• BIST 90.182
  • Altın 147,357
  • Dolar 3,6478
  • Euro 3,9515
  • Kocaeli 9 °C

İstikrar için ayağa kalkan iki lider

Alaattin KÖKSAL
İçten ve dıştan gelen tüm baskı ve engellemelere rağmen, tek vatan, tek millet, tek bayrak, tek devlet için ayağa kalkan Sayın Cumhurbaşkanımızı ve Başbakanımıza, aziz milletimiz 7-Haziran-2015 seçimlerinde çok daha teferruatlı düşünmeleri için kısa bir molaya ihtiyaçlarının olduğunu düşünerek tek başına iktidar yetkisi vermemiştir. 
Kadirşinaslığı (iyiliği) unutmayan, imparatorluk (süper güç) kültürüne sahip olan vefalı halkımız, bu kısa moladan sonra, 01-Kasım-2015 seçimlerinde, yeniden huzur, barış, kardeşliğin tesis edilmesi, siyası ve ekonomik istikrarın devamı için, güçlü bir şekilde destek vererek, meydan sizin, “durmak yok yola devam” diyerek yol vermiştir.
Siyasette kullanılan “DAMARDAN GİRMEK” deyimini zamanında ve yerinde çok iyi kullanan bu iki lider halkın gönlüne girmesini başarmışladır. Halkın gönlüne girmek zannedildiği kadar kolay değildir. Günlük söylemlerle, geçici pansuman tedavilerle halkın gözüne şirin gözükmeye çalışanlar halkın gönlüne giremezler.
Milletin kalbine girmek ve kalıcı olarak yer etmenin birinci şartı ahlak ve maneviyata önem vermek ve yaşamaktır. İkinci şartı, şer güçlere karşı dik durabilmek için ülkenin ve milletin maddi ve manevi yönden kalkınması, refah ve mutluluğa erişmesi için gece gündüz çalışarak hizmet üretmektir.
Üçüncü şartı, kibir den uzak halkla kucaklaşmaktır. Dördüncü şartı, yerli ve milli duruşla, vatanı ve milleti için her türlü bedeli ödemeye hazır olduğunu söylemektir. Daha birçok hususu sıralamak mümkündür. Bütün bu hususları çok iyi bilen ve anlayan bu iki lider, milletin şahdamarından girerek gönüllerinde yer bulmuşlardır. 
Ak partisinin başarı grafiğini yükseltenlerin başında Sayın T.Erdoğan ve yakın arkadaşları gelmektedir. Bu başarının devamı için, Sayın T. Erdoğan’ın isabetli kararıyla Sayın Ahmet Davutoğlu gibi bir ismi partinin başına getirmesiyle başarının devamını sağlamıştır. Altını kalın çizgilerle çizmek istediğim şu hususu da hiç kimse unutmamalıdır. 
Ak partisini önünü açan alt yapısına hazırlayan en büyük katkıyı veren Merhum Menderes ve merhum Turgut Özal değildir. Onlar ülkeye hizmet ettiler. Merhum Erbakan Hoca hem ülkeye hem de Ak partisinin geleceğine en büyük hizmeti yapmıştır. Bütün bu sebeplerin yanında, milletin ihlâslı duasını, Yüce Allah’ın ikramını ve lütfunu unutmamalıyız. 
Bu özet girişten sonra, bugünkü makalemiz de, bu iki liderin ahlak ve maneviyat yönlerini sizlere anlatmaya çalışacağım. Her başarının altında zahiren görünen birçok sebepleri sıralayabilirsiniz. Lakin manevi sebebin sırrını kolayca anlatamazsınız. Bu sır duaların içinde ve Yüce Allah’ın kader planında saklıdır. Duaların içindeki sırrı, dua yapanda bilmez, duanın içinde öyle bir his öyle bir teslimiyet anı olur ki, işte o an gayretullaha dokunur ve duanız kabul olur.
Sözünü ettiğimiz bu iki lider tüm çalışmalarını yaptıktan sonra seçim akşamı yalnız başlarına odalarına çekilerek, mealen şöyle dua yaptıklarına inanmaktayım. “GÖRÜNEN GÖRÜNMEYEN BİLDİĞİMİZ BİLMEDİĞİMİZ TÜM ÂLEMLERİN VE SIRLARIN SAHİBİ OLAN ALLAH’IM. KORUMAN LATINDA ALDIĞIN VE DEĞİŞMESİ MÜMÜKÜN OLMAYAN İNSANLĞIN KURTULUŞUNE VESİLE OLACAK OLAN SON DİN İSLAM’A TABİ, ACİZ BİR KULUN OLARA, ÜLKEME, İSLAM DÜNYASINA, MAZLUM VE MAĞDUR OLAN İNSANLARA HİZMET ETMEK İÇİN YOLA ÇIKTIM. ŞER GÜÇLERE KARŞI BENİ MAĞLUM ETME, MUHULEFET PARTİLERİNE MECBUR BIRAKMA. SENİN TAKDİRİNE BÜTÜN HÜCRELİRİMLE BOYUN EĞİYORUM…” diye dua ve niyazda bulundular.
