1. HABERLER

  2. Kabare İzmit
Kabare İzmit

Kabare İzmit

Akşamcılar Geçen sahilde içiyoruz. Geldiler içki içme yaşını yükselttiler. Etkilenmedik, gittiler. Geçen yine içiyoruz, Başbakan geldi, bizi görünce gitti. Geçen sahilde içemiyoruz. Neden?

A+A-

Akşamcılar

- Geçen sahilde içiyoruz. Geldiler içki içme yaşını yükselttiler. Etkilenmedik, gittiler.

- Geçen yine içiyoruz, Başbakan geldi, bizi görünce gitti.

- Geçen sahilde içemiyoruz. Neden? Başbakan gelebilir.

- Çocuklarla sahilde demleniyoruz, zabıtalar geldi, rakımızı pipetle çekip gittiler.

-Geçen rakımıza buz koyduk, belediye ekipleri donma tehlikesi var diye, tuz döktü. Rakı, tuzla-buz!

Ticaret adamları

-Remzi.

-Efendim Fikri Ağbi!

-Telefon çalıyor.

-Açayım mı?

-Yok açma... Aç tabi, manyak mısın sen?

-Evet açayım. Aloo... Efendim... Eveet... Zoraki Kral... Var tabi, orjinal görüntü... Altyazıda da problem yok. Tabi getiririz... Adres alalım. Neresi? Yok yaaaa... Çankaya' ya... Kimin adına? Hadi canım...  Ben de başbakanım zaten... Bırak ağbicim bu ayakları,işimiz gücümüz var burda....

-Kimmiş?

-Ne bileyim ağbi!

-Niye sinirlendin lan o zaman?

-Ya tutturmuş ben cumhurbaşkanıyım, ille Zoraki Kral'ı izleyecem, getirir misin? diyor...

-Sen ne dedin adama?

- Sen Cumhurbaşkanıysan, ben de padişahım dedim...

-Sonra...

-Yüzüne kapadım işte...

-İyi bok yedin. Bu kapıya doğru yaklaşanlar kim Remzi?

-Takım elbiseli olanlar mı ağbi?

-Tam olarak onlar Remzi...

- Ceketlerinde cumhurbaşkanlığı arması var ağbi...

-Yandık Remzi. Bittik! Buraya geliyorlar... Ben acil su faturası yatırmaya gidiyorum. Sen bunlara Zoraki Kral' ı ver, normalini bul onu da ver. Devlet kuşu bu Remzi, sana konmaya geliyor... Korkma, ölü taklidi yap... Isırmazlar !!! Ama ergenekondan içeri girersin diye düşünüyorum. Ben uzuyorum... Korsan camiası seni çok özleyecek Remzi... Remziiii... Atma o boş cd'leri adamlara... Ateş edecekler, ediyorlar Remzi... Aaahhh... Allaah cezanı versin, beni de yaktın Reeemziiiiii ...

Kocaelispor günlüğü

09:00

Sabah erken uyandık.

09:30

Hava buz gibi.

10:00

Sıcaklıklar birden düştü

11:00

Ofspor maçı da geldi geçti.

11:05

İfadelerini aldık...

11:10

Bizzat şu an benim sümüğüm dondu.

11:30

Ve fakat hastalanamıyoruz.

13:00

Antibiyotik gibi takım olduk

13:01

Ooolduk derkeen... Şu anda... Bi karıncalanma...

13:02

Haaapşuueee...

14:30

Çok fenayım... Klüp doktoruna gidiyoruz.

14:32

Kapı kapalı! Kapının altından öksürüyoruz.

15:00

Serdar Topraktepe hepimizin sırtına havlu koyuyor...

15:30

Doktor kapının altından reçeteyi attı.

15:45

Kapıya sırtını dayayıp öksüren var.

16:00

Serdar Topraktepe ıhlamur yapmış. Melek gibi adam vallahi.

16:30

Doktor kapının altından bir kağıt daha attı.

16:35

Kağıtta "KEÇİ GRİBİ" yazıyor.

17:00

Biz de bir kağıda "boynuz" çizip içeri atıyoruz... Çok manasız tabi.

17:15

Doktor hiç oralı değil. Acaba nereli?

17:30

Bu böyle olmayacak,hastaneye gidiyoruz. Beş kişiye bir sedye düşüyor.

18:00

Serdar Topraktepe bize hemşire gibi sus işareti yapıyor...

18:30

Susarak yatıyoruz.

19:00

Hapşueeee...

Kemal ile Asuman

-Kemal

-Efendim Asuman !

-Selim'le, Nahide'yi duydun mu?

-Duymadım, n'olmuş onlara ?

-Anlaşarak ayrılmışlar.

-Yapma ya... Madem anlaşıyorlar, niçin ayrılıyorlar?

-Bilmem ki...

-Deli mi lan bunlar?

