• BIST 97.726
  • Altın 145,622
  • Dolar 3,5781
  • Euro 4,0001
  • Kocaeli 15 °C

İyi ki 1999’da sosyal medya garabeti yoktu

İsmet ÇİĞİT
Cumartesi günü, yine kabus gibi bir gün oldu. Türkiye, Ankara’daki bombalı saldırıların travmasından kurtulamamışken, saat 11.00 sıralarında İstanbul İstiklal Caddesi’ndeki canlı bomba terörünün haberi gündeme düştü. İstanbul İstiklal Caddesi’ndeki terör eylemi, bizim şehrimizi de birden bire hareketlendirdi. Bu şehirde yaşayan hemen herkes İstiklal Caddesi’ne bilirdi. Zaten Ankara travması vardı. Zaten 21 Mart Nevruz nedeniyle toplumda bir terör kaygısı egemendi. 
Sosyal medyada arka arkaya yalan mesajlar dolaşmaya başlandı. İzmit’teki bütün AVM’lerin adı veriliyor, kiminin asansöründe canlı bomba bulunduğu, kimi AVM’nin bomba ihbarı nedeniyle boşaltıldığı iddia ediliyordu. Herkesin elinde bir  akıllı telefon, ya da bir tablet.. Herkes, sosyal medya dedikodularını takip ediyor ve kendi yazdığı yalanı dönüp dolaşıp kendisine ulaştığında buna da inanıyor. 
Tuhaf bir travma. Sosyal medya yalanları gerçekten toplumu çok bozuyor. Beni kaç arkadaşım aradı. “Falanca AVM boşaltılmış. Canlı bomba varmış” diye inanmış şekilde haber veriyorlardı. Evi aradım. Eşim öğleden sonra alışverişe çıkacaktı. Vazgeçmiş; “Senin sosyal medyadan haberin yok. İzmit’te de canlı bombalar dolaşıyormuş” diye bana kafa tutuyor. Bu durum gerçekten çok tuhaf bir durum ve toplumun bu ruh halinden kurtulması gerekiyor.

CAMİ İMAMININ ANONSU 
Cumartesi günü İstanbul İstiklal Caddesi’ndeki canlı bomba eyleminin ardından yaşanan bu gelişmeler, beni 17 Ağustos 1999 büyük deprem felaketi günlerine götürdü.
17 Ağustos, çok büyük bir travmaydı. Üstelik, 17 Ağustos günü sabaha karşı meydana gelen 7.4 büyüklüğündeki büyük depremin ardından, sürükle artçılar oluyordu. İrili ufaklı artçılar yüzünden sanki ayağınızı bastığınız toprak ayağınızın altından kayar gibiydi. 
İyi ki o dönemlerde böyle sosyal medya çılgınlığı yoktu. İnternet vardı ama, herkesin elinde bir akıllı telefon, her isteyenin yalan haberleri yaydığı bir mecra yoktu. Buna rağmen sık sık “Yeni ve daha büyük deprem olacak” söylentisi bir yerden çıkıyor, kısa sürede herkes bu söylentiye kanıyordu.
Büyük deprem felaketinden sanırım 8-10 gün sonraydı. Artçılar da devam ederken, bütün şehir “İzmit Körfezi’nde sular ısındı. Çok büyük deprem geliyor” söylentisi ile çalkalanmaya başlamıştı. 1 saat içinde Kocaeli’de bu söylentiyi duymayan, duyup da inanmayan kalmadı. Büyük bir panik havası yaşanıyordu. Herkes binaları terk etmiş sokaklara çıkmıştı. Pek çok insan evindeki paha eder eşyalarını arabasına yüklüyor, biran önce olabildiğince doğuya kaçmaya çalışıyordu. Akşama doğru olayın kaynağı ortaya çıktı. Kocaeli Valisi o dönemde Memduh Oğuz’du. Araştırmış. Bu söylenti, Körfez Sanayi Sitesi Camii’nin imamından çıkmış. Sözde cami imamı, cemaate “Deniz suyu ısındı. Çok büyük deprem geliyor” demiş. Polis imamı gözaltına almış. İmam ifadesinde “Ben bilgiyi ÖZGÜR KOCAELİ’den aldım” demiş. Vali Oğuz ile çok samimiyiz. Dönemin Emniyet Asayiş Şube Müdürü Şinasi Yılgın ile içtiğimiz su ayrı gitmiyor. Bizim gazeteye, Vali’nin emri ile, asayiş ekipleri geldi.  Gazetenin santralinde görevli bayan arkadaşımızı gözaltına alıp, sorguya karakola götürdüler. O olayı hiç unutmam. Birkaç gün sonra da Vali Oğuz beni aramış, “Senin gazetedeki falanca yazardan bu söylenti çıkmış. Hemen o adamı kov” demişti. Vali’nin adını verdiği adam, gün boyu benim yanımdaydı. Böyle bir yalanı yayması mümkün değildi, zaten böyle bir gücü yoktu. Sanayi Sitesi İmamı bir taş atmış, herkes yalayıp, yutmuştu. 
