1. HABERLER

  2. PERDE ARKASI

  3. İzmit’te elinizi sallasanız bir aday adayına çarpar
İzmit’te elinizi sallasanız bir aday adayına çarpar

İzmit’te elinizi sallasanız bir aday adayına çarpar

Daha pek çok kişi farkında değil. Ama takvim yaprakları hızla eksiliyor ve çok büyük olasılıkla 5 Haziran 2011 Pazar günü yapılacak milletvekilliği genel seçimleri için süre daralıyor. Türkiye’de

A+A-

Daha pek çok kişi farkında değil. Ama takvim yaprakları hızla eksiliyor ve çok büyük olasılıkla 5 Haziran 2011 Pazar günü yapılacak milletvekilliği genel seçimleri için süre daralıyor.

Türkiye’de siyasetle en çok ilgilenen kentlerin başında Kocaeli gelir. Özellikle İzmit’te pek çok insan, siyasetle yatıp, siyasetle kalkar.

Çok sayıda hemşerimizin gönlünde milletvekili olmak, belediye başkanı olmak hırsı ve sevdası, dizginlenemez biçimde yatmaktadır.

Genel seçime şunun şurasında 7-8 ay kaldı ya, gönüllerdeki bu siyaset heyecanı, “Ah bir milletvekili olsam da şu memleketi kurtarsam” hırsı şu sıralarda debreşmeye başladı.

Benim yerimden kente baktığınız zaman, bu heyecanı, bu dizginlenemeyen arzuyu, hırsı çok daha rahat görebiliyorsunuz.

Geçen cuma günü akşamı, İzmit’teki sosyal demokrat kesimin ağırlıklı olduğu, Cumhuriyet Bayramı kutlamasının yapıldığı bir geceye katıldım.

Algılayabiliyordum ki, orada bulunanların bir kısmı, şimdiden CHP içinden aday adaylığına soyunmuş ve çalışmalara başlamıştı. Ne kadar çok insanla el sıkışıp, öpüşürsem, o kadar iyi olur havasındaydı. Normalden daha çok dans eden, beyefendi ya da hanımefendi gözükmeye özen gösteren, olması gerekenden daha fazla ve abartıya kaçan coşkuyla bayrak sallayıp,

10 ncu Yıl Marşı söyleyen sosyal demokrat dostların gözünde, aday adaylığı heyecanını açıkça gördüğümü tahmin ediyorum.

Ertesi gün, yani geçen cumartesi günü bu kez sabah kahvaltısında, AKP’li dostların ağırlıklı olduğu bir cemiyete, bir derneğin konferansına konuşmacı olarak davetliydim. Bulunduğum salonda yine çok sayıda AKP’den aday adayının bulunduğunu, en azından çevremdeki insanların önemli bölümünün, aday adaylığını ve sonrasında listeye girip, milletvekili seçilmeyi gönlünden geçirdiğini hissedebiliyordum.

Siyasetin içinde olmak, bir siyasi partiden milletvekili aday adayı olmayı istemek, milletvekili olmayı hedeflemek, kuşkusuz hiç ayıp değil. Yadırganacak bir durum da değil.

Tam tersine çok doğal bir hak. Ama bu işi çok fazla ayağa düşürmemek lazım. Demokrasinin kalitesini, TBMM’nin kalitesini dikkate almak; “Aman en çok ben yakışırım. Mutlaka ben aday olmalıyım” diyenler yerine, “Gel dostum. Sen yakışırsın. Falanca partiden aday adayı ol. Milletvekili seçil” denilebilecek insanlar yaratmak daha mühimdir diye düşünüyorum.

Her isteyenle bahse girerim ki, önümüzdeki haziran ayında yapılacak genel seçimler öncesinde CHP ve AKP’nin her birinden, ilimizde en azından 100’er tane aday adayı çıkacaktır.

Bunların büyük bölümü İzmit’ten olacaktır. Daha bunun Gebze’si var. Kandıra’sı, Karamürsel’i, Gölcük’ü, Kartepe’si, Başiskelesi var. AKP ve CHP için, ilçelerden ortalama 10’ar tane, İzmit’ten en az 50’şer tane aday adayı bekliyorum.

