1. YAZARLAR

  2. İsmet ÇİĞİT

  3. İzmit yabancıya çok zor
İsmet ÇİĞİT

İsmet ÇİĞİT

Yazarın Tüm Yazıları >

İzmit yabancıya çok zor

A+A-

“Bize kolay mı?” diye soracaksınız, haklısınız. Bize de zor. Ama dışarıdan gelen yabancıya çok zor.
Geçen Çarşamba günü öğlen vakti, şehir merkezinde bir arkadaşımın işyerinin önünde sokakta tabureye oturmuş laflıyoruz. 34 plakalı mütevazı bir araba geldi. Otoparka çekti. İçinden anne-baba ve oğul indiler. Büyük ihtimalle baba devlet memuru veya yeni emekli. Anne ev hanımı. Oğulları efendi yüzlü, parlak genç bir çocuk. Ellerinde cep telefonları bir adres arıyorlar. Nerede, hangi semtte olduklarını da bilmiyorlar.
Benim üstüme yürüdüler. Çok nazik bir şekilde “Falanca erkek öğrenci yurdu nerede?” diye sordu baba. Gencin yüzüne baktım. KOÜ’ye kesin kayıt yaptırmışlar. Şimdi İzmit’te bir yurt arıyorlar. Çocuğa “KOÜ’yü mü kazandın” diye sordum. Biraz gururla “Evet” dedi.
“Ne yaptın be evlat” dedim. Hem çocuk hem anne babası şaşırdılar. Devam ettim, “Çok iyi bir üniversiteyi tercih etmişsin. Yerleşkesi iyidir. Rektörü, hocaları iyidir. Okul çok iyidir de, berbat bir şehre yaşamaya geldin” dedim.
Özellikle annenin yüzü değişti, çok tedirgin oldu. Bu durumu görünce, ağzıma gelenleri söyleyemedim:
“Evlat, burası tuhaf bir şehirdir.  Kız arkadaşının beline elini dolayıp yürüsen laf atan, sataşan olabilir. Her yerden başına sarhoş mermi yağabilir. Ev kiralamaya kalksan, sana depremden hasarlı, onarılmamış evi verirler. Her şey pahalıdır. Hafta sonu eve gitmez de burada kalırsan, futbol yoktur, basketbol yoktur. Eğlence yoktur. Televizyon seyreder uyursun. Eğer beş vakit namaz kılıyor, yağlı pehlivan güreşi seviyorsan o zaman bu şehir iyidir”
Diyemedim bunları. Çocuğa değil de annesine acıdım. Çok merak edecek kadın, oğlunu bırakamayacak İzmit’te. Söyledikleri erkek öğrenci yurdunu bilmiyoruz dedim. Ama büyük ihtimalle, FETÖ’den el konulmuştur. Buralar 15 Temmuz 2016 öncesi tamamen FETÖ’nün elindeydi.
Alemdar Caddesi’ni tarif ettim. Oralarda erkek öğrenci yurtları olduğunu söyledim. Gittiler. Her halde annesi oğluna, “Neden KOÜ’yü yazdın. Başka üniversite yok muydu. Başka şehir yok muydu” diye bir hayli söylenmiştir.
………………
Kendinizi bu şehrin bir yabancısı yerine koyun, bu şehirde bir adres bulmaya çalışın. Hemen her şeyimiz tuhaf da bizim şehrimizin özellikle ziyaret tabelaları, yol tabelaları çok tuhaf.
İzmit’te en çok nereyi gösteren tabela var biliyor musunuz? Cengiz Topel Havaalanı’nı. Bütün köprülerin, bütün kavşakların çıkışında “Cengiz Topel Havaalanı” tabelası görebilirsiniz. Sanki devamlı uçak inip kalkıyor, sanki her saat öbek öbek insan Cengiz Topel’e gidiyor.
D-100’de özellikle Ankara yönüne giderken çok tuhaf giriş çıkışlar var. Tabela koymuşlar bizim şehirde “Kandıra plajlar” yazıyor. “Karamürsel plajlar” yazıyor.  İzmit’in içinde bunlar.
Mahalle adı yok. Cadde adı, sokak adı yok. Bu şehre gelen yabancı nerede olduğunu bilemiyor. Bir yola girmiyor, orası çıkmıyor. Bir başka yola giriyor, oradan araba ilerleyemiyor.
Navigasyonun bile İzmit’te kafası karışık. O kadar çok güzergahlar değişiyor ki,  navigasyonun sesi arabayı nereye döndürecek, hangi sokağa girecek karıştırıyor.
Başka şehirlerde bu dönem üniversite kaydı için gelen öğrenciyi, ailesini karşılıyorlar. Bürolar var. Çay, kahve ikram ediyor, kayıt işlemlerini yurt işlerini yapıyorlar. Bizim şehrimize gelen Allah’a emanet. Başka şehirlerin merkezlerinde, meydanlarda, otobüs duraklarında şehrin haritaları var. “Siz buradasınız” diye okla gösteriyor. Gideceğin yeri haritadan buluyorsun. Kaç numaralı toplu taşıma aracı gidiyor, bunu gösteriyor.
Buralarda yok öyle şeyler. Bu şehre gelen yabancı Allah’a emanet. Bazı günler, onlarca kişinin yol sorduğuna, adres sorduğuna tanık oluyorum. D-100’e çıkıyorsunuz, Adapazarı’na, Ankara’ya hangi yoldan gideceğiniz belli değil.
Tuhaf bir şehir olduk dostlar. Gençliğimde Bursa’ya, İzmir’e gitmek istemezdim. Arabayla şehrin içinden çıkamazdım. Türkiye’de bütün şehirlerde transit yollar yapıldı. Burada yok.
İzmit’te yerli olmak azınlık statüsünde olmak demek.
İzmit’te yabancı olmak  ızdırap. Ağzın açık, önüne gelene adres sorman lazım.
Böyle bir durum var.

