1. YAZARLAR

  2. Ali GÜNDOĞDU

  3. İzmit’te doğdu, Kıbrıs’ta şehit oldu: Cengiz Topel...
Ali GÜNDOĞDU

Ali GÜNDOĞDU

Yazarın Tüm Yazıları >

İzmit’te doğdu, Kıbrıs’ta şehit oldu: Cengiz Topel...

A+A-

Adı; caddelere, okullara, camilere verilen kişi. Adı; Türkiye’de tam 607 tabelada (Okul, mahalle, cadde, sokak, havaalanı) yazıyor.

Peki Cengiz Topel kimdir?

1934 yılında İzmit'te doğan Topel, Bandırma ve İstanbul'daki okullarda ilk ve orta öğrenimini tamamladıktan sonra; lise öğrenimini, Haydarpaşa Lisesi'nde başlayıp, Kuleli Askeri Lisesi'nde devam ettirir ve 1953 yılında mezun olur.

1955 yılında, Kara Harp Okulu'nu bitirir ve Asteğmen rütbesiyle orduya katılır; küçük yaşlardan beri havacılığa meraklı olduğundan, "Hava" sınıfını seçer.

Ardından, pilotaj eğitimi için Kanada'ya gönderilir ve eğitimini başarıyla tamamlayarak, 1957 yılında yurda döner. 1961 yılında, Eskişehir 1. Ana Jet Üssü'ne atanan ve 1963 yılında yüzbaşılığa terfi eden Topel, 1964 yılının Ağustos ayında, Kıbrıs üzerinde caydırma amaçlı yapılan uçuşlara katılır.

Rumların Kıbrıs Türkleri'ne karşı işlediği suçları caydırmak amacıyla Türk jetlerinin Kıbrıs üzerinde uyarı uçuşu yapmasına karar verildiğinde, 7 Ağustos 1964 tarihinde, Eskişehir'deki hava üssünden dört jet havalanır. İlk hedef olan Erenköy'e ulaşan jetler, Rum hücumbotlarının bölgeden ayrılmış olması nedeniyle, karadaki Rum kuvvetlerini makineli top ateşine tutar ve bölgede üç gündür direnen Türk kuvvetlerine destek olur.

Ertesi gün, 8 Ağustos'ta, Erenköy'deki Türk kuvvetlerini denizden bombalayan ve onları iki ateş arasında bırakan Rum hücumbotlarına yönelik bir keşif uçuşu gerçekleştirilir.

cengiztopel500-002.jpg

Hücumbotların yerinin tespit edilmesinin ardından gönderilen ilk hücum kolu, bu hücumbotları makineli top ve roket ateşine tutar. Bu sırada Malatya'dan kalkan jetler de, Erenköy'deki Rum mevzilerini bombalar. Hücumbotlara yönelik ikinci hücum kolundaki dört jette; Yüzbaşı Cengiz Topel, Üsteğmen İzzet Öztarhan, Yüzbaşı Mehmet Konedralı ile Üsteğmen Ethem Sancar bulunuyordur ve komuta, Yüzbaşı Cengiz Topel'dedir.

Antalya'ya kadar yapılan yüksek irtifa uçuşundan sonra kol, Akdeniz üzerinde alçak uçuşa başlar. Alçak uçuş yapmalarının nedeni, İngilizlerin Kıbrıs'a kurdukları radara yakalanmamaktır. Hücum kolu, alacakaranlıkta hedef bölgesine ulaşır. Bu arada, Türkler'in olası çıkartma bölgesi olarak mimlendiğinden çok ciddi biçimde savunulan Gemikonağı Limanı'ndaki hem hücumbotlardan hem de kıyıdaki çok sayıda uçaksavardan jetlerimize yoğun ateş açılır. İlk dalışta hedefini vuramayan Cengiz Topel'in F100D jeti, ikinci dalışına hazırlanırken vurulur.

