1. HABERLER

  2. Kabare İzmit
Kabare İzmit

Kabare İzmit

Ticaret adamları Fikri Ağbi. Ne var Remzi, ne var? Bi' şey yokta, şu son işi hala sormadın hatırlatayım dedim ağbi. Ne işi lan? Muhteşem Yüzyıl' ı basacaktık ya... Bastın tabi...

A+A-

Ticaret adamları

- Fikri Ağbi.

- Ne var Remzi, ne var?

- Bi' şey yokta, şu son işi hala sormadın hatırlatayım dedim ağbi.

- Ne işi lan?

- Muhteşem Yüzyıl' ı basacaktık ya...

- Bastın tabi...

- Evet tabi.

- Sen bana basarken soruyor musun da, ben sana bastıktan sonra, bastın mı diye sorayım?

- Sonuç olarak işler burda ağbi... Takıyorum, izleyelim, kontrol edelim...

- Sanki bi' boka yarayacak Remzi!

-Taktıım...

-Eveett... Hala bi' şey çıkmadı... Çoook güzzeeee... Lan!

-N'oldu ağbi?

-O kim!

-Kim kim?

-Kanuni rolündeki adam kim?

-Hee o mu, o benim ağbi! Hep bir haremim olsun istemiştim,kısmet bugüneymiş...

-Allah cezanı versin Remzi, nasıl yaptın bunu?

-Kendimi hareme fotoşopladım ağbi, literatürde Baykal taktiği olarakta geçiyor, araştırmacı ruhum sağolsun, istersen seni seni de Hadımağa yapayım.

-Tiz zamanda kellen vurula Remzi, Hürremlere gelesin, aldığın kaleler dekor çıksın,

yeniçerilerin ayaklansın, bizi gene batırdın, sarayını zabıtalar mühürlesin Remziiiiiii!!!

Devlet kuşu muhabbet kuşuna benzemez -4-

- İyi günler çocuğum.

- Siz kimsiniz amca?

- Salaklaşma ne amcası? Baban yok mu?

- İçerde! Çağırayım mı?

-Cık! Bu sefer sana geldim.

-Ama babam yabancılarla konuşma! dedi.

-Aaaa ben yabancı mıyım çocuğum, alınırım valla! Tanıyacaksın, tanışacağız. Ben sana babandan daha yakınım... Beni sınavlarından, eylemlerinden, yakılan kitaplarından, polis joplarından ve çarliston marka biber gazlarından hatırlayacaksın.

-İyi de siz kimsiniz ağbi?

-Devlet babanın kuşuyum... Devlet kuşuyum ben! Cik...

-Aa siz o musunuz?

- Sen onu boşver de, dersaneye gidiyor musun, üniversite sınavlarına hazırlanıyor musun?

-Tabi. Babam beni astronomik rakamlar ödeyerek, her zaman en iyi hocalara, acayip dersanelere gönderir.

-Hala gelecekten umudunuz var yani!

-Evet. Diyebilirim ki bi' tek Jose Mourinho' dan ders almadım. Hiç umudumuz olmasın mı yani?

-Çok soru soruyorsun sen. Fazla ümit iyi değil yavrucuğum, istediğim tipleri geçireceğim sınavlardan, boşuna uğraşma! Her şey ayarlandı, haber vermeye geldim. Git dersaneden paranı geri al, artık ticarete mi atılırsın, çekirdek mi alırsın bilemem.

-Nasıl yaaa..?

-Gerizekalı mısın evladım sen? Yorma beni... Yıllarını dersane sıralarında boşuna bırakma! Bak şifreler, kazı-kazanlar ve milli piyango biletleri yoluyla kazanılıyor artık sınavlar. Devamı gelecek, canın yanmasın. Cik!

-Ama karşı- bölü komşu... Geometri... Türkçe... Onlara n'olcak?

-Onlar sabit, biz biraz oynağız. Ağlama ama... Hadi git yüzünü yıka, boşuna çalışma.

-N' apayım?

- Yeni vaziyete derhal alış. Alışmak en iyisi. Ben şimdi gidiyorum. Bi' daha seni dersane önünde görmeyeyim. Kırarım kalemini... Hatta getir kalem- kutunu...

-Ama!

-Getir dedim, ciiiik!

-İşte burda.

