1. YAZARLAR

  2. Adem TURGUT

  3. İyimser olmak istiyorum ama...
Adem TURGUT

Adem TURGUT

Yazarın Tüm Yazıları >

İyimser olmak istiyorum ama...

A+A-

Seçim kampanyaları yönetmiş, 30 yıldır gazetecilik ve basın danışmanlıkları yapan biri olarak rahatlıkla söyleyebilirim ki topluma bir meseleyi “negatif” bir dille anlatamazsınız.

Belki anlatırsınız, birini karalayabilirsiniz ancak; karaladığınızın yerine kendinizi koyamazsınız.

Eğer bir toplumun kalbine girmek istiyorsanız, siz pozitif olacaksınız, “umut” vereceksiniz, geleceğin daha iyi olacağını söyleyecek ve kitlelere bunu inandıracaksınız.

Siyasetin doğası böyle…

***

Siyaset öyle ama gazetecilik farklı…

Gazetecilikte eksiği söylemek zorunluluk gibi… Evet, artıyı alkışlarsınız ama eksiği de gösterir, söylersiniz.

Gazeteciliğin doğası da bu…

Bakın benim ulaşım, eğitim, sağlık gibi alanlarda eleştirel birçok yazım var.

Bakın, bugüne kadar eleştirmediğim siyasi parti yok.

***

30 yıllık meslek yaşamımda ne yazdıysam arkasındayım.

25 yıl önce yazdığım köşeleri okuyorum, bazılarında çok yüksekten uçuyorum. Ama görüşlerimi ifade etmedeki üslup değişse de birçok konuda aynı fikirdeyim. Değişen fikirlerimi anlatmaktan “yeni” duruşumun nedenlerini anlatmaktan da hiç çekinmemişim.

***

Evet, gazeteci eleştirel bir dil kullanır ama hakaret etmez. Gazetecinin eleştirme hakkının olması, ona kimseye küfür ve hakaret etme hakkını vermez. Hele de eleştiriyi eksiği görüyorum paravanının arkasında yalan haber yazıp kimseyi karalama hakkını hiç vermez.

***

Gelelim, özellikle dile getirdiğim, eğitim, sağlık ve ulaşım alanlarındaki sıkıntılara

Evet gazeteci, eleştirir…

Evet halka bir şey söylerken pozitif olmak gerekiyor. Ama çok fazla değişen bir şey olmayınca da sıkıntıları yazmak farz oluyor. Bakın dün Perde Arkası köşesinde iki konu vardı. Biri eğitim ile ilgili diğeri de sağlık.

İnternette okunma rekorları kırdılar.

Tepeköy Mahallesi Ulusal Egemenlik İlkokulu’ndaki temizlik sorunu, Yüzlerce öğrencinin kullandığı Serdar Mahallesi’ndeki köprü ile ilgili sıkıntıları yazdık.

İzmit Yenimahalle’de oturan Fikret Kütük isimli okurumuzun hukuka yansıtmaya hazırlandığı, Kocaeli Devlet Hastanesi hakkındaki şikayeti de yazdık.

Okuyucularımızın da büyük ilgisi ile karşılaşıyoruz. Son olarak “O Hastane Kapanıyor” manşetiyle verdiğimiz Cemalettin Öztürk haberini 75 bin kişi okudu.

***

Ulaşımla ilgili her sıkıntıya en başta benim köşem olmak üzere sıkça yer veriyoruz. Bakın bugün manşette yine Santral rampası var.

Diğer taraftan, okullar açıldığından bu yana şehir içi trafiği gerçekten çekilmez bir hal aldı.

Gazeteye hangi güzergahtan gelirsem geleyim trafik yoğun. Hele bir çalışma ya da kaza varsa yandı gülüm keten helva…

Trafik bir işkence…

Okul giriş ve çıkış saatlerinde, hafta sonu AVM güzergahlarında, Maşukiye güzergahında trafik çekilmez bir halde…

İyimser olmak istiyorum ama olmuyor...

Sorunların azaldığını göremiyorum.

 

Darbe nasıl bir şeydir?

Aslında darbelerle büyümüş bir çocuk olarak 12 Eylül’ü uzun uzun yazmam gerekirdi. Olmadı. Bir kaç yıl önce 12 Eylül Darbesi’nin benim için ne anlama geldiğini çıkarmış ve bir liste yayınlamıştım.

Bugünün gençleri 15 Temmuz’u gördü. Orta yaşa gelenler belki 28 Şubat sürecini biliyor ama bunların biri postmodern darbeydi diğeri de başarısız bir kalkışma…

Fiilen darbenin nasıl bir şey olduğunu da ancak 12 Eylül’ü yaşayanlar anlar.

***
Bakın 12 Eylül deyince ne anlama geliyor, listemi bir daha yayınlamak istiyorum:

Bir- Liseye kayıt olmak demek…

İki- Hasan Mutlucan türküleriyle uyanmak demek…

Üç- Kardeşimin o sabah kaçan uçan balonunu tanklar-askerler yüzünden alamamak demek…

Dört- Bazı tanıdıkların kitap yaktığına şahit olmak demek…

Beş- Bazı büyüklerin hapis yatması demek…

Altı- 17 yaşında çocukların asılması demek…

Yedi- Zorunlu olarak Kenan Evren mitinglerine gitmek demek…

Sekiz- Kitap okurken saklamak, müzik dinlerken sesini kısmak demek…

***

Şu düşüncemi de tekrarlamak isterim:

“12 Eylül berbat bir dönemdi. Umarım bugünün gençleri darbe ile nasıl yaşanır hiçbir zaman öğrenmezler.”

 

Bir kitap önerisi…

Ortadoğu bu kadar sıcak iken bir kitap tavsiyesinde bulunayım.

Bir dönem Aydın Büyükşehir Belediyesi’nde beraber görev yaptığım, ilimiz ile de güçlü bağları olan Vural Şahbenderoğlu, 6 ay önce yıldönümünde “1 Mart Tezkeresi, Türkiye, ABD İlişkileri ve Ortadoğu” isimli bir kitap yayınladı.

Dorlion Yayınları’ndan çıkan 288 sayfalık kitapta 1 Mart Tezkeresi sonucunun, Türkiye-ABD, Türkiye-Irak, Türkiye-Suriye ilişkileri ile Türkiye’nin ve Ortadoğu’nun geleceğinde ne yönde etkileri olduğu ile ilgili önemli tespitler var.

Dönemi anlamak için iyi bir kaynak…

Bu yazı toplam 2132 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.
2 Yorum