1. HABERLER

  2. Kabare İzmit
Kabare İzmit

Kabare İzmit

KEMAL İLE ASUMAN -Kemaaaaaaall !!! -Ne var kadın, ne var? -Bak ne aldım! -Bakmayayım Bakınca aklımı kaçırıyorum. -Buzdolabı aldım. -Neeeee!!! Niye Niçin? -Aldım işte -Yahu bizim zaten buzdolab

A+A-

KEMAL İLE ASUMAN

-Kemaaaaaaall !!!

-Ne var kadın, ne var?

-Bak ne aldım!

-Bakmayayım... Bakınca aklımı kaçırıyorum.

-Buzdolabı aldım.

-Neeeee!!! Niye... Niçin?

-Aldım işte...

-Yahu bizim zaten buzdolabımız vardı.

-Ama bu iki kapılı.

-İsterse sekiz kapılı olsun, deli misin sen Asuman? Ne özelliği var, kapılardan geçince boyut mu değiştiriyoruz?

-Çok konuşma Kemal. Git eskisini yerinden çıkar, akşama yenisini getirecekler.

- Yok bu böyle olmayacak. Ben en iyisi kendimi evden çıkarayım, sen de akşama buzdolabınla yat.

-Hiii hiç kapısız Kemal!

AKŞAMCILAR

-Geçen balık- adam kıyafetleriyle denizde içiyoruz. Belediyenin sahil güvenlik uçağı geldi, bizi atık diye alıp gitti.

-Dün birahanede, normal olarak bira söyledik. Yan masadaki zabıtalar çay gönderdiler. Paşa paşa kalktık tabi.

-Bugün sandalla açıldık, içiyoruz. Belediyeden deniz- otobüsüyle geldiler. Efendi gibi sandala çarpıp gittiler. Alabora olduk tabi...

ECEL

- Dayı hayırdır, ne bu hazırlık?

- Artık yepyeni bir sayfa açtım yeğen.

- Aman diyorum dayı, altından ne çıkacak yine?

- Paranın gözüne vuracağız yeğen artık, yepyeni bir sektöre girdik.

- Hayırdır inşallah dayı? Bu sefer kimin canını yakacağız?

- Estetik cerrahi işindeyiz yeğen, ilk hastamız da ameliyathanede bizi bekliyor.

- Dayı sana inanamıyorum! Silikon takmaktan ne anlarsın sen?

- Korkma yeğen silikon takmayacağız. Bu operasyonu çok ucuza aldım silikon falan takamam valla.

- Dayı bu meşin topları takacağız deme.

- Biraz kafayı çalıştır yeğen. Ben estetik cerrahiyi halka indiriyorum.

- Hızır ağbi de yok ortalıkta nerede o?

- Toptancıya yolladım, tıbbi malzeme alacak.

- Meşin top?

- Öyle de diyebiliriz yeğen.

- Eveeet, bunu da yerleştirdik miiii, tamamdır.

- Yarayı dikiyorum dayı.

- Tamam yeğen.

- GÜMMMMM!!!!!!

- Yeğen ne oldu o ses ne!?

- Dayı bilmiyorum, dikiş atarken bir patlama sesi geldi.

- Eyvah top patlamış!

- Dayı ne halt edeceğiz şimdi?

- Öncelikle kaçıyoruz yeğen, sen de cildiyeye haber ver. Onlar anlar bu işten.

- Hızır’ ı da ara yeğen, top işi iptal oldu başka bir formül düşüneceğiz…

GEREKSİZ BİLİM ADAMLARI

- Geçen marinada denize masa attık deney yapıyoruz. Deneylermiz sonucunda büyük bir depremin yaklaştığı kanısına vardık. Nereden vardık? Deniz suyu bir sıcak, tam deprem havası var.

- Lazer ışınlarıyla tedavi işine girdik. Doğal olarak işin içinden çıkamadık.

Oyuncakcıdan aldığın 5 liralık lazerle felçlileri yürütecek halimiz yoktu…

- Deneylerimiz sonucu otomobili folyo kaplayarak radardan kaçamayacağımızı tespit ettik. Bir de trafik cezası öde işin yoksa…

HALK PLAJI

Bir cankurtaranın dürbününden

10:00

Bir pazar günü daha...

