1. HABERLER

  2. PERDE ARKASI

  3. İzmitli işadamları AKP'den memnun
İzmitli işadamları AKP'den memnun

İzmitli işadamları AKP'den memnun

İzmit Genç “İşadamları” Derneği’nin başındaki kadın Nurhayat Güldüren bu hafta VIP Röportajları’na konuk oldu. İZGİAD’ın çalışmalarından bahsetti, sanayiye, kadının iş hayatındaki, siyasette

A+A-

İzmit Genç “İşadamları” Derneği’nin başındaki kadın Nurhayat Güldüren bu hafta VIP Röportajları’na konuk oldu. İZGİAD’ın çalışmalarından bahsetti, sanayiye, kadının iş hayatındaki, siyasetteki durumuna bakışını samimiyetle anlattı.

Öncelikle uzun bir süredir gündemde olmayan İzmit Genç İşadamları Derneği ile ilgili konuşalım isterseniz. Derneğiniz kaç yılında kurulmuştu, kaç üyeniz var?

2001 yılında kurulduk. 54 üyemiz var. İzmit’in saygın, tanınan, bilinen işadamlarının üye olduğu, bir sivil toplum örgütüyüz. İzmit’te kurulduğumuz günden itibaren faydalı ve yararlı, ses getiren etkinlikler yaptık. Adımızı duyurduk.

Siz derneğin kurucularındansınız değil mi? Ve işadamı derneğinin kadın başkanısınız.

Evet. Aynı zamanda da kurucu üyelerdenim. Asrın felaketi 1999 depremi sonrasında bir araya geldik. Bir dönem hariç diğer tüm dönemlerde yönetim kurullarında görev yaptım. Sizin de bildiğiniz gibi 17 Ağustos’ta bu kent çok büyük acılar yaşadı. Hepimiz yara aldık. İlk hedefimiz bu yaraları sarmaktı. Sosyal ve siyasal alanda bu dayanışmayı sağlamak istedik. Kurulduktan üç yıl sonra Türkiye Genç İşadamları Konfederasyonu’na üye olduk. İki yıl önce kurulan Marmara Genç İşadamları’nın kurucu derneklerindeniz.

Derneğiniz adı gibi genç bir üye profiline mi sahip?

Evet, yaş ortalamamız 40. Adı gibi genç, enerjik ve dinamik bir üye, yönetim yapısına sahibiz. Bağlı bulunduğumuz TÜGİK’in sloganı; “Türkiye’nin gençleri Türkiye’nin geleceğine yön veriyor”dur. Bizim de hedefimiz bu kentin gençlerinin bu kentin geleceğine yön vermesidir.

İZGİAD’da her siyasi görüşten üyeniz var mı? Siz AKP’lisiniz, derneğiniz de mevcut iktidara yakın bir dernek mi?

Ben AKP üyesiyim evet ama bizim en önemli ilkelerimizden biri de siyasi tarafsızlıktır. Oldukça da demokratik bir yapımız var. Siyasi görüş ve bütçe ayırt etmiyoruz. KOBİ ağırlıklı bir yapılanmamız var.

Bir süredir suskunsunuz. Kongrenizi de yaptınız. İZGİAD, önümüzdeki günlerde daha etkin, daha aktif bir dernek olacak diyebilir miyiz?

Kongremizi geçtiğimiz yıl ekim ayında yaptık. Biraz geri planda kaldığımız doğrudur. Ancak bir toparlanma, tadilat sürecinden geçiyoruz. Yeni yönetim bir şeyler yapmak için çok heyecanlı ancak dediğim gibi bu toparlanma sürecini atlatmamız gerekiyor. Elbette İZGİAD yeniden canlanacak. Yeni projelerimiz var. Geçtiğimiz gün bir Suriye gezimiz oldu. Bu tarz yurt dışı gezilerimiz devam edecek. Sosyal ve ticari etkinliklerimiz devam edecek. Değişik sektördeki insanları bir araya getiremeye devam edeceğiz. Biz üyesi olmaktan gurur duyulan, adı geçtiğinde saygı duyulan, dışında kalanları bir sivil toplum kuruluşu olmak istiyoruz. Ülkemizin ve kentimizin gelişimine katkı sağlamak istiyoruz. Cumhuriyetin temel ilkelerine bağlıyız. Farklılıklarımızı zenginlik olarak algılıyoruz. Temiz ticaret diyoruz. Siyasi tarafsızlık bizim için ön planda.

İzmitli genç işadamları mevcut iktidardan memnun mu?