-Aferin... Kalem- kutunu mühürlüyorum çocuğum. Sakın açma, açarsan küsüşürüz. Benim küslüğüm hiç çekilmez. Hemen gagalarım, üzme beni. Hoşçakal!!!Ciiiieeeeeeeeeeekkk!

(ve devlet kuşu uçaraktan ortadan kayboldu, biz öyle salak gibi dururken!)

Akşamcılar

Geçen rüyamda içiyorum, birden aksakallı başbakan geldi. "İçmeeee... İçmeee..." dedi. Korkudan birayı rüyama döküp, ter içinde uyandım. Normal olarak altıma yapmışım.

Geçen evde içiyoruz. Belediyeden geldiler, burası yeşil alan olacak deyip, sofranın ortasına palmiye diktiler. İklimi değil dedik, anlatamadık.

Bu sefer evin bodrumuna indik, belediyeciler gene geldiler. Burdan yol geçecek deyip, rakıyla aramıza asfalt döküp  gittiler.

Hava devriyesi

- Kule bugün hiç olmayacak bi' yerdeyim.

- Nepal’ deyim kule.

- Meditasyon meraklılarını taşıyorum kule.

- Zenginlerin yeni icadı kule.

- Hiçbi' şey içmeden kafayı bulma yolu.

- Ben parama bakarım kule, önemli değil.

- Kule burası ne biçim biryer.

- İnecek düzlük bulamıyorum.

- Dur biraz alçalayım da sorayım şunlara.

- Selamın- aleyküm amca. Uçağı nereye indireyim?

- Lan cevap versene soru sorduk.

- Allahın selamını verdik, onu al bari terbiyesiz!

- Şuna bak kule, bacak bacak üstüne atmış, kapamış gözleri, cevap bile vermiyor bana.

- Ben kendimi dinletmesini bilirim onlara kule.

- Yanımda getirdiğim seccadeleri atıyorum kule.

- Doğru yolu bulmaları lazım. Bu böyle gitmez kule.

- Tepki vermiyorlar, nasıl kendilerinden geçmişlerse.

- Tesbih yağmuru başladı kule.

- Evet uyandılar en sonunda.

- Aa kule şunlara bak, yerden yükseliyorlar. Tövbe Yarabbi!

- Büyücü bunlar kule, büyücü!

- Benim yolcuları fırlattım aşağı, ben kaçar kule.

- Burada çok garip olaylar oluyor.

- Cin girmiş bunların içine.

- Memlekete geleyim de birkaç hoca alıp tekrar basayım ben burayı.

Asuman ile Kemal -SMS-

-Keemaaaaaaaallll!!!

-Efendim Asuman?

-Sen bana niçin mesaj atmıyosun?

(bir hafta sonra)

-Keemmmaaaaalll!!!

-Neeeeee?

-Bu kadar çok mesaj atma, sıkıldım senden!

(üç gün sonra)

-Keemaaaaaaaallll!!!

-Ne var yavrucuğum ne var?

-Bana bundan sonra nereye gittiğini, ne yaptığını harf har yazacaksın!

-Ama.

-Sus Refika' nın kocası çişe giderken bile haber veriyor.

-Hay Refika' yı daaa, kocasını daaa, telefonu bulanı daaa!!!

-Sus dedim!

(iki gün sonra)

-Keeemaaaaalllll!!!

-Kemal diyorum sana!

-Söyle hayatımın kadını, söyle zımparam.

-Ben senin her şeyini bilmek zorunda mıyım, ne öyle bip- bip- bip dakka başı mesaj, dakka başı haber!!!

-Kemal n' apıyosun?

-Kemal kendine gel!

- Hiiii!!! Herif telefonu yedi!

Gereksiz bilim adamları

- Üzerinde çalıştığımız uzay mekiği için NASA’ dan çıkma parça istedik. Cevap

vermediler. Adamlar uzay sektörünü tekeline almaya çalışıyor arkadaş…

- Deney faremiz Muhittin’in ona verdiğimiz bazı hapları yutuyormuş gibi yaptığını

fark ettik. O deneylerin hepsi bitecek Muhittin.

- Düğünlerde havaya sıkması amacıyla terminatör icat ettik. Evet tek görevi bu.

Barışcıl bir robot.

- Muhittin, baharla birlikte düz duvara tırmanmaya başladı. Boşanmayacaktın Muhittin.

-Japon bilim adamlarıyla toplantımız vardı, kavga çıktı. Radyasyon yüzünden galoş takıp  dövdük, başka bir niyetimiz yoktu.