AKP ve CHP genel merkezleri, partiye aday adaylığı başvurusunda ne kadar para isteneceğini belirlediğinde, bu miktarlar düşük olursa, aday adayı sayısı artacak, partiye yapılacak bağış miktarı beklenenden fazla olursa, kuşkusuz aday adayı sayısı da azalacaktır.

CHP’de ağızlardan “Ön seçim” lafı bir kere çıktı. Partide herkes, ön seçimi bekliyor. Üstelik yaklaşık 22 bin üyenin oy kullanacağı bir ön seçimden söz edildi. Ön seçim lafı edilince, aday adaylığına hazırlananların da sayısı birden bire çok arttı. Her köşede, olası bir ön seçimde CHP listesinin nasıl şekilleneceği konuşuluyor, bahisler tutuluyor. Şimdilerde pek çok CHP’li “Ben ön seçim yapılırsa aday adayıyım. Yoksa olmam” diyor. Söylenenlere bakmayın. Bir kere kafasına koyan, kendisini milletvekilliğine layık gören, bu iş için para da ayırmışsa, artık geri adım atmaz. Aday belirleme yöntemi ne olursa olsun, aday adaylığı için başvuracaktır.

Ama parti bu kadar şartlandıktan sonra eğer CHP “Ön seçimden vazgeçtim” derse, çok büyük hayal kırıklığı yaşanır. Aday adayı olup da, listeye alınmayan her partili,  CHP’ye düşman kesilir. Bu saatten sonra CHP’nin ilimizde adaylarını belirlemek için ön seçimden başka seçeneği bulunmuyor.

AKP’deki beklenti, ilimizin 11 milletvekilliğinden 7-8 tanesini kazanmak. AKP’liler kendilerinde bu gücü de görüyorlar ki, önümüzdeki ilk seçimde AKP’nin Kocaeli’den

8 milletvekili çıkartacağını öngörmek, CHP’nin 5 milletvekili çıkartabileceğini öngörmekten çok daha mantıklı bir yaklaşımdır.

AKP aynı modeli uygulayacak. Sözde anketler yapılacak, kapalı kapılar ardında teşkilat yoklamaları olacak. Sonra hepsi bir tarafa, Ankara’da parti genel merkezinde Genel Başkan Erdoğan ve birkaç yetkili bir odaya kapanacak. Her il için aday sıralamalarını yapacaklar.

Bu süreçte, AKP’de aday adayları, birbirleri hakkında dosyalar üretecekler. Genel merkeze şikayetler yağacak. Görürsünüz, milletvekili aday listesinin açıklandığı gün, AKP Kocaeli teşkilatlarında kıyamet kopacak.

Bu süreçte bütün partilerdeki bütün potansiyel aday adayları için bir de ciddi çekince var. Kimse şimdiden, “Ben aday adayıyım” demiyor, diyemiyor. Çünkü herkes biliyor ki, bizim ilimizde siyaset “Rakipleri karalamak” modeli üzerinden yapılır. Bu nedenle, aday adayı olduğunu erken açıklayanların bundan zarar göreceği düşünülür.

Bu herkesin kalbinden aday adayı ve aday olmayı geçirip, bu yolda çalışmaya başladığı, ama delikanlı gibi ortaya çıkıp, “Ben falanca partiden aday adayıyım” diyemediği ortamda; bir bayan çıktı.

AKP’li Şengül Karagöz, partililerin ve gazetecilerin bulunduğu bir ortamda, üstelik Kocaeli’nin yegane bayan milletvekili Sibel Gönül’ün yanında açık açık, “Ben önümüzdeki seçimlerde partimden aday adayıyım” dedi. Aynı ortamda, AKP’li 50 kişi varsa, en az 40’ı aday adayı olmayı aklından geçiriyordu ama, sadece Şengül Karagöz bu niyetini açıkça söyleme cesaretini gösterebildi. Bu nedenle Şengül Hanım’ı kutluyor, yolu açık olsun diliyorum.

Bütün dostlarıma, okurlarıma tavsiyemdir. Şu sıralarda İzmit’te Yürüyüş Yolunda yürürken, elinizi, kolunuzu fazla sallamayın. Çünkü sallarsanız, mutlaka bir aday adayına değersiniz. Mazallah, siyaset hastalığı size de bulaşır, hayatınızın dengesini bozarsınız.

Bu haber toplam 1206 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.