Alevler içindeki uçaktan paraşütle atlamayı başaran Yüzbaşı Cengiz Topel, Türk yerleşim birimleri arasında bulunan, Peristeronori adlı Rum köyünün yakınından geçen bir asfalt yola iner. Tanık olan bazı Kıbrıslı mücahitlerin ifadelerine göre, hemen üzerindeki evrakları çıkarır ve yakar (Muhtemelen, yakılan bu evraklar, hedef bilgileri ve haritalardı). Bundan sonra, Türk tarafına doğru kaçmaya çalışan Cengiz Topel'in bir ciple gelen üç Rum tarafından yakalandığı ve mermisi bitene kadar çatıştığına dair ifadeler mevcuttur.

Yakalanmasının ardından ortaya atılan iddialardan hiçbiri kanıtlanamasa da, canlı olarak esir düşen Cengiz Topel, bir söylentiye göre kendisini konuşturmak isteyen Rumlar tarafından işkence edilerek ve vurularak öldürülmüş; diğer bir söylentiye göreyse, işkenceyle öldürüldükten sonra cenazesine ateş edilmiştir.

Rumlar tarafından Lefkoşa Rum Hastanesi'ne götürüldüğü ve ölüm tarihinin 9 Ağustos olarak bildirildiği, aşikardır sadece.

14 Ağustos günü, başta Başbakan İsmet İnönü olmak üzere; bakanlar, kuvvet komutanları, milletvekilleri, senatörler, askeri erkan ve Cumhurbaşkanı adına Yaver Yzb. Talat Tekin'in de hazır bulunduğu bir tören düzenlenir. Aynı gün, cenaze, İstanbul'a gönderilir. Cenaze namazının kılınacağı Sultanahmet Camisi'nin önünde, mahşeri bir kalabalık vardır. Allah rahmet eylesin…

cengiz-topel-002.jpg

CENGİZ TOPEL- 1934 yılında İzmit’te dünyaya geldi, Kıbrıs’ta isabet alan uçağından atladıktan sonra şehit edildi. Türkiye’nin dört bir yanında heykelleri dikildi, adı okullara, caddelere, ilimizde hava limanına verildi.

cenaze-003.jpg

CENAZESİ KARŞILANIYOR- Şehit Cengiz Topel’in cenazesi silah arkadaşlarının ellerinde İstanbul'a gönderilir. Cenaze namazının kılınacağı Sultanahmet Camisi'nin önünde, mahşeri bir kalabalık vardır.

turk-yildizlari-001.jpg

TÜRK YILDIZLARI- Cengiz Topel’in şehadetinin ardından Türk Hava Kuvvetleri sürekli gelişerek yoluna devam etti. Bugün, Türkiye semaları ‘Türk Yıldızları’nın muhteşem gösterileriyle renkleniyor.

Kara trenden bugüne raylı tarihimiz

Son yıllarda İzmit’teki yeme içme mekanlarında bol bol trenli siyah beyaz fotoğraflar asılmaya başladı duvarlara. Türkiye’de tren dendi mi, en önce akla, içinden tren geçen şehir, İzmit gelirdi. Tren şehrin içinden kaldırılalı yıllar oldu. Şimdi kara trenler duvarlarda nostalji fotoğrafı olarak kaldı. Ve şimdi artık, Yüksek Hızlı Tren (YHT) var. Şehir içinde tramvay var. Gebze bölgesinde metro yapılacak. Nereden nereye…

Türk Demiryolu Tarihi, 1856 yılında başlar. İlk demiryolu hattı olan 130 km'lik İzmir - Aydın hattına ilk kazma bir İngiliz şirketine verilen imtiyazla bu yılda vurulmuştu. Bu hattın seçimi nedensiz değildi. İzmir-Aydın yöresi diğer yörelere göre nüfus bakımından kalabalık, ticari potansiyeli yüksek, İngiliz pazarı olmaya elverişli etnik unsurların yaşadığı, İngiliz sanayisinin gereksinim duyduğu ham maddeye kolay ulaşılabilecek bir yöreydi.