Net Ahmet

- Ahmeeeeeeeeeeeeeeeeeet.

- Hayatı…. O NE BE!

- Ne şeker değil mi Ahmeeeeeeeeet?

- Neresi şeker hayatım ya, nerden buldun bu köpeği?

- Bulmadım Ahmet, aldım.

- Ailemizin yeni üyesi deme, düşer bayılırım.

- Evet Ahmetttt, Minnoş artık bizimle yaşayacak.

- İsmi de Minnoş. Çok güzel…

- Şunu bir sevsene Ahmet, nasıl tatlı.

- YOK YOK, ÇEK ŞUNU! Ben hoşlanmıyorum köpekten, bilmiyor musun hayatım, bu ne şimdi?

- Aa korkuyor musun Ahmet?

- Ne münasebet, hoşlanmıyorum.

- Ahmet ben bir bakkala çıkıyorum Minnoş sana emanet.

- Çok güzel, kurda kuzu emanet ettin.

- Bana bak Minnoş! seninle ciddi konuşalım. Bu ev ikimiz için fazla dar, eğer bu

kapıdan şimdi çıkarsan, kimsenin canı yanmaz.

- HAV!

- Pislik hayvan.

- Kuçu kuçu minnoş, gel Allahın belası gel gel gel. Tu tu tu. Gel lan GERİZEKALI

HAYVAN!!!

- Yok bu böyle olmayacak. Milletin hayvanı kapıyı pencereyi açıp kaçıyor. Bunu

evden çıkaramıyoruz.

- Ahmeeet, Minnoş' un nefesi bira kokuyor, alkol mü verdin ona!

- Evde ilk gecesi, rahat uyusun diye verdim hayatım.

- Tabi tabi Ahmet kesin öyledir.

- He yok korkuyorum, bir köşede sızsın diye verdim!

- Bu daha olası Ahmet.

Ertesi sabah.

- İnanmıyorum Ahmet ya, nasıl hırsız girer evimize? Bütün eşyalar gitmiş. Tek

tesellim Minnoş' umun gitmemiş olması, onu çalmamışlar.

- Evet hayatım ben de fark ettiğim gibi hemen küçük kıl yumağımıza baktım. Onu

götürmemiş adiler!

- Ahmet, memur beyler kapıda ve camlarda zorlama yok diyor. Söylediklerine göre, pencere açıkmış. Senin bu işle bir alakan var mı?

- Ne yani Minnoş evden kaçsın diye kasıtlı olarak camı açık bıraktığımı mı ima ediyorsun bana hayatım?

- İma etmiyor, direkt suçluyorum Ahmet. O sebeple normal şartlarda senin bu gece salonda uyuman gerekirdi. Ancak hiç eşyamız kalmadığı için sen bu boş evde, biz de minnoş ile annemlerde kalacağız. Evi tekrar doldurduğun zaman geri geliriz Ahmet…!

Paldır - Kültür

- Sergi açılışları ve galalardaki içki yasağından sonra, ilk sergisini açan ünsüz ressam S. F. açılışta  mevlit okuttu... Akide şekeri dağıttı.

- 118 ile başlayan bilinmeyen numaralar reklamlarına maruz kalan binlerce kişi,

hastanelerin acil servislerini doldurdu.

- Nato sözcüsü yaptığı son açıklamada: ‘’Justin Bieber’ a bir harekat düzenlemeyi düşünmüyoruz. Ergenliğe girince kendi kendini imha edecektir.’’ Şeklinde konuştu.

- Yeni çıkan kitabının promosyonu için kendini tutuklatan genç yazar, umduğu ilgiyi bulamadığını şimdiki amacının, iyi bir avukat tutmaya yetecek kadar kazandıracak bir kitap yazmak olduğunu açıkladı.

-Basılmayan kitabın toplatılmasından sonra, çekilmeyen filmin de yönetmeni tutuklandı. Yönetmen yaptığı açıklamada, "senaryoyu bile görmedim, zaten yönetmen de değilim!" dedi. Basın orada olayın üstünü örttü.

Koray Timur: ÖSYM gibiyim, kendime yapıyorum. Halka vermiyorum sayın Özliyen

Yıldıray Özliyen: Sağda solda şifreli köşeler yayımlıyormuşsunuz Koray Bey!

Bu haber toplam 2159 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.