olduğu, tüm dengeleri bir hareketiyle değiştirebileceği tüm dünya tarafından

A+A-

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, dün Mısır’a gitti. Muhtemelen Gazze’ye de geçecek…

Türkiye’nin Ortadoğu’daki en güçlü devlet olduğu, tüm dengeleri bir hareketiyle değiştirebileceği tüm dünya tarafından biliniyor. Ancak bir de Amerika Birleşik Devletleri gerçeği var. ABD’nin haberi olmadan Ortadoğu’da kimsenin kıçını kıpırdatması mümkün değil. Bunu da tüm dünya biliyor. Eğer böyle olmasaydı, Mavi Marmara gemisine yapılan baskını, 9 vatandaşımızın İsrail askerleri tarafından katledilmesini elbette sineye çekmezdik. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, önceki gün El Cezire Televizyonuna verdiği röportajda Mavi Marmara baskınının aslında savaş nedeni olduğunu, ancak Türkiye’nin soğukkanlı davrandığını söylemiş.

İsrail, yıllardan beri bölgede istediği gibi davranıyor. Canı istediğinde Filistinlileri öldürüyor. Hatta, geçenlerde sınırdaki 5 Mısır askerini bile öldürdü.

İsrail’e kimse bir şey yapamıyor.

Ama, her şeyin bir sonu olmalı değil mi?

Birisinin çıkıp, bu şımarık çocuğu evire çevire dövmesi gerekiyor.

Bizim Başbakanımız, bu şımarık çocuğu evire çevire dövecek gibi görünüyor, ama… Bir aması var. Yani ABD var…

Peki bu nasıl olacak.

Üç savaş gemimiz Doğu Akdeniz’in uluslar arası sularında devriyeye çıkıyor. Gazze’ye yardım götüren gemileri koruyacaklar. İsrail savaş gemileri müdahale ederse, çatışma kaçınılmaz.

Tabii bütün bunlar tamamen blöf…

Başbakan Erdoğan’ın Gazze’ye gitmesi, savaş gemilerimizin Akdeniz’de tur atması, Türk halkının da Filistin halkının da gaza getirilmesidir.

İsrail’e bir ders vermek gerekiyorsa, o dersi Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’ten almak mümkündür.

Devlet adamı kimdir, devlet duruşu nedir, Atatürk’ten öğrenebiliriz.

Örneğin şu olayı hatırlayalım:

Başvekil İsmet İnönü davet edildiği Rusya'dan Bulgaristan yolu ile dönüyordu… Yine o ara Bulgaristan’la aramız iyi değildi… Bulgar komitacıları Sofya'daki Türk sefaretini sarmış, İsmet Paşa'ya suikast yapmak üzere dışarıya çıkmasını bekliyorlardı... Bulgar hükümetinin dikkati çekildi. Bulgar hükümeti umursamadı.

Bunun üzerine keyfiyet Ankara'ya bildirildi, ilgililer toplanıp, aralarında müzakere etti… Bir çare araştırıldı... Tatminkar bir tedbir bulunamadı.. Atatürk'e danışmaya karar verdiler... Atatürk sordu;

“-Siz ne düşünüyorsunuz?”

"-Bulgaristan'ı iktisaden tazyik edeceğiz... Şiddetle muhtaç olduğu bazı maddeleri satmamakla tehdit edeceğiz."

Atatürk güldü ve "Telefonu verin bana" dedi.

Donanmaya emir verdi… Ertesi sabah Yavuz zırhlısı İzmit'ten Varna'ya gitti… Yüz bir pare top attı… Evlerin camları kırıldı… Herkes yataklarından heyecanla fırladı… Bulgar hükümeti telaşlandı… Amiral, Türkiye Başvekili İsmet Paşa'yı almaya geldiğini söyledi... Bulgar Hükümeti, İsmet Paşa'yı Sofya'dan Varna'ya zırhlı trenle, ihtimam ve muhafaza altında getirdi… Bando ile merasim yaparak Yavuz'a uğurladı.. Amiral, kırılan camları ödeyip, Başvekili Türkiye'ye getirdi…

Bu hikayeler çok eskide kaldı diye düşünebilirsiniz.

Ama, unutmayınız ki, tarih tekerrürden ibarettir…

Bu haber toplam 1159 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.