1. HABERLER

  2. Kabare İzmit
Kabare İzmit

Kabare İzmit

GEREKSİZ BİLİM ADAMLARI - Labaratuvarımıza gelen icra memurlarına kendi üretimimiz rakıdan ikram ettik. Ambulans bekliyoruz. En azından icrayı erteledik. - Robot işine en baştan başladık. Benim hanımın

A+A-

GEREKSİZ BİLİM ADAMLARI

- Labaratuvarımıza gelen icra memurlarına kendi üretimimiz rakıdan ikram ettik. Ambulans bekliyoruz. En azından icrayı erteledik.

- Robot işine en baştan başladık. Benim hanımın mutfak robotunu söktük. Toparlayamıyoruz. Tedirginiz.

- Deney faremiz Muhittin, bir arkadaşını deney faresi olarak işe aldırmaya çalışıyor. Taşeron mu çalıştıracaksın Muhittin?

HAVA DEVRİYESİ

- Kule.

- Benimle konuştuğunu çaktırma.

- Yerimi de kimseye söyleme kule.

- Futbolda şike soruşturması kapsamında beni de göz altına almaya çalıştılar kule.

- Yok neymiş kule, bazı maçlarda hava toplarında şike yapmışım.

- Bak! Ben! Şike?

- Ortalık durulana kadar kaçıyorum kule.

- Kule olamaz derince semalarında peşime takıldılar.

- Adamlar ciddi kule.

- Havadan bile peşimi bırakmıyorlar.

- Çeşitli çalımlar deniyorum ama nafile kule.

- Adamlar inanmışlar.

- Üzerlerine teşvik primi attım.

- Topladılar.

- Hala peşimdeler.

- Rüşveti belgeleyemedim kule.

- Kırmızı kart gösterdim.

- Hakeme itiraz ediyorlar.

- Kanundan kaçılmaz kule.

- Şu an cezaevindeyim.

- Yanımda yenerbahçenin başkanı var.

- Uçağı varmış kule.

- Plan yapıyoruz kule, kaçınca ben sana haber veririm.

HALK PLAJI

-Bir cankurtaranın dürbününden halk plajı-

08:30

Bugün pazar. Plaj daha boş... Yalnızca birkaç insan var.

10:00

Denizden, karadan ve havadan taaruz başladı. İnsanlar akın akın plaja geliyorlar.

12:00

Güneş tam tepede. Ben neredeyse baygınlık geçireceğim. Kumsala iğne atsan bulamazsın. Normalde de bulamazsın. Aman bugün daha da bulamazsın.

12:15

Bunlar kendilerini kuma gömüyorlar. Vay anasını.

12:30

Bu insanlar normal değiller.

13:00

Yaşlı bir teyze fenalaştı, el birliğiyle suya sokup ayılttılar. Suda bırakıp geri döndüler. Sonra teyze hiçbi' şey olmamış gibi gelip yemek hazırlamaya koyuldu.

14:00

Çok acayip yemek yiyorlar. A haaa yaprak sarma...

14:10

Çocuklardan birinin boğazına sarma takıldı, boğuluyor. Olay yerindeyim. Çocuğu kurtardım. Bi' tabak sarma verdiler. Buyrun beraber güneşlenelim dediler. Olmaz dedim. Görev yerime döndüm.

14:30

Yemekten sonra herkes güneşin altına serildi. Güneş kremi yok, kol böreği var.

15:00

Denizde biri boğuluyor. Arkadaşı yanına gitti. İlk boğulan kurtulup çıktı, şimdi de kurtarmaya giden tip boğuluyor.

15:01

Çok heyecanlı. Halk beni göreve çağırıyor. Dalmışım.

15:05

Boğulan tipin yanındayım. Kalk lan ayağa! dedim. Kalktı. Su belimizde. Bu sefer kafasını suya ben sokuyorum. Elimden diğer cankurtaran arkadaşlar aldılar.

16:00

Nerdeyse bir insanı boğan ilk cankurtaran oluyordum.

16:10

Plajda kendi kendine bi' tekerlek geziyor. Düştü. Ağlıyor. Çocukmuş.

17:00

Plaj yavaş yavaş boşalıyor. Dürbünümde kimse kalmadı.

17:30

Sabah beyaz gelenler, akşam kırmızı olarak gidiyorlar.

18:00

Plaj terk edilmiş savaş alanı gibi. Ben ise yalnız başına büyük bir komutan gibi plajımın son haline bakıyorum. Az sonra tek başıma denize giriyorum. Ayağıma bir plastik bardak takılıyor. Sinirleniyorum.

AKŞAMCILAR

-Geçen şezlonga masa kurmuşuz, belediyeden geldiler. Şezlonga yatıp güneşlendiler.

-Pazar günü  Kefken' de, denizin ortasında- kumsal manzaralı içiyoruz. Zabıtalar geldiler. Bize boğulma süsü verip gittiler.

-Dün gölgede otuz derecede içiyoruz. Bu sefer belediyeden gelmediler. Niye gelmediklerini merak edip, bu sefer biz gittik.

Ohhh... Klima.

ECEL

- Oo dayı kolay gelsin kitaba mı başladın?

- Kalp krizine nasıl müdahale edilir onu öğreniyorum yeğen.

- Dayı bir izin günümüz var zaten, bak mis gibi plaja gelmişiz. Bırak bunları lütfen.

- Öyle deme yeğen, bu sıcaklarda millet patır patır kalp krizi geçirir.

- Fikret ağbiiiiiiiiiiiiiiiiii!

- Ne oldu Hızır, kumdan kaleni mi yıktılar?

- Yok ağbi, kayalıkların orada birisi fenalaştı!

- Kalp krizi, vallahi de billahi de kalp krizi! Ben demedim mi yeğen?

- Dayı bırak lütfen. Belki tansiyonu düşmüştür.

- Hızır hastanın durumu nedir?

- Torununu yüzdürüyordu ağbi, sonra birden yere yığıldı.

- Kalp masajı ve suni teneffüs yapacağız Hızır.

- Ağbi şu teneffüs olayını biliyorsun, bana pek gelmiyor.

- Tamam Hızır tamam! - Şuradan şişme botun pompasını ver.

- Buyur ağbi.

- Sok ağzına, hava basacağız.

- Ben masaj yapıyorum, sen havayı bas Hızır.

- Kendine geliyor ağbi! Kurtardık galiba.

- Hızır ne oluyor, neden saldırıyor bu adam bize?

- Ağbi kalabalık da üzerimize geliyor. Ne yapacağız?

- 3 deyince şu kenardaki bota binip kaçıyoruz Hızır.

- Bot işini iyi akıl ettin ağbi. Yoksa linç ederlerdi bizi.

- Hayır neden saldırdılar onu anlamadım. Acaba hortumu soktuk da ona mı alındı adam…

YILDIRAY

Acaba köşeye klima mı taktırsak Koray Bey?

KORAY

SEDAŞ diye bi' şey var. Dur- çalış... Dur- çalış... Klimaya yazık sayın Özliyen.

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.