Evet bir memnuniyet söz konusu. Bildiğiniz gibi Türkiye küresel krizden yara almadan kurtuldu. Daha doğrusu az yara alarak kurtuldu. Bunda bankacılık sektörünün artık sağlam temeller üzerine kurulu olması çok önemli oldu. Bugün büyüme oranında ilk 10’dayız. Kapasite kullanımında ve üretimde artık var. Sinyaller hep olumlu. Dolayısıyla İzmitli işadamları da işadamları da bu süreçten ve hükümetten memnun. Elbette eskisi gibi kazançlar artık yok. Çünkü artık rekabet küresel. Siz de rekabetinizi küresel ölçekte yapacaksınız. Bir de istikrar çok önemli. Bu hükümet döneminde Türkiye çok uzun yıllardan beri ilk kez ekonomide ve siyasette istikrarı gördü.

Olası bir koalisyon hükümeti, iş çevrelerinde tedirginlik yaratıyor mu?

Açıkçası yaratıyor. Mevcut tek parti iktidarının gitmesi ve koalisyon dönemine geri dönmemiz bizim için, Türkiye için hiç iyi olmaz. Türkiye koalisyon dönemlerinden hep sıkıntı yaşıyor. Koalisyon iktidarları Türkiye’de verimli olamıyor. İstikrar getiremiyor. Tek parti iktidarı ekonomi için de ülke için de istikrar ve güven demek. Bu nedenle tek parti iktidarını her zaman bir koalisyon iktidarına tercih ederim. Türk Ticaret Kanunu’nda yapılan yararlı düzenlemeleri bir koalisyon iktidarı döneminde görebilir miydik, çok şüpheliyim.

Peki, İzmitli iş adamları ilimizdeki yerel yönetimlerden memnun mu?

Genel anlamda memnunuz. Verdikleri sözlerin çok büyük bir çoğunluğunu tuttuklarını görüyorum. Elbette hataları, yapmadıkları şeyler vardır. Biz de bir sivil toplum kuruluşu olarak bu yapılmayanları eleştireceğiz. Ancak şu anda yerel yönetimlerin iyi gittiğini söyleyebilirim. Tek eleştirim şimdilik şu; sosyal belediyecilik alanında biraz daha çalışabilirler. Daha farklı projeler üretebilirler.

Bir işkadını olarak bu kentteki girişimciler sizce ilk olarak ne yapmalı?

Bu kent kendi markasını yaratmadı. Bunu yaratmalı. Ve herhangi bir alanda yaratabilir markasını bu kent. Bugün LCW denilince akla Malatya geliyor. Sanko Holding denildiğinde akla Gaziantep geliyor. Ama Kocaeli denilince akla maalesef bir marka gelmiyor. Kocaeli denilince dışarıdan bakan insanın aklına ilk gelen şey pişmaniye oluyor. Pişmaniyenin bile maalesef bir markası hatırlanmıyor. Bu kentin ilk yapması gereken şeylerden biri de bir marka yaratmasıdır. Bu kentin girişimcileri bunu başarmalı.

Bu girişimci enerji bu kentte var mı?

Aslında çok değerli, genç girişimcilerimiz var. Ama bugüne kadar böyle büyük bir marka yaratılamadı. Kocaeli aslına baktığınızda bir girişimci kenti, bir patron kenti değil maalesef. Burası bir işçi kenti. Dışarıdan patron gelir, burada yatırım yapar. Fabrika kurar. Buranın insanı gider orada işçi olarak çalışır. Tablo bu.

Kadın olmanın iş hayatındaki zorlukları nelerdir?

Toplumsal zorunluluklar iş hayatında da karşımıza çıkıyor. Kadın toplum içinde nasıl birtakım zorluklarla karşılaşıyorsa iş hayatında da o zorluklarla karşılaşıyor. Örneğin bir işkadını bugün çok rahatlıkla bir müşterisini iş yemeğine çıkarabiliyor mu? Çıkarırsa buna nasıl bakılıyor. Bu sadece bir örnek. Kadın bu gibi nedenlerle iş hayatında çok ön planda olamıyor. Sıkıntılar yaşıyor.

Siyasette neden kadının adı yok?