Toplum psikolojisinin bozuk olduğu dönemlerde yalan haberler, çok hızlı yayılır. Üstelik yalan haberi ortaya atan bile, kısa süre sonra buna inanır. Dikkatli olmak lazım. Sakin durmak lazım. Elbette ülkemiz adına üzülmemek, geleceğimiz için kaygılanmamak mümkün değil. Ama bu sosyal medya maskaralığına da pek fazla kendimizi kaptırmamak lazım. 
*İki yılın karnesi: Zayıf
Son yerel seçim, 2014 yılının mart ayında yapıldı. Önümüzdeki hafta Belediye Başkanlarının 5 yıllık döneminden 2 yılı bitmiş olacak.
İlimizde Büyükşehir Belediyesi ve 12 ilçe belediyesi var. Yani, toplam 13 Belediye. Tamamında aynı partinin Belediye Başkanları görev yapıyorlar. Bu kent, 2002’den buyana AK Parti’ye, Recep Tayyip Erdoğan’ın belirlediği adaylara her seçimde artan destek verdi. 2014 yılındaki yerel seçimlerde de hiçbir belediyede AK Parti adayları seçim sıkıntısı yaşamadılar. 
Pekiyi, iki yıldan buyana bu kent, seçtiği Belediye Başkanlarından beklediği hizmeti alabiliyor mu?.. Verilen sözler tutuldu mu?.. Bu sorulara olumlu yanıt vermek, ne yazık ki hayli zordur. 
2004 yılındaki yerel seçimler öncesini düşünün. Yani, AK Parti öncesini.. Bu kentte 45 belediye vardı. Kimileri çok küçük. En büyüğü İzmit Büyükşehir Belediyesi. Türkiye ekonomisi batıktı. Belediyelerin gelirleri zayıftı. Bir Belediye Başkanı personelinin maaşını ödeyebilmişse, o ay hizmetini kusursuz yapmış sayılırdı. Belediyelerin danışmanı, kalifiye elemanı, parası, pulu yoktu. Özellikle İzmit Belediyesi Başkanı ile, merkezi hükümet hep birbirinin karşıtı olurdu. 
Şimdi öyle değil. Büyükşehir Belediyesi’nin olağanüstü yetkileri var. İlimizdeki Belediye Başkanlarının tamamı aynı partiden. Üstelik, merkezi hükümet de aynı partiden. Bu kentin Bakan’ı var. Belediyelerin inanılmaz büyüklükte bütçeleri var. Ayrıca, arsaları satıyorlar. Kimse sesini çıkartamıyor. Ama  yerel yönetimlerin hizmetleri ile bu kentte hayat daha yaşanabilir hale geliyor mu?.. Bana sorarsanız hayır.
Kuşkusuz, 2014 yerel seçimleri sonrasındaki dönemde arka arkaya gelen seçimler Belediye Başkanlarının performansını etkiledi. Kendi asıl işlerini-güçlerini bırakıp, seçimlerden partilerinin başarılı çıkması için araziye çıktılar.
7 Haziran’da  AK Parti hem Türkiye genelinde, hem ilimizde ciddi oy kaybına uğradı. Aslında 7 Haziran ile 1 Kasım arasındaki dönemde yerel yönetimlerin de tavrı biraz değişti. O dönemde yapılan AK Parti toplantılarını hatırlayın. Parti yöneticileri,. Milletvekilleri-başta İlyas Şeker- ilimizdeki belediye başkanlarının yeterince çalışmadığını, başarılı olamadığını söylemişler, parti içinde bu konu hayli tartışılmıştı. 
