1. HABERLER

  2. KÜLTÜR SANAT

  3. Kabare İzmit
Kabare İzmit

Kabare İzmit

Kemal ile Asuman -Kemal ! -Efendim Asuman ! -Sen bana niçin hiç kızıp, bağırmıyorsun? -Efendim efendim !!! -Sen diyorum, niçin benim yaptığım her şeyi kabulleniyorsun? -Hıııımmmm... Artık

A+A-

Kemal ile Asuman

-Kemal !

-Efendim Asuman !

-Sen bana niçin hiç kızıp, bağırmıyorsun?

-Efendim efendim !!!

-Sen diyorum, niçin benim yaptığım her şeyi kabulleniyorsun?

-Hıııımmmm... Artık seni umursamıyor olabilir miyim yavrucum?

-Olmaz, böyle ilişki olmaz... Öyle şey olmaz! Sen kim beni umursamamak kim?

-Sen kendini niçin bu kadar önemli bi'şey sanıyorsun ki Asuman... Ayrıca 100 yaşındasın, sana kızsam n'olur,kızmasam saat kaç?

-Sen bana karışamazsın Kemal!

-Buyrun daha tasarım aşamasında sinirleniyorsun... Eyleme döksem kim bilir n'olcak?

-Bi'şey olacağı yok,ben gidiyorum!

-Nereye ?

-Sana ne adam... Sana nee!!!  Avukatıma gidiyorum, boşayacağım seni !

-Yapma yav !!! Bi saniye...

-N'oldu korktun mu?

-Yok ! Üstüme bi'şey alayım ben de geliyorum.

-Hiiii yavuz hırsız Kemal!

Gereksiz bilim adamları

- İnsansı robotumuzu rakı içerken yakaladık . Ee, armut  dibine düşer .

- Bir deney faresi, büyük rakıyla aynı fiyata gelmiş arkadaş, ucuz yollu bir şey arıyoruz.

- Labaratuvarda patlama olduğu haberi yalandır, çocuklar maytap atmışlar.

- Kendi kendini yok eden veresiye defteri tasarlıyoruz, bütün mahalleyi bakkal masrafından kurtaracaz.

- Deney faremiz Muhittin içip içip bıyıklarını kesti... İlginçsin Muhittin.

Ticaret adamları

- Remzi

- Efendim Fikri Ağbi?

- Sevgililer günü yaklaşıyor...

- Evet Ağbi.

- N'aptın Attila İlhan'ın şiir cd'sini?

- Hazır ağbi!

- Kopyaladın mı?

- Evet ağbi! 20. 000 tane.

- Tak bakalım, dinleyelim. Bir arıza çıkmasın.

"Ne Cd'ler bastım zaten yoktular.

Zabıtalar sanki birer çocuktular..."

-Pause Remzi.

-N'oldu ağbi?

-Kimin sesi bu?

- Benim!

-Attila İlhan nerde?

-Tövbe tövbe... Öldü ya adamcağız ağbi!

-Onu demiyorum. Şiire n'aptın?

-O haliyle bana çok yüzeysel geldi... Bu daha çok bizi anlatıyor ağbi'

-Allah cezanı versin Remzi... Şimdi ben gidiyorum. Sen sakın kıpırdama, bekle burda! Az sonra burda kaçak içki imal edildiğiyle alakalı olarak bazı polis arkadaşlar baskın yapacaklar... Seni de içki baronu diye içeri alacaklar... Hepsini ben ayarladım. Aşağıya da çuvallarla beyaz leblebi gömdüm. Artık kazılarda bulurlar... Sen sağ ben selamet!

-Bekliyorum Ağbi.

Hava devriyesi

- Kule günaydın.

- Neredeyim bil ?

- Yaa kalırsın öyle.

- Ege denizinin üzerindeyim kule.

- Vatani görevimi yapmak üzere buradayım.

- Askerlik değil kule.

- Duydum ki bazı Yunan arkadaşlar bizim Türk uçaklarınla it dalaşı yapıyormuş.

- Müdahale edeyim dedim kule.

- Şimdi turluyorum, herhangi bir hareket yok kule.

- Biraz sınıra yaklaşıyorum kule.

- Evet kule geldi bir tane.

- Arkasına geçtim kule.

- Kilitlendim, atış için izin istiyorum.

- Terlik fırlattım kule, şaşırdı.

- Şimdi o benim arkama geçti.

- Galiba o terlik fırlatmayacak.

- Ama beni tanımıyor daha kuleee.

- Hop bir manevra, üzerindeyim ters döndüm.

- Bana bakıyor kule, birşeyler söylüyor.

- Uçağının camına Türk bayrağı astım kule.

- Çıkarmaya çalışıyor.

- Kule işlem tamam.

- Bayrağı çıkarmaya çalışırken direksiyon hakimiyetini kaybetti.

