1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. İZAYDAŞ'ın zararının perde arkasındaki gerçekler
İZAYDAŞ'ın zararının perde arkasındaki gerçekler

İZAYDAŞ'ın zararının perde arkasındaki gerçekler

Türkiye’nin ilk lisanlı atık bertaraf tesisi İZAYDAŞ’ın zarar ettiği geçtiğimiz hafta ortaya çıkmıştı. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin yan kuruluşu olan İZAYDAŞ’ın zarar etmesi bu kentte yaşayan

A+A-

Türkiye’nin ilk lisanlı atık bertaraf tesisi İZAYDAŞ’ın zarar ettiği geçtiğimiz hafta ortaya çıkmıştı.

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin yan kuruluşu olan İZAYDAŞ’ın zarar etmesi bu kentte yaşayan herkesi çok yakından ilgilendiriyor.

Çünkü bu yazıyı okuyan sizin, bizim, hepimizin malı İZAYDAŞ.

Bu tesis milletin malı.

1996 yılında dönemin İzmit Büyükşehir Belediye Başkanı tarafından kurulan Sefa Sirmen zamanında kurulan İZAYDAŞ’ın zarar etmesi inanılır gibi değil.

Çünkü bu kurum son yıllarda başarıdan başarıya koşuyordu.

Beş yıldan beri vergisini peşin yatıran, kar eden, hem de büyük oranlarda kar eden bir kurumdu İZAYDAŞ.

Üstelik vergi rekortmenleri arasına giriyordu.

Kocaelispor’a bile 3 milyon TL’nin üzerinde para vermişti bu kurum.

Peki ne oldu da bu kentin gözbebeği İZAYDAŞ birden bire zarar etmeye başladı?

2009 kurumlar vergisinde Alemdar Vergi Dairesi'nde de 3. sırada, Kocaeli genelinde 33. sırada yer almıştı Kocaeli’nin gözbebeği bu kurum.

Ne oldu da bir yıl önce vergi rekortmenlerinin arasına giren, para basan bu kurum 2010 yılını eksiyle kapattı?

Geçtiğimiz yılı 1 milyon 150 bin TL eksiyle kapattığı ortaya çıkan İZAYDAŞ’ta neler oluyor?

Bir süredir konuyla ilgili araştırmalara devam ediyorum.

Niyetim üzüm yemek, bağcıyı dövmek değil!

Milletin malı olan bu kurumun bir yılda neden bu hale geldiğini öğrenmek.

İZAYDAŞ atıkları toplama işini bir müteahhide vererek özelleştirmiş.

Kendi kamyonları olan, daha önce bu işi bu kamyonlarıyla yapan İZAYDAŞ bu işi kendisi yapamıyormuş gibi özelleştirmiş.

Kendi kamyonunuz var, personeliniz var. Bu işi neden özelleştirdiniz sorusunun yanıtı maalesef yok!

Elbette bunun daha ekonomik olacağını düşünmüşler ama elimize ulaşan bilgilere göre maalesef böyle olmamış!

Üstelik edindiğimiz çok ama çok ilginç detaylar da var.

Kendi kamyonlarını garajda yatıran İZAYDAŞ yönetimi, bu kamyonları bir iş için İstanbul’a göndermiş.

Ancak bu kamyonlar Kocaeli dışında çalışamayacağı için İstanbul’da bağlanmış.

Sonra bunları kurtarmak için uğraşmışlar. Ne kadar trajik bir durum değil mi?

İZAYDAŞ’ın yeni hafriyat alanları bulamadığı, bulduklarını da doğru değerlendiremediği söyleniyor.

Bundan bir yıl önce satılsa 500 milyon dolardan fazla eder denilen bu tesisin maalesef  bugün satılsa 100 milyon dolara gitmeyeceği konuşuluyor.

İZAYDAŞ ile ilgili birçok soru var şimdilik yedi tanesini sıralıyorum;

BİR: Çöp taşıma işi neden özelleştirildi?

İKİ: İZYADAŞ’ın çöp taşıma işinde kullanılan kamyonları şimdi boş boş duruyor mu?

ÜÇ: İZAYDAŞ Genel Müdürü Muhammet Saraç yeni yatırım yaptım diyor.

Acaba ne yatırımı yaptı?  Tesisi mi büyüttü? Yoksa yeni bir tesis mi yaptı?

DÖRT: Büyük bir proje yapacağım ve gündeme damga vuracağım diyen Saraç ne yapacağına bir karar verdi mi?

BEŞ: Kurumda profesyonel olmayan, işinin uzmanı olmayan üst düzey yönetici çalışıyor mu?

ALTI: Eğer böyle yöneticiler görev yapıyorsa görevlerine devam edecekler mi?

YEDİ: İl Çevre Müdürlüğü ve Çevre Koruma Daire Başkanlığı ile ne kadar koordineli çalışıyorsunuz?

Bilinen bir fıkradır;

Adamın birini hiç ummadığı bir anda sadrazam yaparlar. Adam ne yapacağını bilmez durumdadır. "En iyisi eski sadrazama danışayım" der kendi kendine ve

gider eski sadrazama.

O da bak sana üç mektup bırakıyorum. Zora düştükçe, sırasıyla aç ve mektupta denilenleri yap der.

Aradan günler geçer. Başı sıkışan sadrazam ilk mektubu açar.

- Senden öncekileri kötüle diye yazar mektupta. Ve sadrazam mektupta denilenleri yapar. Durmadan kendisinden öncekileri kötüler, yerin dibine

batırır.

Ama durum bir türlü düzelmez. En sonunda dayanamaz ikinci mektubu da açar. Bu mektupta da "Yakın çevrendekileri de kötüle" diye yazar.

Ve sadrazam yemez, içmez, yakın çevresindekileri de, hatta en yanındakileri bile kötülemeye başlar.

Günlerce hiç durup dinlenmeden kötüler ama durum bir türlü düzelmez.

Dayanamayıp üçüncü mektubu da açar sadrazam.

O mektupta şöyle yazar;

-Fazla gecikmeden üç mektup da sen yaz...

İZAYDAŞ’ın Yönetim Kurulu Başkan Vekili İlyas Şeker’in bu aralar milletvekili adaylığına yoğunlaştığı için mektup okumaya vakti yok.

Peki Muhammet Saraç kaçıncı mektubu okuyor acaba?

İlker AKŞİT

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.