Bizim Belediye Başkanlarımızın insani yaklaşımları konusunda bir sıkıntı yok. Hiçbir cenazeyi, düğünü kaçırmıyorlar. Bu tür sosyal konularda hep seçmenlerin, vatandaşın yanındalar. Belediyelerin cenaze hizmetleri konusunda sıkıntı yok. Ölü çıkan eve yemek gönderiyor, her cenazeye otobüs tahsis ediyorlar. Belediye Başkanları çağırıldıkları her düğüne gidiyor. Ya nikah kıyıyor, ya sünnet çocuğuna kirve oluyorlar. Ama yerel yönetimlerden beklentiler bu kadar mı?.
Belediyeler bütün rutin işleri müteahhitlere teslim etmişler. Tamam, çöp sorunu yok.  Temizlik müteahhitte, park bahçeler müteahhitte, güvenlik müteahhitte, hatta Şehir Tiyatrosunda bile müteahhit elemanı oyuncular var. Aydan aya belediyeler müteahhide para ödüyorlar. Tamam, su konusunda da bir sıkıntı yok, deniz temiz, Seka Park lalelerle dolu. 
Pekiyi yatırımlar?.. Bu kentin nüfus artışına paralel olarak artan sorunları.? Her yerde sokak köpeklerinden şikayet var. İl genelinde çözülemeyen bir toplu taşıma, ulaşım sorunu, trafik sorunu var. Türkiye’de içinden geçen karayollarının üzerinde en fazla ışıklı kavşak olan il biziz. Bütün vilayetler çağ atladı. Sorunlarını çözdü. Kocaeli bir yandan limanların, lojistik merkezlerinin yeni yüklerini omuzlarken, yeni yollar, kavşaklar yapılmıyor.
Hala İzmit Belediye Başkanı Nevzat Doğan  bana göre heyecanını koruyor ve başarılı. 1 nci döneminde olan Kartepe Belediye Başkanı Üzülmez ile, Körfez Belediye Başkanı Baran’ın da bir şeyler yapmaya çalıştıklarını, en azından heyecanlarını koruduklarını söyleyebiliriz. 
Ama 3 ncü dönemindeki Büyükşehir Belediye Başkanımız Karaosmanoğlu,  3 ncü dönemindeki Gölcük Belediye Başkanımız Ellibeş.. Artık heyecanlarını kaybetmiş görünüyorlar. Başiskele’de işler rutine bağlanmış. Sürekli belediyenin arsaları satılıyor. Derince’de Bulut farklı bir adam. Bir şeyler yapmaya uğraşıyor, Karamürsel’de Yıldırım pek fazla suya sabuna dokunmadan rutin işleri yürütüyor. 
Çıkın sokağa bakın. Genel bir memnuniyetsizlik var. Özellikle 1 Kasım seçimlerinde elde edilen büyük seçim zaferinin ardından, bizim ilimizdeki yerel yönetimler iyice işi gevşetti. Halbuki bu kentteki bütün Belediye Başkanları kendi sıfatlarıyla seçim kazanmadılar. Recep Tayyip Erdoğan’ı bu millet tuttuğu, desteklediği, güvendiği için ve O’nun adayları oldukları için seçim kazandılar. 
Bu kent, AK Parti’li belediyelerden hak ettiği, beklediği hizmetleri alamıyor. Beş yılın ikisi bitti. Geri kalan üçü de göz açık kapayana kadar geçecektir. Ne olur, elinizde imkan var. Elinizde yetki, siyasi güç, para var. Biraz bu şehir için bir şeyler yapın. 
Ben geride kalan son 2 yıllık döneme baktığımda, ilimizdeki Belediye Başkanlarının hiç birine geçer not veremiyorum. 
Bakalım, önümüzdeki bahar ve yaz sezonunda biraz tempoyu yükseltip, bu kentin biriken ve kabaran sorunlarının çözümüne yönelik bir şeyler yapabilecekler mi?