- Denize zorunlu iniş yaptı.

- İzmir' e iniyorum kule, kumru yiyeceğim.

Net Ahmet

- Ahmet, çok heyecanlıyım .

- Alnımdan aşağısını hissetmiyorum hayatım .

- Niye acaba Ahmet evlilik telaşı mı sardı ?

- Resmen bugün evleniyoruz hayatım . Hala inanamıyorum.

- Ee Ahmet , çekirge bir sıçrar iki sıçrar, üçüncüde nikah masası .

- Evet hayatım, buraya kadarmış .

- Kalk Ahmet nikah memuru da gelmiş, gidelim .

- Bacaklarım tutmuyor !

- Ahmet !!

( 13 : 59 Nikah Masası )

- Sevgili konuklar, bugün burada, bize evlenmek amacıyla başvuran iki gencin nikahını kıymak amacıyla toplanmış bulunmaktayız .

- Atmayın memur bey o başvurdu ben çok vurmadım .

- Şşşt Ahmet sus !

- Ama hayatım...

- Sen , İbrahim kızı Bahar . Ahmet 'i kocalığa kabul ediyor musun ?

- Evet  Evet  Evet  Evet  Evet  Evet !!!

- Ohoo, sevinçten kopyala yapıştır yapıyor .

- Sen, Murat oğlu Ahmet , Bahar'ı karın olarak kabul ediyor musun ?

- Seyirciye sorma hakkımı kullanmak istiyorum .

- Ahmet, topuğumla ayağına basmam, kafanı delerim şimdi senin.

- Ee hiçbir baskı ve tesir altında kalmadan diye sormadınız memur bey .

- Ee şu an rejiden sesleniyorlar, cevap 'evet' miş .

- Sayın şahitler siz de bu nikaha şahitlik ediyor musunuz ?

- Taner . Pssst Taner ! Şahit falan değilsin, görmedin, duymadın, bilmiyorsun.

- Ediyoruz!

- Dost kazığı.

- Ben de Kocaeli Belediye Başkanı' nın bana verdiği yetkiye dayanarak sizleri karı-koca ilan ediyorum . Gelini öpebilirsin .

- Bu mudur memur bey . Ben kendimi yaktım, mükafatı bu mudur? Gelini öpebilmek . Yaktınız bıçkın delikanlıyı, alacağınız olsun ...

Kocaelispor günlüğü

09:00 Sabah bi uyandık

09:30 Telefon çalıyor ...

09:45 Tesislerde gerginlik

09:46 Susuyoruz!

09:50 Telefon hala çalıyor...

10:00 Alo... Fifa mı? Ne Fifa'sı, neyin Fifa'sı? Evet... Platini'nin Fifa'sı... Güzel. Anladım. Tamam. Sırp olayları... Para mı,gene mi? Pişmaniye verelim... Evet ! Saray helvası da olur. Dalga mı geçiyorum! Burda dalga geçen biri varsa o da sizsiniz... Kapatıyorum. Siz de kapatın...

Zira tek taraflı telefon görüşmesinden pek randıman alamazsınız... İyi günler

12:00 Ulan bir kurtulamadık Sırp zulmünden...

13:30 Bu arada Urfa'yı da yendik...

13:45 Urfa maçından sonra, baktılar ki ölmüyoruz. Belediye ve bi'takım kuruluşlar bize prim vermeye karar vermişler.

15:00 Bu sefer da biz almamayı düşünüyoruz.

16:00 Serdar Topraktepe malzemecilere üçlü çektiriyor.

17:00 Malzemeciler çaresiz

17:30 Bir rüya görüyoruz. Hep birlikte...

İnanıyoruz. Bu bir zirve yürüyüşü... Anlaşımaz bir sevgidir Koaelispor

Kimseler geçemez önümüze...

18:00 İsmetpaşa'ya güzel bir akşam çöküyor. Sevinç gözyaşları içinde dağılıyoruz...

Paldır kültür

- Edvard Munch' un çığlık isimli tablosuna, ucube olduğu gerekçesiyle el konuldu .

- Bir sergi açılışına sızmayı başaran 4 genç, ikram edilen alkolün yanında meze olmadığı gerekçesiyle olay çıkarttı.

- Yumurtanın akı ile sarısını ayırmaya çalışan üniversite öğrencileri, polisin evlerine yaptığı baskında kıskıvrak yakalandılar.

- Nazım Hikmet'in, "Ceviz Ağacı" şiirini ilk kez okuyan zabıta memuru A. Z. en yakın botanik bahçesine ceza yağdırdı.

-Ayakkabı boyacılığından gelip, resimleriyle ünlenen Atıf Canyılmaz sırrının, Nuri Leflef kundura cilası olduğunu belirtti.

Bu haber toplam 2163 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.