-Nahide çok dertliydi zaten...

-Anlaşacak konu bulmaları güzel de, o zaman sen beni yanlış anla Asuman...

- Anlamadım.

-Bravo... Hiç anlaşamamamız daha güzel...

-Niçin?

-Anlaşanlar hep ayrılıyor Asuman! Biz anlaşmayalım, yokluğuna dayanamam.

- Nasıl yapacağız?

- Çok basit, sen beni sevmeyeceksin, ben senden nefret edeceğim. Gül gibi geçinip gideceğiz!

- Doğal olacağız yani...

-Eveet!

- Anlaşmalı Kemal...

- Bremen mızıkacıları, orkestra olarak gittikleri düğünde çıkan tartışmada silahla

yaralandılar.

- Lisede okumasına rağmen hala şiir yazmamış olan ergen, arkadaşları tarafından göz

altına alındı.

- Sinemada çekim yaparken yakalanan iki korsan filmci, referans olarak cumhurbaşkanını gösterince,polis ekipleri "İstiklal Marşı" okuyup dağıldılar.

-Seyircileri bi'türlü doğru yerlerine oturtamayan iki yer-göstericinin fenerlerine el konulundu. Direnen yer-göstericiler ortalığı birbirine kattı... Salon birbirine girdi, patlamış mısırlar havada uçuştu. Çatışmalar sürüyor.

-Ünlü polisiye yazarı Metin Çümit, yeni kitabının 52. sayfasında ölü bulundu.

Net Ahmet

- Hayatım çoraplarım nerede ?

- Yedim Ahmet.

- Dokunmasın hayatım?

- Ahmet sana bir ipeksi dokunuş yaparım, felç olursun.

- Vuuu, sinirimiz geçmemiş anlaşılan.

- “miz” deme Ahmet! Bu sinir benim ve kimseyle paylaşmayacağım.

- Özür diledim ya hayatım.

- Kolay değil öyle Ahmet o işler. Yediğin haltı temizlemen kolay olmayacak!

- Bence büyütüyorsun hayatım.

- Ben o kadar hazırlık yapayım, süsleneyim, belki yemeğe çıkarız ümidiyle, sen

sevgililer günü hediyesi olarak kandil simidiyle gel eve!!!

- İşte, ben evde yeriz diye düşünmüştüm hayatım.

- Çok incesin Ahmet ben de bir an için unuttuğunu sanmıştım...

- Hiç olur mu hayatım tabiki de hatırladım, sen simidi kandil için aldım sandın,

halbuki onlar sanaydı.

- Ben de yedim?

- Simidi mi?

- Savunmanı!

- Olmadı mı?

- Salaksın Ahmet.

- Ben gidiyorum.

- Nereye?

- Umreye Ahmet. Arama beni bir süre!

Hava devriyesi

- Kule .

- İşi büyüttüm.

- Hava yollarındaki onlarca yıllık tecrübemi artık insanlığın taşınması için

kullanacağım.

- Evet kule yanlış duymadın.

- Hava yolunda işe girdim.

- Saatin belli, işin belli kule.

- Mis gibi!

- Yurt içi uçuşları yapacağım şimdilik kule.

- İlk sefere çıkıyorum kule.

- Ankara’ ya gidiyorum.

- Yanıma yumurta aldım gizlice.

- Belki meclisin çatısına atarım, belli olmaz.

- Arkamda bir uçak var kule, beni geçmeye çalışıyor.

- Benden önce varıp yolcumu çalacak aklı sıra!

- Yer miyim ben kule.

- Yemem!

- Dolmuşçu seniii.

- Aragaz veriyorum kule uçağa, yolcular mest oldu.

- Sesleri duyman lazım, herkes ayakta.

- Bak bak kule nasıl yandan işaret yapıyor.

- Pilot değil terörist bunlar.

- Of kule of, bir türbülansa soktum enayiyi, aklı çıktı.

- Ortalıkta gözükmüyor, düştü galiba.

- İşlem tamam kule.

- ARKADAN ÜCRETİNİ UZATAMAYANLAR ELDEN ELE BİR ZAHMET...

Gereksiz Bilim adamları

-Deney faremiz Muhittin'in Tekel'e olan içki borcu yüzünden arbede çıktı. Hovardasın Muhittin.

-Yaptığımız deneylerle, deney yapamadığımız sonucuna ulaştık... Bu da bi'şeydir!

-Sönmeyen mangal konusuna eğildik, zehirlendik.

- Depozitoları için boş bira şişesi topladığımız yalandır, deney yapacaktık.

- Deney faremiz Muhittin sigarayı bıraktı. Çok agresifleşti, üzerine varmıyoruz...

- Teknoloji fuarından japon mühendis kaçırdığımız yalandır. Labaratuvarımızda

çalışan arkadaş tamamiyle Tatar' dır.

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.