*D-100’ü İnönü Caddesi’ne bağlamanın tam zamanı 
İzmit trafiğinde yeni damarlar, yeni yollar açmak gerekiyor. Aslında Büyükşehir Belediyesi’nin bu konuda çok önemli ve uygulanırsa yararlı olacak bir projesi vardı. D-100 karayolu kenarında duran eski, köhnemiş askeri lojman binalarının yıkılmasının ardından, burada bir kavşak yapılacak, D-100 karayolu, İzmit‘in üst tarafındaki İnönü Caddesi’ne bağlanacaktı. Aslında bu proje için çok fazla masraf da gerekmiyor. Alemdar Caddesi orada duruyor. Bir kavşak düzenlemesi yapacaksınız, D-100’den çıkan araç, Alemdar Caddesi üzerinden İnönü Caddesi’ne çıkacak. Belki, tam tersini yapmak da mümkün. İnönü Caddesi’ndeki araç, aynı güzergahı kullanıp, D-100’e çıkabilir.
Askeri binalar yıkıldı. Ama bu proje uygulanmadı. Yıkılan binaların boşalttığı alan açık otopark yapıldı. Aynı, eski Valilik binasının alanı gibi. 
Şimdi yakında tramvay yolu inşaatı Şahabettin Bilgisu Caddesi’ne gelecek. Şehrin bir trafik damarı daha tıkanacak. Tramvay yolu inşaatı Şahabettin Bilgisu Caddesi’ne gelmeden önce bazı önlemler alınabilir. Bunlardan biri, Alemdar Caddesi’ni kullanarak, yıkılan askeri lojman binalarının boşalttığı meydandan D-100 ile İnönü Caddesi arasında bir bağlantı açmak olabilir. 
Yürüyüş Yolunun bazı noktaları yıkılıp, araçların geçişine açılabilir. Alemdar Caddesi’nin alt kısmından üst kısmına araç geçişi rahatlatılabilir. Önümüzdeki aylarda önümüze çıkacak yeni sorunlara karşı, kimbilir, belki Fethiye Caddesi’ni yeniden araçlara açmak düşünülebilir. 
Bir şeyler düşünmek lazım. Çabuk düşünmek, çabuk uygulamak lazım.. Kilitlenip kalacağız. İzmit caddelerinde, sokaklarında her gün birbirimize sövüp duracağız.

*Akşam trafiği tam düğüm 
İzmit’in trafik sorunu, bugünkü mesele değil. Çok uzun zamandan beri bu şehirde trafik sorunu var ve her geçen gün biraz daha ağırlaşıyor. Ne yazık ki, bu sorun giderek ağırlaşırken, çözümüne yönelik daha fazla bir çaba ya da gayretin de olmadığını görüyoruz. 
Özellikle son günlerde, tramvay yolu çalışmasının da şehir merkezine doğru yaklaşmasıyla birlikte akşam saatlerinde İzmit’in doğusundaki trafik sıkıntısı içinden çıkılmaz hale geldi.  Kandıra kavşağında trafik düğümlenip kalıyor. Bu döner kavşakta, Akçakoca Köprüsü altından D-100’e çıkışta trafiği yöneten lambalar, saat 16.00’dan itibaren devre dışı bırakılıyor. Bir tane trafik polisi de yok. Kandıra kavşağı düğümleniyor. 
D-100’den Yahya Kaptan kavşağına giremiyorsunuz. Yahya Kaptan’a, Yuvam Akarca’ya,  Alikahya’ya ulaşmak,  çok büyük sıkıntı haline geldi. İzmit’in doğusundan şehir merkezine gelen araçlar da tıkanıp kalıyorlar. 4-5 kritik noktaya, hiç değilse çok sıkıntı yaşanan saatlerde birer trafik polisi konsa, trafik düğümü içinde sıkışıp kalan araç sürücüleri, hiç değilse bir polisin bölgede bulunduğunu, kendisine hizmet vermek için çalıştığını görebilse sorunun bir kısmı çözülmüş olacak. Ama yok. Vatandaş sıkışmış, trafik patlamış.. Kimsenin umurunda değil. Trafikte sıkışmaktan çok,  bu durum İzmitlilerin gücüne gidiyor. 
Bu yazı toplam 675 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 2
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÖNE ÇIKAN MARKALARIMIZ
    • TUANA EVLERİ 3. ETAP
    • TUANA EVLERİ 2. ETAP'TA YÜZDE 5 İNDİRİM
    • ROMATEM Kocaeli Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi
    • Özgür Kocaeli mobil uygulamamız yayında
    1/20
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Özgür Kocaeli | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0262 331 11 11 Faks : 0262 321 21 37