Osmanlı Devletinde çeşitli dönemlerde, İngilizlere, Fransızlara ve Almanlara demiryolu imtiyazları verilmişti. İmparatorluğun son dönemlerinde Alman etkisine girildiği için Bağdat-Berlin demiryolu hattının yapımına büyük önem verilmiştir.

Haydarpaşa - İzmit - Ankara demiryolu ilk olarak 1888 yılında İkinci Abdülhamid’in Almanya’dan aldığı maddi destekle gerçekleştirildi. Sultan II. Abdülhamid hatıralarında; "Bütün kuvvetimle Anadolu Demiryollarının inşasına hız verdim. Bu yolun gayesi Mezopotamya ve Bağdat'ı, Anadolu'ya bağlamak, İran Körfezine kadar ulaşmaktır. Alman yardımı sayesinde bu başarılmıştır. Eskiden tarlalarda çürüyen hububat şimdi iyi sürüm bulmaktadır, madenlerimiz dünya piyasasına arz edilmektedir. Anadolu için iyi bir istikbal hazırlanmıştır" demektedir.

Cumhuriyetin ilanından itibaren ülkenin dört bir yanında adeta demiryolu seferberliği başlatılmıştır. Yabancıların elindeki demiryolu şirketleri hızla devletleştirilmiş, ihtiyaç dahilinde yeni güzergâhların yapımına girişilmiştir.

Nitekim, Cumhuriyetin onuncu yılı nedeniyle bestelenen 10. Yıl Marşı’nın ilk dörtlüğünde bu demiryolu sevdasından övgüyle söz edilir.

Çıktık açık alınla on yılda her savaştan,

On yılda on beş milyon genç yarattık her yaştan;

Başta bütün dünyanın saydığı Başkumandan;

Demir ağlarla ördük Anayurdu dört baştan.

Gerçekten de onca kıtlığa, imkansızlıklara rağmen, demiryolu yapımı İkinci Dünya Savaşı'na kadar büyük bir hızla sürdürülmüş, 1923-1950 yılları arasında yapılan 3.578 km.lik demiryolunun 3.208 km.si, 1940 yılına kadar tamamlanmıştır.

1950’li yıllardan itibaren ABD’den alınan Marshall yardımlarıyla demiryolları adeta yok sayılarak karayolu yapımına başlanmıştır. Bu politikaların sonucu olarak, 1950-1980 yılları arasında yılda sadece ortalama 30 km. yeni hat yapılabilmiştir.

1950'li yıllardan sonra uygulanan karayolu ağırlıklı ulaşım politikaları sonucunda, 1950-1997 yılları arasında karayolu uzunluğu % 80 artarken, demiryolu uzunluğu sadece % 11 artmıştır.

Seksenli yıllardan itibaren otoyol seferliği başlatılmıştır. İcraata Doğru programlarında her gün çağ atladığımızın söylendiği bu dönemin ulaşım felsefesini de Turgut Özal açıklıyordu: “Demiryolları komünist işidir!”

Böylece ülkemizde karayollarının yolcu taşıma payı % 96 iken, demiryolu ise yalnızca % 2'de kalmıştır. Oysa demiryolu ulaşımı, bize otomobil satan Batılı ülkelerde karayolu ile kafa kafaya gitmektedir.

tren.jpg

DEMİRYOLU KADERİMİZDİ- İzmit, yıllarca içinden tren geçen şehir olarak bilindi. Kara trenler ve sonra elektrikli trenler. Elektrik hattı döşenirken, Gar yakınındaki köprü de böyle yıkılmıştı.

tramvay-002.jpg

TRAMVAY- İzmit’in raylı tarihinde yeni bir dönüm noktası olarak Otogar-Sekapark arasında çalışan tramvayımız var. Belki yakın bir gelecekte metroyu da görürüz kim bilir?

Bu yazı toplam 1320 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.
1 Yorum