Bu soru kadının eğitimi konusuyla paralellik gösterir. Kadınların ekonomik, sosyal ve siyasal alanda aktif rol alması demokratikleşme için son derecece önemlidir. Bu anlamda çok iyi durumda olduğumuzu söyleyemem. Bugün Koceali’de sadece bir tane kadın milletvekilimiz var. Bir tane bile kadın belediye başkanımız yok.  Belediye meclislerinde, İl Genel Meclisi’nde çok az kadınımız var. Siyasal partilerde kadınlar maalesef hep arka planda görülüyor. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde de durum ortada, temsil oranı yüzde 10’un altında kaldı.

Sizin bir çözüm öneriniz var mı?

Bu eğitim ve kültürle çözülecek bir durum. Eğitim gelecekte daha iyi nesiller yaratmak demektir. İlimiz genelinde okur yazarlık oranı yüzde 95 civarlarında. Hepimiz biliyoruz ki bu ülkede kadın olmak zor bir durum. Kadının eğitimi daha da önemli. Onun dışında ben siyasette de kamusal alanda da “kadın kotası” istiyorum. Buna şiddetle karşı çıkan kadınlar da var. Biz bileğimizin hakkıyla gelmek istediğimiz noktaya gelebiliriz diyen kadınlar da var. Ama Türkiye koşullarında, erkek egemen toplum yapısında kadın kotası olmalı.

29 Mart 2009 yerel seçimleri öncesinde AKP’den İzmit Belediye Başkanlığı’na aday adayı olmuştunuz. O günden beri siyasi arenada çok fazla görünmediniz. Siyasete ara mı verdiniz?

Hayır ara vermedim. AKP’de siyaset yapmaya devam ediyorum. Ancak şu anda sadece üyeyim. Parti içinde herhangi bir aktif görevim yok. Görev verildiğinde koşa koşa gider, partimiz için elimizden geleni yaparız. Şu anda dernek çalışmalarıma ve iş hayatıma yoğunlaşmış durumdayım.

Hatay OSB istiyoruz diye bağırıyor, biz istemiyoruz

Bu kent size göre sanayiye doydu mu?

Türkiye’nin en önemli yollarının kavşak noktasındayız. Bugün de ileri düzeyde sanayi ve endüstri kentiyiz. İmalat sanayine yaptığımız yüzde 13’lük katkıyla şu anda İstanbul’dan sonra 2. büyük iliz. İlk 500 büyük sanayi kuruluşundan 75’i burada. Bu anlamda biz bir sanayi kentiyiz. Ama bunun yanında iki üniversitesi, TÜBİTAK, Marmara Araştırma Merkezi ile bir bilim kentiyiz. 16 tane OSB’si ve teknoparklarıyla “teknokent” olma yolunda emin adımlarla ilerliyoruz. Bir de Kartepe’deki dağ turizm merkeziyle turizm kenti oluyoruz. Sanayiye doyduk ama bir de şu var. Üretmeli bu kent. Örneğin Kandıra’da Organize Sanayi Bölgesi yapılacak. Buna karşı çıkanlar, “istemezük” diyenler de var. Geçtiğimiz gün Hatay’daydık. Oradaki girişimcilerle konuştuk. Oradaki girişimciler Hatay’da bir Organize Sanayi Bölgesi istiyoruz, nasıl kurarız diyorlar. Bizim burada kurulacak. “İstemezük” diyorlar. Bu da doğru bir şey değil.

İzmitli iş adamları POSCO’nun kurulmasına nasıl bakıyor?

İlimizdeki tersaneler ham maddelerini yurt dışından karşılıyor yani ithalat yapıyorlar. Posco kurulduktan sonra ham madde ithalatına çok büyük ölçüde gerek kalmayacaktır. Bir anlamda dışa bağlı bir ekonomimiz var. Dışa bağımlılığın önünü üreterek keseriz. Posco demir çelik üretecek bir fabrika. Ama son teknolojiyle üretim yapacaklarını söylüyorlar. Üstelik bir OSB’de faaliyet gösterecekler. Dolayısıyla önyargıyla yaklaşmamak gerekir diye düşünüyorum.

Nurhayat Güldüren kimdir?

1965 Nevşehir Doğumlu. Yıldız Teknik Üniversitesi Mimarlık Bölümü mezunu. Mimar. Evli ve 2 çocuk annesi. 29 Mart 2009 yerel seçimleri öncesinde AKP’den İzmit Belediye Başkanlığı’na aday adayı oldu. Ancak aday gösterilmedi.  Eskidji’nin Bölge Ortağı. İzmit Genç İşadamları Derneği Başkanı. Marmara Genç İşadamları Federasyonu’nun Genel Sekreteri.

Röportaj: İlker AKŞİT

[email protected]

Bu haber toplam 1782 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.