1. YAZARLAR

  2. Sevcan TAMER

  3. İŞTE BUNUN İÇİN DEPREMİ UNUTTURMAYALIM DEMİŞTİK
Sevcan TAMER

Sevcan TAMER

Yazarın Tüm Yazıları >

İŞTE BUNUN İÇİN DEPREMİ UNUTTURMAYALIM DEMİŞTİK

A+A-

26 Eylül Perşembe günü kızımla dışarıda bir çok işimiz vardı ve bu işleri yoluna koymak için çarşıya çıkacaktık. Gamze, saat on iki gibi geldi. Hadi biraz oturalım, birer kahve içelim ve sonrada işlerin peşinden koşmak için çıkalım planını yapmış ve sohbete dalmıştık. Keyfimiz gayet yerindeydi. Hatta işlerimiz olmasa bu güzelim ortamı bozmak istemezdik. Saatin nasıl geçtiğini anlamamıştık. Tam, hadi kalkalım artık diyerek benim giyinmeye gittiğim sıradaydı ki Gamze içerden “Anne deprem oluyor galiba” diye bağırdı. Heyecanla salona koştum ve işte o korkunç gecenin küçük bir versiyonu yaşanıyordu. Yer ayağımızın altında kayıyor, avizeler hızla sallanıyor, hafif bir uğultu kulaklarımıza iğne gibi batıyordu. Ben, eşim ve kızım bir araya gelmiş, ellerimizi tutmuş ama kaçamamıştık. Sanki bizi birisi oraya çivilemişti.

Ama ben böyle değildim ki.. En ufak bir sarsıntıda kendimi çılgınlar gibi sokağa atar, mantıksızca kaçardım. Ellerim titriyordu, kalbim şiddetle atıyordu, ancak evimdeydim. Dışarı kaçmamıştım. Buna sebep neydi acaba? Neden böyle değişmişti davranışlarım?

Sonra çarşıya çıkıp tamamlamamız gereken acil işlerimiz falan kaldı tabi ki... Gamze’de bayağı korkmuştu. O anda tek arzusu bir an önce eşine veya oğluna ulaşabilmekti. Derhal televizyonun haber kanallarını açtık. Olayın kaynağı, büyüklüğü, verebileceği zarar bizi ilgilendiren tek şeydi. Öğrendik ki, olayın merkezi İstanbul, büyüklüğü 5.8’di. uzun bir süre televizyonun karşısından kalkamadık. Ve, izlediklerimiz anlatılmayacak kadar çok endişe vericiydi.. Tamam bayağı etkileyiciydi depremin hissedilişi.. İnsanlar canlarının derdine düşmüşler, çil yavrusu misali koşuşup duruyorlardı.. Okullar, hastaneler, iş yerleri, AVM’ler, devlet daireleri karışmış, insanlar birbirlerini çiğnercesine kaçışıyorlardı. Çatlayan duvarlar, dökülen bina parçaları, devrilen minareler, denize kayan veya hasar alan okullar art arda ekrana geliyor, bize hiç mi hiç ders almadığımızı haykırıyordu. Üzüldüm, gerçekten acı geldi bana… Aslında bizim 1999 yılında yaşadığımız felaketin yanında bu küçük bir depremdi? Ancak şaşılacak biçimde korkutmuştu herkesi.. Binlerce kayıptan sonra bu afet ve yaşananlardan bir şeyler öğrenmiştik güya.. Ve bunlar asla unutulmayacaktı.. Ülkemizde “Afet Müdahale Planı” yapılacak, yanlışlara sessiz kalınmayacaktı.. Maalesef ki, göründüğü kadarıyla bir adım yol bile alınmamıştı.. Ne insanlar, ne de deprem güvenliği adına, kaldığımız yerdeydik..

Önce depremi yeniden hatırladık, sonra iletişimin rezaletiyle yüzleştik.. Telefonlar o veya bu sebepten kilitlendi.. Ve, bu vesileyle hiç bilinçlenmediğimizi de öğrenmiş olduk.. Daha sonraki günler ne mi oldu? Hasarlı binaların (bilhassa okullar) sayısı artarken kavgalar da çoğaldı, sanki işleri birbirlerinin görüşlerini çürütmek olan onlarca deprem bilimci tüm TV kanallarında her gün görünmeye başladı.. Ta ki bu yazımı yazarken dinlediğim aynı sözler, aynı anlatımlar havalarda uçuştu durdu.. Daha da çok uçuşacağa benzer.. Bu arada kötü niyetli insanlar sosyal medyayı kullanarak uçuk kaçık deprem senaryolarıyla topluma musallat oldular.. İşin garibi bir çok aile bunlara inanarak günlerce evlerine giremeden sokakta yaşadı ve daha da yaşayan olduğunu da duyuyoruz..

Yani anlaşılan işimiz Allah’a kalmış.. Biz bu denli çıkarcı, kavgacı ve siyasi gelecek korkusu taşıyan bir toplum olduğumuz müddetçe, bu konuda da fazlada bir gelişme yaşayamayız.. İşte onun için depremi unutmayalım, unutturmayalım demiştik.. Şurada ne kadar oldu? Hiç uzun zaman değil yaşanan deprem acıları.. Derhal yapılması gereken eksikler tamamlanacak, tedbirler alınacak ve deprem asla unutulmayacak denmişti.. Ama maalesef.. Bakınız manzaraya her şey ortada…

Peki ya bu deprem beklenen o büyük deprem olsaydı ne olacaktı? Allah korusun düşünmek bile istemiyorum.. Bizim gözümüzden yaş, yüreğimizden acı, kulaklarımızdan siren sesi, burunlarımızdan ceset kokusu daha gitmedi.. Kimsenin böylesi büyük bir acı yaşamasını da istemeyiz.. O nedenle de duyarsızlıklara tepkimiz büyük..

Lütfen İstanbul’da yaşanan 5.8 ‘lik deprem ve sonucunki gerçekler son bir ders olsun.. Vatandaş çok laf veya kavga değil, acilen çözüm bekliyor.

Bu yazı toplam 796 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.
1 Yorum