1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. İzmit her mevsim güzel
İzmit her mevsim güzel

İzmit her mevsim güzel

Bugün 1 Nisan… Bahar geldi. Doğa canlanıyor. Meyve ağaçları çiçeğe durmuş… Şu günlerde İzmit’in içi de dışı da çok güzeldir. Akmeşe, Bayraktar… Üçtepeler… Orhan, Veliahmet, Hacıhızır

A+A-

Bugün 1 Nisan… Bahar geldi. Doğa canlanıyor. Meyve ağaçları çiçeğe durmuş…

Şu günlerde İzmit’in içi de dışı da çok güzeldir.

Akmeşe, Bayraktar… Üçtepeler…

Orhan, Veliahmet, Hacıhızır…

Marina, Sekapark, Fuar…

Ama çok insan var… Çok…

Sürekli göç alıyoruz. İzmit’e, Kocaeli’ye gelen kalıyor...

Biz İzmitlilerin karakaşına, kara gözüne hayran olmuyorlar...

Burada aş buluyorlar. Burada yaşam buluyorlar...

Her şeye rağmen denizi, suyu buluyorlar. İki adımda ormanı, her yıl dört mevsimi buluyorlar...

Hareketi, özgürlüğü, kimsenin kimseye karışmadığı, herkesin isterse kalabalığın içinde kendisini kaybettirebildiği bir ortamı buluyorlar.

İzmit'ten kimse, "Lanet olsun bu kente" deyip gitmiyor ama, güzel yurdumuzun dört bir yanından, Karadeniz'den, İç Anadolu, Doğu Anadolu, Güney Doğu Anadolu'dan vatandaşlarımız gelip yerleşiyor, sonra yakınlarını da çağırıyorlar.

Böylesi ağır bir yükün altında, bu kentin kirlenmesi de, başta trafik olmak üzere pek çok sorunu yaşaması da doğaldır ve kaçınılmazdır...

Bu kentte yaşadığımız ve eleştirdiğimiz sorunlar, sıkıntılar kentin kabahati değildir...

Dünyanın en riskli deprem kuşaklarından birinin üzerinde olması bile, bu topraklara farklı bir özellik vermektedir...

Sevilmesi, korunması ve bizim olduğu için övünülmesi gereken kavram, kenttir..

İzmit'tir, Kocaeli'dir... Hem sevmek, korumak, hem de bu kentte yaşıyorsak, bu kente karşı sorumluluk hissetmek gerekir...

Yüz yıllar, hatta bin yıllar öncesinde o dönemlerin en zengin uygarlıkları bu bölgede kurulmuşsa, tesadüf değildir..

Çünkü bu kent, herkese bağrını açmış, herkese istediğinden ve beklediğinden fazlasını vermiştir.

Sebzenin, meyvenin, balığın en güzelini sunmuştur. İklimi ne yakmış kavurmuş, ne buz kestirmiştir...

Ulaşımı kolaydır. Suyu boldur... Toprağı verimlidir.

İsterseniz her yere yakın, isterseniz her yere uzaktır...

İsterseniz eğlendirir coşturur, isterseniz kafanızı dinlendirecek kuytu ve güzel bir köşesi, mutlaka bulunur.

Bu kentin sadece Yürüyüş Yolu kenarındaki Çınarları bile, dünyanın pekçok kentinin bütün zenginliklerine bedeldir.

Bu kent, bağrını herkese açmıştır. Herekse, burayı terk edemeyeceği kadar bir şeyler vermiştir. Her gelen kirletmiş, her gelen bir parçasını kopartmış veya eksiltmiş olsa da, hepsini bağışlamıştır...

Eksikleri, sorunları, sıkıntıları, bizim suçumuzdur.

İzmit'i sahiplenmek, savunmak ve korumak da bizim sorumluluğumuzdur.

Bu sorumluluğu bireyler olarak ne kadar fazla benimser ve yerine getirirsek, göreceksiniz İzmit çok daha fazla güzellikler sunacaktır..

Türkiye'nin hiçbir köşesini, ne Antalya'sını, ne Bodrumu'nu; ne İzmir'ini ne Çeşme'sini; ne Kayseri'sini, ne Artvin'ini bu kentle kıyaslayamazsınız. Her birinin öne çıkan bir veya birkaç özelliği varken, bu kentin sundukları sınırsızdır.

Dünya'nın gelişmiş ülkelerinde kentler elbette çok daha rahat, çok daha sorunsuz olabilir... Ama İzmit'teki samimiyeti, İzmit'teki doğallığı, İzmit kadar üzerine çok fazla bir şey konulmasa da kendisinden verenini kolay kolay bulamazsınız...

İzmit baharda, yazda, sonbaharda ve kışta ayrı ayrı güzeldir.

Bu güzellikleri hep birlikte yaşıyoruz.

Bu kente çok şey borçluyuz. Borcumuzu ödemenin tek yolu da bu kenti daha fazla sahiplenmek, daha fazla özümsemektir.

Bugün 1 Nisan… Şaka günü… Ama bu yazdıklarım şaka değil, gerçeğin ta kendisidir.

Bu haber toplam 1094 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.