Eşme Ayvası’na sahip çıkmalıyız

Değirmendere’nin fındığı, Halıdere’nin fasulyesi, Yarımca’nın kirazı vardı. Hepsini bitirdik. Ağaçları kestik, villa yaptık. Toplu konut sitesi yaptık. Liman yaptık.
İhsaniye’nin elmasını, armudunu, Suadiye’nin cevizini bitiriyoruz.
Dün bu gazetede bir haber vardı. Eşme’de geçen yıllar bir dönemde 5 bin ton Ayva yetişirmiş. Bu yıl önümüzdeki günlerde ayva toplanacak. 20 kadar aile kalmış ayva yetiştiren. Toplam 500 ton civarında ayva bekleniyor.
Eşme’de de ayva tükeniyor. Oysa, ayva Eşme’nin sembolüdür. Geliridir.
Ayva şifalıdır. Ekmek ayvasını kaşıkla oyarsınız. Rakı mezesi olur.
Ayvadan reçel, ayvadan hoşaf mükemmel olur. Yurt dışında büyük bir pazar var.  Yetiştirsek, pazara ulaşsak, binlerce ton ayva ihraç edebiliriz. Çok para etmez. Ama dayanıklı üründür. Saklanabilir.
Ama bitiyor. Değirmendere fındığı, Yarımca kirazı, Halıdere fasulyesi gibi Eşme ayvası da bitiyor. Para etmeyince üretici ağaçları kesiyor. Zenginler gelip, göl manzaralı malikaneler yapıyor.
Eşme’de ayva biterse, “Ayvayı yeriz”  uyan ey şehrim. Eşme Ayvası’na sahip çık.
…………….
Tabii bu iş, sadece kenti yönetenlerin, yetkililerin sorunu değil.  1999’daki deprem sonrası, Değirmendere Belediye Başkanı olan Ertuğrul Akalın,  belde sırtlarındaki fındık bahçelerine kalıcı konut, kalıcı işyeri yapılmasına karşı çıkmış, direnmişti. Yapılan ilk seçimde Değirmendereli, Ertuğrul Akalın’ın üzerini çizdi. Halk sahip çıkmalı. Bu kentin değerlerine, bu kentteki olağanüstü verimli topraklara halk ev yaptırmamalı. Geçenlerde yazdım. İhsaniye’de meyve bahçesi kalmıyor. 10-15 yıl sonra bu kentte meyve yetiştirecek arazi kalmayacak.

Bu yazı toplam 2816 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.
12 Yorum