10:30

Fırtına öncesi sessizlik.

11:00

Kumsalda hareket var, a ha kumdan biri çıktı.

11:10

İlk günübirlikçi, plaja kazarak ulaştı. Artık şaşırmıyorum tabi.

12:00

Güneş tam tepede... Yanıyorum.

12:30

Plaj tıklım tıklım.

13:00

Deniz biraz dalgalı.

13:30

Aaa güneş kremi.

14:00

Ekmeğe sürüyorlar...

14:05

Olay yerindeyim. "O öyle sürülmez!" dedim, bana da verdiler. Bi' ısırık aldım. Aaa tereyağıymış...

14:30

Biri boğuluyor. Peşinden bi' kişi daha gitti. Kurtaramadı, geri geldi. Havlu istedi. Verdiler. Kurulandı. Bi' daha gitti.

14:45

Tip hala boğuluyor.

15:00

Hemen kurtarmıyorum ki, değerimi anlasınlar...

15:15

Adam dayanıklı, çok profesyonel boğuluyor.

16:00

Yanımda duran kolluklu çocuğun beline ip bağlayıp adama attılar, adam çocuğu geri attı.

17:00

Mesai bitti.

17:10

Artık ben bunu yarın kurtarırım.

18:00

Plajda kimseler kalmadı, tip hala boğuluyor. Ayağım plajda karpuz kabuğuna takılıyor.

18:05

Bi' kabuğa, bi adama bakıyorum. Eve doğru ağır adımlarla yürüyorum.

18:10

Bu sefer de, ayağımı biri yakalıyor. Aaa kumda birini unutmuşlar.

Ben diyorum denizdekini kurtarmıyorum, kumdakini hiç kurtarmam.

18:15

Anlayış gösteriyor.

18:20

Plaja son kez bakıp, uzaklaşıyorum.

NET AHMET

- AHMET KOŞ!

- Geldim hayatım ne oldu?

- Ahmet evde fare var!

- HAYATIM!

- Sen ne bağırıyorsun be adam!

- Evde kedi yok!

- Ne saçmalıyorsun Ahmet ne kedisi!

- İşte onu diyorum hayatım, ben kedi miyim?

- Fare beni bağlamaz diyorsun yani?

- Bağlamasına bağlar da hayatım, fare gibi zeki, çevik ve ahlaklı bir hayvanı ben

yakalayabilemem.

- Artık bir tabak da ona koyarız değil mi Ahmet, bununla yaşamya alışalım o zaman.

- Dırdırına dayanamaz gider zaten hayatım, fazla üstüne gitmeyelim bence.

- Bu evden ya o gider ya ben Ahmet!

- Ama hayatım…

- Gittim Ahmet!!!

- Oğlum Ahmet, sende bu akıl varken sana karada ölüm yok oğlum.

- Saklayaylım şu oyuncak fareyi de bulmasın biryerlerden.

- Aloo, Taner evi ayarladım oğlum, akşam bekliyorum. Rakıları kapın gelin.

-BU GECEEEE BENİM GECEEEEM BU GECEEE BİZİM GECEMİİİZZZZZ…

- Ahmeeet?

- Oğlum Taner, yengenin sesi kulaklarımda çınlıyor lan, çaktırmıyorum ama acayip seviyorum ben karımı be!

- AHMET!

-Oha Taner, yengen gözümde de çınlıyor lan!

- Ağbi yenge bildiğin geldi, çınlama falan değil bu.

- Taner, siz su borularından tutunarak aşağı kaçın, ben onu oyalarım kardeşim.

- AHMET! Kocacım fareyi kovaladınız da onu mu kutluyorsunuz?!

- Evet hayatım ben de tam seni çağıracaktım ki, kaynanan seviyormuş.

- Evet Ahmet, kaynanam seni de çok sever, o sebeple sen şimdi gidiyorsun ve uzunca bir süre annende kalıyorsun canım!!!

YILDIRAY

O elinizdeki jenaratör mü Koray Bey!

KORAY

Elektrik gidip- geliyor. Köşeye aldım. SEDAŞ' ın mı var derdin var! Sayın Özliyen

Bu haber toplam 925 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.