1. YAZARLAR

  2. Mustafa OKÇU

  3. İSTANBUL TÜRKİYE’DİR
Mustafa OKÇU

Mustafa OKÇU

Yazarın Tüm Yazıları >

İSTANBUL TÜRKİYE’DİR

A+A-

Türkiye insanı,  hayata tutunma mücadelesine, kendisini en verimli gerçekleştirme çabasına,  en uygun karşılığı İstanbul’ da bulabileceğine inanıyor. Dünya ve Türkiye için, ulaşılabilecek en verimli hedef, İstanbul’dan görülebiliyor. Türkiye insanının farklılığı, zenginliği, yaratıcılığı, dinamizmi, İstanbul’ da genel geçerli kabul edilebilirliğe ulaşabiliyor. Bu vb. özellikler İstanbul’ u sadece dünya kenti olmasının da ötesine taşıyor.  İstanbul, Diyarbakır’ı kapsayabiliyor, Konya olabiliyor. Trabzon İstanbul’ da daha fazla anlam kazanabiliyor. Ankara, İzmir, Antalya, Erzurum ve diğerleri, daha iyi bir geleceği İstanbul’ la bütünleşerek hissettirebiliyor. Kısacası Türkiye’nin bütün yerleşim yerlerinin en dinamik temsilcileri İstanbul’ da yapabilirlik kazanıyor. Bu nedenlerle, Türkiye İstanbul’dan yönetilir, Ankara’dan idare edilir sözü Türkiye gerçekliğini yansıtıyor.

 

İKTİDAR SİYASETİ VE İSTANBUL

İktidar partisi siyaseti ve liderliği, İstanbul özgünlüğü ve dinamizmiyle kabul edilebilirliğe taşınmıştı. Türkiye’ nin en temel sorunu olan vesayet sisteminin çözülebilmesi İstanbul gerçekliğiyle örtüşen kararlılıkla başarılabilmişti. İstanbul, Türkiye’nin ihtiyaç duyduğu, demokratik dönüştürücü siyasi temsili, doğrudan yansıtabilen dinamizmi temsil ediyordu. İktidar partisi siyasetinin, ulaştığı güç, sağladığı kazanımlar, İstanbul  gerçekliğiyle bütünleştiği için “ İstanbul’u kazanan Türkiye’yi kazanır “ sözü çok önemliydi.

 

DEMOKRATİK HUKUK DEVLETİNİN İNŞASI

İktidar partisi, vesayet siteminin çözülmesini sağlayabildi ancak onun yerine inşa edilmesi gereken Demokratik Hukuk Devletinin tamamlanmasında yetersiz kaldı. Değişen, gelişen Türkiye’nin, demokratik dönüştürücü siyasetini temsil edemez hale sürüklendi. Değişen, gelişen koşullarla yüzleşemediği için kendisini aşıp, yeniden üretemedi. Belirleyici kadro hareketi anlayışıyla, lidere ve merkeze bağlı siyasetini, demokratik kurumsal sürdürülebilirliğe taşıyamadı.  31 Mart seçimlerinde, İstanbul gerçekliği, iktidar partisi siyasetinin durumunu yansıttığı için kabul edilemezlik görünümleri ortaya çıktı.

 

ANA MUHALEFET SİYASETİ 

Ana muhalefet siyaseti, Türkiye’nin ihtiyaç duyduğu demokratik dönüştürücü siyaseti temsil edebilme arayışlarında yeterince başarılı olamıyordu. 12 Eylül darbesiyle ve vesayet sistemiyle, yüzleşemediği için kendisini aşıp, yeniden üretememekteydi. Demokratik kurumsal sürdürülebilirliği sağlayacak yeniden yapılanmayı başaramıyordu. İktidar partisinin yetemez hale gelmesini, alternatifini besleyen siyasi kaynağa dönüşmesini değerlendiremiyordu.

 

31 MART BAŞARISI VE İSTANBUL SEÇİMİ

31. Mart seçimlerinde, ana muhalefet partisinin başarısı iki temel etken üzerinden gerçekleşmişti. Birinci etken, iktidar partisinin sürdürülemez hale gelen siyaseti için, halkın kendisi gibi olma özelliklerinin sergilenmesi yeterli olabilmişti. İkinci temel etken ise, CHP genel başkanının, halkın kendisi gibi olma özgünlüğünü, adayların belirlenmesinde kararlılıkla sergileyebilmesiydi. İktidar partisi, yetmezliği ortaya çıkan, mutlaklaşmaya sürüklenen siyasetini aşabilecek durumda olmadığını, İstanbul seçimlerinin yenilenmesi için sergilediği kabul edilemezlik görünümleriyle ortaya koydu. 31. Mart seçimlerini kabullenip, yüzleşemediği için ana muhalefet partisine tarihi fırsat sundu. CHP, Türkiye’nin en dinamik yerleşim yerlerinde ve İstanbul’ da karşılık bulan  “ halkın kendisi gibi olmak “ kabul edilebilirliklerini, demokratik dönüştürücü siyasetin temsiline taşımak sorumluluğu ile karşı karşıyadır.

 

Ramazan bayramınızı, sağlık, mutluluk ve

daha iyi bir gelecek dileklerimle kutlarım.

Bu yazı toplam 795 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.
1 Yorum