Seçim günü akşamı neticeler belli olunca milletin Başbakanı sayın Ahmet Davutoğlu, sosyal medya üzerinden kamuoyuna verdiği ilk mesajı “ELHEMDÜLİLLAH” olmuştur. 
Arkasından Mevlana külliyesine giderek şükür namazı kıldı. Ak partililere hitaben “SEVİNELİM LAKİN TEVAZUYU ELDEN BIRAKMAYALIM” cümlesini kullanmıştır. Bu cümle, Hz. Peygamberimizin (sav) Mekke fethinde sahabesine öğrettiği ve bizlere intikal etmesini istediği bir öğretinin bir duruşun ifadesiydi. Ankara’daki balkon konuşmasında “ GALİP OLAN SADECE YÜCE ALLAH’DIR “diyerek kazanılan zaferin Yüce Allah’tan olduğu bilinciyle hiç kimse bu zaferi kendi çalımlarına mal etmemesi uyarısında bulunmuştur. Bu zafer yüce Allah’ın lütfu olarak 78 milyonluk Türkiyelinin zaferidir uyarısıyla tek millet vurgusu yapmıştır.
Cumhurun reisi Sayın Erdoğan, seçim sabahı gün ağarmadan Kısıklı’daki evinden çıkıp, Eyüp Sultan camisine giderek sabah nazmını kıldıktan sonra, Hz. Peygamberimizin Medine’ye hicret ettiklerinde evinde kaldıkları Eyüp-el Ensarı’nın kabrini ziyaret ederek şükür namazı kılarak sadece Yüce Allah’a boyun eğeceklerini bütün dünya kamuoyuna ilan etmiş oldular.
Cumhurbaşkanımız T. Erdoğan, Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav) tarafından methedilen, Osmanlının bayı tahtı olan İstanbul’dan, Başbakanımız Ahmet Davutoğlu, Hz. Peygamberimize (sav) hicret etmesi için teklif edilen muhayyer şehirlerden olan Selçuklu devletinin Başkenti Konya’dan Yüce Allah’a ellerini kaldırarak hamd ettiler. Cumhurbaşkanımız İstanbul belediye başkanlığını, Sayın Melih Gökçek’te Ankara belediye başkanlığını kazandıklarında merhum Erbakan Hocamız bu ikilini ellerini havaya kaldırarak, bunlar Bedrin aslanları gibidir diye takdim etmişti. 
Milletvekili olmadığı halde Sayın Ahmet Davutoğlu’nu Dışişleri bakanlığı makamına getiren, Sayın Erdoğan için isabetli karar verdiğini, Sayın Ahmet Davutoğlu için gelecekte çok faydalı hizmetlerde bulunacaklarını da söylemişlerdi. O gün söylenen o cümlelerin heyecanla, hamasetle veya siyasetten söylenen cümleler olmadığını bugün çok daha iyi anlıyoruz.
 Geçmişini unutan geleceğini projelendiremez, geçmişteki büyüklerine vefasızlık yaparak, o insanları unutanlar çok kötü bir şekilde unutulacaklarını bilmelidirler. Bazı siyasetçi ve aydınlar Merhum Menderes, Özal ve diğer liderleri konuştukları halde, Erbakan Hocayı konuşmaktan sakınıyorlarsa bu anlayış biçiminde ve yer belirlemede bir sıkındı var demektir. 
Erbakan hocamızı unutan ve tanıma fırsatı bulmayan gençlere, 02-Ocak-2011 tarihinde Radikal gazetesinden Ezgi Başaran’ın Rahmetli Erbakan hocayla yaptığı röportajdan ve sorduğu sorulara karşılık aldığı cevapların içindeki açık cümleleri nakletmek istiyorum.
{ Soru; Milli görüş ikiye mi bölündü dersem. Cevap; çok yanılırsınız. Milli görüş bölünmüyor aksine büyüyor. 
Soru; AK partililer milli görüş gömleğini çıkardıklarını söylüyor. Cevap; dışarıya öyle söylerler, benim yanımda milli görüşün gerçeklerini anlatırlar. 
Soru; 28 Şubatta siz değil cunda mağlup oldu öyle mi? Cevap; bu soruyu sorduğunuz için sizi mazur görüyorum. Ben mağlup olmadım ABD cundası ve işbirlikçileri mağlup oldu. Konunun teferruatına girmiyorum. 
Soru: Ak partisi sizin siyasi damarınızdan aynı şekilde ve aynı raydan aktığını mı iddia ediyorsunuz? Cevap; Herkesin yan rayları vardır.
Soru; Siz hiç kimseye öfke duymuyor musunuz? Cevap; Öfke yerine, şefkat duymayı tercih ederim. 
Soru: Zekânızı hiç ölçtürdünüz mü? Cevap; Hayır, çünkü benim zekâmı ölçmeye makineler dayanmaz.} Fırsat oldukça hocamızla alakalı birçok hatırayı yazmaya gayret edeceğiz. Kalın sağlıcakla.
Bu yazı toplam 319 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKAN MARKALARIMIZ
  • TUANA EVLERİ 2. ETAP'TA YÜZDE 5 İNDİRİM
  • ROMATEM Kocaeli Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi
  • Özgür Kocaeli mobil uygulamamız yayında
1/20
Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Özgür Kocaeli | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0262 331 11 11 Faks : 0262 321 21 37